Türkiye’de Gıda Fiyatlarının Kırsal ve Kentsel Kesimde Yoksulluk ve Gıda Güvencesi Üzerine Etkisi

Yazar: Betül Gürer, M. Necat Ören
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Son yıllarda gıda fiyatlarında meydana gelen artışlar tüm dünyayı etkisi altına almıştır. 2011 yılında Dünya Bankası tarafından yapılan açıklamada, artan gıda fiyatlarının 44 milyon kişiyi aşırı yoksulluğa sürüklediği belirtilmiştir. Dünyanın birçok bölgesinde yoksulluk ve artan gıda fiyatları başta olmak üzere bir dizi faktörün etkisiyle yeterli gıdaya ulaşılamadığı, bu bölgelerde gıda güvencesinin sağlanmadığına dikkat çekilmiştir. Özellikle az gelişmiş ülkelerdeki yoksul kesim üzerinde tahrip edici etki yaratan bu durum, milyarlarca kişinin açlıkla ve/veya beslenme kalitesinin düşmesi sebebiyle yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur.
Gelişmekte olan ülkelerdeki yoksul kesim, bütçelerinin büyük bir bölümünü gıda alımı için harcadıkları bilinmektedir. Gelişmiş ülkelerde ise hane halkı gelirlerinin gıdaya ayrılan kısmı yaklaşık %10-20 civarındadır. 2010 yılı TÜİK verilerine göre, Türkiye’de hane halkı gelirlerinin %22’si gıda harcamasına ayrılmakta olup, bu oran kırsal kesimde %29’a ulaşmaktadır. Gıda fiyatlarındaki yükselişler, gıda için daha fazla harcama yapılmasına neden olmaktadır. Gıda için yapılan harcamaların artması diğer ihtiyaçlar için yapılan harcamaların kısılmasına ve yoksulluğun artmasına sebep olmaktadır. Diğer yandan hane halkı refah düzeyindeki bu azalmayı telafi edebilmek için tükettikleri gıdaların kalitesini ve miktarını düşürerek gıda güvencesizliğine de neden olmaktadır.
Bu çalışma kapsamında Türkiye’de artan gıda fiyatlarının yoksulluk ve gıda güvencesi üzerine etkisi kırsal ve kentsel kesimde incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Gıda Fiyatları, Yoksulluk, Gıda Güvencesi, Türkiye
Araştırmayı İndir

Kırsal Yoksulluk Ölçüm Sorunu ve Türkiye

Yazar: Tuna Alemdar, Alper Demirdöğen, M.Necat Ören
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Yoksulluk ölçümü, genellikle konunun sosyal, siyasal ve diğer yönleri ihmal edilerek, ekonomik yöne verilen aşırı bir önemle irdelenmektedir. Yoksulluk ilginin giderek arttığı, tartışmaların sürdüğü ve birçok güçlükle karşılaşılan bir alandır. Farklı ülke ve bölgeler için yoksulluk sınırlarının belirlenmesi, gelir veya harcama esaslı yaklaşımlar arasında seçim, yoksulluğun derinlik, ciddiyet ve şiddetinin ölçülmesi, yoksulluk ölçüsünün belirli aksiyomların gereklerini karşılaması, ayrıştırmaya elverişli olması, ekonomik ve ekonomi dışı faktörlerin birleştirilmesi bu güçlüklerden bazılarıdır. Kırsal yoksulluk ölçümünde bu güçlükler daha da ağırlaşmaktadır.
TÜİK verilerine göre hangi ölçüt seçilirse seçilsin yoksulluk kırsal kesimde daha yüksek olup kentlere göre daha yavaş düşüş göstermektedir. Kırsal kesim dünyanın gıda gereksinimlerini karşılayan kesimdir. Türkiye gibi tarımsal üretim potansiyeli yüksek bir ülkede, sosyal dayanışma ve kaynaşmanın yüksek olduğu kırsal alanlarda kırsal kesimin yoksulluk açısından dezavantajlı konumda olması çelişkili bir durum yaratmaktadır. Öte yandan yoksulluk ölçümünde farklı yaklaşımlar farklı sonuçlar vermektedir. Bu nedenle yoksulluk ölçüm yöntemlerinin eleştirel gözle incelenmesi gerekmektedir.
Bu çalışmada kırsal yoksulluk ölçümünde karşılaşılan güçlükler, kullanılan çeşitli yöntemler Türkiye yoksulluk araştırmalarından örneklerle eleştirel bir gözle irdelenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Kırsal Yoksulluk, Yoksulluk Ölçümü, Türkiye
Araştırmayı İndir

Doğrudan Gelir Desteği Uygulamasının GAP Alanı Tarımsal Yapı ve Gelirlerine Etkileri

Yazar: M. Necat Ören, Turan Binici
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet: Türkiye’de tarım piyasalarına işlerlik kazandırmak amacıyla tarım politikalarında son yıllarda köklü değişikliklere gidilmiştir. Bu kapsamda, ağırlıklı olarak pazar fiyatı destekleri ve girdi sübvansiyonları şeklinde sürdürülen geleneksel destekleme sistemleri büyük ölçüde terkedilerek yerine doğrudan ödemelerin ikamesi yoluna gidilmiştir. Bu çalışmada GAP alanı örneğinden hareketle söz konusu politika değişikliğinin tarımsal yapı ve gelirler üzerine etkileri araştırılmıştır.
Araştırma bulguları, politika değişikliğinin farklı işletme ve ürünler üzerindeki etkilerinin de farklı olduğunu göstermektedir. Girdi sübvansiyonlarının kaldırılması en fazla pamuk gibi girdi yoğun ürün karlılıklarını olumsuz etkilemiştir. Buradan hareketle politika değişikliğinin daha az girdi kullanımını gerektiren buğday, arpa gibi ürünlere yönelmeye neden olabileceği söylenebilir. Diğer taraftan, pamuk gibi girdi talebi yüksek ürünlere küçük işletmelerde, buğday ve arpa gibi ürünlere ise büyük işletmelerde daha fazla yer verilmektedir. Dolayısıyla küçük işletmeler, politika değişikliği sonrası gelir kaybına uğramışlardır. Ayrıca, DGD sonrası araziye olan talebin artmasıyla, bölgede mülk ve kira bedelleri: ilave satın alma gücü nedeniyle de girdi kullanımında dikkate değer artışlar yaşanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Doğrudan gelir desteği, doğrudan ödemeler, girdi sübvansiyonları. GAP

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tarımsal Araştırma, Yayım Politikalarının Gelişimi ve Tarımsal Ar-Ge Harcamaları

Yazar O.Sedat Subaşi, M.Necat Ören, O. Uysal, M. Demirtaş
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Yayım ve Haberleşme
Özet
Bu çalışmada Cumhuriyet döneminden günümüze kadar tarımsal araştırma geliştirme, yayım politikaları ve uygulamalarının gelişimi ile tarımsal araştırma çalışmalarına verilen önemin en önemli göstergesi olan tarımsal Ar-Ge harcamaları incelenmiştir. Türkiye’de tarımsal araştırma faaliyetlerine 19. yüzyılın sonlarına doğru başlanmış olmasına rağmen, amaçları belirgin, örgütlenmiş ve bilimsel araştırmaları hedefleyen kuruluşlar 1924’ten sonra kurulmaya başlanmıştır. 1930’lu yıllardan itibaren tarım bilimleri içerisindeki yükseköğretim kurumları geliştirilerek ziraat fakülteleri, veterinerlik ve su ürünleri fakülteleri haline dönüşmüştür. Tarımsal yayım konusunda deneyimli bir ülke olmasına rağmen, tarımsal yeniliklerin benimsenmesi ve yaygınlaştırılması açısından kamu yayım sistemi yanında diğer yayım sistemlerine de önem verilmelidir. 1990 – 2012 yılları arasında Türkiye’de kamu ve yükseköğretim kurumlarının tarımsal Ar-Ge harcamalarının, ticari kesim Ar-Ge harcamalarına oranla yüksek bir paya sahip olduğu görülmüştür. Özellikle 1994–2004 döneminde tarımsal Ar-Ge harcamalarında kamunun payının daha da arttığı yükseköğretimde ise azaldığı görülmüştür. 2012 yılı itibariyle toplam tarımsal Ar-Ge harcamaları içerisinde kamu tarımsal Ar-Ge harcamalarının %53.96, yükseköğretim %43.93’ü ve ticari kesimin %2,11 pay aldığı görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal araştırma, tarımsal yayım, tarımsal Ar-Ge harcamaları.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tarım Politikaları Kapsamında Sağlanan Destekler ve Kırsal Yoksulluk

Yazar: Alper Demirdöğen, M.Necat Ören, Tuna Alemdar
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Açlık ve yoksulluk, dünya insanının huzur ve barışını tehdit eden en ciddi insanlık sorunudur. Bugün Dünya’da 1 milyardan fazla insan günde 1,25 $’ın altında bir gelirle yaşamaya çalışmaktadır. Bunun da yaklaşık dörtte üçü kırsal alanlarda yaşamaktadır. Tarım kırsal kesimin başlıca gelir ve geçim kaynağıdır. Bu bağlamda tarım ve tarım politikaları ile kırsal yoksulluk arasında yakın ve güçlü bir ilişki vardır. Tarım politikaları ve bu kapsamda sağlanacak desteklerin gelir artırıcı ve kırsal yoksulluğu azaltıcı etkisi inkâr edilemez. Gelir artışı, yoksulluğun giderilmesinde en etkili, ancak tek faktör değildir. Gelirle birlikte ekonomik, sosyal, kültürel alt ve üst yapıların bir bütün olarak ele alınması gerekir. Bu nedenle kırsal yoksulluk sorununun çözümü sadece tarım ve tarım politikalarıyla mümkün değildir.
Yoksulluğun tanımı ve ölçümü son derece güçtür. Kırsal alan özelinde ise sorun kırın tanımını da içeren çok daha karmaşık bir hal almaktadır. Bu nedenle çalışmada önce kavramsal çerçeve ortaya konulmaya çalışılmış, daha sonra tarım politikaları ve bu kapsamda sağlanan desteklerin kırsal yoksulluğu azaltıcı etkisi tarım sektörü özelinde tartışılmıştır. Bu desteklerin kır genelindeki etkileri veri kısıtı nedeniyle ne yazık ki kapsamlı bir şekilde değerlendirilememiştir.
Türkiye’de tarımsal nüfus ve istihdam başına sağlanan destek, son yıllarda bir miktar artmış olmakla beraber tarımsal üretim değerindeki gelişmenin gerisinde kalmıştır. Buna rağmen tarımsal gelirlerin % 35-40 gibi oldukça önemli bir kısmı bu desteklerden sağlanmakta ve de desteklerle gelirler arasında yakın bir ilişki ve paralellik gözlenmektedir. Kırsal nüfusun yaklaşık dörtte üçünü doğrudan ilgilendiren tarımsal gelirlerde desteklerin bu denli önemli bir yer tutması tarım politikalarının kırsal yoksulluğu azaltmada ne derece etkili olabileceğini de göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Tarım Politikaları, Tarımsal Destekler, Kırsal Yoksulluk, Türkiye
Araştırmayı İndir

Türkiye Kırsalında Gelir Dağılımı İstihdam ve Gıda Güvencesi

Yazar: Özlem Eştürk, M.Necat Ören
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Gıda güvencesinin sağlanması üç temel koşula dayanır. Bulunabilirlik, istikrar ve erişilebilirlik. Tarımda teknoloji ve modern tarım uygulamaları ile verimlilik artmakta dolayısıyla tarımsal ürün arzında ve istikrarında gelişmeler sağlanmaktadır. Gıda güvencesinin sağlanmasında en önemli sorun gıdaya erişilebilirlik boyutunda yaşanmaktadır. Yapılan çalışmalarda dünyada yeterli gıda üretildiği ancak gelir eşitsizliği ve yoksulluğun gıda güvencesizliğine yol açtığı görülmektedir. Gelir dağılımında, eşitsizliklerin ve işsizliğin yüksek seyrettiği ülkelerde, gıdaya erişilebilirlik güç olmakta ve gıda güvencesizliği riski artmaktadır.
Az gelişmiş ülkelerde, gelir dağılımındaki eşitsizlik özellikle tarım kesimiyle tarım dışı kesimler arasında görülmektedir. Bu ülkelerde nüfusun büyük bir bölümü tarımda istihdam edilmekte ve ulusal gelirden de, diğer kesimlere göre daha düşük bir pay almaktadır.
Ülkemiz kırsalında tarım kesiminde istihdam edilen nüfusun azalmasına rağmen hala gelişmiş ülkelerin çok üzerindedir. Tarımın katma değer yaratma gücünün zayıflığı ve iç ticaret hadlerinin sektör aleyhine gelişmesi bu sektörde çalışanların milli gelirdeki payını düşürmekte gelir dağılımında makas sektör aleyhine açılmaktadır. Diğer taraftan sektörün kendi içerisindeki gelir dağılımının da çok adil olduğu söylenemez.
Ülkemiz kırsalında gelir dağılımı adaletsizliğinin yanı sıra tarım kesiminde işsizlik ve eksik istihdam oranının çok yüksek olduğu bilinmektedir. Kırsal nüfusun yoğun olması ve toplam istihdamın kayda değer bir bölümünün tarımda yerleşik olması, sektör üzerinde ağır ve yoğun bir nüfus baskısına ve gizli işsizliğe yol açmaktadır.
Çalışmada Türkiye kırsalında gelir dağılımı ve istihdam durumu incelenerek elde edilen verilerin kırsalda gıda güvencesi üzerindeki etkileri gıdaya erişilebilirlik boyutu ile değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Gelir dağılımı, istihdam, gıda güvencesi, Türkiye
Araştırmayı İndir

Küresel Ekonomik Krizin Türkiye’de Gıda Güvencesi Üzerine Etkileri

Yazar: Özlem Eştürk, M.Necat Ören, Tuna Alemdar
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Son yıllarda meydana gelen ekonomik ve mali krizler dünya ülkelerini derinden etkilemektedir. Dünyada yaşanan bu krizler doğrudan ve dolaylı olarak insanların alım güçlerini azaltmakta ve insanın en temel hakkı olan “gıda hakkını” elde etmede güvencesizlik yaratmaktadır. Gıda güvencesinin sağlanması, yoksulluğun azaltılması, sağlıklı toplum, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve dünya barısı güvenliği açısından büyük öneme sahiptir. Ancak son yıllarda dünya piyasalarındaki dalgalanmalar, krizler gıda piyasalarını da etkilemiştir. Bunun yanı sıra kuraklık, gelişmekte olan ülkelerde nüfus artısı, petrol fiyatlarının artısına bağlı olarak üretim maliyetlerinin artması, biyoyakıtlara olan ilginin artması gibi nedenler gıda güvencesinin sağlanması konusunda tehlike oluşturmaktadır. Küresel ekonomik krizle birlikte hane halkı gelirlerinde düşüş yaşanmıştır. Bunun yanı sıra krizlerin ardından yaşanan işsizlik problemi ile insanların alım güçleri azalmış ve tüketici talebinde daralma olmuştur. Ayrıca üretilen gıdaların adil dağıtılmaması gibi etkenlerle gıdaya erişim daha güç hale gelmeye başlamıştır. Bu çalışmanın başlıca amacı, küresel krizin, Türkiye’de gıda güvencesi üzerindeki etkilerini; gıda güvencesinin temel dayanağı olan gıdaya erişim hususu göz önüne alınarak irdelemektir.
Anahtar Kelimeler: Küresel ekonomik kriz, gıda güvencesi, Türkiye

Araştırmayı İndir

Tarımda Değer Zinciri Analizi

Yazar: Burhan Özalp, M.Necat Ören
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Genel olarak, değer zinciri analizi bir organizasyonun sunduğu hizmet veya ürünlere yönelik olarak belirli bir sırayla uyguladığı operasyonları, bu sırayı bir değer zinciri olarak gören ve işletmenin bu operasyonlara değer zinciri sayesinde anlam kattığını kabul eden işletme felsefesi çerçevesinde, zincirdeki güçlü ve zayıf yönleri ile sistematik olarak belirlemek, tanımlamak ve değerlendirmek için kullanılan bir analiz yöntemidir (Eraslan ve ark., 2008). Tarımsal ürünler tüketicilere ulaşırken çeşitli aşamalardan geçmek durumundadır. Bu aşamalar birbirine bağlı şekilde işlemekte, bir zinciri andırmakta ve her aşamada ise ortaya bir değer çıkmaktadır. Bu süreçte bir değer zinciri meydana gelmektedir. Değer zincirinde yer alan aktörlerin ekonomik olarak olumsuz etkilenmemesi ve sürecin etkin işlemesi için değe zinciri analizi büyük önem taşımaktadır. Özellikle son yıllarda dünyada değer zinciri analizine verilen önem giderek artmaktadır. Türkiye tarım sektörünün geliştirilmesi açısından bakıldığında, tarımsal ürünlerin değer zinciri analizinin yapılması, her bir zincirin gelişmesine, daha etkin çalışmasına, bunun için de tarım politikalarının oluşumuna katkı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı, literatüre bağlı olarak değer zinciri analizini incelemek ve tarım sektörü açısından tartışmaktır.

Anahtar Kelimeler: Değer, değer zinciri, değer zinciri analizi, tarımda değer zinciri analizi

Araştırmayı İndir

Gıda Güvenliği Ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (Gdo)

Yazar: Okan Eştürk, Özlem Eştürk, M.Necat Ören, Zehra Ayhan
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Günümüzde insanların yeterli ve dengeli beslenmesi dünyanın karsı karsıya kaldığı en önemli temel sorunlardan biridir. Hızlı nüfus artısı, küresel iklim değişiklikleri ve küresel ekonomik krizler gibi nedenler bu sorunu daha da derinleştirmektedir. Son yıllarda ortaya çıkan deli dana hastalığı, sap hastalığı, kus gribi, pestisit kalıntıları ve dioksin gibi bir dizi gıda kaynaklı sorunlar ve krizler, toplumun, gıda üreticileri ve işletmelerine karsı olan güvenini önemli ölçüde zedelemiş ve gıda üreticileri ve işletmelerin güvenli gıda üretim kapasiteleri sorgulanır hale gelmiştir. Bütün bu gelişmelerin sonucunda gıda güvenliği Batı ülkelerinde yasama organlarının öncelikli konularından biri haline gelmiştir. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) gıda güvenliğini ilgilendiren en yeni ve önemli konudur. Sivil toplum kuruluşları ve tüketici örgütlerinin yoğun tepkisine rağmen GDO içeren gıdalar tüketicileri GDO tüketiminden kaynaklanacak sorunlardan korumak için gerekli kanun ve yönetmelikler çıkarılmadan önce günlük hayatımıza girmiştir. GDO sorunu uzun vadede uluslararası toplumun insani, ekonomik, siyasi, etik, ideolojik ve bilimsel alanlarda tartışacağı bir konu olacaktır. GDO içeren gıdaların uzun süreli kullanımının insan sağlığına olan etkilerinin belirlenememiş olması, çevre ve ekolojik denge üzerine olan olumsuz etkileri ve gıda güvencesini tehdit etmesi ile ilgili ortaya atılan savlar, GDO’yu önümüzdeki yıllarda çok tartışılır bir konu haline getirecektir. Bu çalışmada insan, hayvan ve çevre güvenliği açısından GDO’lu ürünlerin risk değerlendirmesi yapılacak ve ülkemizde GDO’lu gıdalara yönelik yapılan son düzenlemeler tartışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: GDO, gıda güvenliği, transgenik

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Yağlı Tohumlardan Enerji Üretimi Ve Yağ-Enerji Güvencesinde Yaşanan Sıkıntılar

Yazar: Baran Yaşar, M. Necat Ören
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8.Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal Ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet: Ülkemizde giderek artan enerji açığı, son yıllarda alternatif enerji kaynağı arayışlarını zorunlu kılmıştır Bu kapsamda, bitkisel kökenli yakıtlar ve özellikle yağlı tohumlar Türkiye koşullarında önemli bir alternatif olarak görülmektedir. Bununla birlikle ülkemizin yağlı tohumlar arzında sıkıntıların olması, eksiğin ithalatla giderilmesi ve yağlı tohumların bu enerji kaynağı için hammadde özelliği göstermesi beraberinde tartışmaları da getirmektedir. Enerji tarımının yaygınlaşması açısından yeterli altyapıya sahip olan ülkemizde konunun farklı bakış açılarıyla değerlendirilmesi gerekmektedir Bu çalışmada ülkemizde yağlı tohumlar üretim potansiyeli, gelişimi ve yaşanan sorunlar üzerinde durulmuş, ülkemizde yağlı tohumlardan biyodizel üretimi kolza bitkisi göz önüne alınarak incelenmiştir Ayrıca çalışmada ülkemizde yağlı tohumların gıda ve enerji olmak üzere farklı alternatiflerde kullanım olanakları genel ekonomi, gıda güvencesi ve çevre gibi farklı açılardan tartışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Yağlı tohumlar, enerji bitkileri, biyodizel, kolza.

Araştırmayı İndir