Kırsal Kalkınmada Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri Daha Etkin Rol Alabilir mi? Başarılı Bir Kooperatif Örneği

Yazar: M. Can, M. Sayılı, Ş. Kalanlar
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Örgütlenme
Özet
Toslak Yeniköy Hacıkerimler Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 2005 yılında 3 köyün birleşmesi ile kurulmuştur. Bu köylerdeki nüfus miktarı; 3.574 kişi, tarım işletmesi sayısı ise 900 civarındadır. Kooperatifin 80 adet üyesi bulunmaktadır. Kooperatif bünyesinde; Migros Ticaret A.Ş.’ye sebze-meyve tedarik işleri (yıllık yaklaşık 100.000 ton meyve-sebze) yapılmakta, iyi tarım uy gulamaları gerçekleştirilmekte, sertifikalı domates yetiştiriciliği kursu düzenlenmekte, ayda iki sefer olmak üzere bölge çiftçilerine yönelik eğitim seminerleri gerçekleştirilmekte ve ayrıca haftalık rutin sera kontrolleri ile reçeteye bağlı gübre ve ilaç kullanımı konusunda danışmanlık hizmetleri yapılmaktadır. Tüm bu veriler ışığında kooperatif bölge kalkınması açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Çalışmanın ana materyalini; kooperatife üye olan 75 adet ve üye olmayan 430 adet çiftçi ile toplam 505 adet anketten elde edilen veriler oluşturmaktadır. Çalışmada ki-kare başta olmak üzere kooperatif üyeleri ve üye olmayanlar arasındaki farklılıkları belirlemek üzere logistik regresyon analizi ve ortalamalar arasındaki farkları belirlemek için ise one-sample t testinden yararlanılmıştır. Araştırma alanında anket yapılan kişilerden; kooperatife üye olanların %93,33’ü ve üye olmayanların %97,21’i erkeklerden oluşmaktadır. Yaş ortalaması kooperatife üye olanlarda 49, kooperatife üye olmayanlarda ise 48’dir. Kooperatife üye olanların %86,67’si, üye olmayanların ise %88,61’i ilkokul mezunudur. Ayrıca çalışmada, ankete katılanların diğer sosyo –demografik özellikleri de ortaya konmuştur. İşletme başına düşen cam sera alanı; kooperatife üye olan işletmelerde ortalama 1.832,35 m2 ve üye olmayan işletmelerde ise 1 897,76 m2 olarak hesaplanmıştır. Kooperatif kendi ortaklarının ve diğer çiftçilerin ürünlerini alabilmekte ve pazarlayabilmektedir. İncelenen işletmelerin %42,67’si kooperatife üye olduktan sonra gelirlerinde olumlu yönde bir değişiklik olduğunu ifade etmişlerdir. Sonuç olarak, çalışmada kırsal kalkınmada tarımsal kalkınma kooperatiflerinin daha etkin rol alabileceği belirlenmiştir. Bu bağlamda ele alınan kooperatifin başarısının altında yatan nedenler iyice araştırılmalı ve başka üretici örgütlerine de model olabileceği unutulmamalıdır.

Anahtar Kelimeler: Kırsal Kalkınma, Tarımsal Kalkınma Koop eratifi, Pazarlama.

Araştırmayı İndir

Kalkınma Ajanslarının Kırsal Kalkınmadaki Rolü

Yazar:  T. Metin, Ş. Kalanlar, İ. Uçum
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
Dünyadaki hızlı ekonomik, sosyal ve politik gelişmeler ve değişimler, her alanda olduğu gibi kalkınma kavramını da değiştirmiştir. Sadece ekonomik kalkınma anlayışı, yerini toplumu bütün olarak ele alan ve tüm alanları kapsayan entegre kalkınma anlayışına bırakmıştır. Bu değişim sürecinin bir halkası olarak kırsal kalkınma, gelişmiş ve özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomi ve kalkınma politikalarında stratejik bir konuma gelmiştir. Kırsal kalkınma, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde en önemli politika araçlarından birisi olmuştur. Türkiye son dönemde her alanda sağlamış olduğu gelişmelere paralel olarak, kırsal alanın en önemli ekonomik faaliyeti olan tarım sektörü başta olmak üzere, kırsal alanlardaki yaşam kalitesini artırıcı birçok çalışma ve projeleri hayata geçirmiştir. Bu sürecin bir uzantısı olarak, yereldeki tüm paydaşları ve yerelin dinamiklerini kalkınma sürecine katan ve hazırlanan programların yerelde uygulanmasına katkıda bulunan kalkınma ajansları hayata geçirilmiştir. Türkiye’de 26 bölgede kurulan kalkınma ajansları, bölgelerin kendi özgün değerlerini dikkate alarak bölgeye özgü kalkınma stratejilerinin uygulanmasını desteklemektedirler. Birçok bölgede tarım ve kırsal faaliyetlerin öncelikli konu olması, kalkınma ajanslarını kırsal kalkınmada önemli bir aktör haline getirmiştir. Kuruldukları günden itibaren farklı isimler altında birçok kırsal kalkınma programlarını, teknik ve mali destek mekanizmaları ile desteklemişlerdir ve desteklemeye devam etmektedirler.

Anahtar Kelimeler: Kırsal kalkınma, kalkınma ajansları, destek programları.

Araştırmayı İndir

Küresel Gıda Güvenliği Endeksi ve Türkiye

Yazar: N. Yürekli Yüksel, A. Zan Sancak, G. Keskin, D. Dönmez, Ş. Kalanlar, E. Aygören, F. Canik
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Gıda güvenliği 1996 yılındaki “Dünya Gıda Zirvesi”nde insanların her zaman sağlıklı ve aktif bir yaşam için beslenme ihtiyaçlarını karşılayan yeterli ve sağlıklı gıdaya fiziksel, sosyal ve ekonomik olarak erişmesi şeklinde tanımlanmıştır. Küresel gıda endeksinde 107 ülke yer almaktadır. 107 ülkede erişilebilirlik, bulunabilirlik ve kalite-güvenlik olmak üzere üç temel sorun endekslenmektedir. Bu üç temel sorunun altında gıda satın alma gücü, miktarı, kalitesi ve güvenliği gibi 27 unsur göz önüne alınmaktadır. Bu unsurlar dikkate alınarak ülkelere “Küresel Gıda Endeksi” nde 1’den 100’e kadar puan verilerek sıralamalar oluşturulmaktadır. Küresel gıda endeksinde 2013 yılında gıdada en güvenli ilk üç ülke sıralamasında, ABD (%87,2), Norveç (%86,3) ve Fransa (%84,1) yer almaktadır. Türkiye ise 107 ülke arasında 38’inci sırada yer almaktadır. Yüksek gelir düzeyine sahip ülkelerin liste başında yer alma nedenleri arasında, geniş gıda tedariki, gıdaya yapılan harcamaların göreceli olarak düşük olması ve Ar-Ge alanında yaptıkları önemli yatırımlar gösterilmektedir. Sahra Altı Afrika ülkeleri ise endekste, gıda konusunda en hassas ülkeler olarak yer alıyor. Endeksin son üç sırasında Burundi, Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) yer alıyor. Son 10 yılda küresel gıda fiyatlarının enflasyonun iki katı artış gösterdiği ve bunun bir anda milyonlarca kişinin yoksullaşmasına neden olduğu kaydedilmektedir. Bu çalışmada, gıda güvenlik endeksinin ülkeler itibari ile karşılaştırması yapılarak, hangi ülkelerin gıda açısından güvenli, hangi ülkelerin risk altında olduğu ve ülkelerin avantajlı dezavantajlı olduğu unsurlar incelenecektir. Ayrıca, küresel gıda endeksindeki unsurlar dikkate alınarak Türkiye’nin gelişmiş ülkeler düzeyine ulaşabilmesi için yapılması gerekenler araştırılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Gıda, Gıda Güvenliği, Küresel Gıda Güvenliği Endeksi.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Büyükbaş Hayvansal Atıklardan Biyogaz Üretim Potansiyeli

Yazar: A. Zan Sancak, K. Sancak, M. Demirtaş, D. Dönmez, , Ş. Kalanlar S. Arslan
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Dünya nüfusu hızlı bir şekilde artma eğilimindedir. Dünya Bankası verilerine göre 2012 yılında 7 milyar olan dünya nüfusunun 2020 yılında 7,6 milyara yükseleceği tahmin edilmektedir. Dünya nüfusundaki sürekli artış, mevcut kaynakların azalmasına neden olmaktır. Çoğu sınırlı olan kaynakların azalması, artan nüfusun ihtiyaçlarının karşılanamaması ile beraber açlık, işsizlik, yoksulluk gibi küresel sorunları beraberinde getirecektir. Bu sorunları önleyebilmek ve mevcut kaynakların daha uzun süre insanlara hizmette tutulabilmesi için bu kaynakların uygun şekilde kullanılması ve yenilenmesi gerekmektedir. Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de endüstrileşme ve nüfus artışı yüzünden hızla büyüyen bir enerji ihtiyacı gözlenmektedir. Yurtiçi enerji kaynakları miktar ve kalite olarak yetersiz olduğundan önemli miktarda ithalata gereksinim vardır. Fosil yakıtları esas alan enerji üretimi ve kullanımı; yakıt konusunda dışa bağımlılık, yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzluklar doğurmaktadır. Fosil yakıtlardan elde edilen enerjide sınıra yaklaşılmış olması, ekonomik olarak kullanıma uygun teknolojilerle yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanılması gerekliliğini doğurmuştur. Günümüzde enerji ihtiyacına önemli ölçüde katkıda bulunulacağı düşünülen biyogaz üretimi, alternatif bir enerji potansiyeli olarak karşımıza çıkmaktadır. Biyolojik arıtma sisteminin bir alternatifi olan biyogaz üretimi, aslında küçük ölçekli bir anaerobik arıtma sistemidir. Biyogazın üretiminde hammadde olarak genellikle organik atıklardan yararlanılmaktadır. Bu atıklar içerisinde de hayvan gübreleri önemli bir yer tutmaktadır. Hayvan gübresinden biyogaz üretilirken, hem gaz elde edilmekte hem de gübre, fermantasyon süresi içerinde olgunlaşarak, tarlaya erken atılması sağlanmaktadır. 2012 yılı TÜİK kayıtlarına göre Türkiye’de büyükbaş hayvan sayısı toplamı 14 milyon adet civarıdır. Bu çalışmada Türkiye ve illerinde hayvan sayısı ve biyogaz üretimi araştırılmıştır. Sonuçlar Türkiye’deki büyükbaş hayvan gübresinden biyogaz tesisleri kullanılarak yaklaşık olarak 2.533.487.544 m3/yıl biyogaz üretilebileceğini ve bu üretim ile de 11,9 milyar kWh elektrik enerjisi üretilebileceğini göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Hayvansal Atıklar, Biyogaz, Hayvansal Üretim, Atıklardan Biyogaz Üretimi

Araştırmayı İndir

Dünyada Artan Gıda Fiyatları ve Yoksulluk

Yazar: Şevket Kalanlar, Alkan Demir, Deniz Dönmez
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), Gıda Fiyatları İndeksi 2011 Kasım ayında aylık bazda yüzde 1 oranında azalarak 215 puana yükselmiş yani dünya gıda fiyatları 2005 yılına göre son beş yılda %115 artmıştır. 2009 yılından günümüze en yüksek fiyat dalgalanmalarının şekerde olduğu görülmektedir. Artan gıda fiyatları, yoksulluğu körüklemektedir. Dünyadaki yoksul nüfusun üçte ikisi Asya’daki gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. Giderek yükselen gıda fiyatları Asya Kıtasında yaşayan yaklaşık 64 milyon insanı aşırı yoksulluğa itebilir.OECD ve FAO’nun ortak hazırladığı “Tarımsal Durum Tahmin Raporu 2011-2020” adlı raporuna göre, tüm dünyada gıda fiyatlarındaki artış önümüzdeki on yılda da istikrarlı bir şekilde devam edecektir. Dünyanın belli bölgelerinde %40’lara varan fiyat artışlarının önümüzdeki 10 yılda gözleneceği öngörülmektedir. Tüm bu veriler gıda fiyatlarının uluslararası alanda artmakta olduğunu göstermektedir. Ancak gelecek öngörülerinde en yüksek fiyat artışlarının etanol, biyodizel, tereyağı ve kanatlı etinde olacağı, en düşük fiyat artışlarının ise buğdayda olacağı tahmin edilmektedir. Dünya buğday, pirinç, mısır ve soya ürünlerinin 1961-2011 yılları arasındaki nominal ve gerçek fiyatlarla seyri incelendiğinde gıda fiyatlarının uluslararası alanda artmakta olduğunu görülmektedir. Gıda fiyatlarının artışı en çok yoksul kesimleri etkileyecek ve dünyadaki açların sayısını daha da arttıracaktır. Neticede ise; gıda üretemeyenler, gelecekte paraları olsa dahi gıdaya ulaşmada zorluk çekecektir. Bu nedenle Türkiye tarıma daha fazla önem vermelidir.

Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Dünya Gıda Fiyatları, Hububat Fiyatları, Zaman Serisi Analizi
Araştırmayı İndir

Tüketicilerin Avrupa Birliği Algıları Ve Beklentileri

Yazar: Ömer Altıntaş, Ferhat Şelli, Şevket Kalanlar
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Yapılan bu çalışmada tüketicilerin Avrupa Birliği algısı ve Avrupa Birliğine uyum sürecinin gıdalara etkisi konusundaki görüşleri incelenmiştir. Avrupa Birliğine uyum sürecinde gıda kalitesi konusunda, piyasa ve fiyat açısından tüketicilerin algıları ve beklentileri ölçülmüştür. Ankete katılanların çoğunluğu Ortak Tarım Politikası’nın tüketicilere sağladığı faydaların başında gıda kalitesi ve güvenliğini sağlaması gelmektedir. Ülkemizde AB’ye ilişkin bir “algı” probleminin varlığı tespit edilmiştir. Tüketici beklentileri incelendiğinde eğitim seviyesi beklentiler arasında fark oluşturmaktadır. Çalışmada tüketicilerin, hane halkı sayısına göre, cinsiyete göre, medeni duruma göre, eğitim durumuna göre, gelir seviyesine göre, mesleklere göre beklentiler arasında fark olup olmadığı araştırılmıştır. Avrupa Birliği’ne bakan herkesin kendi algısının seçiciliği ile farklı bir gerçeği veya boyutu gördüğü ve bu bağlamda Avrupa Biriliği’ni bu şekilde yorumladığı tespit edilmiştir. Tüketicilerin %60’ı AB’ye girildiğinde gıda kalitesinin artacağını düşünmektedir. Artmayacağını düşünenlerin oranı ise % 13’tür. Tüketicilerin yarısından fazlası AB’ye girildiğinde fiyatların artacağını düşünmektedir.

Anahtar Kelimeler: Tüketici tercihi, Avrupa Birliği algıları, tüketici beklentileri.

Araştırmayı İndir

Türkiye’nin Dış Ticaretteki Rekabet Gücüne Göre Dondurulmuş Gıda Sanayi Sektörünün Değerlendirilmesi

Yazar: Berrin Taşkaya, Umut Gül, Şevket Kalanlar
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Bu çalışmada, açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler kavramı ve yöntemi kullanılarak Türkiye dondurulmuş gıda sektörünün dış ticarete konu mallar üreten alt dalları için mukayeseli analiz yapılmıştır. Çalışmada rekabet güçlerinin (RCA) belirlenmesinin yanı sıra, eğilimleri de belirtilerek statik bir analiz yerine, zaman içindeki değişimlerin yönünün belirlenmesi amacı güdülerek, gelecek döneme ilişkin de bir kestirimin yapılabilmesi sağlanmıştır. Çalışmada kullanılan veriler Türkiye İstatistik Kurumundan elektronik ortamda elde edilmiştir. Çalışmada metod kısmında belirtilen RCA indeksi formülü kullanılarak dondurulmuş gıda sektörü için yıllar itibari ile RCA değerleri hesaplanmıştır. Sonrasında yıllar itibariyle verilen bu RCA değerlerinin ortalaması alınarak, her dalın ortalama RCA değeri elde edilmiştir. Bu aşamada hesaplanan değişim katsayısı (CV) vasıtasıyla da sektörün ortalama RCA. değetl-ıvimvı dağılım karakteristiği belirlenmiştir. Bazı dallarda dönemsel olarak ihracat/ithalat rakamlarının çok düşük olması RCA endeksini ilgili yıllarda çok düşük gösterdiğinden değerlendirmenin daha sağlıklı olabilmesi için uygun ortalama ile hesaplanmıştır. Yapılan analizden hareketle; dondurulmuş gıda sanayi sektörünün alt sektör sınıflamasına göre RCA katsayılarında; dondurulmuş meyve ilk sırayı alırken dondurulmuş sebze alt dalı ikinci dondurulmuş sebze konserveleri son sırayı almıştır. Çalışmada RCA skorlarına göre ortalama skor değeri 50 ve üzerinde olanlar “Rekabet Gücü Yüksek’’ ki bu tanıma göre dondurulmuş ülkemiz meyve sektörü rekabet gücü yüksek bir sektör olarak belirlenmiştir. RCA skorları -50 den büyük, 50 den küçük olan sektörler “Rekabet Gücü Sınırda” ülkemiz dondurulmuş sebze sektörü ve dondurulmuş sebze konserveleri rekabet gücü sınırda sektörler olarak tespit edilmiştir. Rekabet gücü sıralamasının dikkat çekici bir sonucu; son beş yıllık eğilim incelendiğinde; dondurulmuş meyve sektöründe endeks azalma eğilimindedir. Dondurulmuş sebze sektöründe ise eğilim sabit ve dondurulmuş sebze konserveleri sektöründe artan bir endeks tespit edilmiştir. Çalışmada dondurulmuş gıda ürünleri; her bir gıda ürünü açısından RCA skorlarına göre ele alınmıştır. Dondurulmuş sebze sektörü, meyve sektörü ve dondurulmuş sebze konserveleri alt ürünlerinin her biri için RCA skorları hesaplanmış analiz edilerek Türkiye dondurulmuş gıda sektörünün dış ticarete konu mallar üreten alt dalları için mukayeseli analiz yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Dünya gıda ticareti, tarım ürünleri, gıda dış ticareti.

Araştırmayı İndir

Türkiye Dünya Piyasalarında Lİder Olduğu Ve Olabileceği 20 Gıda Ürünü

Yazar: Berrin Taşkaya, Umut Gül, Şevket Kalanlar
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Bu çalışmada Türkiye’nin dünya piyasalarında lider olduğu ve olabileceği 20 gıda ürünü belirlenmeye çalışılmıştır. Dünya üretiminde Türkiye’nin ilk sırada yer aldığı ürünler; fındık, kayısı, incir, ayva, kiraz ve mercimek olarak karşımıza çıkmakladır. Ayrıca karpuz, nohut, antepfıstığı, elma, ceviz, kuru soğan, zeylin, çay, arpa, çilek, üzüm, şeftali, şekerpancarı gibi ürünlerde ön sıralarda yer almakta olduğumuz belirtilmiştir. Tarımın GSMH’daki payı yıllar itibariyle düşüş göstermekle birlikte 1990 yılında %17,3 iken 2006 yılında %9,2’ye gerilemiştir. Tarım ürünleri ihracatımız ise yıllar itibariyle artış göstermiş ama genel ihracat içindeki payı giderek düşmüştür. 1990 yılında tarım ürünleri ihracatının genel ihracat içindeki payı %23 iken 2007 yılında bu oran %8,8 olarak gerçekleşmiştir.

Anahtar Kelimeler: tarım ürünleri, ihracat, dünya piyasaları

Araştırmayı İndir

Tüketicilerin Gıda Satış Yerleri Seçimi Ve Bu Seçimi Etkileyen Faktörler

Yazar: Şevket Kalanlar, Ömer Altıntaş, Ferhat Şelli
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet
Gıda alışverişi için tercih edilen yer, gıda güvenliği bilincini ve beklentisini ifade etmektedir. Bu sebeple araştırmamızda, son üketiciler tarafından tercih edilen gıda satış yerleri ve bu tercihi etkileyen faktörlerle ilgili bir takım analizler yapılmıştır. Çalışmada tüketicilerin marketlerden, semt pazarlarından ve seyyar satıcılardan alışveriş yapma nedenleri ortaya konmuştur. Tüketiciler gittikçe daha fazla gıda kalitesi ve güvenliğine önem vermeye başlamıştır. Çalışma, hane halkı sayısına, cinsiyete, medeni duruma, eğitim durumuna, gelir seviyesine, mesleklere göre tüketicilerin gıda alışverişi için tercih etlikleri yerler ve beklentilerindeki farklılaşma ortaya konmuştur. Gıda satış yerlerinde tüketicilerin öncelikli olarak dikkat ettikleri konunun temizlik olduğu görülmektedir. Temizliğin ise iki boyutu vardır ve en önem verileni personel temizliğidir hemen ardından ise ortam temizliği gelmektedir. Tüketicilerin %92’si personel temizliğinin önemli olduğunu belirtirken, ortam temizliğine önem verenlerin oranı %95’tir. Ülkemizdeki her 3 tüketiciden I ’i alışveriş yaptıkları yerin gıda satma izninin olması konusunda bilinçli olduklarını ifade etmemektedir. Bu oranın düşük olması tüketicilerde önemli bilinç eksikliği olarak görülebilir.

Anahtar Kelimeler: Tüketici tercihi, alışveriş alışkanlıkları, sosyal yapı

Araştırmayı İndir

Tüketicilerin Gıdada Marka Ve Seçicilik Algısı

Yazar: Şevket Kalanlar, Ömer Altıntaş, Ferhat Şelli
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet
Yapılan hu çalışmada tüketicilerin gıda güvenliği bilinci ve kişisel olarak ürünlerin denetlenmesi konusundaki bilinç düzeyleri incelenmiştir. Tüketicilerin gıda güvenliğini nasıl anladıkları ve beklentileri ölçülmüştür. Tüketici davranışları ve tüketici davranışlarını etkileyen faktörler: pazarlama faaliyetlerini ve satışı artırıcı çabaları etkileyen başlıca faktörlerdir Bir mal veya hizmeti iyi bir şekilde sunmak için, tüketiciyi etkileyebilen faktörleri göz önünde bulundurmak, satın alma kararına etki eden faktörleri iyi bilmek ve tüketici salın alma karar sürecini iyi analiz, edebilmek hem işletmenin sürekliliği hem de tüketici tatminliliğini sağlar. Araştırmamızda özellikle, pazarlama ve tüketici davranışları arasındaki ilişkiler göz önünde bulundurulup, tüketici davranışlarının pazarlamaya etkisi üzerinde durulmuştur. Ülkemiz tüketicilerinin markalı ve güzel ambalajlı ürünleri tercih etme konusundaki düşünceleri incelenmiştir. Markalı ürün tercihi ile gıda alışveriş yeri tercihi arasındaki ilişki, hane halkı sayısına göre, cinsiyete göre, medeni duruma göre, eğitim durumuna göre, gelir seviyesine göre, mesleklere göre farklılaşma konularında ele alınmıştır. Tüketicilerin %14’ü gıdada markalı ürünleri tercih ettiğini ifade etmemektedir. Ülkemiz tüketicilerinin yarısı markalı ve güzel ambalajlı ürünleri tercih etme konusunda olumlu düşünmektedir. Gıdada markalı ürünlerin kesinlikle önemli olmadığını düşünenlerin oranı ise % 12 ’dir.

Anahtar Kelimeler: Tüketici tercihi, Avrupa Birliği algıları, tüketici beklentileri.

Araştırmayı İndir