Türkiye’de Tarım Ve C02Emisyonu Arasındaki İlişkinin Çevresel Kuznets Eğrisi Yaklaşımı İle Değerlendirilmesi

Yazar: Ahmet Özçelik, O. Orkan Özer, Selma Kayalak
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Bu çalışmada, Türkiye’de tarımın ve çevreye etkisi Çevresel Kuznets Eğrisi varsayımı çerçevesinde eş-bütünleşme analizi yardımıyla değerlendirilmiştir. Kuznets (1955) yılındaki çalışmasında, ekonomik gelişmeye bağlı olarak kişi başına düşen gelir miktarının arttığını ancak gelişmenin ilk safhasında gelir eşitsizliğinin de artmakta olduğunu belirtmiştir. Ayrıca artan gelir eşitsizliğinin ekonomik gelişmenin devam etmesiyle belirli bir dönüm noktasından sonra azalacağını ileri sürmüştür. Kuznets Eğrisi, 1990 yılların başında gelir düzeyi ve çevre kalitesi arasındaki ilişkiye göre tekrar yorumlanmıştır. Gelir dağılımın dengesiz ve yoksulluğun yoğun olduğu ülkelerde, insanlar kaynak kullanımında çevreye duyarlı olamamakta, bu durumda çevre kirliliğini bir kısır döngüye dönüştürebilmektedir. Ülkelerin kişi basına düşen gelir miktarları ve çevre kirliliği arasındaki ilişki irdelendiğinde, gelir artışı ile önce artan çevre kirliliğinin yaşam kalitesinin başlangıçta bozulduğunu ancak gelir artışının devam etmesiyle tekrar düzeldiğini gözlemişlerdir. Çalışmada, 1970-2010 yılları arasında, Türkiye’de kişi başına düşen CO2 emisyonu ile kişi başına düşen GSYİH, kişi başına düşen tarımsal üretim değeri ile işlenebilir arazinin 100 km2’ sine düşen traktör varlığının verileri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarıyla, kişi başına düşen C02 emisyonunu kişi başına düşen GSYİH’nin %1 artmasının %2,86 ve işlenebilir arazinin 100 km2’sine düşen traktör varlığının %1 artmasının ise %0,61 artırdığı bulunmuştur. Diğer taraftan kişi başına düşen tarımsal üretim değerinin %1 artmasının ise kişi başına düşen CO2 emisyonunu %1,70 azalttığı bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler:Çevresel Kuznets Eğrisi, CO2 emisyonu, Kişi Başına Düşen GSYİH, Kişi Başına Düşen Tarımsal Üretim Değeri, Eş Bütünleşme Analizi.
Araştırmayı İndir

Kırsal Yoksulluk: Çanakkale İli Köprübaşı Köyü Örneği

Yazar: Bengül Everest, Sibel Tan, Selma Kayalak, Özge Can Niyaz
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Yoksulluk kavramı günümüzde tartışmaları devam eden ve çözüm bekleyen bir sorundur. Yoksulluk kavramıyla ilgili tanımlar ülkeden ülkeye değişebilir. Bir ülkenin kentsel alanlarında yaşanan yoksullukla, kırsal alanlarda yaşanan yoksulluğun nedenleri farklı olacağından, bu sorunlara yönelik çözüm önerileri de farklı olacaktır. Unicef, Dünya Bankası ve IMF gibi önde gelen kuruluşlar bu konu üzerine çalışmaya devam etmektedirler.
Kırsal alan özellikle orman köyleri gelir ve temel gereksinimlerin karşılanması gibi konularda dezavantajlı konumdadırlar. Ayrıca ülkemizde orman köylerinin yoksulluğu üzerine pek fazla araştırmanın yapılmamış olması konu üzerine eğilmeyi gerektirmektedir.
Bu amaçla Çanakkale ili Ezine İlçesinde orman köyü statüsünde olan Köprübaşı Köyü bölge köylerin sosyal ve ekonomik yapılarını yansıttığı için araştırma bölgesi olarak seçilmiştir.
Bu çalışma Çanakkale ili Köprübaşı Köyüne yönelik bir alan çalışmasını temel alarak yürütülmüş ve bu köyde yaşanan yoksulluk sorunu üzerine odaklanılmıştır. Yoksullukla ilgili kavramlardan yola çıkarak hanelere ilişkin sosyal ve ekonomik konular örnek- lem olarak seçilen Köprübaşı Köyünde araştırılmıştır. Çalışmanın örneklemesi tam sayım yöntemine göre belirlenmiş ve 48 hanenin tamamı ile anket çalışması planlanmış ancak görüşmeyi kabul eden 40 hane ile anket yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kırsal yoksulluk, Orman köyü, Çanakkale
Araştırmayı İndir

Market Markalı Ürünlerin Tercihini Etkileyen Faktörlerin Analizi: Çanakkale İli Örneği

Yazar: Ö. Can Niyaz, B. Everest, S. Kayalak, S. Tan
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet:

Market markalı ürünler, perakendecilerin kendileri veya anlaşmalı oldukları şirketler tarafından üretilen ve genellikle marketin adı ile satışa sunulan ürünler olarak tanımlanmaktadır. Market markalı ürünlerin literatürde, mağaza markalı ürünler, perakendeci markalı ürünler gibi farklı isimlendirmeleri de bulunmaktadır. Büyük perakendecilerin pazar payları günden güne artmaktadır. Öte yandan çeşitlenen perakendeci kuruluşlar arasında rekabet de artış göstermektedir. Marketlere olan müşteri bağlılığını arttırmak amacıyla bazı pazarlama yöntemleri geliştirilmektedir. Market markalı ürünleri diğer markalardan daha uygun fiyatlarla müşteri ile buluşturmak da bunlardan birisi olarak kabul edilmektedir. Fakat market markalı ürünlerin avantajlarının yanı sıra bazı dezavantajlarının olduğu da belirtilmektedir. Bu çalışmanın amacı market markalı ürünleri tüketen kişilerin sosyo-ekonomik özelliklerini ve tutumlarını ortaya koymak, market markalı ürünlerin tercihini etkileyen faktörleri belirlemek ve market markalı ürünlerin avantaj ve dezavantajlarını tespit edebilmektir. Bu nedenle Çanakkale ilinde bulunan ve market markalı ürünleri pazarlayan büyük ölçekli perakendeci marketler araştırma sahası olarak belirlenmiştir. Örnekleme hacmini belirlemek için kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve %5 güven aralığına göre toplam denek sayısı 270 olarak belirlenmiştir. Anketlerden elde edilen verilere temel istatistiki analiz yöntemleri uygulanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Market Markalı Ürünler, Likert Ölçeği, Hosmer ve Lemeshow Testi, Wald Testi, İkili Lojistik Regresyon,
Çanakkale.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Kırsal Alanda Uygulanan Yoksullukla Mücadele Politikalarının SWOT Analizi ile Değerlendirilmesi

Yazar: Özge Can Niyaz, Sibel Tan, Selma Kayalak,Bengül Everest
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Yoksulluk kavramı; mutlak yoksulluk, göreli yoksulluk, insani yoksulluk gibi çeşitli şekillerde tanımlanabilmektedir. Yoksulluk, insanlık tarihi kadar eski bir konudur. Yoksulluğu yenmek ve yoksulların refah düzeylerini arttırmak hemen her dönemde kamu politikalarının başlıca amacı olmuştur.
Küreselleşme süreci ile beraber yoksulluk kavramı son yıllarda çok fazla gündeme gelen bir konu haline gelmiştir. Bu süreçte gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ve geri kalmış ülkeler arasındaki uçurum giderek artmaktadır. Gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye’de de küreselleşmenin etkileri görülmektedir.
İktisadi faaliyet açısından yoksulluğun en yaygın olduğu kesim tarımda çalışanlardır. Tarımın kırsal alanda yaygın olduğu düşünüldüğünde bu durum beklenen bir durum olmaktadır. Türkiye’de 2007/2009 yıllarının ortalamasına göre kırsal alandaki yoksul kişilerin (gıda+ gıda dışı harcamalar) oranı % 62.5’tir. Kırsal alandaki yoksulluk oranı, yine bu üç yılın ortalamasına göre % 36.0’dır. Hane halkı fertlerinin çalıştığı sektördeki durumlarına göre yoksulluk oranlarına bakıldığında ise 2007/2009 yılları ortalamasına göre tarım sektörünün payının % 34.3 olduğu görülmektedir. Bu nedenle, kırsal kesimde yoksulluk ile mücadele politikalarının doğru belirlenmesi ve uygulanabilir olması oldukça önemlidir. Kırsal kesimdeki yoksulluk oranının azaltılması, toplam yoksulluk oranının azaltılmasına da büyük katkı sağlayacaktır.
Bu çalışmada, özellikle son otuz yıllık zaman dilimi kapsamında belirlenen ve uygulanan yoksulluk ile mücadele politikalarının SWOT analizi ile güçlü ve zayıf yanlarının değerlendirilmesi, ayrıca fırsatların ve tehditlerin ortaya konması amaçlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, Yoksullukla mücadele, SWOT, Politika.
Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği ve Birliğe Aday Ülkelerin Sosyo-Ekonomik Ölçütler Bakımından Değerlendirilmesi

Yazar: Osman Orkan Özer, Özdal Köksal, Selma Kayalak, Hasan Arısoy
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Avrupa Birliği (AB)’ne üye ülkeler ile üye olmayan ülkeler arasında kimi farklılıklar bulunmaktadır. AB ve aday ülkelerin birbirlerine göre konumlarının incelenmesi bu çalışmada amaçlanmıştır. Bu farkı yaratan değişkenlerin ayrıştırılması için üye ülkeler ile adaylık süreci içinde bulunan Türkiye, Hırvatistan, İzlanda ve Makedonya’nın tarımsal üretim değerleri değişkenlerin yanında sosyo-ekonomik değişkenlerde dikkate alınmıştır. Genel olarak literatürde bu tür incelemelerde, diskriminant analizi, kümeleme analizi, çok boyutlu ölçekleme analizi gibi çok değişkenli istatistiki yöntemler kullanılmaktadır. Bu çalışmada sözü edilen yöntemlerden farklı olarak matematiksel programlama tabanlı diskiriminant analizi kullanılarak minimum sapmaya dayalı değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen analiz sonucunda, Hırvatistan ve İzlanda tam üyelik koşuluna uygun olduğu, Bulgaristan, Yunanistan, Portekiz ve Romanya gibi ülkeler ise aday ülke sınıflandırılmasında yer almıştır.

Anahtar Kelimeler: Doğrusal programlama, Üyelik tahmini, Diskiriminant Analizi, Matematiksel Programlama, Avrupa Birliği
Araştırmayı İndir

Türkiye’nin Buğday Üretimi İçin Bir Öngörü Modeli: VAR Yaklaşımı

Yazar: Ahmet Özçelik, Selma Kayalak, O.Orkan Özer
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Araştırma Yöntemleri
Özet
Üretim kararını belirleyen en önemli faktör fiyattır. Türkiye’de buğday üretim miktarı üzerinde fiyatların etkisi, VAR (Vektör Otoregresif Regresyon) Modelleri ile analiz edilmiştir. Değişkenlerin durağanlıkları ADF ve yapısal kırılmalı Perron 1997 birim kök testleri ile incelenmiştir. Üretimden bağımsız, alana yönelik uygulanan Doğrudan Gelir Desteğinin başlamasıyla, buğday ekimi düşüş göstermiştir. Bu azalış seyrinin etkisiyle; buğday üretim alanları ve üretim alanlarına bağlı olan üretim miktarı değişkenlerinde kırılma yılı 2002 olarak bulunmuştur. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri test edilmiş, değişkenler arasındaki dinamik ilişkiler VAR analizi varyans ayrıştırmasıyla incelenmiştir. VAR denklemlerinin öngörü güçlerinin değerlendirilmesinde, Theil Eşitsizlik Katsayısı (TIC) istatistiği kullanılmıştır. Denklemlerin tahmin sonuçlarından elde edilen hata terimlerinin istatistiklerinden yararlanan Theil Eşitsizlik Katsayısına göre modellerin öngörü gücünün rastgele yürüyüş sürecinde iyi çalışır olduğu ve öngörü yapma imkanının “U(0.3244) < 1” bulunduğu sonucu elde edilmiştir. 2009-2015 yılları için gerçekleştirilen simülasyon tahminine göre; 2015 yılı için Türkiye’nin buğday üretiminin 18716,23 bin ton olacağı hesaplanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Buğday üretimi, VAR modeli, Theil Eşitsizlik Katsayısı, Öngörü

 

Araştırmayı İndir