Türk Gıda Sanayiinin Rekabet Gücü Açısından Değerlendirilmesi

Yazar: Şule Turhan
Yıl: 2002
Yayım Yeri: 5. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Erzurum
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet: Özellikle ekonominin liberalleşme sürecine girdiği 1980’li yıllardan itibaren oluşan hızlı gelişmelerden ülkemiz gıda sanayide etkilenmiştir Teknolojide kaydedilen ilerlemeler in dc katkısı ile sanayide doğrudan ihracata yönelik üretim yapısıyla uluslararası piyasalarda bazı alt sektörlerde rekabet edebilir konuma ulaşmıştır Gıda sanayiimizi özellikle ihracat potansiyeli açısından değerlendirecek olursak sadece meyve-sebze işleme sanayiinin rekabet gücüne sahip olduğunu görmekteyiz. Diğer alt sektörler hakkında aynı kararı vermek doğru değildir Hammadde sorunu başta olmak üzere verimlilik, kalite, finansman, atıl kapasite, modernizasyon ve pazarlama gibi sorunlar rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemektedir Söz konusu bu sorunların çözümlenmesi sektörün rekabet gücünü arttıracak ve gıda sanayiinin alt dalları itibariyle gelişimine yardımcı olacaktır

Anahtar Kelimeler: Rekabet rekabet gücü, gıda sanayi, dışsatım

Araştırmayı İndir

Gıda Sanayii İşletmelerinde Rekabet Gücünü Belirleyen Faktörler

Yazar: Şule Turhan,Bahattin Çetin
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet: Dünya ekonomisinde, özellikle 1970’lerden sonra yaşanan değişimler ve buna paralel olarak hı/la değişen üretim sistemleri, uluslararası piyasalarda rekabet şartlarını da değiştirmiştir. Büyük ölçüde maliyetlerin düşürülmesine bağlı olan rekabet gücü, küreselleşen günümü/ dünyasında pek yok llrma tarafından dikkat edilmesi /orunlu bir uygulama haline gelmiştir. Bu nedenle, firmaların rekabette sadece maliyetleri düşürmeye yönelmeleri, /amanla sürdürülebilir bir rekabet avantajı elde edememelerine yol açmıştır. Günümü/ ekonomilerinde rekabetin esası ve rekabette sürdürülebilirliğin temel şartı, firmaların yenilik yaratma potansiyelini ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalar yapmalarına bağlı olmuştur. Rekabet gücünü belirleyen faktörlerin temelinde kapsamlı bir rakip firma analizi olması gerekmektedir. Herbir rakibin yapabileceği olası strateji değişikliklerinin ve herbir rakibin diğer firmaların başlatabileceği .stratejik hamlelere olan olası tepkilerinin saplanması rakip fırına analizinin amacım oluşturur. Özellikle ürün planlamasının temelinde yalan rekabet analizinde tüm önemli mevcut rakipler irdelenmelidir.

Anahtar Kelimeler: Rekabet, rekabet gücü, gıda sanayi

Araştırmayı İndir

Türk Gıda Sanayiinde Markalaşma Trendleri

Yazar: Başak Canan Şule Turhan
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet: Rekabet ortamında firmalar kalitelerini arttırmak ve markalanmak suretiyle rekabet güçlerini arttırmaya çalışmaktadırlar. Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal hizmetlerini sağlayan her türlü ifade ve işaretlerdir. Malın imajı: kalite, müşteri memnuniyeti, reklam, rekabet vb. faktörlere bağlı olmakla birlikte, bu konuda yaptığımız her türlü çaba tüketici gözünde marka adı altında toplanmaktadır. Markalar: sanayileşme ile birlikte önem kazanmaya başlamış, globalleşme ve serbest piyasa ekonomisinin hakimiyeti nedeniyle artan ürün çeşitliliği ve tüketici bilinci sonucunda gıda sektörü ve diğer sektörlerde marka konusuna verilen önem artmaktadır. Tarım ülkesi olan Türkiye’de gıda sektörünün rekabet gücünü artırabilmesi için, beli büyüklüğe ulaşan firmaların uluslararası düzeyde markalaşmaya kesinlikle önem vermeleri gerekmekledir. Gıda sektöründe markalaşmanın rekabete iki şekilde etkisi olabilir. Birincisi markalaşmış malın tüketici bağlılığı sayesinde yüksek fiyatla satış yaparak yüksek kar marjı sağlaması, İkincisi ise özel markalarda olduğu gibi düşük fiyat ve kar marjı ile daha çok satış yaparak pazar payını arttırmasıdır. Avrupa ve ABD’nde özel markaların pazar payı % 30’lar civarındadır. Ülkemizde de yükselen bir pazar olan özel markalar tüketim ve üretim aşamasında kazanç sağlama ilkesini taşımaktadır. Özel markalar perakendeciler, kobiler ve pazarlama masrafları gittikçe artan büyük şirketler İçin ihracat yolu ile uluslararası pazarlara açılma ve ulusal pazarlarda pazar payını arttırma imkânı sağlamaktadır
Anahtar Kelimeler: Rekabet, marka, gıda sanayii, private label

Araştırmayı İndir

EurepGap Uygulamalarının Türk Yaş Meyve-Sebze Üretimi Ve Rekabet Gücü Üzerine Etkileri

Yazar: Şule Turhan, Tolga Tipi, A.Orkun Erol
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet: Ekolojik yapısının uygunluğu nedeni ile önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olan Türkiye, 2003 yılı verilerine göre 43 milyon ton yaş meyve – sebze üretimi ile dünyada önemli bir üretici ülke olmasına karcın, bu miktarın ancak %3.7’si gibi yok küçük bir bölümünü ihraç edebilmektedir. Avrupa’daki yaş meyve, sebze pazarının %70-80’lik kısmına hakim olan hipermarket ve süpermarketler tüketicilerine sundukları yaş meyve sebze ürünlerinde son yıllarda gündeme gelen insan sağlığını tehdit eden belli bazı riskleri en aza indirmek amacı ile 1999 yılında EurepGap Protokolünü ortaya koymuşlardır. Ürünlerini farklı ülkelerden ithal eden bu kuruluşlar arasında arlan rekabet ortamı gıda güvenliği konusunu her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. EurepGap disiplininde tarımsal üretimin ülkemizde uygulanabilme oranı doğrultusunda ihracatımız devam edebilecek veya uygulamaların hayata geçirilmesindeki gecikmeler İhracatımız iyin sınırlayıcı bir faktör oluşturabilecektir. EurepGap Protokolüne uygun üretim sadece ihracat ayısından değil, güvenli gıda tüketmesi en doğal hakkı olan ülkemiz tüketicisi ayısından da üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Nitekim. Türkiye’de İyi Tarımsal Uygulamalar’a ilişkin yönetmelik 8 Eylül 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ülkemizde sağlanacak olan “İyi Tarımsal Uygulamalardaki” gelişmeler sayesinde meyve sebze üretimi ve ihracatımız İvme kazanacak, dış ve iç pazarlarda güvenli ürün eldesi mümkün olacaktır.

Anahtar Kelimeler: EurepGap, yaş meyve-sebze, ihracat, rekabet gücü

Araştırmayı İndir

Sofralık Zeytin Üretimi ve Pazarlama Stratejileri: Bursa İli Örneği

Yazar: P. Aydın, Ş. Turhan, B. Erdal
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet:

Zeytin, dünyada Akdeniz havzasında yer alan ya da Akdeniz iklim özelliklerini gösteren 25 ülkede ekonomik anlamda tarımı yapılan bir meyvedir. Türkiye’de üretilen sofralık zeytinin % 85’i siyah, %15’i yeşil ve rengi dönük olarak işlenmektedir. 2012 yılı verilerine göre Türkiye, zeytin üretiminde dünyada 4. sırada yer alırken sofralık zeytin üretiminin yıllık yaklaşık 35 bin tonluk kısmını ağırlıklı olmak üzere Romanya, Bulgaristan, Rusya ve Almanya’ya ihraç etmektedir. Ülkemizde 400 bin ailenin geçim kaynağı zeytinciliktir. 8-10 bin kişinin ise gelirine dolaylı katkıda bulunmaktadır. Tüm bu yönleriyle bakıldığında zeytin ülkemiz ekonomisi açısından önemli bir yere sahiptir. Türkiye’deki yıllık zeytin üretimin yaklaşık %10’luk kısmı Bursa ilinde yetişmektedir. Bursa İli zeytin çeşitleri ve üretimdeki payı açısından Türkiye ekonomisinde önemli bir paya sahiptir. Dünya zeytinciliğinde gen kaynağı açısından en zengin y ere sahip olan Anadolu’da zeytincilik yapılırken genetik çeşitlilik ve ekolojik farklılıkların yaratmış olduğu değerlerin farkında olunup kıymetinin bilinmesi ve bunun ekonomik kazanca dönüştürülmesi gerekmektedir. Dünya sofralık zeytin üretiminde, özellikle sofralık siyah zeytinde önde gelen ülkeler arasında yer alan ülkemizin uluslararası pazarda kendine daha fazla yer bulabilmesi ihracat sorunlarının çözümlenmesini gerektirmektedir. Bunun için üretim yöntemlerini iyileştirici çalışmaların yanı sıra yeni yöntemler denenmeli, bulunan yöntemler en kısa sürede üreticiye aktarılarak uygulamaya geçirilmeli ve devletin yetkili organları faaliyette bulunmalıdır.
Anahtar Kelimeler: Zeytin, Sofralık Zeytin, Bursa.

Araştırmayı İndir

Helal Gıda Sertifikası ve Dış Satımdaki Rolü

Yazar: B. Erdal, Ş. Turhan, P. Aydın, C. Sipahioğlu
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslar Arası Tarım Ve Ticaret
Özet:

İlk olarak 1970’lerde margarin ile gündeme gelen helal gıda kavramı ülkemizde et ve et ürünleri ile başlamış günümüzde giderek yaygınlaşarak bir çok gıda üretiminde uygulanır hale gelmiştir. Helal gıda kavramı, uluslararası The Codex Alimentarius Komisyonu tarafından İslami kurallar doğrultusunda izin verilen gıda olarak tanımlanmaktadır. Helal sertifikalama, güvenilir, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntemdir. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlardır. Özellikle tarım ve gıda ürünlerinde helal gıda sertifikası İslam ülkeleri açısından önemli bir güven unsurudur. İki milyar İslam nüfusunun olduğu düşünüldüğünde ise helal ürünler pazarı İslam ülkelerine yapacağımız ihracat açısından önemli bir avantajdır. Dünya üzerinde 112 ülkeye yayılmış durumda olan helal gıda pazarının yıllık 150 milyar dolarlık işlem hacmine sahip olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise 2012 yılı verilerine göre toplam 240 gıda firması helal sertifikası almış olup bu firmaların %37. 4’ ünü bitkisel üretim firmaları %43.3’ ünü hayvansal üretim firmaları oluşturmaktadır. Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de helal gıda sertifikası önem kazanmaya başlamıştır. Müslüman tüketicilerin ağırlıklı olarak yaşadığı pazarlara girmek isteyen ihracatçılar için helal sertifikası yeni kapılar açabilir. Tüketicilerin bilinçlenmesiyle birlikte de helal sertifikasının öneminin giderek artması beklenmektedir.
Anahtar Kelimeler: Helal gıda, dışsatım, sertifika.

Araştırmayı İndir

E-Ticaret’in Pazarlama Üzerindeki Etkileri: Meyve Sebze İşleme Sanayi Örneği

Yazar: Şule Turhan, Zeynep Parseker, Burcu Erdal, Bahattin Çetin
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü dünya ekonomisinde önemli bir yer tutmakta ve payını sürekli arttırmaktadır. Elektronik ticaret kavramı ise bilişim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişim ve gelişmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve çağımızda giderek artan bir ölçüde küresel boyutta yayılan bir kavram olarak karsımıza çıkmaktadır. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye’de de bilişim teknolojilerinin kullanımı tüm sektörlerde yansımasını göstermektedir. Teknolojiden yararlanarak katma değer yaratılan sektörlerin basında gelen gıda sanayinde İnternet ve Web siteleri aracılığıyla ticaretin gerçekleştirilmesiyle etkinlik ve verimlilik artısı olmakta ve aynı zamanda is süreçlerinde kolaylık, tasarruf ve hızlılık da sağlanmaktadır. Günümüzde küreselleşme sürecinde dünya tarım ürünleri ticaretinde yeniden yapılanmanın hız kazanmasıyla pazarlama hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve özellikle Web ortamında teknolojik çeşitlilik kazanan pazarlama araçlarının etkin kullanılması önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın konusunu oluşturan meyve-sebze isleme sanayi, gıda sanayi alt sektörleri içerisinde en fazla işletmeye sahip ikinci sektördür. Sektör, sahip olduğu pazar imkanları ve hammaddenin kolay ve ucuz temini bakımından da yabancı firmaların ilgisini çekmektedir. 2009 verilerine göre en fazla yabancı sermayeli şirketi bünyesinde barındırmaktadır. İhracat-ithalat dengesi incelendiğinde ihracat lehine çok ciddi bir fark olmasına rağmen sektördeki ithalat son 5 yıl içerisinde 3 kat artarak 41 milyon dolardan 179 milyon dolara çıkmıştır. Aynı süre içerisinde sektörün ihracatı ise 1548 milyon dolardan 2318 milyon dolara artış göstermiştir. Kurulu kapasitesi yaklaşık 10.4 milyon ton/yıl olan meyve-sebze isleme sanayinin son yıllarda kapasite kullanım oranı ve miktarı da artmıştır. Araştırmada, is yeri sayısı ve yaratılan katma değer bakımından en yoğun olan Marmara Bölgesi ele alınmış ve bu bölgede üretim yapan meyve sebze isleme tesislerindeki e-ticaret hizmetleri incelenerek bu hizmetlerin pazarlama üzerindeki etkileri tartısılmıstır.11 ilde 121 firma ile yapılan anket değerlendirmeleri sonucunda pazarlama işlevinde internet kullanım oranının %89 olduğu ve firmaların yaklaşık %43’ünün web sayfası kullanımı sonrası pazarlama performansının % 50-100 arasında değiştiği saptanmıştır. Firmalar etkin, kaliteli ve doyurucu bir web hizmeti sağlamaları halinde ulusal ve uluslar arası pazarlarda rekabet avantajı sağlayabilecekler ve bilgi ekonomisine yönelik entegrasyon sürecinin hızlandırılmasıyla dışsatım olanakları ve büyümeye yönelik faaliyetleri artacaktır.
Anahtar Kelimeler: Meyve-sebze işleme sanayi, elektronik ticaret, web, internet

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Kırmızı Ette Fiyat Oluşumu Ve Etkileyen Faktörler

Yazar: Şule Turhan, Burcu Erdal, Bahattin Çetin
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Hayvancılık dünyada ve Türkiye’de ekonomik, sosyal ve beslenme açısından önem taşıyan bir sektördür. Beslenmede büyük önem taşıyan hayvansal ürünler içerisinde, protein bakımından zengin olan kırmızı et, 2009 yılında 576 bin ton et üretimi ile tüketimi karşılayamayacak duruma gelmiştir. İthalat, kaçak hayvan ve kaçak et ile talep karşılanmaya çalışılmakta ve üstelik kişi basına tüketim sürekli düşmesine rağmen kırmızı et açığı giderek büyümektedir. Kişi basına düşen kırmızı et tüketimi Amerika’da 90 kg., Avrupa’da 60 kg. iken bu rakam Türkiye’de 10 ile 25 kg. arasında değişmektedir. Ülkemizde kırmızı et tüketimi ve üretimi yeterli düzeyde değildir. Tüketicinin gelir seviyesi, kültürel özellikleri, zevk ve alışkanlıkları, demografik yapı kırmızı ete olan talebi etkilemektedir. Her ekonomik faaliyette olduğu gibi sektörün devamlılığı için karlılığı ve alternatif faaliyetlere göre ek getirisi olması ve fiyat ve pazar istikrarını sağlaması gerekir. Son yıllarda yaşanan kuraklık, hayvan sayısındaki azalmalar, çayır mera alanlarının yetersizliği, nüfus artısı, yem fiyatlarındaki artış, vb. gibi birçok faktöre bağlı olarak arz miktarı azalmış kırmızı et fiyatları görece olarak artmıştır.
Anahtar Kelimeler: kırmızı et, kırmızı et arzı, kırmızı et talebi, fiyat

Araştırmayı İndir