Türkiye’de Organik Tarım ve Geliştirme Olanakları (Toros Dağ Köyleri Örneği)

Yazar: Ufuk Gültekin, Onur Erkan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Türkiye’de 1980’li yılların ortalarında, İzmir merkezli olarak başlayan organik ürün üretimi, 2005 yılında yaklaşık 40 İle yayılmıştır. Ülkem iz bulunduğu ekolojik koşullar, tarımda çalışan nüfusun fazla olması, ürün çeşitliliği gibi faktörlerle organik tanın için uygun bir konumdadır. Son 15 yıllık dönemde önemli gelişmeler gösteren organik tarım, 1990 yılında 313 üretici ile 1.037 ha’lık alanda yapılırken, 2005 yılına gelindiğinde 9.427 üretici ile 175.073 ha alanda yapılmaya başlanmıştır. Ancak, tüm bu rakamsal artışlara rağmen organik tarımdaki mevcut gelişmelerin henüz yeterli olduğu da söylenemez Gerek üretim alanı gerekse üretilen ürünler açısından bakıldığında Ege bölgesi organik ürün üretiminde önemli bir yere sahiptir. Toplam ekolojik üretim alanı açısından ilk üç sırayı Ege, İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgeleri almaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar Akdeniz bölgesinin de organik ürün yetiştiriciliği açısından önemli potansiyele sahip olduğunu göstermektedir .Çalışmada, genel olarak ülkemizde organik tarımın göstermiş olduğu gelişim üzerinde durulmuş, özelde ise Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından desteklenen ve Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesine bağlı (Tarım Ekonomisi, Bahçe Bitkileri ve Bitki Korum a) bölümler tarafından yürütülen, “ Toros Dağ Köyleri Tarım İşletmelerinde Ekolojik Tarım ve Kuzu Göbeği Mantarı Yetiştirme Olanakları” başlıklı ve Toros dağ köylerinde organik tarımı yaygınlaştırmayı amaçlayan proje hakkında bilgi verilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Organik Tarım, Toros Dağ Köyleri, Türkiye

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği ve Türkiye’de Organik Tarım Uygulamaları

Yazar: Vedat Dağdemir, Hediye Kumbasaroğlu, Aslı Saklıca
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Tüm dünya ülkelerinde tarımsal üretimi ve verimi artırmak için, tarımsal üretimde kimyasal gübreler ve katkı maddeleri kullanılmıştır. Fakat kimyasal maddelerin doğal dengeyi ve insan sağlığını hızla bozduğu görülmüştür. Bu durumda daha doğal ve insan sağlığına zarar vermeyen organik tarım gündeme gelmiştir. Avrupa Birliği ülkelerinde organik tarım 1990lı yılların başından itibaren hızlı bir şekilde gelişmiştir. Ortak Tarım Politikası kapsamında ve sürdürülebilen kırsal kalkınma politikaları organik tarımı doğrudan ve dolaylı olarak etkilemiştir. 1991 yılında üretimi ve pazarlamayı yönlendirmek için 2092/91 sayılı Avrupa Birliği yönetmeliği yayınlanmıştır. 2004 yılında Avrupa Birliği’nde ortalama organik işletme genişliği yaklaşık 42.05 ha olup Türkiye ortalaması olan 17.41 ha’dan yaklaşık 2.5 kat daha büyüktür. Türkiye’de ihracata dayalı organik üretimin benimsenmesi üretim miktarının ve ürün çeşidinin dış talebe göre şekillenmesine neden olmaktadır. Bu durum iç pazarın gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye’de organik ürün ihraç eden firmalar bazı istisnalar dışında hem üretici hem de ihracatçı konumunda olup organik ürünler işleme sanayi gelişmemiştir. Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Türkiye’de organik tarım alanları, organik tarım yapan işletme sayılan karşılaştırılmış, ihracatta ve ithalattaki organik tarım ürünleri belirlenmiş ve pazarlamadaki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye’de Organik Tarım, Organik Ürünler, Organik Ürünler Pazarlaması

Araştırmayı İndir

Taşucu’nda Trol Tekne Balıkçıları ve Sosyo-Ekonomik Göstergeler

Yazar: Sevgi Rad, Şanser Delioğlan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Mersin ili Taşucu limanına kayıtlı trol teknelerinin araştırma konusu olarak seçildiği bu çalışmada. 2005-2006 av sezonunda trol teknelerinin fiziksel ve teknik özellikleri ile trol tekne sahibi balıkçılının sosyo-demografik ve sosyoekonomik durumlarının saptanarak balıkçılık yönetimi için gerekli verilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla 12 trol tekne sahibi balıkçı ile yüz yüze anket yapmak suretiyle veriler toplanmıştır. Sosyo-demografik sonuçlara göre: balıkçıların yaş ortalaması 38.1 yıl, tamamı evli ve hane halkı sayısı ortalaması 3,8 kişidir. Sosyo ekonomik sonuçlara göre, mazot (S45.9) en önemli masraf unsurunu oluşturmaktadır. Bunu %10 ile işçilik masrafı izlemektedir. Tekne fiziksel verimliliği 34.109,20 kg. işgücü verimliliği 32 653.60 YTL olarak bulunmuştur. Fiziksel ve teknik sonuçlara göre teknelerin ortalama yaşı 21,7 yıl, motor gücü 364,2 bilindiği ve 19,5 m uzunluğunda olduğu saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Troller, Sosyo-Ekonomik Göstergeler, Taşucu/Türkiyc

Araştırmayı İndir

Trakya Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Yem Bitkilerinin Üretim Girdi ve Maliyetleri

Yazar: Başak Aydın, Erol Özkan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu bildirinin temelini oluşturan araştırma: Trakya Bölgesinde arpa, fiğ ve silajlık mısır üretiminde üretim girdi ve maliyetlerinin belirlenmesi amacıyla, bölgenin değişik yörelerindeki köylerde 2003-2005 yıllarında yürütülmüştür Arpada 82 işletme parselinde 1250,5 dekar alanda: kışlık fiğde 83 işletme parselinde 1062,5 dekar alanda: yazlık fiğde 40 işletme parselinde 326 dekar alanda: I. ürün silajlık mısırda 52 işletme parselinde 639 dekar alanda : II. ürün silajlık mısırda 54 işletme parselinde 523,5 dekar alanda çalışılmıştır. Araştırma süresince gerekli veriler kayıt ve anket yöntemiyle toplanmıştır. Değerlendirmelerde tek ürün bütçe analiz yöntemi ve alternatif maliyet unsuru yöntemi uygulanmış, ağırlıklı ortalama ve çeşitli yüzdelerden yararlanılmıştır
Anahtar Kelimeler: Arpa, Fiğ, Silajlık Mısır, Girdi, Maliyet

Araştırmayı İndir

Samsun İlinde Açıkta Sebze Yetiştiren İşletmelerde Teknik Etkinlik ve Teknik Etkinliği Belirleyen Faktörler

Yazar: Ahmet Özçelik, Vedat Ceyhan, Mehmet Bozoğlu, Hüseyin Avni Cinemre
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu çalışmanın amacı. Samsun ilinde açıkta sebze yetiştiren işletmelerin teknik yönden ne kadar etkin çalıştığını ortaya koymak ve teknik etkinlik üzerinde etkili olan faktörleri saptamaktır Araştırmada kullanılan veriler 2002-200] üretim dönemine ait olup, basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş 75 işletmeden anket yoluyla elde edilmiştir İşletme düzeyinde teknik etkinlik katsayılarının tahmininde stokastik sınır analizi yöntemi kullanılmıştır Teknik etkinlik üzerinde etkili olan faktörler en yüksek olabilirlik metodu ile tahmin edilmiştir Araştırma sonuçları açıkta sebze üretiminin mevcut teknoloji ile %18 oranında artırılabileceğini ortaya koymuştur. İncelenen sebze işletmelerinde teknik etkinlik katsayısı 0.56 ile 0.95 arasında değişmekte olup, ortalama 0.82’dir. Araştırma sonuçlan ayrıca, eğitim görülen yıl sayısı, deneyim, kredi kullanımı, kadınların sebze tarımına katılım puanı ve enformasyon skoru değişkenlerinin teknik yetersizliği azalttığını göstermiştir. Çiftçinin yaşı, aile büyüklüğü, tarım dışı gelir ve işletme büyüklüğü değişkenleri ile teknik yetersizlik arasında pozitif ilişki söz konusudur İyi planlanmış yayım çalışmaları ile çiftçi eğitim programlarının uygulanması ve bu çalışmalara kadınların entegre edilmesi ve çiftçilerin kredi kaynaklarına ulaşımını kolaylaştıracak stratejilerin geliştirilmesinin, sebze tarımında teknik etkinliği artırabilecektir.
Anahtar Kelimeler: Sebze Tarımı, Stokastik Sınır Analizi, Teknik Etkinlik, Teknik Etkinliği Belirleyen Faktörler

Araştırmayı İndir

İşlenmiş Et Ürünlerinde Gıda Güvenliği Açısından Tüketici Davranışının Analizi

Yazar: M.Ömer Azabağaoğlu, Gökhan Unakıtan, Celal Demirkol
Yıl:2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet
Bu çalışmanın amacı işlenmiş et ürünlerinde tüketicilerin hem markaya hem de perakendeciye karşı güveninin analiz edilmesi ve gıda güvenliği açısından tüketicilerin bilinç düzeylerinin ölçülmesidir. Bu bağlamda İstanbul ilinde 483 tüketici anketi yapılmıştır. Yapılan analizler doğrultusunda tüketicilerin işlenmiş et ürünü markalarına olan güven dereceleri ve markalar arasında güvenirlilik açısından anlamlı bir fark olup olmadığı test edilmiştir. Kıyma ve parça et satın almada modern gıda perakendecilerine olan güvenin kasaplara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir Salam sosis ve sucuk gibi işlenmiş et ürünlerinde yine modem perakendecilere olan güvenin bakkallara ve kasaplara oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Açık olarak satılan salam sosis ürünlerinin güvenirliliğinin düşük olmasına rağmen %31 oranında tercih edildiği ortaya çıkmıştır. Tavuk ve hindi eti ürünlerinde kasaplar ilk sırada tercih edilirken güvenirlilik dereceleri diğer perakendecilere oranla düşüktür. Araştırma sonuçlarına göre perakendeci seçiminde ve işlenmiş et ürünlerinde marka gelecekte en önemli kriter olacaktır.
Anahtar Kelimeler: İşlenmiş Et, Gıda Güvenliği, Tüketici Davranışı, Gıda Perakendeciliği, Marka

Araştırmayı İndir

Tüketicilerin Süt Ürünleri Tüketim Yapıları ve Probiyotik Ürün Tercihlerini Etkilen Faktörlerin Değerlendirilmesi: Tekirdağ İli Örneği

Yazar: Yasemin Oraman, Emine Yılmaz
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet
Türkiye’de tüketicilerin satın alma davranışı son yıllarda değişim göstermeye başlamıştır. Daha önceki yıllarda paket süt tüketimi çok düşük düzeylerde iken son yıllarda tüketici eğilimlerinin değişim göstermesiyle bu oran yükselmiştir. Ayrıca gelişmiş toplumlarda son yıllarda sağlıklı gıdaların tüketimine yönelik yoğun bir ilginin ortaya çıkışına bağlı olarak probiyotik bakterilerin popülaritesi de artış göstermiştir. Bu araştırmayla: Tüketicilerin süt ürünleri tüketimine karşı olan tutumları, satın alma davranışları arasındaki farkların ortaya konması, Türk tüketicileri için yeni olarak kabul edilebilecek probiyotik süt ürünlerine karşı tüketici davranışları, söz konusu ürünler hakkındaki bilinç düzeyleri, kullanım alanlarının ne olduğunun doğru olarak bilinmesi, markalar tercih nedenleri, probiyotik ürün tercihlerini etkilen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya ait orijinal veriler Tekirdağ ilinde 300 adet hane halkıyla yüz yüze yapılmış olan anket bulgularından oluşmaktadır. Elde edilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak, frekans dağılım tablolarına ilave olarak Kaiser normalizasyonlu varimax dönüştürmesine göre Temel Bileşenler Faktör Analizi (Principal Component Analysis) ile incelenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Probiyotik Süt Ürünleri, Tüketim Tercihleri, Müşteri Beklenti Kriterleri, Faktör Analizi

Araştırmayı İndir

Küçük ve Orta Ölçekli Un ve Yem Sanayi İşletmelerinin Pazarlama Yapısı (Van, Bitlis, Muş ve Hakkâri İlleri Örneği)

Yazar: Kenan Çiftçi, İbrahim Yıldırım
Yıl:2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Bu çalışmanın başlıca amacı un ve yem sanayi işletmelerinin pazarlama yapısını küçük ve ona ölçekli işletmeler bakımından karşılaştırmalı olarak incelemektir Çalışmanın verileri. Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) işbirliği ile 2003 yılı Mayıs ayında Van, Bitlis, Muş vc Hakkâri illerinde aktif olarak faaliyette bulunan 15 un ve yem sanayi işletmelerinden anket yöntemi ile toplanmıştır. İşletme başına düşen ortalama işçi sayısı küçük ölçekli işletmelerde 5.25 ve orta ölçekli işletmelerde 17 kişidir Ürün tanıtım aracı olarak, küçük ölçekli işletmeler kişisel satış yöntemini ağırlıklı olarak benimserken: orta ölçekli işletmeler kişisel satış ile birlikle reklâm ve fuar-sergi araçlarını yoğun olarak kullanmaktadır. Orta ölçekli işletmelerin hiçbiri pazarlama kanalı olarak tek başına doğrudan satış kanalını kullanmazken, küçük ölçekli işletmelerin 2 tanesi ürünlerini tüketicilere doğrudan satış yoluyla ulaştırmaktadır. Ürün fiyatlarının belirlenmesinde büyük ölçüde girdi maliyetleri ve rakip firmaların ürün fiyatları belirleyici olmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Pazarlama Yapısı, Un ve Yem Sanayi İşletmeleri.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Organik Meyve ve Sebze Tüketim Eğilimlerinin Belirlenmesi

Yazar:Yasemin Oraman, Gökhan Unakıtan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu:Tüketim Ekonomisi
Özet
Son zamanlarda, özellikle gelişmiş ülkelerdeki tüketici talebi, refah ve bilinçlenme düzeyindeki artışa, iletişim ve ulaşım olanaklarındaki gelişmeye bağlı olarak organik ürünlere yönelmektedir Organik tarımın öneminin sürekli arttığını belirtmek mümkün olmakla birlikte ancak, organik ürün ve pazarlarla ilgili araştırmalar sınırlı, geleceğe ilişkin tahminler ise yetersizdir. Üç noktadan hareketle planlanan bu çalışmada amaç: organik meyve ve sebze tüketicisi olanlarla olmayanlar arasındaki farkları belirlemek, tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen unsurların belirlenmesidir. Araştırmanın materyalini temel olarak sahaya dayalı birincil veriler oluşturmaktadır. Araştırmaya ait orijinal veriler İstanbul’da 2005 yılı Mayıs ayında Sosyo-Ekonomik Statü (SES) lere ayrılmış 385 hane halkıyla yüz yüze yapılmış olan anket çalışmasından oluşmaktadır. Tüketicilerin özellikle gelir düzeyi yüksek ve orta yaş grubu tüketicilerin talep yaratmada önemli bir payı olduğu araştırma sonucu ortaya çıkmıştır Ayrıca araştırmada tüketicilerin %.76,5’i organik ürünleri daha güvenli bulduğu için, %68,9’u tadının daha iyi olduğunu, %70,2’sinin Maç kalıntısız ve hormonsuz olduklarını düşündükleri için tercih ettikleri belirlenmiştir. Çalışmanın ekonometrik analiz kısmında logit modelinden yararlanılmıştır. Modelde bağlımlı değişken olarak organik meyve ve sebze tüketim olasılığı kullanılırken, bağımsız değişken olarak ailenin gelir seviyesi, organik ürünleri denemiş olmaları, piyasada bu ürünlere rastlamış olmaları, GMO’lu ürünler hakkında bilgi sahibi olmaları ve organik ürünler hakkında bilgi sahibi olmaları gibi değişkenler kullanılmıştır
Anahtar Kelimeler: Organik Sebze ve Meyve, Tüketim Eğilimleri, Logit Model.

Araştırmayı İndir

Gıda Sektöründe Yabancı Sermayeli Ortak Girişimler

Yazar: Sertaç Gönenç
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu:Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Türkiye 1950 yılından başlamak üzere gıda sektöründe yabancı sermaye yatırımlarına sahne olmuştur. Özellikle ülke ekonomisinin liberalleştiği 1980 sonrası dönemde çıkartılan yasalar, uluslararası anlaşmalar ve 90’lı yıllarda izlenen özelleştirme uygulamaları ülkeye yabancı sermaye girişini hızlandırmıştır. Yabancı sermayeli çok uluslu şirketler genellikle ortak girişim stratejilerini benimsemiş ve piyasalara daha kolay giriş yapmıştır. Çok uluslu şirketler kendi marka adlarını değişik stratejilerle yerleştirmiş ve birkaç yıllık bir süreçte yerel firmaları yutmuştur I990’lı yıllardan sonra ülkemizde gıda sektöründe piyasa yoğunlaşma oranlan artmış ve piyasalar aksak rekabet özelliği göstermeye başlamıştır. Artan yoğunlaşma oranı ve yabancı sermayeli şirketlerin hakimiyeti yerel küçük ve orta ölçekli firmaların rekabet gücünü zayıflatmıştır. Ülkemizde bir an önce yabancı sermaye girişlerini ve firmalardaki ortaklık payını sınırlayıcı düzenlemeler yapılmalıdır.
Anahtar Kelimeler: Yabancı Sermaye, Gıda Sektörü, Yoğunlaşma Oranı, Ortak Girişim

Araştırmayı İndir