Sürdürülebilir Tarım ve Çiftçi Hakları Açısından Türkiye’de Tohumluk Sorunu

Yazar: Tayfun Özkaya
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Bu bildiride Türkiye’de yeni tohumculuk kanununun ve uygulanan tarım politikalarının sürdürülebilir tarım ve çiftçi hakları üzerine etkileri incelenmiştir. Konu ile ilgili araştırmalar, yayınlar ve doğrudan yer alınan alan çalışmaları çalışmanın materyalini oluşturmuştur. 2006 yılında yasalaşan “tohumculuk kanunu” ve bununla uyumlu tarım politikaları ülkemizde, yerel tohum kültürü, çiftçi hakları ve sürdürülebilir tarımın korunması ve geliştirilmesi için bazı önlemlerin alınmasını gerekli kılmaktadır. Tohumluk üretimi ve pazarlanmasında oluşan oligopollerin yerel tohumu ortadan kaldırıcı etkilerine karşı sadece tohum ve gen merkezlerinde koruma yapmak yeterli olmayacaktır. Çiftçinin yerel tohum ve bunlardan üretilen fideleri satmasının yasaklanması çiftçi haklarının ihlali anlamına gelmektedir. Yerel tohum ülkemizde daha çok dağ köylerinde veya aile için üretim yapan çiftçilerce ve daha çok da kadınların koruması altında sürdürülmektedir. Yerel tohumdan üretilen ürünlerin besin değerleri ve lezzetleri yüksek, sanayi girdisi kullanımı az, kuraklığa dayanıklılığı iyidir ve bu özellikler hem yeterince araştırılmamıştır hem de bu durum tüketiciler ve hatta çiftçiler tarafından bile yeterince takdir edilmemiştir. Sertifikalı şirket tohumlukların desteklenmesine karşı, yerel tohumluklar için hiçbir destek olmaması gibi uygulamalar değiştirilmelidir. Katılımcı ıslah, köylü pazarları, topluluk destekli tarım grupları ve tüketici kooperatifleri gibi uygulamalar yerel tohumların değerlenerek tarım sistemi içindeki yerini güçlendirecektir. Küresel ısınmanın üretimi tehdit ettiği, petrol ve petrole dayalı tarım girdilerinin pahalanacağınım anlaşıldığı bir döneme giren dünyada yerel tohumlara her açıdan büyük önem verilmesi ve kaybolmamalarının sağlanması gerekiyor.

Anahtar Kelimeler: Yerel tohum, sürdürülebilirlik, çiftçi hakları, tarım politikası, katılımcı ıslah.

Araştırmayı İndir

Yeni Köylülük Tarımsal Sorunlara Çözüm Olabilir Mi?

Yazar: Tayfun Özkaya
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
Köylülük eriyor. Ancak kentlerde de onları bekleyen işsizlik, yoksulluk sorunları var. Büyük tarım işletmeleri doğayı, toprağı ve gıdayı koruyamıyor. Gelişmiş sanayileşmiş ülkelerde çiftçi nüfusunun genel nüfus içindeki payı % 5’lerin altına düştü. Diğer yandan yeniden köylüleşme dediğimiz yeni bir süreç bütün dünyada gözlemleniyor. Bazı gözlemciler köylülüğü kırsal ve tarımsal modernizasyon önünde bir engel olarak görüp yok olmasını desteklerken, bazıları ise köylülüğün bir kaynak temelinin yaratılması ve geliştirilme ve bununla uygun sürdürülebilir kalkınma biçimlerinde kendisini gösteren bir otonomiye duyulan istekle tanımlandığını ileri sürüyorlar. Bu durumda köylü biçimi çiftçilik, girişimci ve şirketlere dayalı tarımsal üretim biçimlerinden köklü bir şekilde farklılaşır. Köylülüğün tasfiyesi eğilimine bütün dünyada uzunca bir süredir yeni köylülük denilen bir gelişme belirdi. Dünyanın birçok köşelerinde agro-ekolojik ilkeleri destekleyen köylüler ve tüketiciler alternatif bir ekonomi oluşturabilmek için birlikte çalışabilecekleri yeni yollar arıyorlar. Ekolojik köylü pazarları, topluluk destekli tarım ve eko-kooperatifler ümit veren gelişmeler. Yeni köylülük kırsal kalkınma ve gıda güvenliğini sağlamada başarılı olabilecektir. Köylülüğün rolüne geleneksel modernist perspektif dışından bakabiliriz. Dayanıklı ve sürdürülebilir bir köylülüğü mümkün kılacak bir kırsal politika hayal edebiliriz.

Anahtar Kelimeler: Köylülük, yeni köylülük, agroekoloji, tarımsal kriz

Araştırmayı İndir

Kırsal Yoksullukla Savaşımda Stratejiler: Tarım Politikası (Yukarıdan) ve Yerel Katılımcı Çalışmalar (Aşağıdan)

Yazar: Tayfun Özkaya
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Kırsal alanda yoksulluğu yenmek için iki strateji uygulanabilir. Bunlardan biri tarım politikaları aracılığı ile yoksulluğu yaratan koşulları ortadan kaldırmaktır. Toprak dağılımının iyileştirmesi, yoksul çiftçilerin kredi kaynaklarına ulaşmalarının sağlanması, çiftçi eline geçen ürün fiyatlarının adil oluşumunun sağlanması için gerekli pazarlama mekanizmalarının oluşturması, ekolojik üretim teknolojilerinin araştırılması, yerel bilginin derlenmesi ve yayımının gerçekleştirilmesi, küçük çiftçiyi engelleyen mevzuatın değiştirilmesi gibi konularda politik düzeyde alınan kararlar bunlardan bazılarıdır. Yukarıdan aşağıya dediğimiz bu strateji en hızlı çözümü sağlıyor görünse de bu politikaların uygulanması için gereken halk desteği sağlanmadığı sürece hayata geçmesi de zor olacaktır.
Yerel katılımcı çalışmalarla, yoksullardan oluşan kendine yardım grupları oluşturarak yoksulluğu yenmek için yapılan çalışmalar da oldukça etkili olmaktadır. Ancak “Yoksulun kendi yoksulluğundan sorumlu olduğu” düşüncesi yoksullar arasında da yaygındır. Katılımcı çalışmalar yoksulların yoksulluğu yenecek yolları kendilerinin araştırıp bulmalarına ve özgüvenlerinin onarılmasına yardımcı olmaktadır. Diğer yandan politik düzeyde alınan kararlarla uygulanmaya çalışılan bazı yoksul yanlısı çabalar, yoksulların gerekli motivasyona sahip olmamaları ve toplumsal alanda engelleyici çabalar ile başarısızlığa uğramaktadır. Bu nedenle aşağıdan yukarı stratejiler, yukarıdan aşağı stratejilerin başarısı için de gerekli olmaktadır. Yerel düzeyde başarı örnekleri yaratarak gerekli politikalar için kamu desteği sağlanması için de gene bu stratejiye ihtiyaç vardır.

Anahtar Kelimeler: katılımcı yaklaşımlar, kırsal yoksulluk, kendine yardım grupları, tarım politikası
Araştırmayı İndir

Ekonomik Ve Ekolojik Kriz Karşısında Türkiye Tarımı

Yazar: Tayfun Özkaya
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Diğer
Özet
Dünyamız bir yandan daha çok küresel iklim değişikliği ile kendini ortaya koyan ekolojik kriz, diğer yandan da hala içinden çıktığımız söylenemeyen bir ekonomik kriz içinde bulunmaktadır. Küreselleşmenin damgasını vurduğu yirminci yüzyılın son yarısında tarımsal ürünler iç ve dış ticareti artmış, endüstriyel tarım sistemi yoğunlaşmıştır. Bu gelişmeler bir noktadan sonra enerji kullanımındaki artışla ekolojik krizi derinleştirirken diğer yandan da ekonomik krizin etkilerini şiddetlendirmiştir. Tarım ve tarım politikasındaki yeni arayışlar dünyanın dört bir yanında yoğunlaşmıştır. Bilim insanları ve çiftçilerin birlikte önderlik ettiği tarım ve ticaret alternatifleri birçok yerde başarısını ispatlamıştır. Çevre ve çiftçi dostu tarım sistemleri her iki krize çözüm getirmektedir. Gerek yerel toplulukların gerekse bölge ve ülkelerin tarımsal üretimlerini ekoloji dostu sistemlerde yaparak yerel olarak tüketmelerinin daha yararlı olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak bu istenilen değişimler ekonominin doğal evrimi ile başarılacak gibi görülmemektedir. Çünkü dünyanın çoğunluğunda endüstriyel tarım sistemlerini destekleyen tarım politikaları uygulanmaktadır. Bu politikalar aynı zamanda ekonomik krizleri doğuran ortamı yaratmaktadır. Ekonomik ve ekolojik krizden çıkış es zamanlı çözülecek bir problemdir ve çözüm vardır.
Anahtar Kelimeler: ekonomik kriz, ekolojik kriz, tarım sistemleri, ekolojik tarım, tarım politikası

Araştırmayı İndir

Kırsal Kalkınma,Yayım Ve Tarımsal Araştırmalarda Katılımcı Kırsal Değerlendirme Yaklaşımı Ve Uygulama Sonuçları

Yazar: Tayfun Özkaya, Buket Karaturhan, Murat Boyacı
Yıl: 2000
Yayım Yeri:4. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Araştırmayı İndir