Avrupa Birliği ve Türkiye’de Organik Tarım Uygulamaları

Yazar: Vedat Dağdemir, Hediye Kumbasaroğlu, Aslı Saklıca
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Tüm dünya ülkelerinde tarımsal üretimi ve verimi artırmak için, tarımsal üretimde kimyasal gübreler ve katkı maddeleri kullanılmıştır. Fakat kimyasal maddelerin doğal dengeyi ve insan sağlığını hızla bozduğu görülmüştür. Bu durumda daha doğal ve insan sağlığına zarar vermeyen organik tarım gündeme gelmiştir. Avrupa Birliği ülkelerinde organik tarım 1990lı yılların başından itibaren hızlı bir şekilde gelişmiştir. Ortak Tarım Politikası kapsamında ve sürdürülebilen kırsal kalkınma politikaları organik tarımı doğrudan ve dolaylı olarak etkilemiştir. 1991 yılında üretimi ve pazarlamayı yönlendirmek için 2092/91 sayılı Avrupa Birliği yönetmeliği yayınlanmıştır. 2004 yılında Avrupa Birliği’nde ortalama organik işletme genişliği yaklaşık 42.05 ha olup Türkiye ortalaması olan 17.41 ha’dan yaklaşık 2.5 kat daha büyüktür. Türkiye’de ihracata dayalı organik üretimin benimsenmesi üretim miktarının ve ürün çeşidinin dış talebe göre şekillenmesine neden olmaktadır. Bu durum iç pazarın gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye’de organik ürün ihraç eden firmalar bazı istisnalar dışında hem üretici hem de ihracatçı konumunda olup organik ürünler işleme sanayi gelişmemiştir. Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Türkiye’de organik tarım alanları, organik tarım yapan işletme sayılan karşılaştırılmış, ihracatta ve ithalattaki organik tarım ürünleri belirlenmiş ve pazarlamadaki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye’de Organik Tarım, Organik Ürünler, Organik Ürünler Pazarlaması

Araştırmayı İndir

Türkiye Sütçülük Sektöründeki Değişik Kesimlerin Sektörle İlgili Görüşlerinin Analizi

Yazar: Vedat Dağdemir, Attila Keskin, Sibel Tan, Şafak Aksoy, Fahri Yavuz
Yıl: 2002
Yayım Yeri: 5. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Erzurum
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet: Bu çalışmada. Türkiye sütçülüğü ile ilgili olarak çiftçi sanayici ve resmi ve sivil kumrulardan elde edilen veriler değerlendirilmişin Değerlendirmede, sektörle öne çıkan problemler, sektörle ilgili eğilimler ve kurumsal yapılanmaya bakış açısı belirlenmeye çalışılmışın Sektörde çiftçinin en büyük problemim sut fiyatlarının istikrarsız olması oluşturuyorken, sanayicinin en büyük problemini yeleni seviyede kaliteli ve devamlı süt bulamama oluşturmuştur Çiftçi ve sanayicinin karşı karşıya kaldığı sorunların kaynağının çok önemli bir oranının ekonomik olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çığ süt piyasasında çiftçinin pazarlık gücünü artırıcı bir yapılanmaya gidilmesi gereği ön plana çıkmıştır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye sütçülük sektörü, sütçülük politikaları

Araştırmayı İndir

Üreticilerin Tarımsal Kredi Kullanım Durumlarının Belirlenmesi: Ağrı İli Örneği

Yazar: Serkan Tercan, Esra Kadanalı, Vedat Dağdemir
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Finansman
Özet
Küçük aile işletmeleri şeklinde faaliyet gösteren üreticiler için finansal destek sağlaması bakımından kredi kullanımı önemlidir. Hem üretici gelirinin artmasında hem de üretim bölgesinin kalkınmasında tarımsal krediler temel unsurlardır. Bu çalışmanın amacı Ağrı ilinde üreticilerin tarımsal kredi durumlarının belirlenmesidir. Çalışma sonucunda kredi talebinde amacın %87,5 ile işletmenin gelirini artırmak için olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte kredi kullanmada yaşanan en önemli sorunların teminat bulma (%65,4) ve yüksek faiz (%29,8) olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca üreticilerin %62,5’i tarımsal krediyi özel bankalardan almaktadır. Sonuç olarak kredi miktarının doğru belirlenmesi ve amacı doğrultusunda kullanımı konusunda, üreticiye danışmanlık ve eğitim hizmetinin sağlanmasının önemli olduğu önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal kredi, finansal destek, teminat bulma, yüksek faiz ve Ağrı.
Araştırmayı İndir

Tarımsal Üretimde Risk Faktörlerinin Üreticiler Bakımından Değerlendirilmesi: Ağrı İli Örneği

Yazar: Esra Kadanalı, Serkan Tercan, Vedat Dağdemir
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Tarım sektörünün doğal koşulların etkisi altında olması nedeniyle bir çok risk faktörüyle karşı karşıyadır. Bu faktörlerin belirlenmesi ve önceliklerinin ortaya konması sektöre yönelik kararlara destek olması bakımından önemlidir. Farklı tarımsal üretim faaliyetlerine yönelik risk faktörlerinin öncelikleri bölgeler itibariyle farklılık göstermektedir. Risk faktörlerinin önceliklerinin doğru değerlendirilmesi bölgenin tarımsal gelişimine katkı sağlayacak bir unsurdur. Bu çalışmada Ağrı ilinde faaliyette bulunan üreticiler bakımından farklı üretim faaliyetleri için risk faktörlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Analitik Hiyerarşi Modeli kullanılmıştır. İklim, fiyat ve maliyet değişimleri, insan kaynaklı ve pazarlama riskleri kriterler olarak belirlenmiştir. Hayvan besiciliği, süt ve süt ürünleri üretimi, yem bitkileri üretimi, tahıl- hububat üretimi ve endüstri bitkileri üretimi de seçenekleri oluşturmaktadır. Sonuçta sırasıyla hayvan besiciliğin de fiyat ve maliyet değişimleri (0.4023) ve süt-süt ürünleri üretimi için de en önemli risk fiyat ve maliyet (0.4050) değişimleri, yem bitkileri (0.5139)ve tahıl- hububat (0.5353) üretimi için iklim, endüstri bitkileri (0.37) için de pazarlama faktörü riskli olarak değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Prosesi, Tobit Model, Risk, Ağrı.
Araştırmayı İndir

Düzey 1 Bölgelerine Göre Yoksulluk ve Göç Durumu

Yazar: Seda Yaşa, Nuray Demir, Vedat Dağdemir
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
2002 yılında oluşumu tamamlanan Düzey 1 bölgeleri 12 alt bölgeden oluşmaktadır. Bu bölgeler oluşturulurken fiziki, coğrafik ve sosyo-ekonomik durumları esas alınmıştır. Liberal ekonomiye geçtiğimiz 1983 yılından beri devamlı olarak doğudan batıya bir göç mevcuttur. Bu göçün en önemli nedeninin gelir seviyesinin düşüklüğü ve yoksulluk olduğu belirtilmektedir.
Çalışmada, Düzey 1 Bölgelerinin; nüfus, göç alıp-verme durumu ve buna bağlı olarak gelir dağılımı açısından karşılaştırılması ve bu kavramların temelindeki nedenlerinin araştırılması hedeflenmiştir. Çalışma, bölgeler arası gelir dağılımı dengesizliğinin giderilmesi ve bu bağlamda ülke kalkınmasının sağlanması açısından önem arz etmektedir. Çalışmada, TUİK verileri ve bölgelere ait istatistikler kullanılarak 2000-2011 yılları arasında bölgeler karşılaştırılmış ve araştırma sonucunda, yıllar itibariyle en fazla göç alan bölgelerin İstanbul ve Doğu Marmara bölgeleri olduğu ve en fazla göç veren bölgelerin ise doğuya kayarak Kuzeydoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin olduğu belirlenmiştir. Gelir dağılımında ise 2006-2010 yılları arasında en fazla artışın Güneydoğu Anadolu Bölgesinde olduğu, en az artışın ise Batı Marmara bölgesinde olduğu belirlenmiştir.
Sonuç itibariyle göç veren ve alan iller açısından göç çeşitli problemlere neden olmaktadır. Göç veren illerde göç işgücü kaybına sebep olurken, alan iller açısından sosyo-kültürel ve ekonomik problemlerin yanı sıra çarpık kentleşme problemini de beraberinde getirmektedir Bu açıdan göç alan iller açısından farklı istihdam imkanlarının sağlanması ile göç eden kişilerin gelirlerinin ve yaşam kalitelerinin artırılmasına çalışılması gerekmektedir. Göç veren iller açısından ise kişileri o bölgede tutmaya yönelik gelir artışının sağlanması için yeni istihdam olanaklarının oluşturulmasına, bölgenin cazibesinin artırılmasına ve bu bölgelerin desteklenmesine yönelik politikaların geliştirilmesine ihtiyacın olduğu düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Düzey 1, yoksulluk, gelir dağılımı
Araştırmayı İndir

Erzurum Merkez İlçede 200 Gramlık Bir Ekmeğin İmalat Maliyeti ve Pazarlama Marjının Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma

Yazar: Vedat Dağdemir,Emine Aşkan
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Erzurum merkez ilçede fabrikalarda buğdayın una dönüşümü aşamasında bir kg unu elde etmek için ortalama 1.375 kg buğdaya ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Bir kg unun maliyeti 536 516,38 TL olarak hesap edilmiştir. Fabrikalarda maliyet unsurlarında en büyük payın %87,I4 oranı ile buğdaya ait olduğu belirlenmiştir. Ekmeğin oluşumunda maliyetin %64,63’nü un oluşturduğu tespit edilmiştir. 200 gram bir ekmeğin maliyetinin ise 152 220 70 TL olduğu tespit edilmiştir Araştırma kapsamında buğdayın üretiminden 200 gram bir ekmek olup tüketiciye ulaşıncaya kadarki aşamalarında pazarlama zincirinde tüketicinin ödediği 225 000 TL’nin %3I,I0’u çiftçi eline geçerken %8.32’si fabrikaya, %4,30’u un satıcısına, %40,72’si fırına ve %15,56’sı bayii ye gittiği hesaplanmıştır. Araştırma kapsamında bir ekmeğin oluşumunda fırınlar %40,72 oranı ile en önemli aracı olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Ekmek Maliyeti,İmalat Maliyeti,Pazarlama Marjı,Erzurum

Araştırmayı İndir

Çoruh Havzasındaki Tarım İşletmelerinin Yıllık Gelirlerini Etkileyen Çiftçi ve Tarım İşletmesi Özelliklerinin Ekonometrik Bir Analizi

Yazar: Vedat Dağdemir, Hediye Kumbasaroğlu, Fahri Yavuz
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışmada, Çoruh havzasındaki çiftçi ve tarım işletmesi özelliklerinin çiftçilerin yıllık gelirlerini nasıl etkilediğini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmanın materyalini Çoruh havzasında bulunan 6 ilçeye ait 30 köyde toplam 600 hanehalkı ile yapılan anket sonuçlan oluşturmuştur. Anket verileri kullanılarak doğrusal regresyon modeli en küçük kareler yöntemiyle tahmin edilmiştir. Tarım işletmelerinin genelde çok parçalı olduğu, işletme dışında çalışanların oranının düşük ve sosyal güvencesi olanların oranının oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre tarımsal faaliyetin ana uğraş alanı olması, aile reisinin eğitimi, hanede fiilen kalan nüfus, sahip olunan arazi miktarı, toplam sığır sayısı ve şehirde mülkünün olması istatistiki olarak önemli, ailenin dışarıdaki fert sayısı, toplam küçükbaş sayısı ve hep köyde yaşamanın önemsiz olduğu tespit edilmiştir. Tüm değişkenlerin işaretleri beklenen yönde çıkmıştır Tarımın öncelikli uğraşı alanı olması çiftçinin toplam gelirini olumsuz etkilerken, çiftçinin eğitim seviyesi, hanede fiilen kalan nüfus, sahip olunan arazi miktarı, işletmenin toplam sığır sayısı ve şehirde çiftçiye ait mülkünün olması olumlu yönde etkilemektedir. Bu sonuçlar, araştırma bölgesinde gelir getirici ilave iş alanlarının oluşturulması, çiftçilerin genel eğitim seviyelerinin yükseltilmesi, işletme büyüklüklerinin artırılmasını göçün önlenmesi açısından önemli olduğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Çoruh havzası, yıllık gelir, çiftçi ve çiftlik özellikleri

Araştırmayı İndir

Tarım Ekonomisi Öğrencilerinin Bölüm Tercihlerinde Etkili Olan Faktörlerin Belirlenmesi Üzerine Bir Çalışma

Yazar: N. Demir, E. Kadanalı, V. Dağdemir
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Diğer
Özet
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi öğrencilerinin bölümü istekli olarak tercih edip etmeme kararlarında etkili olan faktörlerin belirlenmesi çalışmada amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, Atatürk Üniversitesi Tarım Ekonomisi bölümünde eğitim gören öğrenciler arasında tam sayımla yapılan 136 adet anket çalışmasından elde edilen veriler esas alınmış ve elde edilen veriler LİM DEP programında logit analizinde kullanılmıştır. Analiz sonucunda, öğrencinin istekli olarak Ziraat Fakültesini tercih etme durumu, lise eğitimini tamamladığı okul ve aile reisinin eğitim düzeyini gösteren değişkenler istatistiki açıdan önemli çıkmıştır. Sonuç itibariyle Tarım Ekonomisi Bölümünü öğrencilerin istekli olarak tercih etmeleri için: bölümün tanıtımını iyi yapılması gerekmektedir. Bunun içinde iş imkânları konusunda öğrenci bazında yapılacak toplantılar ile hem bölümde halen eğitim gören hem de dershanelerde üniversite sınavına hazırlanan öğrencilere sadece devletten değil kendi iş imkânlarını da yaratabilecekleri konusunda öğrencilere bir bakış açısının sağlanmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Tarım Ekonomisi, tercih, logit analiz.

Araştırmayı İndir

Et ve Et Ürünleri Satın Alma Kararlarında Tüketici Etnosentrizminin Belirlenmesi: Erzurum İli Örneği

Yazar: E. Kadanalı, N. Demir, V. Dağdemir, E. Aşkan Turan
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet:

Bazı tarım ürünleri için ürünün menşei, tüketiciler için önemli olabilmektedir. Et ve et ürünleri de bu tarım ürünleri içerisinde yer almaktadır. Bazı tüketicilerin neden tercihlerinde bu eğilimde olduklarını anlamak önemli olacaktır. Bu çalışmada CETSCALE kullanılarak tüketicilerin et ve et ürünleri için etnosentrizm düzeylerinin ve bu eğilimin et ve et ürünlerine yönelik değerlendirmelerinde etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Erzurum ilinde 288 tüketici ile anket yapılmıştır. Buna göre, tüketicilerin yüksek düzeyde etnosentrizm (%60,7) eğiliminde oldukları belirlenmiştir. Ayrıca 15 değişkene faktör analizi uygulanarak 2 faktöre indirgenmiştir. Toplam varyansın %62,65’ini bu faktörlerin açıkladığı belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Etnosentrizm, CETSCALE, faktör analizi, Erzurum.

Araştırmayı İndir

Tüketicilerin Yöresel Gıda Ürünleri Tercihi: Erzurum İli Örneği

Yazar: Esra Kadanalı, Serkan Tercan, Vedat Dağdemir
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet
Bu çalışmanın amacı Erzurum ilinde tüketicilerin yöresel gıda ürünlerini satın almalarında etkili olan faktörlerin belirlenmesidir. Bu amaçla 5’li likert tipi ölçek kullanılarak anket soruları hazırlanmış ve anketler yapılmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde faktör analizi ve kümeleme analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda Erzurum ilinde yaşayan tüketicilerin yöresel gıda ürünlerini satın almalarında etkili olan 10 değişkene faktör analizi yapılarak 3 faktöre indirgenmiştir. Faktör analizi sonucunda,“yarar ve tat”, “içerik ve alışkanlık”, “üreticiye destek ve nakliye mesafesi” 3 faktör tespit edilmiştir. Toplam varyansın %62.604’ünü bu faktörlerin açıkladığı belirlenmiştir. Kümeleme analizi sonucunda yöresel gıda ürünlerini satın almada en fazla önem arz eden faktörler, 1. Kümede yarar ve tat, 2. Kümede içerik- alışkanlık ve 3. kümede üreticiye destek ve nakliye mesafesi olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Tüketici, yöresel gıda, faktör analizi

Araştırmayı İndir