Buğday Üretiminde Kullanılan Teknolojilerin Belirlenmesi Konya İli Örneği

Yazar: Murat Küçükçongar, Mustafa Kan, Arzu Kan, Cennet Oğuz
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışmada, Konya ilinde buğday yetiştiriciliği yapan 185 tarım işletmesi ile anket yapılmıştır. Anket sonucu elde edilen bulguların en önemlileri şunlardır:- Araştırma bölgesinde işletme başına toplam arazi varlığı 301,43 da, ortalama parsel büyüklüğü 51,18 da’dır. Üretimi yapılan ürünler buğday, arpa, şekerpancarı, yonca, dane mısır, slajlık mısır, tritikale, fasulye, ayçiçeği, çavdar, yulaf ve nohut olarak sıralanmaktadır. Hububat ekim alanı toplam tarım arazisinin %73.51 ’ini oluşturmaktadır. Kuru ekmeklik buğday verimi 212 kg/da, sulu ekmeklik buğday verimi 335 kg/da, sulu makarnalık buğday verimi 438 kg/da ve kuru makarnalık buğday verimi 191 kg/da olarak tespit edilmiştir. Sulu alana en çok ekilen ekmeklik buğday çeşidi Bezostaja-1, kuru ekmeklik buğday çeşidi Gerek-79 ve makarnalık buğday çeşidi ise Kızıltan-91 ’dir. Kuru alana ekilen ekmeklik buğday çeşitlerinin % 83.1 l ’i, sulu ekmeklik buğday çeşitlerinin %80.67’si 1980 yılı öncesi tescil edilen çeşitlerdir. Makarnalık buğdaylar da ise 1990 yılından sonra tescil edilen çeşitler ekilmektedir. Tarım işletme sahiplerinin yaklaşık %50’si Araştırma Enstitülerinin geliştirdiği buğday çeşitlerini bilmemekte ilgi göstermemektedir. Araştırmada bulunan bir diğer önemli sonuç ise, bölge iklim şartlarına uygun olmayan buğday tohumlarının satışı yapılmakta (Toros-3, Dariei, Ceyhan-99, v b.) ve sonuçta çiftçi büyük risk almaktadır. Ekmeklik Araştırma bölgesinde çiftçilerin %32.43’ü toprak analizi yaptırmasına karşılık bilinçli ve ekonomik bir gübreleme yapmamaktadır. Ayrıca, gerek kuru alanda gerekse sulu alanda buğday üretimi sırasında ekilen tohum miktarı, herbisit kullanımı, sulama dönemlerinde de bilinçli ve ekonomik davranmamakladırlar.
Anahtar Kelimeler: Buğday, Makarnalık Buğday.

Araştırmayı İndir

Tarım Ürünlerinde Üretim Ve Fiyat İlişkisi

Yazar: Zeki Bayramoğlu, Erdemir Gündoğmuş, Orhan Gündüz
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışmada tarımsal ürünlerin fiyatlarındaki dalgalanmanın üretici kararları üzerindeki etkisi, Koyck modeli kullanılarak açıklanmaya çalışılmıştır. Modelde kullanılan veriler 1975 – 2005 dönemine aittir. Çalışma kapsamında Türkiye’de ekilen tarla alanların yaklaşık % 90’ınında üretimi yapılan arpa, buğday, mısır, fasulye, ayçiçeği, yer fıstığı, nohut, mercimek, pamuk, şekerpancarı, soğan, sarımsak, patates, susam ve tütün yer almakta olup, her biri için model tahmin edilmiştir. Ayrıca fiyattaki değişikliğin, üretim alanları üzerindeki hissedilebilir etkisinin süresi de hesaplanmıştır. Bütün bu bulgular sonucunda çalışma kapsamında yer alan ürünlerden ticari özelliği olan ürünlerin t-1 dönemindeki fiyatlarının üretim kararlarında etkili olduğu tespit edilmiştir. Yarı ticari özelliği olan ve öz tüketime yönelik üretilen ürünlerle, devlet müdahalesi olan ürünlerde ise üretim kararı fiyat dışı faktörlerin etkisinde kalınmak suretiyle belirlendiği tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Tarım ürünleri, Koyck modeli, Gecikmesi dağıtılmış modeller

Araştırmayı İndir

Köy-Koop Hareketinin Türk Kooperatifciliğinin Gelişimine Olan Etkileri

Yazar: Gülen Özdemir, Yıldız Ülgen
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal Örgütlenme
Özet: Köy-Koop’ların özellikle 1960’11 dönemlerde Türk kooperatifçilik hareketinin öncüsü konumunda olup demokratik kooperatifçilik açısından olumlu katkıları olmuştur. Türk kooperatifçiliği o döneme kadar gerçek anlamda tabandan gelen bir kooperatifçilik hareketi ile tanışmamıştır. Ancak ülkemiz ekonomisi, özelliklede tarımın gelişmesi açısından kooperatifçiliğin önemi bu kooperatiflerle ortaya çıkmıştır. Fakat bu hareket özellikle 1980 lı yıllara gelindiğinde o dönemde uygulanan politikalar aracılığı ile hızını kaybetmiş ve son yıllara kadar gerçek anlamda yerini bulamamıştır Kooperatifçiliğin gelişmesinin çok yönlü ilişkilerle düşünülmesi, bunun içinde gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir. Ülkemiz ekonomisinde tarımda çalışan nüfus hala %29.4 iken, bu kooperatifler 6850 kooperatif, 748.000 ortak, 78 birlik sayısı ile ülkemiz tarımındaki önemini korumaktadır. Günümüzde kooperatiflerin sorunları ortaya konulup çözüm önerileri defalarca tekrar edilmektedir. Ancak sorunları çözmek yerine yeni sorunlar eklenmektedir (yeni örgüt modelleri geliştirmek gibi). Yeni modellere gerek yoktur. Köylü kendi örgütünü kurup, yönetebileceğini zaten ispatlamıştır. ‘Farımın sorunları bir bütün olarak düşünülüp, bir an önce bağımsız demokratik kooperatiflerinin sorunlarının ciddiyetle ve titizlikle çözülmesi gerekmektedir. Bugün örnek aldığımız AB tarımını kooperatiflerle kalkındırmışım. Küçük üreticiler bu kooperatifler sayesinde ayakta kalmıştır. İşte bu nedenlerle bu çalışmada, Türk kooperatifçilik hareketi açısından önemi yadsınamayacak, Köy Kalkınma Kooperatifleri daha derinlemesine incelenmiş ve bu hareket içerisinde yer alan kişilerle röportaj yapılarak analiz edilmiş, ülkemiz kooperatifçiliğinin gelişmesi açısından gerekli ipuçları ortaya çıkarılmıştır. Özellikle 1980 öncesi ve sonrası yöneticilik yapmış kooperatifçilerin devletle ilişkiler ve finansman açısından görüşleri oldukça dikkat çekicidir. Bu kooperatiflerin Devletle ilişkileri tekrar gözden geçirilmelidir.
Anahtar Kelimeler: Kooperatifçilik, Tarım, Köy Kalkınma Kooperatifleri, Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri, Devletle ilişkiler

Araştırmayı İndir

Gap Bölgesi’nde Kaliteli İçme Suyu İçin Ödeme İstekliliğine Etki Eden Faktörler

Yazar: Güneş Eren, Abdülbaki Bilgiç,Bahri Karlı
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet: Bu çalışmada, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni (GAP) temsil etmek üzere Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Batman. Mardin ve Adıyaman’dan oluşan altı ile gidilerek 2000 adet hane ile sağlıklı içme suyu için ödeme istekliliğini belirlemeye yönelik anket çalışması yapılmıştır. Hanelerden toplanan anketler Koşullu Değerleme Metodu (KDM) ile değerlendirilerek, hanelerin sağlıklı, kaliteli içme suyu için aylık ortalama ekstra ödemek istedikleri fiyat belirlenmiş ve bu ödeme istekliliğine etki eden faktörler tespit edilmiştir. Hanelerin aylık olarak ortalama ödemek istediği miktar yaklaşık 6 YTL. olarak bulunmuştur. Bu fiyatın üzerine çıkıldıkça ödeme istekliliğinin azaldığı gözlenmektedir. Ödeme istekliliğini, hanenin aylık gelir seviyesi, hane reisinin eğitim durumu, hanelere sağlıklı su için teklif edilen fiyat, hanelerin damacana su tüketim durumu gibi değişkenler etkilemektedir. Bu sonuçlar ışığında, yerel yönetimlere uygulamaları gereken politikalarla ilgili olarak önerilerde bulunulmuştur.
Anahtar Kelimeler: GAP, Hane halkı, İçme suyu, Ödeme istekliliği.

Araştırmayı İndir

Kahramanmaraş Dondurması Sanayinin Yapısı, Sorunları Ve Çözüm Önerileri

Yazar: Mücahit Paksoy, Cuma Akbay
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal işletmecilik
Özet: Kahramanmaraş dondurması Türkiye’de Kahramanmaraş ili özdeşleşmiş bir süt ürünüdür Kahramanmaraş dondurmasının üretimi tüketici talebine ve pazara göre değişmekle birlikte yıllık ortalama 5.000 ton olarak gerçekleşmektedir. Dondurma üretimi genellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından yapılmaktadır. Bunun yanında fabrikasyon üretime sahip büyük işletmelerde bulunmaktadır. Kahramanmaraş dondurması pastane ve kafeler aracılığıyla ayrıca franehising sistemiyle piyasaya arz edilmektedir Az miktarda da olsa yurtdışına ihraç edilmektedir. Bu çalışmada Kahramanmaraş ticaret ve sanayi odasına kayıtlı 24 dondurma firmasının %50’si (12 firma) ile anket yapılarak dondurma sanayinin yapısı ve sorunları ortaya konulmuş ve bu sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir. Araştırma bulgularına göre incelenen firmaların büyük çoğunluğa (%75’i) 2005 yılından sonra kurulmuş ve limited şirket statüsündedir. Firmaların %75’nin üretim alanı 1000 ırr’nin altındadır Firmaların yıllık dondurma üretim kapasiteleri 150 ton ile 2300 ton arasında değişmektedir. Firmalar çalışan sayıları ve mali bilgilerine göre sınırlandırıldığında işletmelerin %25’i’ mikro, %50’si küçük, %16,7’si orta, %8,3’ii büyük ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. Firmalar sadece %16,7’si ihracat yapmaktadır. Firmaların %41,7’si bir veya birden fazla kalite güvence belgesine sahiptir İşletmelerde paket, reyon ve sanayi tipi olmak üzere 3 tip dondurmanın sade, meyveli ve karışık çeşitlerinin üretimi gerçekleştirilmektedir. Firmaların tamamının tescilli bir dondurma markası bulunmakta olup %66,7’si bayilik veya franehising sistemi kurmuşlardır. Firmalar ürünlerini ağırlıklı olarak pastaneler, dondurma kafeler, marketler ve bakkallar, fabrika satış mağazası, bayiler aracılığıyla pazara sunmaktadır. Firmalarda özellikle belli dönemlerde keçi sütü temininde güçlük çekilmektedir. Firmaların kendi aralarında örgütlenememesi sektör açısından önemli bir sorundur. Kalifiye eleman bulamama, nakliye masraflarının yüksekliği, haksız rekabet pazarlamada karşılaşılan başlıca sorunlardır. İhracatın önündeki en önemli sorunlardan birisi ise AB normlarıdır.
Anahtar Kelimeler: Maraş dondurması, Dondurma sanayi, Kahramanmaraş

Araştırmayı İndir

Meyve-Sebze İşleme Sanayinin Konya İli Tarım Ve Tarıma Dayalı Sanayi Alt Sektörleri Açısından Değerlendirilmesi

Yazar: Zeki Bayramoğlu, Erdemir Gündoğmuş
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışmada Konya ilinde faaliyet gösteren meyve-sebze işleme sanayinin tarım ve tarıma dayalı sanayiler içindeki önemi kantitatif olarak ölçülerek değerlendirilmiştir. Bu amaca yönelik olarak input-output analizi kullanılmıştır. Çalışmada kullanan tarıma dayalı sanayi işletmelerine ait veriler anket yöntemi ile elde edilmiştir. Meyve-sebze işleme sanayinin nihai talebindeki 1 birimlik değişmenin Konya ili tarım sektörü ve tarıma dayalı sanayi işletmelerinin üretiminde toplam 2,0339 birim artışa neden olacağı belirlenmiştir. Ayrıca ileri (0,0010) ve geri bağlantı (0,4611) katsayısı hesaplanmıştır. Bu sektörde istihdam edilen işçi sayısı 1.435 olup, istihdam edilen işgücü başına düşen sermaye miktarı 67.381 YTL’dir. Bu nedenle Konya ilinde faaliyet gösteren meyve – sebze işleme sanayi daha çok emek yoğun bir sektördür denilebilir.
Anahtar Kelimeler: Meyve – sebze işleme sanayi, Tarıma dayalı sanayi, Tarım, Input-Output Analizi

Araştırmayı İndir

Manisa İlindeki Tarımsal İlaç Bayilerinin Bağcılık Alanındaki Faaliyetleri Ve Gıda Güvenliği Konusundaki Yaklaşımları

Yazar: Selçuk Karabat, Ela Atış
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışma kapsamında Manisa ilinde faaliyette bulunan zirai ilaç bayileri ile ankete dayalı bir araştırına yürütülmüştür. Zirai ilaç bayilerinin demografik ve sosyo ekonomik yapıları oıtaya konulmuş bağcılığa ilişkin faaliyetleri ve gıda güvenliği konusundaki yaklaşımları irdelenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Tarımsal İlaç Bayii, Bağcılık, Gıda Güvenliği

Araştırmayı İndir

Erzurum İli’nde Organik Üretimin Ekonomik Analizi

Yazar: Köksal Karadaş, Semiha Kızıloğlu
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışmanın amacı Erzurum’da organik tarım yapan işletmelerin ürettikleri organik ürün olan buğday ile organik tarım yapmayan işletmelerin ürettikleri buğdayın dekara gelir ve maliyetlerini belirleyerek, maliyete en fazla etki eden unsurları ortaya koymak, organik üretim yapan işletmelerin organik tarım yapma nedenleri araştırmak ve her iki tip işletmenin buğday ürününü pazarlama şeklini belirlemektir. Organik tarım yapan işletmelerde buğday maliyetinde en fazla payı (%23,10) hasat-harman masraflar (24,60 YTL/da) ve en az payı (%4,23) geçici işçilik masrafları (4,50 YTL/da) alırken organik tarım yapmayan işletmelerde en fazla masrafı benzer şekilde (%23,64) hasat-harman masrafları (248,00 YTL/ha) ve en az masrafı (%1,23) ilaç masrafı (13,00 YTL/ha) almıştır. Organik tarım yapan işletmelerde buğday maliyeti 1064,00 YTL/ha, geliri 1418,00 YTL/da ve net gelir 358.00 YTL/da olurken diğer işletmelerde maliyet 1049,00 YTL/da, gelir 1085.00 YTL/da ve net gelir 36,00 YTL/da dır. Ekonometrik analiz sonucuna göre sermaye miktarı ve okumuşluk düzeyi arttıkça organik tarım yapılan alan miktarı artmaktadır. Organik tarım yapan işletmeler organik buğdayı daha yüksek fiyatla satıldığı için üretmekte ve ürünün tamamını İstanbul Halk Ekmek A.Ş.’ne verirken diğer işletmeler aynı ürünü şahıslar, fabrikalar ve Toprak Mahsulleri Ofisine vermektedirler.

Araştırmayı İndir

Veri Zarflama Yöntemi(VZA) İle Buğday Üretiminde Kullanılan Girdilerin Ölçülmesi: Trakya Bölgesi Örneği

Yazar: Sema Konyalı, Okan Gaytancıoğlu
Yıl: 2008
Yayım Yeri; 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Araştırma Yöntemleri
Özet: Bu çalışmanın amacı, buğday üretiminde kullanılan girdilerin etkinlik ölçüm ve analizlerini yapmaktır. Bu kapsamda, Veri Zarflama Yöntemi (VZA) ile araştırma bölgesinde hangi ilçenin ne kadar girdi kullandığını ve bu girdileri etkin kullanıp kullanmadıklarını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada Trakya Bölgesinde yapılan örnekleme yöntemi ile 131 köyde bu araştırmanın yapılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Her köyde 2 üreticiyle görüşülmesi yeterli olup, 131 köyde 262 anket yapılmıştır. Örnekleme kapsamına giren üreticiler tamamen rastgele seçilmiştir. Bu analizde ölçek etkinliğini bulabilmek için girdiye yönelik ölçeğe göre hem sabit (CRS) hem de değişken (VRS) getirilere göre veriler hesaplanmıştır. Anket verilerinden girdiye yönelik ölçeğe göre sabit getirili CRS Modeli sonucunda üreticilerin çoğu ilçelerde fazla girdi kullandıkları, sadece Çerkezköy ve Çorlu ilçelerinde üreticilerin girdilerini etkin kullandıkları belirlenmiştir. Trakya bölgesinde üreticiler girdi fiyatlarını yüksek bulmalarına rağmen, girdileri fazla kullanmaktan da geri kalmamışlardır. Daha sonra girdiye yönelik ölçeğe göre değişken getirili VRS modeli hesaplanmıştır. VRS modeli sonucunda ise, teknik etkin olan 8 ilçe ve ölçek etkin olan sadece 2 ilçe bulunmuştur. Dolayısıyla girdi odaklı değişken getirili VRS modelinde ilçelerde üreticilerin bir çoğu girdilerini etkin kullanmışlardır. VRS modelinin uygulanmasıyla üreticilerin dekara kullandıkları tohumluk miktarı sadece Kırklareli Merkez ilçede fazla belirlenmiştir. Bu ilçede üreticiler diğer ilçelere göre dekara 1,5 kg daha fazla tohumluk kullanmışlardır. Gübre olarak ise Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde 1,5 kg/da’lık, Edirne’nin Havsa ilçesinde 4,7 kg/da’lık ve Edirne’nin Sıiloğlu ilçesinde 3,8 kg/da’lık bir fazla kullanım gerçekleştiği tespit edilmiştir. VZA’da çıktı olarak buğday üretimi kullanılmıştır. Bazı ilçelerde buğday üretiminde diğer ilçelere göre üretimde bir azalma olduğu belirlenmiştir. Örneğin Kırklareli-Merkez ilçede 16,3 kg/da’lık buğday üretiminde bir azalma olduğu tespit edilmiştir. Araştırına sonucunda VRS modelinin CRS modeline göre daha etkili sonuçlar vermiştir. VRS modelinin uygulanmasıyla girdi ve çıktıların üreticiler tarafından daha etkin kullanıldığı tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Buğday Üretimi. Etkinlik, Veri Zarflama Yöntemi, Trakya Bölgesi

Araştırmayı İndir

Küçük ve Orta Ölçekli Gıda İşletmelerinin Gelişimi için Kullanılabilecek AB Fonları Ve AB Hibe Pojeleri

Yazar: Sibel Tan. Taner Kumuk, Duygu Aktürk
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal Finansman
Özet: AB’ne üyelik sürecinde ülkeler aday ülke olarak kabul edildikten sonra “Katılım Öncesi Finansman” çerçevesinde mali araçlarla ve fonlarla ekonomik ve sosyal alanlarda desteklenerek AB’ye uyum süreci hızlandırılmadadır. Ayrılan bu fonların kullanımı AB hibe projeleri ile mümkün olmaktadır. Kırsal alanda küçük ve orta ölçekli gıda işletmelerinde tarım ve sanayi arasında entegrasyonun güçlendirilmesi, bu işletmelerde pazar etkinliğinin artırılması, kırsal ekonominin güçlendirilmesi ve çeşitlendirilmesi, kadın ve genç nüfusun istihdam olanaklarının artırılması, alternatif gelir kaynaklarının yaratılması bu tip projelerin en önemli amaçları arasındadır. Bu çalışmada kırsal kalkınma projeleri kapsamında gıda işletmelerinin söz konusu fonlardan nasıl faydalanabileceği, bu fonlardan faydalanabilmek için hazırlanabilecek projeler, proje döngüsü, proje yönetimi hakkında bilgi verilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Gıda İşletmeleri, AB Fonları, AB Hibe Projeleri, Proje Süreci Yönetimi

Araştırmayı İndir