Konya İli Tarım Havzalarında Tarım İşletmelerinin Sosyo-Ekonomik Yapısı Arazi ve Gelir Dağılımı

Yazar: Cennet Oğuz, Hüseyin Ergun, Murat Küçükçongar,Mustafa Kan, Arzu Kan, Emel Demiröz
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu araştırmada, Konya İli Orta Anadolu, İç Ege ve Göller tarım havzasında bulunan tarım işletmelerinin sosyoekonomik yapısı, arazi ve gelir dağılımı incelenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler, belirtilen tarım havzalarını temsil niteliğine sahip 170 köyden tabakalı tesadüfî örnekleme yöntemi ile belirlenen 713 adet tarım işletmesinden sağlanmıştır. İşletmeler bir bütün olarak ele alınarak yıllık faaliyet sonuçları incelenmiştir. Gelir dağılımına ait hesaplamalarda Gini Oranı ve Lorenz eğrisinden yararlanılmıştır. Araştırma bölgesinde incelenen havzalardan Orta Anadolu tarım havzasında işletme başına toplam gelir 42.588 TL, kişi başına düşen gelir 8.905 TL ve Gini Oranı 0,50’ dir. Göller tarım havzasında işletme başına toplam gelir 26.418 TL, kişi başına düşen gelir 5.709 TL ve Gini Oranı 0,57’dir. İç Ege Tarım havzasında ise işletme başına toplam gelir 24.307 TL, kişi başına gelir 4.571 TL ve Gini Oranı ise 0,52 olarak belirlenmiştir. Orta Anadolu tarım havzasında işletme başına ortalama mülk arazi 171 da, İç Ege Tarım havzasında işletme başına ortalama mülk arazi 63 da ve Göller tarım havzasında ise işletme başına ortalama mülk arazi 75 da olarak belirlenmiştir.

Araştırmayı İndir

Şeker Kanununun Üreticiye Yansıması: Konya Bölgesi Örneği

Yazar: Cennet Oğuz, Arzu Kan, Murat Küçükçongar, Mustafa Kan
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet: Bu araştırma ile Türkiye’nin şeker üretiminde en önemli fabrikalarından biri olan Konya Şeker Fabrikasının üretim alanı içerisinde faaliyet gösteren Konya ili Çumra ilçesi şeker pancarı işletmeleri incelenerek, şeker pancarı üreticilerinin Şeker Yasası’nın yürürlüğe girmesi ile izledikleri üretim stratejileri, şeker pancarı üretimine getirilen yeni kota ile üreticilerin hangi ürünleri üretmeyi tercih ettiği ve bu tercihlerine etkili olan faktörler ortaya konulmuştur. İncelenen 54 tarım İşletmesi için işletme arazisi genişliği ortalama 158.88 da hesaplanmıştır. İşletme arazisinin %74.84’ünü mülk arazi, % 23.27’sini kiraya tutulan arazi ve % 1.89’unu ise ortakçılıkla işlenen arazi oluşturduğu belirlenmiştir. Araştırmada üreticilerin Şeker pancarına alternatif ürün bulamadıkları ve bundan dolayı köyde yetiştirilen geleneksel ürünlere ve kendi alışkanlıklarına göre ürünlerini (buğday, arpa, fasulye, havuç ve sebze) belirledikleri bunun yanısıra özellikle silajlık ve dane mısırın Şeker pancarının yerine ileride alternatif olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Üreticiler, 1 da alandan 2000-2003 yılı ortalama olarak 2003 yılı birim fiyatlarına göre Şeker pancarından 118.758.097 TL net gelir elde ederken, alternatif olabilecek ürünlerden silajlık mısırdan 89.578.500 TL, fasulyeden 48.304.225 TL, havuçtan 31.717.907 TL, dane mısırdan 12.300.000 TL. buğdaydan 9.482.236 TL, arpadan 2.290.522 TL net gelir elde etmişlerdir. Araştırmada bulunan önemli sonuçlardan birisi de üreticilerin %74.07’sinin şeker pancarı kotasından dolayı fazla ürün almamak için şeker pancarında kullandıkları girdi miktarını ve işgücünü azaltarak birim alandan almış oldukları verimi 5120 kg/da’dan 4758 kg/da’a düşürdükleri; buna karşılık %22.22 sinin ise işledikleri arazi miktarı az olduğundan birim alanda kullandıkları girdi ve işgücünü artırarak 4478kg/da olan verimi 7353 kg/da çıkararak Şeker pancarı kota miktarı kadar üretim yaptıkları belirlenmiştir.

Araştırmayı İndir

Buğday Üretiminde Kullanılan Teknolojilerin Belirlenmesi Konya İli Örneği

Yazar: Murat Küçükçongar, Mustafa Kan, Arzu Kan, Cennet Oğuz
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışmada, Konya ilinde buğday yetiştiriciliği yapan 185 tarım işletmesi ile anket yapılmıştır. Anket sonucu elde edilen bulguların en önemlileri şunlardır:- Araştırma bölgesinde işletme başına toplam arazi varlığı 301,43 da, ortalama parsel büyüklüğü 51,18 da’dır. Üretimi yapılan ürünler buğday, arpa, şekerpancarı, yonca, dane mısır, slajlık mısır, tritikale, fasulye, ayçiçeği, çavdar, yulaf ve nohut olarak sıralanmaktadır. Hububat ekim alanı toplam tarım arazisinin %73.51 ’ini oluşturmaktadır. Kuru ekmeklik buğday verimi 212 kg/da, sulu ekmeklik buğday verimi 335 kg/da, sulu makarnalık buğday verimi 438 kg/da ve kuru makarnalık buğday verimi 191 kg/da olarak tespit edilmiştir. Sulu alana en çok ekilen ekmeklik buğday çeşidi Bezostaja-1, kuru ekmeklik buğday çeşidi Gerek-79 ve makarnalık buğday çeşidi ise Kızıltan-91 ’dir. Kuru alana ekilen ekmeklik buğday çeşitlerinin % 83.1 l ’i, sulu ekmeklik buğday çeşitlerinin %80.67’si 1980 yılı öncesi tescil edilen çeşitlerdir. Makarnalık buğdaylar da ise 1990 yılından sonra tescil edilen çeşitler ekilmektedir. Tarım işletme sahiplerinin yaklaşık %50’si Araştırma Enstitülerinin geliştirdiği buğday çeşitlerini bilmemekte ilgi göstermemektedir. Araştırmada bulunan bir diğer önemli sonuç ise, bölge iklim şartlarına uygun olmayan buğday tohumlarının satışı yapılmakta (Toros-3, Dariei, Ceyhan-99, v b.) ve sonuçta çiftçi büyük risk almaktadır. Ekmeklik Araştırma bölgesinde çiftçilerin %32.43’ü toprak analizi yaptırmasına karşılık bilinçli ve ekonomik bir gübreleme yapmamaktadır. Ayrıca, gerek kuru alanda gerekse sulu alanda buğday üretimi sırasında ekilen tohum miktarı, herbisit kullanımı, sulama dönemlerinde de bilinçli ve ekonomik davranmamakladırlar.
Anahtar Kelimeler: Buğday, Makarnalık Buğday.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tarımsal Ar-Ge Destek Programının Değerlendirilmesi

Yazar: A. Ahmet Yücer, M. Demirtaş, R. Demirtaş, M. Kan, A. Şahin, M. Küçükcongar
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Diğer
Özet
Tarımsal verimliliğin artırılmasında en önemli unsurlar insan ve kullandığı teknoloji düzeyidir. Tarımsal üretim faaliyetlerinde gerek bu teknolojilerin geliştirilmesi ve gerekse uygulamaya aktarılmasında kamu ve özel sektör araştırmaların çok önemli bir yeri vardır. Bu kapsamda: Gıda tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu öncelikli konulara ilişkin bilgi ve teknolojilerin geliştirilmesi ve bunların çiftçiler ile tarımsal sanayicilere aktarılması amacıyla Ar-Ge projelerine
doğrudan destekleme ödemesi yapmaktadır. Bu desteklemelerden üniversiteler, sivil toplum ve çiftçi kuruluşları, meslek kuruluşları ve özel sektör tarafından yürütülen, sonuçları doğrudan uygulamaya aktarılabilecek projeler yararlanmaktadır. Konunun önemi gereği, bu araştırmada Türkiye’de 2007-2013 yılları arasında Ar-Ge Destek Programı kapsamında desteklenen projelere ait son 7 yıllık çalışmalar ele alınmıştır. Belirtilen yıllar arasında kabul edilen toplam 154 projeden sonuçlanan 50 proje çalışmanın ana popülasyonunu oluşturmaktadır. Tam sayım yöntemi ile tamamlanan 50 projenin yürütücülerinin tamamı ile anket yapılması planlanmış ve 41 tanesine ulaşılarak cevap alınmıştır. Anket yoluyla elde edilen bilgiler, konu ile ilgili kurum ve kuruluşların kayıtları ile bu konuda daha önce yapılmış benzer araştırma sonuçlarından elde edilen bilgiler ise araştırmanın verilerini oluşturmuştur. Araştırma sonucunda Bakanlık Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2007-2013 yılları arasında toplam 608 proje başvurusundan 154 projenin desteklenmesi uygun bulunmuştur. Programın başlamasından bu yana kabul edilen bu projelere toplam 18,8 milyon TL destekleme ödemesi yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal Ar-Ge, Tarımsal Araştırma Destekleri, Özel Tarımsal Araştırma.

Araştırmayı İndir

Kırsal Kalkınma Desteklerinin Ulusal Düzeyde Etkileri: Tarım Ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Projelerine İlişkin Araştırma Sonuçları

Yazar: Bülent Gülçubuk, Özdal Köksal, Yener Ataseven, Umut Gül, Mustafa Kan
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
AB’nin diğer aday ülkelere de sağlamış olduğu Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’ndan biri olan “Kırsal Kalkınma” bileşeni Türkiye’de de uygulanmaktadır. IPARD bileşeni altında Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen çalışmalar hâlihazırda 42 ilde devam etmektedir. Bu araştırmada, TKDK desteklerinin süt ve besi hayvancılığı yetiştiriciliği tedbirlerindeki genel ve özel etkileri ortaya konulmuş: desteklerin etkinliğinin ve etkililiğinin ekonomik, çevresel ve sosyo-kültürel boyutta neler olduğu ile ilgili yapılan araştırma sonuçlarından bulgular verilmiştir. Araştırmanın kapsamını TKDK tarafından 2011 yılından bu yana desteklenen ve hayata geçen projeler oluşturmaktadır. FAZ-I illerinden toplam 6 il 33 proje faydalanıcısı ve FAZ-II illerinden toplam 4 il 14 proje faydalanıcısı olmak üzere 10 ilden toplam 47 proje faydalanıcısı araştırmaya dahil olmuştur. Anket yöntemi ile elde edilen veriler “Çoklu Uyum Analizi Yöntemi” ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre: süt hayvancılığı alt tedbirinden yararlanan işletme sahiplerinin, proje desteği almadan önceki uğraşları ile benzer alana yatırım yaptıkları, yatırım miktarlarının 250 bin ile 1 milyon TL arasında olduğu, geçmişten gelen bir tarımsal deneyime sahip oldukları, mesleklerinin çiftçi ve genellikle ortaokul düzeyinde bir eğitim düzeyine sahip oldukları söylenebilir. Besi hayvancılığı alt tedbirinden yararlanan işletme sahiplerinin önemli çoğunluğunun herhangi bir tarımsal deneyimlerinin olmadığı, hibe desteğinden önce tarımsal konularda bir yatırımlarının bulunmadığı, yatırım tutarlarının 1 ile 2.5 milyon TL arasında değiştiği ve ticaret ile uğraşan bireyler olduğu söylenebilir.
Anahtar Kelimeler: TKDK, IPARD, kırsal kalkınma destekleri, etki değerlendirme

Araştırmayı İndir

Orta Anadolu Bölgesindeki Un Sanayicilerinin Süne Mücadelesine Bakış Açıları

Yazar: Murat Küçükçongar, Mustafa Kan, Cennet Oğuz
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Bu çalışmada, Konya, Karaman ve Aksaray illerinde un fabrikaları yönetici ile 2004 ve 2007 yıllarında tam sayım yöntemi ile anket yapılmıştır. Buğday alım politikaları, süne ve mücadelesi konusundaki düşünce ve davranışları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırma bölgesi içerisinde faaliyet gösteren un sanayicilerinin satın aldıkları buğdaylarda dikkat ettikleri özellikler likert ölçeği kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma bölgesinde un sanayicilerinin buğday alış fiyatını etkileyen en önemli unsurun hem 2004 yılında hem de 2007 yılında süne emgi oranı (%78.05 ve %89.66) olduğu belirlenmiştir. Süne emgi oranını 2004 yılında buğdayın glüten, enerji, protein oranı değerleri takip ederken 2007 yılında buğdayın enerji, hektolitre, glüten ve protein değeri takip etmektedir. Sünenin buğday fiyatının oluşmasında en önemli husus olarak gösterilmesi un sanayicilerinin süne emgi oranlarına bakarak fiyatlarda ne kadar bir değişme oluşturdukları incelenmeye çalışılmıştır. Buna göre 2004 yılında araştırma bölgesi ortalamasında %2 emgi oranına kadar fiyatta %10.57’e kadar bir düşüş söz konusu iken 2007 yılında bu oran %10.65 olarak gerçekleşmiştir. Özellikle %3 süne emgili buğdayın üzerinde un sanayicileri fazla buğday alımı yapmadığı için %3’ün üzerindeki emgi oranı ( Genel olarak %5’e kadarki bir aralığı temsil etmektedir) buğdayların fiyatındaki değişme 2004 yılında %22.13’e kadar çıkarken 2007 yılında ise %21.27 olarak gerçekleşmiştir. Bu da un sanayicilerinin süne emgi oranında baz olarak %2-3 süne emgi sınırını aldıklarının bir göstergesidir.
Anahtar Kelimeler: Buğday, un sanayi, süne, likirt ölçeği

Araştırmayı İndir

Konya İli Taşkent İlçesinde Kiraz Üreticilerinin Kiraz Üretimine Ve Pazarlamasına Bakışı

Yazar: Murat Küçükçongar, Mustafa Kan, Fatih Özdemir, M. Naim Demirtaş, Mehmet Hüsrev Öz, Gül Ülke
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Araştırma, Konya ili Taşkent İlçesi Kiraz üretimi yapan tarım işletmeleri ile yapılmıştır. Örnek sayısının belirlenmesinde “Basit Tesadüfi Örnekleme Yöntemi” kullanılmış olup, Ağustos 2015’de toplam 50 adet kiraz üreticisi ile görüşülerek veriler toplanmıştır. Araştırmada, hane halkı genişliği 3,70 olarak belirlenmiştir. Nüfusun %51,22’si erkek, %48,78’i kadın nüfustan oluşmaktadır. Aktif nüfus olan 15-49 yaş grubu toplam nüfusun %49,35’idir. İşletme başına 4,28 dekarı kuru tarım arazisi ve 10,40’ı sulu tarım arazisi olmak üzere toplam 14,68 dekar tarım arazisi düşmektedir. Kiraz sulu tarım arazisinin %48,08’inde üretilmektedir. Ayrıca sulu tarım arazisinin %36,54’ünde karışık meyve üretilmektedir. Araştırmanın sonucunda ortaya çıkan en önemli öneriler; kiraz yetiştiriciliği konusunda çiftçilere eğitim verilmeli, modern kapama kiraz bahçe tesisi kurulmalı, Soğuk Hava Deposu ve Paketleme ünitesi kurulmalı, Üretici Birliği aktif hale gelmeli, üreticilerin kiraz alıcılarına karşı birlikte hareket etmesi sağlanmalı, Türkiye’de kirazın piyasa son çıkış yeri olan Taşkent Kirazının tanıtımı iyi yapılarak büyük firmaların alım için bölgeye gelmesi sağlanmalı, üreticilerin kiraz toplarken kalibrelerine göre ayrımı yapılması sağlanarak yüksek fiyata satılması sağlanmalıdır. Ayrıca, üreticilere 3 Aralık 2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan bitki koruma ürünlerinin önerilmesi, uygulanması ve kayıt işlemleri hakkında yönetmelikte belirlenen hususlarla ilgili eğitim verilmelidir. Bu durum, ihracat edilecek kalitede olan Taşkent Kirazı için pazarlamada büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Anahtar Kelimeler: Taşkent, kiraz, üretim, pazarlama

Araştırmayı İndir

Kırsal Ekonominin Canlanmasında Ve Yerel Sahiplenmede Coğrafi İşaretler

Yazar: Mustafa Kan, Bület Gülçubuk
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
Coğrafi işaretler belirli bir bölgeden kaynaklanan bir ürünü tanımlayan ya da kalitesi, unu veya diğer karakteristik özellikleri bakımından coğrafi kaynağına atfedilen, bir bölgeyi temsil eden sınai mülkiyet hakkıdır (Ilıcalı, 2005). Kullandıkları ürünlerin kökenini belirtme fonksiyonu dolayısıyla markaların ilk halı olarak karşımıza yıkmaktadır ve coğrafi kökeninden dolayı önem kazanan ürünleri ayırt etmek için kullanılmışlardır. Ürünlerin ayırt edici özelliklerinden yararlanılarak elde edilen hak özellikle yerel ekonomilerinin canlanmasında potansiyel oluşturmakladır. Özellikle 1995 yılından sonra Türkiye’de koruma altına alınan Coğrafi İşaret kavramı yerel ekonomilerde özellikle kırsal alanların canlandırılmasında bir araç olarak kullanılabilme özelliğine sahip olup küreselleşmeye karşı yerel kültürün korunması için de önemli bir araçtır. Bu bildiride özellikle tarımda, kırsal kalkınmada Türkiye’de yeni ortaya yıkan “Coğrafi İşaret” kavramının ortaya çıkma gerekçesi hakkında bilgi verildikten sonra, Coğrafi İşaretlerin kırsal ekonominin canlanmasına nasıl katkıda bulunabileceği tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: kırsal ekonomi, kalkınma, coğrafi işaretler

Araştırmayı İndir