Fındık Üretiminde Aflatoksin Oluşumunun Önlenmesi Projesinin Ekonomik Rant Analizi

Yazar: Süleyman Karaman
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Türkiye fındık ihracatının büyük yoğunluğu Avrupa Birliği ülkeler ne yapılmakladır. Bu nedenle, bu ülkeler tarafından uygulanan ithalat aflatoksin standartlarının yerine getirilmesi zorunlu olduğundan İstanbul ve Karadeniz ihracatçı Birlikleri tarafından aflatoksin azaltma projesi uygulamaya geçirilmiştir. Proje, kurutma, işleme ve depolama gibi hasat sonrası işlemlerin gerçekleştirilmesi sırasında aîlatoksin oluşumuna etki eden faktörleri ortadan kaldırmayı amaçlamakladır. Aflatoksin içermeyen fındık üretimi sonucunda, ihracat piyasası üretici rantında (3789 I 26702 $) artış, yurtiçi piyasası üretici rantında (-2762594 8 $) ve tüketici rantında (-15736430066 $) azalma olması beklenilmekledir. Böylece aflatoksin projesi, fındık ihracatında 2212418148 $’lık gelir artışı sağlayacaktır.

Anahtar Kelimeler: fındık, aflatoksin, ekonomik rant

Araştırmayı İndir

Bal Üretimine Kovan Tiplerinin Etkisi: Sınır Testi Yaklaşımı İle Eşbütüleşme Analizi

Yazar: Hasan Vural, Süleyman Karaman
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet Türkiye zengin florası, uygun ekolojisi ve koloni varlığı açısından arıcılıkta büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak Türk arıcılığı doğal kaynakların bu zenginliğinden yeterince yararlanamamaktadır. Bunu etkileyen başlıca faktörlerden biri fenni kovan kullanımının azlığıdır. Bu araştırmada eski ve yeni tip kovan kullanımının bal üretimine etkisi incelenmiştir. 1936-2005 arasında kovan tipleri kullanımına ait zaman serisi ARDL modeli ile analiz edilmiştir. İstatistiksel analiz sonucunda yeni tip kovan sayısındaki artışın bal üretimini olumlu yönde etkilediği görülmüştür.
Anahtar Kelimeler: arıcılık, kovan, bal, sınır testi, eşbütünleşme analizi.

Araştırmayı İndir

Enerji İçecekleri Tüketim Davranışları: Antalya İli Örneği

Yazar: B. Özkan, G. Akpınar, S. Karaman, M. Ceylan
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet:

Gelişen teknoloji ve değişen tüketici talepleri gıda sektöründeki üretim anlayışını da değiştirmiş, bazı tüketici grupları için farklı gıdalar üretmeye yöneltmiştir. Fonksiyonel gıda sektörü de tüketicilerin bazı taleplerini karşılamak amacıyla ortaya çıkmıştır. İlk olarak 1930’larda ortaya çıkan fonksiyonel gıda sektörü enerji içeceklerini de içine alarak dünya genelinde 80 milyar dolarlık bir pazar genişliğine ulaşmıştır. Enerji içecekleri fonksiyonel gıdalar sektörü içinde 1,5 milyar dolar Pazar payına sahip olan ve gittikçe de pazar payı büyüyen bir ürün grubudur. Türkiye’de 2002 yılında yayınlanan enerji içecekleri tebliğinde 350 mg/l olan kafein miktarı tüketici sağlığı açısından sakıncalı bulununca satışı yasaklanmış, sonra yönetmelik Gıda Kodeksi’nin istediği ile 150 mg/l olarak değiştirilince gıda güvenliği yönünden uygun bulunarak 2006 yılında satışı serbest bırakılmıştır.
Türkiye’de henüz yeni sayılabilecek bir sektör olan ve hızla büyüyen enerji içecekleri sektöründe özellikle gıda güveliği yönünden yeterince tüketici araştırması yapılmadığı düşüncesiyle yola çıkılan bu araştırmada: sosyo-ekonomik değişkenlerin ve ürün özelliklerinin satın alma davranışlarına etkisi incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yaş, enerji içecekleri tüketiminde etkili bir faktördür. Satın almada en çok televizyon reklamlarından etkilenen tüketiciler, enerji içeceklerini genellikle eğlence yerlerinde tüketmektedirler. Tüketicilerin enerji içeceklerini satın almasında fiyat en önemli faktör olarak belirlenirken, son kullanma tarihi, besinsel içerik ve sağlık açısından güvenilirlik faktörleri ise tüketiciler tarafından fazla önem verilmeyen faktörler olarak tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel Gıdalar, Enerji İçecekleri, Tüketici, Antalya.

Araştırmayı İndir

Sulama Organizasyonlarının İşletmecilik Yönünden Değerlendirilmesi: Aksu İlçesi Örneği

Yazar: Betül Sayın, M.Ali Çelikyurt, Süleyman Karaman, Hüseyin Akkaya
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Hızla artan nüfusu besleyebilmek için gerekli olan tarımsal üretimi elde etmek amacıyla, sulanan tarım alanlarının giderek genişletilmesi, içme ve kullanma suyu ile sanayi sektörünün su talebinin artması gibi çeşitli etkenler küresel bir su krizini gündeme getirmiştir. Küresel ısınma ve benzeri etkiler ile giderek artan su kıtlığı olgusu da zorunlu olarak ülkeleri; su kaynaklarının kullanımı, yönetimi ve geliştirilmesi ile ilgili politikalar üretmeye ve uygulamaya yönlendirmiştir. Türkiye’nin yıllık ortalama 112 milyar m3’lük kullanılabilir su potansiyelinin %72’si tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Su dağıtımı, 1993 yılından itibaren DSD tarafından inşa edilen sulama tesislerini devralan sulama örgütleri tarafından yürütülmektedir. Bu çalışma kapsamında, Antalya ili Aksu İlçesi’nde su dağıtımı faaliyetini yürüten sulama örgütlerinin işletmecilik yönünden değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Dört adet sulama birliği ile bir adet yerel yönetim sulama işletmesine ilişkin ikincil verilerin materyal olarak kullanıldığı bu çalışmada, sulama organizasyonları; fiziksel, kurumsal ve ekonomik yönden incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; şebekelerde sulama oranı %37.3 ile %69.0, su temin oranı ise 1.9 ile 3.4 arasındadır. Performans göstergelerinden, su ücreti toplama etkinliği ve işletme bakım personeli basına sulanan alan büyüklüğü ortalama olarak sırasıyla %56.3, and 214.4 ha/kişi olarak belirlenmiştir. İncelenen sulama birliklerinde mali yeterlilik oranı %70’in üzerindedir.

Anahtar Kelimeler: Sulama işletmeciliği, tarımsal sulama, sulama organizasyonları

Araştırmayı İndir