Çevre Amaçlı Tarım Arazilerini Koruma Programı ve Bu Programı Uygulamada Görevli Personellerin Çevre Duyarlılıkları

Yazar: Mehmet Hasdemir,Mine Hasdemir
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, toprak ve su kalitesinin korunması, erozyonun önlenmesi ve tarımın olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla Çevre Amaçlı Tarımsal Arazilerin Korunması (ÇATAK) Programı yürütülmektedir. Bu çalışmada, ÇATAK programı kapsamında yıllar itibariyle yapılan desteklemeler ele alınmış, ayrıca uygulamadan sorumlu Bakanlık personelinin çevre duyarlılığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bakanlık personelinin çevre duyarlılığını belirlemek amacıyla Dunlap vd. (2000)’e göre Yeni Çevresel Paradigması Ölçeğinde hazırlanan sorular yardımıyla 70 personele anket çalışması yapılmıştır. Anket yapılan personel sayısı, ÇATAK uygulamasının yapıldığı 25 ilden oransal örnek hacmi yöntemine göre belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: ÇATAK, çevre duyarlılığı, yeni çevresel paradigma.
Araştırmayı İndir

Jeotermal Seracılık Yapan İşletmelerin Sosyo-Ekonomik Yapıları Ve İşgücü Kaynakları

Yazar: Mehmet Hasdemir, Umut Gül, Mine Hasdemir
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Yenilenebilir enerji kaynaklardan biri olan jeotermal kaynak, farklı kullanım alanları yanında, sera ısıtmasında kullanılmaktadır. Bu araştırmada, ısı kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanıldığı sera işletmeleri ile birlikte, sera alanlarının bulunduğu bölgede üretim yapan, ancak jeotermal enerjiyi kullanmayan diğer seraların sosyo ekonomik yapıları ve işgücü kaynakları analiz edilmiştir. Türkiye’de jeotermal seracılığın yapıldığı toplam 10 ilde yürütülen bu araştırmada, jeotermal kaynak kullanan işletmeler için tam sayım yöntemine göre, jeotermal kaynak kullanmayan işletmeler için de oransal örnek hacmi yöntemine göre belirlenen toplam 277 işletme ile anket çalışması yapılmıştır. Anket sonuçları doğrultusunda, jeotermal kaynak kullanan ve kullanmayan işletmelere ait sosyo ekonomik özelliklerin birbirleri ile olan ilişkilerini ortaya koymak üzere çoklu uyum analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre jeotermal kaynak kullanımı ile işletme sahiplerinin eğitim ve gelir durumu arasında önemli bir ilişki olduğu görülmüştür. İşgücü kaynakları değerlendirildiğinde, jeotermal kaynak kullanmayan işletmelerde aile işgücü öne çıkarken, jeotermal kaynak kullanan işletmelerde ise daha çok geçici veya daimi işçi istihdam edilmektedir. Jeotermal kaynak kullanan bir işletmede, ortalama 18,22 daimi işçi istihdam edilmekte olup bu istihdam içerisinde kadın istihdamının oranı %69,10’dur. Ayrıca jeotermal kaynak kullanan işletmelerin %45,08’i en az bir teknik personel istihdam etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Jeotermal seracılık, sosyo ekonomik özellikler, istihdam, çoklu uyum analizi.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Yem Bitkileri Arz Açığına Yönelik Çözüm Önerileri

Yazar: Umut Gül, Mine Hasdemir
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Türkiye’de yem bitkilerinde mevcut durum ve arz açığının giderilmesine yönelik çözüm önerilerinin yansıtıldığı bu çalışmada tarımsal yapı içinde yem bitkilerinin yeri, önemi, üretimi artırma olanakları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tarımsal faaliyet içerisinde önemli bir yere sahip olması gereken yem bitkileri hayvansal üretimin sigortası konumundadır. Yem bitkileri ucuz bir kaynak olması, hayvanların mide florası için gerekli besin maddelerini içermesi mineral ve vitaminlerce zengin olması, hayvanların üreme gücünü artırması ve yüksek kalitede hayvansal ürün sağlaması bakımından hayvan beslemede önemlidir.
Ülkemizde 2010 yılı içinde toplam işlenen tarım alanı 21.4 milyon hektardır. Tarla bitkileri olarak tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerin ekim alanı 16.3 milyon hektar ve nadas alanları 4.2 milyon hektardır. 1.5 milyon hektar olan yem bitkileri ekim alanı, toplam ekim alanlarının %7’sini oluşturmaktadır. 2009 yılı yem bitkileri üretimi başta yonca ve fiğ olmak üzere 6,6 milyon tondur.
Yem bitkileri üretiminin artırılması için üreticilerin bilinçlendirilerek üretimine yönelik teşvikler artırılmalı, kışlık olarak yetiştirilen tahılların ardından ana ya da ikinci ürün olarak silajlık mısır, sorgum yetiştirilmeli; pamuk, ayçiçeği, çeltik, ve şeker pancarı gibi yazlık ürünlerin hasadından sonra kış döneminde ekim nöbetine dahil edilmeli, nadasın uygulandığı veya tarlanın boş olduğu yılda tek yıllık baklagil yem bitkileri yetiştirilmelidir. Bu durum özellikle kendisinde sonra gelen bitkiler açısından olumlu etkilere sahip olacaktır. Ayrıca GAP alanında sulamaya açılan alanlarda yem bitkileri yetiştiriciliği bölgede hayvancılığın gelişim durumu dikkate alınarak yaygın hale getirilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Yem Bitkisi, Kaba Yem, Arz açığı

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Seçilmiş Ürünlerin Üretiminde Sürdürülebilirlik

Yazar: Tijen Özüdoğru, Bülent Miran, Gonca Gül Yavuz, Mine Hasdemir
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Türkiye’de her geçen gün artan nüfusun ihtiyacı olan yeterli ve güvenilir gıda gereksiniminin karşılanması için tarımsal üretim ve verimliliği artırarak devamlılığının sağlanması gerekmektedir. Üreticilerin gelirlerinin artırılması, istikrarın sağlanması aynı zamanda ekosistemin bozulmasını önlemek için tarımsal sürdürülebilirlik adına hedefler koyulması ve buna uygun politikalar oluşturması da önem arz etmektedir. Bu araştırmada, Türkiye’de toplam tarım alanlarının %41’ini oluşturan “tahıllar ve diğer bitkisel ürünler” grubunda yer alan 9 ürün (buğday, çeltik, mısır, pamuk, ayçiçeği, soya, nohut, kuru fasulye, kırmızı mercimek) seçilerek, 27 ilde 2.565 üretici ile yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Üreticilerin tarımsal üretimlerini sürdürmeye yönelik davranışlarının Best-Worst yöntemiyle analiz edildiği bu çalışmanın sonuçlarına göre, üreticilerin tarımsal üretim yapmalarındaki en önemli hususlar hayat standardını yükseltmek ve mevcut araziye iyi bakmaktır. Üreticilere göre tarımı meslek olarak icra etmek en önemsiz unsur olup, en az çevre kirliliği ve tüketicileri korumak için sağlıklı ürünler yetiştirmek önemsiz hususlar arasında yer almaktadır. Ayrıca üreticilerin bireysel ve işletmelerine ait özellikler (yaş, eğitim, arazi, tarım dışı gelir vb.) ile ele alınan ürünlerin üretiminin sürdürülebilmesi arasındaki ilişki sıralı logit model kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, tarımsal deneyim, toplam işletme arazisi, parsel sayısı ve tarım dışı gelir arttıkça üreticilerin üretime devam etme isteği artmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal üretim, sürdürülebilirlik, Best-Worst, Logit Model

Araştırmayı İndir