Kahramanmaraş Dondurmasının Ulusal ve Uluslararası Pazarlarda Rekabet Gücü

Yazar: Mücahit Paksoy, Ö. Süha Uslu
Yıl: 2006
Yayım Yeri:  7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Kahramanmaraş dondurması yöresel bir mamul olduğu kadar, kendine özgü lezzet farklılığı sebebiyle, farklı kültürlerdeki yerli ve yabancı tüketiciler tarafından büyük beğeniyle tüketilen bir süt mamulüdür. Kahramanmaraş dondurmasının üretimi tüketici talebine ve pazara göre değişmekle birlikte yıllık ortalama 5.(XX) ton olarak gerçekleşmektedir. Dondurma üreticileri ürünlerini ya ilde kendi işletmelerinde yada diğer illerdeki pastanelerde ve turistik yerlerde piyasaya sunmaktadırlar. Aynı zamanda bazı işletmeler, tesislerinde hazırlamış oldukları dondurmayı, doğrudan yurt dışındaki kendi bayilerine veya muhtelif firmalara ihraç etmektedirler Kahramanmaraş dondurması sanayileşmeden büyük Ölçüde etkilenmiştir. İç ve dış piyasalarda yapılan reklamlara ilaveten, turistik yerlerde yürütülen tanıtım çalışmaları neticesinde dondurmaya talep artmış ve buna bağlı olarak da kalitesi, dünya standartları seviyesine yükseltilmiştir. Talebin artmasına paralel olarak üretim küçük birimlerden büyük işletmelere doğru kaymaya başlamıştır. Bu çalışma ile Kahramanmaraş dondurmasının pazarlama yapısı ortaya konularak, ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücü SWOT analizi yöntemiyle analiz edilecektir.
Anahtar Kelimeler:Kahramanmaraş Dondurması, Pazarlama, Rekabet, SWOT Analizi

Araştırmayı İndir

AB ve Türkiye’de Keçi Sütü Üretimi ve Değerlendirilmesi: K.Maraş İli Örneği

Yazar: Mücahit Paksoy, Ahmet Özçelik
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
AB ülkelerinde çok fazla keçi varlığı olmasına rağmen, keçi sütü üretimi ve verimi ülkemize oranla yüksektir AB’de yüksek verimli keçi ırkları ile bu faaliyet sürdürülmektedir. Ülkemizde keçi sütü üretimi ve keçi başına süt verimi birçok AB ülkesine göre düşüktür. Nitekim AB’de 2005 yılında 12,9 milyon baş keçi varlığına (6,9 milyon baş sağılan keçi) karşın 1,8 ton keçi sütü üretimi gerçekleştirilirken, keçi başına süt verimi 259,2 kg olmuştur Aynı yıl Türkiye’de ise 6.6 milyon baş keçi varlığına (3,0 milyon baş sağılan keçi) karşın 240 bin ton keçi sütü üretimi gerçekleştirilerek keçi başına süt verimi 80,0 kg’dır. AB’de keçi sütü genellikle peynir üretmek amacıyla sanayide değerlendirilmektedir Ülkemizde ise keçi sütü büyük oranda yöresel ürünlere işlenmektedir. Bu çalışma ile AB ile Türkiye’de keçi sütü üretimi ve değerlendirilme şekilleri ortaya konulduktan sonra, süt üretimine yönelik keçi yetiştiriciliğinin önemli bir faaliyet olduğu, keçi sütünün dondurma ve peynir üretiminde yoğun olarak kullanıldığı Kahramanmaraş ili keçi sütü üretiminin ekonomik boyutu işletme ve il düzeyinde örnek olay olarak incelenecektir.
Anahtar Kelimeler: AB, Türkiye, Keçi Sütü Üretimi, K. Maraş

Araştırmayı İndir

Malatya İlinde Bitkisel Ürün Sigortaları Uygulamalarına Çiftçilerin Yaklaşımı

Yazar: Ahmet Aslan, Salih Atay, Mücahit Paksoy
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Diğer
Özet
Tarımsal üretim birçok risk ve belirsizlikler ile karşı karşıyadır. Özellikle don, dolu, yangın, sel, kuraklık ve heyelan gibi doğal afetler sonucu tarımsal üretim önemli miktarlarda zarar görebilmektedir. Tarımsal üretimdeki risklere karşı gerek toplumsal ve gerekse bireysel önlemler (düşük risk taşıyan üretim faaliyetini seçme, girişimleri çeşitlendirme, pazar bilgilerini sağlama, satışların yıl içerisine yayılması, sözleşmeli üretim yapmak, tarım sigortası yaptırmak gibi) alınabilmektedir. Tarımsal üretimdeki özellikle doğal afet zararlarını gidermeye yönelik tedbirlerin başında tarım sigortası gelmektedir. 2006 yılından itibaren “Tarım Sigortası Kanunu” ile çiftçilerin ödeyeceği doğal afet sigorta priminin %50’si devlet desteği kapsamındadır. Bu bağlamda, bazı üreticilerin tarım sigortası yaptırmalarına karşın, bazılarının ise bu konuda kararsız oldukları görülmektedir. Özellikle bitkisel üretimde doğal afet zararlarının tespiti ve bu zararların karşılanma şeklinin belirlenmesi önemlidir.
Bu çalışmada 122 üretici ile yüz yüze görüşülmüş ve değerlendirmeler yapılmıştır. Üreticilerin tarım sigortasından % 100 oranında haberdar oldukları görülmüştür. Üreticilerin %90,16 sı bitkisel üretimleri üzerinde en önemli riskin doğal afetler olduğunu belirtmiştir. Sigorta yaptıran üreticilerin sadece %31,15’inin diğer üretim sezonunda sigorta yaptıracağını belirtirken %68,85’i yaptırmayacağını belirtmiştir. Tekrar sigorta yapmayacaklarını belirten üreticilerin primlerin yüksekliğinden ve eksperlerin hasar tespitindeki tutumlarından yana çok önemli sıkıntıları vardır.

Anahtar Kelimeler: Bitkisel Üretim, Tarım Sigortası, Malatya
Araştırmayı İndir

Türkiye’de Gıda Sektöründe Franchising Uygulamaları

Yazar: Mücahit Paksoy, Halil Fidan
Yıl: 2002
Yayım Yeri: 5. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Erzurum
Konu: Tarımsal Finansman
Özet: 1980’Ii yıllardan sonra ekonomisinde yapılan yapısal değişikliklerle birlikle, Türkiye yabancı yatırımcılar için cayıp bir pazar haline gelmiş ve birçok yabancı firma Türkiye pazarına girmiştir Yabancı firmalar kendi marka adlarını ve işletme yöntemlerini iyi bilen Türk yatırımcılara franchising olarak vermeye başlamışlardır Bunun öncülüğünü I9B6 yılında Türkiye pazarına giren Mc Donalds yapmıştır Bunu Nectar Bcauty Shop, Wımpy, Kcnlucky Fried Chicken. Bcncllon, Burger King vb. yabancı firmalar takip etmiştir Yabancı firmalarla birlikte, Sağra. Turynp, Mudurnu Piliç, Hacı oğlu Lahmacun, Mudo, Colton Bar gibi Türk firmaları da franchising vermeye başlamışlardır Bugün franchising çok farklı iş alanlarında bir pazarlama ve dağılım sistemi olarak kullanılmaktadır Bunları gıda, tekstil, konfeksiyon, eğitim hizmetleri, eğlence ve turizm, sağlık hizmetleri, emlakçılık, otomotiv ürünleri ve hizmetleri, tıbbi ürünler ve güzellik ürünleri, temizlik hizmetleri vb. olarak sıralayabiliriz Bu çalışmada, Türkiye’de gıda sektöründe franchising uygulamaları ortaya konulduktan sonra, broiler (et tavukçuluğu) ve dondurma konusunda faaliyet gösteren iki gıda firması franchising açısından detaylı olarak incelenecektir

Anahtar Kelimeler: Franchising, Gıda Sektörü, Mudurnu, Mado

Araştırmayı İndir

Süt Keçiciliği Yapan Tarım İşletmelerinin Yapısal ve Ekonomik Yönü: Kahramanmaraş İli Türkoğlu İlçesi Örneği

Yazar: Mücahit Paksoy, Emine Alben
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Süt keçiciliği Kahramanmaraş ili için son derece önemli bir tarımsal faaliyettir. Keçi sütünden imal edilen Kahramanmaraş dondurması ve yöreye özgü keçi peyniri son yıllarda tüketicilerce yoğun bir şekilde talep edilen ürünler arasındadır. Bu ürünlere olan talep bölge hatta ülke sınırlarını da zorlamaktadır.
Ancak son yıllarda bölgedeki orman arazilerin sıkı koruma altına alınması keçi yetiştiricilerine önemli bir baskı oluşturmakta ve keçi sayısında bir azalma görülmektedir. Buna karşın ormanlara zarar vermeyen keçi türlerinin belirlenmesi, yöreye adaptasyonu ve üreticilere dağıtılması yönündeki çalışmalarda artmıştır.
Türkoğlu ilçesi Kahramanmaraş’ta süt keçisi potansiyeli bulunan önemli bir ilçedir. Bu ilçede keçi varlığı ve türündeki gelişmeleri, yetiştiricilerin karşılaştığı sorunları ve bu bağlamda geliştirilecek stratejilerin belirlenmesinde konunun bilimsel yöntemlerle incelenmesinde son derece önemlidir.
Bu araştırmanın amacı Kahramanmaraş ili Türkoğlu ilçesinde süt keçisi yetiştiriciliği yapan tarım işletmelerinin mevcut durumları ve sorunlarını belirleyip ekonomik yönünü ortaya koymaktır. Araştırmadaki veri toplama işlemi ilçede faaliyet gösteren keçi yetiştiricilerinden keçi sayısına göre belirlenecek anketlerle yürütülecektir. Ayrıca ilçedeki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Ziraat Odası ve Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği ile mülakatlar düzenlenerek veri ağı genişletilecektir.
Araştırma sonuçlarının yetiştiricilere, bilim adamlarına ve politikacılara yararlı bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Süt keçiciliği, Kahramanmaraş, tarım işletmeleri
Araştırmayı İndir

Yoksulluğun Azaltılmasında ve Girişimciliğin Teşvikinde Mikro Kredi Uygulamaları: Kahramanmaraş İli Örneği

Yazar: Mücahit Paksoy, Yeşim Meral
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Finansman
Özet
Mikro kredi, dünyada en etkin ve önemli yoksullukla mücadele stratejilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de kırsal ve kentsel bölgelerdeki dar gelirli girişimci kadınlara kendi kendilerine gelir getirici faaliyette bulunup yoksulluk sınırının üzerine çıkmalarını temin etmek amacıyla Türkiye İsraf Önleme Vakfı (TİSVA) ve Grameen Trust ile ortaklaşa hazırlanan mikro kredi programına 2003 yılında Diyarbakır’da 2 şube ile 6 yoksul kadına kredi imkanı sunularak başlanmıştır. Türkiye Grameen Mikro Kredi Programı (TGMP) 2011 yılı sonu itibariyle 55.000 üyeye dağıtılan kredi miktarı ise 120 milyon TL’ye ulaşmıştır. TGMP 61 ilde 82 şubeyle faaliyetlerini sürdürmektedir.
Kahramanmaraş ili 5060 üye sayısı ile mikro kredide önde gelen şehirlerden birisidir. İlde 5 merkezde faaliyet gösteren mikro kredi servisiyle 2011 yılı itibariyle 10 milyon TL kredi kullandırılmış ve bunun 7.5 milyon TL’si tahsil edilmiştir. Bu kredilerin %27’si ticarete, % 25’i tarıma, %19’u üretim faaliyetlerine, %15’i seyyar satıcılığa, %14’ü ise hizmet sektörüne verilmiştir.
Bu araştırmanın amacı 47 ülkeden yaklaşık 500 proje arasında ‘Kahramanmaraş Mikro Kredi Projesi’ adlı projesiyle ilk 5 proje arasında yer alan Kahramanmaraş ilinde mikro kredi alan yoksul kadınların sosyo-demografik özelliklerini belirleyip, kredi kullanımının ekonomik ve sosyal açıdan sonuçlarını ortaya koymaktır.
Araştırmadaki kullanılacak veriler, mikro kredi kullanan kadınlar arasından örnekleme yoluyla seçileceklere uygulanacak anketlerden sağlanacaktır. Ayrıca ikincil verilerden de yararlanılacaktır.
Araştırmanın sonucunda uygulanan mikro kredi programının başarıya ulaşmasındaki faktörler, etkinliği ve yoksulluğa katkısı ortaya çıkarılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Girişimcilik, Mikro kredi, Kahramanmaraş
Araştırmayı İndir

Türkiye Tarımında Gap (Good Agricultural Practices) Uygulanabilirliği ve Tarım Ürünleri Ticaretine Olası Etkileri

Yazar: Sertaç Duman, Mücahit Paksoy, Harun Tanrıvermiş
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve İyi Tarım Uygulamaları
Özet: Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde insan sağlığı, hayvan refahı ve çevrenin korunması önemli konular haline gelmiş ve bu konularda birçok önlem alınmaya başlanmıştır. Bunların başında İyi Tarım Uygulamaları (İTU) gelmektedir İTU; tarım ürünlerinin gıda güvenliği çerçevesinde sağlıklı, kaliteli, çevreye zarar vermeden, insan ve hayvan varlığını koruyan ve sürdürülebilir bir biçimde üretilmesini öngörmektedir. İTU konusunda en geniş kapsamlı çalışma Avrupa ülkeleri tarafından hazırlanan EUREPGAP dokümanı olup, bu uygulamanın sertifikalandırmaya tabi tutulması ve ihracatta taraf ülkelerce talep edilmesi, dünya tarım ve gıda ürünleri ticaretinde yem bir tarife dışı teknik engel olarak görülmektedir Türkiye gibi tarımsal üretim sistemleri yeterince gelişmemiş ve özellikle üretim faaliyetleri ile ilgili izleme ve kayıt sistemlerinin kurulmadığı gelişmekte olan ülkelerin bu uygulamaları izlemeleri ve bunlardan yararlanarak tarım ürünleri ihracatım geliştirmeleri oldukça zor görülmektedir. Ülkemizde 8 Eylül 2004 tarihinde İyi Tarım Uygulamalarına İlişkin Yönetmelik yayınlanarak gerekli yasal altyapı oluşturulmuş olmakla birlikte, bu alandaki gelişmelerden yararlanılabilmesi için öncelikle tarımda kayıt, izleme ve değerlendirme sisteminin kurulması ve bu alanda üretici birliklerinin etkin olarak çalışmalarının sağlanması gerekli olacaktır.

Araştırmayı İndir

Kahramanmaraş Dondurması Sanayinin Yapısı, Sorunları Ve Çözüm Önerileri

Yazar: Mücahit Paksoy, Cuma Akbay
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal işletmecilik
Özet: Kahramanmaraş dondurması Türkiye’de Kahramanmaraş ili özdeşleşmiş bir süt ürünüdür Kahramanmaraş dondurmasının üretimi tüketici talebine ve pazara göre değişmekle birlikte yıllık ortalama 5.000 ton olarak gerçekleşmektedir. Dondurma üretimi genellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından yapılmaktadır. Bunun yanında fabrikasyon üretime sahip büyük işletmelerde bulunmaktadır. Kahramanmaraş dondurması pastane ve kafeler aracılığıyla ayrıca franehising sistemiyle piyasaya arz edilmektedir Az miktarda da olsa yurtdışına ihraç edilmektedir. Bu çalışmada Kahramanmaraş ticaret ve sanayi odasına kayıtlı 24 dondurma firmasının %50’si (12 firma) ile anket yapılarak dondurma sanayinin yapısı ve sorunları ortaya konulmuş ve bu sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir. Araştırma bulgularına göre incelenen firmaların büyük çoğunluğa (%75’i) 2005 yılından sonra kurulmuş ve limited şirket statüsündedir. Firmaların %75’nin üretim alanı 1000 ırr’nin altındadır Firmaların yıllık dondurma üretim kapasiteleri 150 ton ile 2300 ton arasında değişmektedir. Firmalar çalışan sayıları ve mali bilgilerine göre sınırlandırıldığında işletmelerin %25’i’ mikro, %50’si küçük, %16,7’si orta, %8,3’ii büyük ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. Firmalar sadece %16,7’si ihracat yapmaktadır. Firmaların %41,7’si bir veya birden fazla kalite güvence belgesine sahiptir İşletmelerde paket, reyon ve sanayi tipi olmak üzere 3 tip dondurmanın sade, meyveli ve karışık çeşitlerinin üretimi gerçekleştirilmektedir. Firmaların tamamının tescilli bir dondurma markası bulunmakta olup %66,7’si bayilik veya franehising sistemi kurmuşlardır. Firmalar ürünlerini ağırlıklı olarak pastaneler, dondurma kafeler, marketler ve bakkallar, fabrika satış mağazası, bayiler aracılığıyla pazara sunmaktadır. Firmalarda özellikle belli dönemlerde keçi sütü temininde güçlük çekilmektedir. Firmaların kendi aralarında örgütlenememesi sektör açısından önemli bir sorundur. Kalifiye eleman bulamama, nakliye masraflarının yüksekliği, haksız rekabet pazarlamada karşılaşılan başlıca sorunlardır. İhracatın önündeki en önemli sorunlardan birisi ise AB normlarıdır.
Anahtar Kelimeler: Maraş dondurması, Dondurma sanayi, Kahramanmaraş

Araştırmayı İndir

Yeni Bir Gıda Tüketim Alışkanlığı Olarak Slow Food (Yavaş Yemek) Hareketi

Yazar: M. Paksoy, B. Özdemir
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet:

Slow Food hareketi, 150’den fazla ülkede bulunan destekleyicileriyle iyi yemeğin zevkini topluma ve çevreye olan
sorumlulukla bir araya getiren bir sivil toplum kuruluşudur. Kar amacı gütmeyen bir hareket olan Slow Food, 1989 yılında fast food ve hızlı yaşam tarzına, yerel geleneklerin yok oluşuna ve insanların ne yediklerine, yedikleri yemeğin nereden geldiğine , tadının nasıl olduğuna ve yaptıkları yemek tercihlerinin dünyanın kalanını nasıl etkilediğine dair ilgilerinin azalmasına karşı, İtalya’da Carlo Petrini tarafından kurulmuş bir harekettir. Slow Food’un bugün dünyada 100 binden fazla üyesi, 1300 yerel şubesi ve kaliteli yemeklerin sürdürülebilir üretimi üzerine çalışan 2 binden fazla yemek kuruluşu bulunmaktadır. Slow Food, “iyi, temiz, adil gıda” felsefesi ile ortaya çıkmış, çevreyi, hayvan varlığını ve üreticilerin gelir düz eyini önemsemiştir. Sürdürülebilirlik ve sosyal adalet konusunda farkındalığı ve bilinç düzeyini artırmayı amaçlayan Slow Food’un, geleneksel gıdaları koruma altına almayı, biyolojik çeşitliliği korumayı, yemek eğitimi ve yerel ekonomiyi desteklemeyi amaç edindiği görülmektedir. Slow Food dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de 20 adet convivium adı verilen yerel şubelere sahiptir. Türkiye’deki conviviumlar: Kars, İzmir, Adapazarı, Ankara, Aydın, Rize, Çanakkale, Gaziantep, Kastamonu, Muğla, Samsun ve İstanbul’da oluşturulmuştur. Büyük şehirlerde birden fazla convivium bulunmaktadır. Örneğin: İzmir’de Urla, Tire, Foça, Karaburun, Seferihisar: Çanakkale’de Bozcaada, Gökçeada: İstanbul’da Yağmur Böreği, Fikir Sahibi Damaklar ve Balkon Bahçeleri conviviumları gibi. Bu çalışmada Slow Food hareketinin felsefesi, ilkeleri, tarihsel gelişimi, yapısı hakkında bilgi verildikten sonra Dünya’daki ve Türkiye’deki faaliyetleri örnekler verilerek tartışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Yavaş yeme hareketi, Türkiye.

Araştırmayı İndir

Yeşil Pazarlama Yaklaşımları

Yazar: Bahar Özdemir, Mücahit Paksoy, Bülent Özer
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Çevre kirliliği yüzyılımızın en önemli sorunlarından birisidir ve bunun en belirgin nedenlerinden birisi de çevreye duyarsız ürünlerdir. Günümüzde özellikle medya ve reklam sektörünün özellikle tüketimi körüklemesi, kullan-at ürünlerin artan oranda kullanılmasına yol açmıştır. Kullan at tarzı tüketimin en ciddi sonuçlarından birisi de çevremizin ve dünyanın giderek kirlenmeye başlamasıdır. Dünyada milyarlarca insan, her gün pek çok ürünü atmakta ve bu da çözülemeyen bir çevre kirliliği sorununu oluşturmaktadır.
Devamlı artan çevre kirliliğinin bir çözümü olarak yeşil pazarlama yaklaşımları ciddi bir alternatif olma yolunda ilerlemektedir. Çevre dostu ürünlerin kullanılması anlamına gelen yeşil pazarlama, esas olarak kullanıldıktan sonra atılan ürünlerin geri dönüşüme kazandırılması ya da çevreye zarar vermeden doğada kendiliğinden çözünmesi anlamına gelmektedir.
Çevre kirliliği bilinci, toplumda yavaş yavaş farkına varılmaya başlanılan bir kavramdır. Özellikle eğitim düzeyi yüksek toplumlarda, bu yönde tüketim alışkanlığı yaygınlaşmaktadır. Çevre dostu ve geri dönüşebilir ürünlerin kullanımının artması, büyük sermaye üzerine bu yönde bir baskı oluşturacak ve çevre kirliliğinin önüne kısmen de olsa geçilebilir olacaktır. Gittikçe büyük ve kabul edilemez boyutlara varan çevre tahribatının önlenmesinde, yeşil pazarlama ciddi çözüm sunabilecek unsurlardan bir tanesi olma potansiyeli vaat etmektedir. Bu çalışmada, yeşil pazarlama uygulamaları, yeşil pazarlamanın işletmeler açısından önemi, geleneksel pazarlama yaklaşımı ile farkları, yeşil ürün ve yeşil tüketici kavramları literatürden alınan kaynaklarla analiz edilmeye çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Yeşil pazarlama, yeşil ürün, çevre dostu ürün, yeşil tüketici

Araştırmayı İndir