GDO’ların (Transgenik Ürünler) Tarım Ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri

Yazar: Tecer Atsan, Tuğba Erem Kaya
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Günümüzde ekilebilir alanların marjinal sınırına gelinmesi, klasik ıslah çalışmalarından elde edilen verimlilik artışı, artan Dünya nüfusunun temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmasına yetmemektedir. Bu nedenlerle, bitki ıslah çalışmalarında yeni teknolojilerin kullanılması gündeme gelmiştir Dünya da giderek artan gıda ihtiyacını karşılamak ve açlık sorununa çare bulmak için karşımıza “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)” kavramı çıkmakta dır. Gen değişikliği tarım, sağlık, gıda endüstrisi gibi pek çok alanda kullanlıyor. 1996 yılından itibaren GDO’lu tarımsal ürünlerin dünya ticaretine girmesiyle birlikte GDO’lar hakkında giderek artan biçimde tartışmalar devam etmektedir. Modern biyoteknolojik yöntemlerle kendi türü haricinde bir türden gen aktarılarak belirli özellikleri değiştirilmiş bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara GDO (Transgenik) denilmektedir. Böylece gıdalardaki organizmaların doğal yapısı değiştirilmektedir. Ülkemizin tarımsal dış ticareti açısından olaya baktığımızda kısaca, en büyük ihraç pazarımız olan AB’nin transgenik ürünler konusunda en sıkı iç ve ithalat düzenlemelerine sahip olduğu, diğer bir ifadeyle pazara girişin zor olduğu, Avrupalı tüketicilerin bu tür ürünleri tercih etmediği dolayısıyla modern biyoteknolojinin tarım alanında kullanılmasının kısa ve orta vadede tarımsal ihracatımız üzerinde olumlu bir etkisi olamayacağı gibi, geleneksel ve organik ürünlerimize bulaşma olasılığı nedeniyle, bu tür ürünlerimizin ihracatını da sıkıntıya sokabilecek, hatta durmasına yol açabilecektir. GDO’ların çevre konusunda oluşturdukları olağanüstü tehlike herkesin bilincindedir. Buna karşılık insan sağlığı konusundaki olası zararlarına daha büyük kuşkuyla bakılmalıdır Bugün için varsayım kabul edilen ve hatta reddedilen pek çok olumsuz etkisinin bundan beş ya da on yıl sonra ortaya çıkmayacağını kimse ileri süre mez. Ayrıca GDO’lar hayatımıza çok uluslu, tekelleşmiş biyoteknoloji ve tohum şirketlerinin dünyanın dört bir yanındaki bazı tarımsal bitki ve hayvan türlerini ve bazı mikroorganizmaların genleri üzerinde değişiklikler yaparak onları patent altına alması ve piyasaya sürmesiyle girdi. GDO’lar tarım alanında giderek yaygınlaşmaktadır. Şirketler GDO’lar sayesinde her tohum satışında patent bedeli tahsil ederek yeni bir kazanç kapısı elde etmiş durumdalar. GDO’lar biyoçeşitlilik açısından da ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Tozlaşma yoluyla kilometrelerce uzağa taşınabilen GDO’lıı polenler, yabani olanlar da dahil olmak üzere kendine akraba çeşitlere bulaşıp onların genetiğini değiştirebilmektedir. Bu, yerel tarımsal türlerin giderek azalması, onların yabani akrabalarının yok olması gibi sonuçlar doğurabilir. Olaya bu açıdan bakıldığında tehlikenin boyutları daha da artmaktadır. Bu çalışmada GDO’ların tarım ve insan sağlığı üzerine etkileri ve bu konuda dünyada ve ülkemizde yapılan çalışmalar irdelenecek ve çok yönlü bir şekilde ele alınarak yapılması gerekenler ortaya konularak ve ilgili kesimlerin dikkati çekilmeye çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler: GDO, biyoteknoloji, tarım, insan sağlığı, biyogüvenlik.

Araştırmayı İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir