Organik ve Geleneksel Sistemde Fındık Yetiştiren Üreticilerin Risk Tutumlarının Karşılaştırılması

Yazar: Kürşat Demiryürek, Vedat Ceyhan, Osman Uysal
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu çalışmada, Samsun ılı Terme ilçesinde organik ve geleneksel sistemde fındık yetiştiren üreticilerin risk tutumları belirlenmiş ve karşılaştırılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler inceleme alanında organik fındık üreten çiftçilerin tamamından ve geleneksel fındık üreticiler arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş M çiftçiden anket yoluyla toplanmıştır Risk tutumlarının belirlenmesinde olasılığa sübjektif yaklaşım benimsenmiş ve referans kuman ile tercih ölçeklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları, organik fındık yetiştiricilerinin %67’sinin ve geleneksel fındık yetiştiren çiftçilerin %42’sinin risk seven grubunda yer aldığını göstermiştir. İnceleme alanında geleneksel fındık üreticilerinin riske karşı olma derecelerinin, organik fındık üreticilerinden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlan ayrıca çiftçilerin risk tutumlarının organik tarımı benimsemede önemli bir faktör olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çiftçilerin risk tutumlarının belirlenmesini kolaylaştıracak kayıtların tutulmasının teşvik edilmesi ve risk tutumunu belirleyen faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla saptanması, organik olmayan fındık üreticilerinin organik tarıma geçişini kolaylaştırabilecektir.
Anahtar Kelimeler:Fındık, Organik Tarım, Risk Tutumu

Araştırmayı İndir

TKV Gümüşhacıköy Kırsal Kalkınma Projesinin Çiftçiler Üzerindeki Etkilerinin Sürdürülebilirliğinin Saptanması

Yazar: Onur Köprülü, Kürşat Demiryürek
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Geçmişte tarımda verimlilik artışı olarak adlandırılan tarımsal kalkınmadan, zaman içinde üretim kaynaklarının ve özellikle doğal kaynakların ve ekonomik etkilerin sürdürülebilir kullanımının ön plana çıkması ile birlikte sürdürülebilir kalkınmaya doğru bir geçiş süreci yaşanmıştır. Günümüzde ise sürdürülebilir kalkınmanın kırsal kesimden başlaması görüşü önem taşımaktadır. Araştırmanın temel amacı Türkiye Kalkınma Vakfı TKV Gümüşhacıköy Kırsal Kalkınma Projesi’nin hedef kitle olarak seçtiği üreticiler ve girişimciler üzerindeki etkilerinin sürdürülebilirliğinin saptanmasıdır. Proje kapsamında olan 8 köy ve proje kapsamında bulunmayan 9 köy araştırma kapsamında incelenmiştir. Projenin etkilerinin sürdürülebilirliğinin saptanması amacıyla ESS (Etkilerin Sürdürülebilirliğinin Saptanması) yaklaşımı ve bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla da Lojistik Regresyon Analizi uygulaması esas alınmıştır. Araştırmanın sonuçlan incelendiğinde, üreticilerin büyük bir bölümünün proje faaliyetlerini sürdürme eğiliminde oldukları ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte yaş, tarım dışı iş ve sosyal güvenlik durumu gibi faktörlerin proje faaliyetlerinin sürdürülebilirliği üzerinde etkili olduğu: buna karşın homojen üretici yapısı nedeniyle eğitim, enformasyon skorları, ekilen ve dikilen ürün sayısı ve arazi büyüklüğü değişkenlerinin ise etkili olmadığı belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Kırsal Kalkınma, Etkilerin Sürdürülebilirliğinin Saptanması, Lojistik Regresyon Analiz

Araştırmayı İndir

Tanmsal Faaliyetlerin Sürdürülebilirliğinin Değerlendirilmesi: Samsun İli Örneği

Yazar: Vedat  Ceyhan, Mehmet Bozoğlu, Kürşat Demiryürek, H.Avni Cinemre, Osman Kılıç
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu araştırmanın amacı Samsun ilinde yürütülen tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini değerlendirmektir Araştırmada kullanılan veriler 2004-2005 üretim dönemine ait olup, basit tesadüfi örnekleme metodu ile seçilmiş 93 tarım işletmesinden anket yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği ekonomik, sosyal, teknik açıdan ve çevre yönünden olmak üzere 4 ana grup altında İncelenmiştir. İnceleme alanı için toplam sürdürülebilirlik indeksi, seçilen 40 sürdürülebilirlik göstergesinden yararlanarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlan, inceleme alanında tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından ciddi problemlerin var olduğunu göstermiştir. Birinci ve II. alt bölgeler için en önemli problem ekonomik sürdürülebilirlik iken, III alt bölge için sosyal yönden sürdürülebilirlik en önemli sorunu teşkil etmektedir. İnceleme alanında sosyal sürdürülebilirliği tehdit eden en önemli sorunların kanalizasyon ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği gibi altyapı problemleri ile mülkiyet sorunu olduğu tespit edilmiştir. Sürdürülebilirlik açısından tarımsal faaliyetlere yatırılan sermaye karşılığında elde edilen gelirin yetersizliği ise en önemli ekonomik sorundur. Kimyasal girdilerin önerilen dozun üzerinde kullanılması, çevre yönünden sürdürülebilirliğe engel olabilecek en önemli unsurdur. Sulama suyu yetersizliği ile su erozyonu ise tarımsal faaliyetlerin teknik yönden sürdürülebilirliğini sınırlayan en önemli faktörlerdir. İnceleme alanında, işletme düzeyinde verimliliğin artırılması, maliyetlerin kontrol altına alınması, tarım dışı yatırımların tarıma yönlendirilmesi tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğine olumlu katkı sağlayabilecektir. İşletme düzeyinde alınacak bu önlemler ulusal düzeyde alınacak yapısal önlemlerle desteklenmeli ve özellikle altyapı sorunları ve mülkiyet sorunu hızlı bir şekilde çözümlenmelidir
Anahtar Kelimeler: Samsun, Sürdürülebilirlik Göstergeleri, Sürdürülebilirlik İndeksi

Araştırmayı İndir

Organik ve Konvansiyonel Fındık Yetiştiricilerinin Gübre Kullanımı Konusundaki Bilgi Kaynaklarının Sosyal Ağ Analizi İle Karşılaştırılması

Yazar: Mehmet Aydoğan, Kürşat Demiryürek
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Yayım ve Haberleşme
Özet
Bu çalışma, Samsun ili Terme ve Çarşamba ilçelerindeki organik ve konvansiyonel fındık yetiştiricilerinin gübre kullanımı konusundaki iletişim kaynakları ve sosyal ağını ortaya çıkarmak, ağın işleyişini, ağdaki aksaklıkları ve daha iyi işleyen bir ağ geliştirmek için neler yapılabileceğini ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır.
Araştırmanın birincil ve temel materyalini Çamlıca, Yüksekyayla köyleri ile Ağcagüney beldesindeki organik ve konvansiyonel fındık yetiştiricilerinden anket, mülakat ve gözlem yoluyla elde edilen veriler oluşturmaktadır. Organik ve konvansiyonel fındık yetiştiricilerinin oluşturdukları iletişim ağları sosyal ağ analizi ile incelenerek karşılaştırılmıştır.
Araştırma sonucuna göre: organik ve konvansiyonel fındık yetiştiricilerinin köy içi (informal) bilgi kaynakları önder çiftçilerden: köy dışı (formal) bilgi kaynakları ise kamu kurum ve kuruluşlarından oluşmaktadır.
Organik fındık yetiştiricileri köy içi iletişim ağı: sık, ilişkiler kuvvetli ve bilgi kaynakları çeşitli iken konvansiyonel fındık yetiştiricilerinin köy içi iletişim ağı daha gevşek, ilişkiler kuvvetli ve bilgi kaynaklarının tek düze olduğu tespit edilmiştir.
Araştırma sonucunda, kurumsal bilgi kaynaklarının organik ve konvansiyonel fındık yetiştiricilerini yeterince desteklemediği tespit edilmiştir. Organik üreticiler kendi deneyim ve tecrübelerini kendi aralarında paylaşmaktadırlar. Köy içerisinde var olan yerel bilgi bilimsel bilgi ile desteklenmelidir. Hem organik hem de konvansiyonel üreticilerin köy içerisinde fikir önderi rolünü üstlenen üreticilerin bilgisine ve tecrübesine güvendikleri belirlenmiştir. Bu sebeple, çiftçilere yenilikler ve bilgi transferi bu fikir önderleri aracılığıyla ulaştırılabilir.

Anahtar Kelimeler: Sosyal ağ analizi, iletişim ağı, organik fındık, organik tarım
Araştırmayı İndir

Mikro Kredinin Kadın Girişimciliğine Etkisi: Samsun İli Örneği

Yazar: Nur İlkay Sönmez, Kürşat Demiryürek
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Günümüzde kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için yoksulluğu azaltmada en önemli araçlardan biri olan mikro kredi uygulamaları ile girişimciliğin teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin de içinde bulunduğu dünya üzerindeki yüzden fazla ülkede başarılı bir şekilde yürütülen mikro kredi, yoksul kişilere faizsiz ve kefilsiz şekilde kredi vererek, kendi kendilerine gelir getirici faaliyette bulunmalarını teşvik etmek amacıyla, özellikle kadınlara verilen küçük sermaye olarak ifade edilmektedir. İnsanlara güvenerek, yoksulluğu ortadan kaldırma içerisinde olan mikro kredi uygulamaları, kadınların toplumda güçlenmesine yardımcı olurken; aynı zamanda aşırı yoksul kadınların da girişimci olabileceğini ortaya koymaktadır. Yoksulluğun önlenmesinde kullanılan mikro kredi, kadınların emeklerini kayıt altına alarak ailelerine önemli ekonomik katkılar sağlamaktadır.
Bu araştırmada Samsun ili genelinde Türkiye Grameen Mikro kredi Programı kapsamında yürütülen mikro kredi uygulamaları ele alınmıştır. Araştırmanın birincil verilerini, Samsun Atakum, Çarşamba, Bafra ve Terme ilçelerinde aktif olarak mikro kredi kullanan 652 kadın arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre seçilen, 84 kadın ile yapılan anket çalışmaları oluşturmaktadır. Araştırmada, mikro kredinin kadın girişimciliğine katkısı incelenmekte ve yoksulluk üzerindeki azaltıcı etkisi ortaya koyulmaktadır. Araştırma sonuçları mikro krediyi kullanarak işe başlayan kadınlar ile işi olup mikro kredi kullanan kadınlar arasında mikro krediyi algılamaları bakımından farklılıklar olduğunu ve bu farklılıklara bağlı olarak kredi ile ilgili problemlerin ortaya çıktığını göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Mikro kredi, girişimcilik, kadın, yoksulluk, Samsun
Araştırmayı İndir

Organik Tarım ve Kalkınma

Yazar: Kürşat Demiryürek, Alper Güzel, Kerem Hazneci
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Organik tarımına geçişin ekolojik olarak uygun olabileceği, bunun yanında organik tarımın sosyal ve ekonomik açılardan da sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayabileceği yerlerde başlatılması ve desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye’de organik tarım alanlarının gelişimi, tarımsal girdi (kimyasal gübre ve ilaç) kullanımı ile kalkınma arasındaki ilişkileri ortaya koymak ve böylece; organik tarıma geçiş için uygun illeri belirlemektir. Çalışmada tarımsal girdi kullanımı açısından organik tarıma geçiş için uygunluğun belirlenmesinde birim tarım alanına düşen tarımsal ilaç ve kimyasal gübrelerin eşdeğer miktarları dikkate alınmıştır. Sosyo-ekonomik açıdan organik tarıma geçişe uygun illerin belirlenmesinde ise Devlet Planlama Teşkilatı’nın yayınladığı illerin kalkınmışlık indeksleri kullanılmıştır. Böylece organik tarım alanı, tarımsal girdi kullanımı ve kalkınmışlık indeksi olmak üzere üç kritere göre organik tarıma geçiş için uygun iller sıralanmıştır. Yapılan analiz sonucu illerin kalkınmışlık düzeyi düştükçe tarımsal girdi kullanımının da azaldığı belirlenmiştir. Buna göre, birim tarım alanına düşen kimyasal girdi miktarının düşük olduğu ve kalkınmışlık düzeyleri de düşük olan Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki illerin organik tarıma geçiş için daha uygun olabileceği belirlenmiştir. Ancak kalkınmışlık düzeyi ve tarımsal girdi kullanımı yüksek olan Türkiye’nin batısındaki organik tarım alanları, doğu bölgelerine oranla daha fazladır. Maalesef kalkınmaya daha fazla ihtiyaç duyan ve organik tarıma geçişin görece daha kolay olabileceği doğu bölgelerinde ise organik tarımın gelişmediği belirlenmiştir. Türkiye’de organik tarımın geliştirilmesi için tarımda kimyasal girdi kullanımının düşük, organik tarıma geçiş sürecinin daha kolay olabileceği ve organik tarımın kırsal kalkınmaya katkı sağlayabileceği uygun yerlerde başlatılması ve yaygınlaştırılması için desteklenme ve yayım çalışmalarının yapılması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: organik tarım, sürdürülebilir kalkınma, tarımsal girdi, kalkınmışlık indeksi
Araştırmayı İndir

Kırsalda Yoksulluğu Azaltmanın Bir Aracı Olarak “Kadın Girişimciliği”

Yazar: Bülent Gülçubuk, İlkay Savcı, Dilek Özer, Kürşat Demiryürek
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de kırsalda yoksulluktan en fazla kadınlar etkilenmektedir. Nitekim son 10 yılda kentlerde yoksul kadın sayısında az da olsa bir azalma söz konusu iken, kırsalda yoksul kadın sayısı artış göstermektedir. Kırsal alanda kadın, erkeğin gerçekleştirdiği faaliyetleri aynı oranda, hatta daha fazla yerine getirirken; ücretsiz aile işçisi statüsünden kurtulamamaktadır. Bu nedenle, kadınlara yönelik gelir getirici girişimcilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve kredi kaynaklarına erişiminin kolaylaştırılması, kırsal alanların sosyo-ekonomik açıdan kalkındırılmasının yanı sıra kırsal yoksulluğun azaltılmasına da önemli katkılarda bulunacaktır. Bu bildiride, Türkiye’de kırsal alanda kadının konumu ve yaşadığı yoksulluk olgusu hakkında öz bilgiler verildikten sonra, TÜBİTAK tarafından desteklenen ve İstatistik! Bölge Birimi Sınıflandırması-1 kapsamında (İBBS1) 12 bölgeden araştırmanın amacına ve yöntemine uygun olarak seçilen 12 ilde yürütülen “kırsal alanda kadın girişimciliği etkileyen faktörler” konulu araştırma sonuçları sunularak tartışmaya açılacak ve kırsal alanda yoksulluğun azaltılmasında kadın girişimciliğinin nasıl bir rol oynayabileceği konusunda saptamalarda bulunulacaktır. Söz konusu araştırmanın amacı, kırsal alanda yaşayan kadınların girişimcilik faaliyetlerine bakış açılarının ve kredi kaynaklarına erişimlerinin ortaya konulması, bu konulara etkide bulunan faktörlerin belirlenmesi ve kırsal alandaki kadınların girişimcilik yeteneklerinin artırılması ve ekonomide daha aktif yer alabilmeleri için politika önerileri geliştirmektir.

Anahtar Kelimeler: Kırsal alan, kırsalda kadın, kadın girişimciliği, kadın yoksulluğu
Araştırmayı İndir

Karadeniz Bölgesindeki Alabalık İşletmelerinde Ekonomik Etkinlik

Yazar: Vedat Ceyhan, H.Avni Cinemre, Mehmet Bozoğlu, Kürşat Demiryürek, Osman Kılıç
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışmanın amacı, Karadeniz Bölgesinde alabalık yetiştiren işletmelerin ekonomik etkinliğini ölçmek ve ekonomik etkinlik üzerine etkili olan faktörleri belirlemektir, İncelenen işletmelerde etkinlik ölçümlerinin tahmin edilmesinde Veri Zarflama Yöntemi (VZY) kullanılmıştır. Araştırmada teknik etkinlik, kaynak dağıtım etkinliği ve ekonomik etkinlik sırasıyla 0.82, 0.83 ve 0.68 olarak ölçülmüştür. Etkinlik analizi sonuçları, etkin olmayan işletmelerin en iyi uygulamaya sahip işletmelerin seviyesine ulaşabilmek için yem ve işgücü masraflarını %32 oranında azaltması gerektiğini göstermiştir. Ölçek etkinliği ile saf teknik etkinlik katsayıları, incelenen alabalık işletmelerinin optimum ölçekte olmalarına rağmen faaliyetlerini teknik olarak etkin yapamadıklarını göstermektedir. Araştırma sonuçları ayrıca, ekonomik etkinlik ile havuz mülkiyeti, işletmenin hukuki statüsü, işletme sahibinin eğitim durumu ve deneyimi, yayım servisleri ile bağlantı sıklığı, işletme dışı gelir ve kredi kullanımı değişkenleri arasında istatistik açıdan önemli pozitif ilişki olduğunu göstermiştir. Havuz büyüklüğü ise ekonomik etkinliği negatif yönde etkilemektedir. İşletme düzeyinde eğitim çalışmalarının düzenlenmesi ve tarımsal yayım programlarının hazırlanması, inceleme
alanında etkinliğin artırılmasına yardımcı olabilecektir.
Anahtar Kelimeler: ekonomik etkinlik, veri zarflama yöntemi, alabalık işletmeleri, etkinliği belirleyen faktörler

Araştırmayı İndir

Samsun İlinde Mikro Kredinin Kullanılmasını Etkileyen Faktörler

Yazar: N. İlkay Abacı, K. Demiryürek, Ç. Yıldırım, M. Emir
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Finansman
Özet
Bu araştırmanın amacı Samsun ili ve ilçelerinde (Bafra, Çarşamba, Terme, Salıpazarı, Ayvacık) mikro kredi kullanan kadınların mevcut durumunu, kredi ile ilgili bilinç düzeylerini, ihtiyaç duydukları bilgileri ortaya koymak ve mikro kredinin kadınlar tarafından kullanılmasını etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırmada kadınların aldıkları kredi tutarları baz alınarak basit tesadüfi örnekleme yapılmış ve 132 kadın ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda mikro kredi kullanan kadınların kredi hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları, mikro kredi çalışanlarının tavsiyelerine ve kadınların istihdamına yönelik olarak verilen diğer kredi çeşitleri hakkında bilgiye ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Araştırmada yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılarak, değişkenler (kadınların mikro krediye karşı algıladıkları olumlu tutum, mikro kredi çalışanlarına ilişkin algıladıkları tutum, mikro kredi sisteminin başvuru şartlarına ilişkin algıladıkları tutum ve mikro krediyi gelecekte kullanmaya devam etme düşüncesi) arasındaki nedensel ilişkiler açıklanmaya çalışılmıştır. Hesaplanan çoklu uyum ölçütlerinden modelin istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Analiz sonucunda mikro krediye karşı kadınların olumlu düşüncelerinin, kadınların mikro kredi kullanımı konusunda bir etkiye sahip olmadığı, ancak mikro kredi çalışanlarının samimiyetinin ve başvuru şartlarının esnekliğinin mikro kredinin kullanımı konusunda önemli bir etkisinin olduğu saptanmıştır. Bu sonuca göre mikro kredi çalışanlarının, kredi alan kadınların memnuniyetine yeterli özen ve dikkat göstermesi gerekliliği önemli bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Mikrokredi, mikrokredi kullanımı, YEM, Samsun

Araştırmayı İndir

Kırsal Kalkınma Amaçlı Projelerin Sonuç ve Etkilerinin Değerlendirilmesi

Yazar: D. Demir, K. Demiryürek
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
Cumhuriyetin ilanı ile başlayan modernleşme ve kalkınma çalışmaları ekonomik ve politik gelişmelerden etkilenmiştir. Büyük Buhran (1929) ve İkinci Dünya Savaşı gibi dış gelişmelerin de etkisiyle farklı yaklaşım ve uygulamalar benimsenmiştir.1960’lı yıllarla başlayan planlı kalkınma döneminde kalkınma strateji ve politikalarına belirli bir disiplin ve bütünsellik kazandırılmış olsa da literatürde yer alan çalışmalar program ve projelerin süreklilik kazanamadığını, sonuçların sürdürülebilirliğinin sağlanamadığını bu nedenle beklenen sonuç ve etkilerin elde edilemediğini ortaya koymaktadır. Değerlendirme çalışmalarının ortaya çıkışı geleneksel değer sisteminin zayıflaması ve kapitalist toplum yapısının gelişimi ile ilişkilendirilmektedir. Bununla birlikte Türkiye için kamu politikalarının ve müdehalelerinin (kalkınma odaklı plan ve programlar başta olmak üzere), değerlendirilmesi “toplum yararı” ve “verimlilik” için zorunluluk olarak görülmektedir. Çalışma kapsamında kırsal kalkınma ve program değerlendirmeye ilişkin kavramsal çerçeve, tarihsel gelişim ve kırsal kalkınma alanındaki değerlendirme örnekleri gözden geçirilmiştir

Anahtar Araştırmayı İndir: Kırsal Kalkınma, Değerlendirme, Program Değerlendirme, Sonuçlar, Etkiler.

Araştırmayı İndir