Kooperatifler Aracılığıyla Desteklenen Süt Sığırcılığının Ekonomik Ve Sosyal Etkileri: Isparta İli Örneği

Yazar: Mevlüt Gül, Hilal Yılmaz, M. Göksel Akpınar, Ayşe Gürsoy, Özge Bayındır
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Örgütlenme
Özet
Bu çalışma ile Türkiye’de kooperatifler aracılığıyla uygulanan süt sığırcılığı projesinin, projeden faydalanan işletmeler üzerindeki ekonomik-sosyal etkilerinin Isparta ili örnekleminde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bölgede 2010 yılı itibariyle proje kapsamında kooperatifler aracılığı ile süt sığırı dağıtılan toplam 1072 işletmeden 99’u örnek hacmini oluşturmuştur. Veriler, projeden yararlanan işletmelerde ortaya çıkan ekonomik-sosyal gelişmelerin neler olduğuna yönelik hazırlanan anket formu aracılığıyla kişisel görüşme yöntemi ile elde edilmiştir.
Çalışma bulgularına göre uygulanan bu proje ile işletmeler düzeyinde özellikle aile işgücünde etkinliğin sağlanması, kırsal alanda gelir seviyesinin yükseltilmesi, yeni iş olanaklarının sağlanması, hayvan varlığı kalitesinin artırılması ve kooperatifler aracılığıyla üreticilerin örgütlenmeye yönlendirilmesi konularında pozitif etki sağlandığı gözlenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Süt Sığırcılığı Destekleme Projesi, Süt Sığırcılığı, Kooperatif, Ekonomik Etki, Sosyal Etki
Araştırmayı İndir

Türkiye’de Yerfıstığı Üretiminin Mevcut Durumu Ve Trend Analizi Yöntemiyle Geleceğe Yönelik Beklentiler

Yazar: Hilal Yılmaz, Oğuz Parlakay, Selcan Akkoyun
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Dünya genelinde yerfıstığı bir yağ bitkisi olarak değerlendirilmekte iken ülkemizde çerezlik olarak tüketilmektedir. Dünyadaki yerfıstığı üretiminin uluslararası ticarete konu olan miktarı son derece düşüktür. Bu durum genel olarak iç tüketimi karşılamak amacıyla üretildiğini ortaya koymaktadır. İçeriğindeki yüksek yağ oranı ile yerfıstığı ülkemizdeki bitkisel yağ üretimini artırabilmek için değerlendirilebilecek önemli yağ bitkilerinden biridir. Aynı zamanda çerezlik olarak da önemli bir döviz kaynağımız olma şansına sahiptir. Yapılan bu çalışma ile Türkiye’de yerfıstığı üretiminin mevcut durumunu değerlendirmek amacıyla, ekim alanı, üretim miktarı, verim durumu ve dış ticaretindeki gelişmeler incelenmiştir. Veriler analiz edilirken tablolar, grafikler ve indeks hesapları kullanılmıştır. Ayrıca geleceğe yönelik beklentiler tahmin edilirken “Trend Analizi” yönteminden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre yerfıstığı ekim alanları ve üretim miktarının trend doğrusunun eğimi pozitiftir. Yerfıstığı işleyen tesisleri ve yerfıstığının yağ sanayinde değerlendirme olanaklarını arttıracak politikaların geliştirilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin dünya ticaretindeki önemi çok azdır. Türkiye’nin kabuksuz yerfıstığı ihracatı için belirsizliklerin hakim olduğunu ve istikrarlı bir dışsatım pazarlamasının bulunmadığını söylenebilir. İncelenen dönemde Türkiye’nin ithalat rakamlarında da düzensiz bir dalgalanma olduğu belirlenmiştir. İhracatta en önemli faktör, standardizasyon ve pazarlamadır. İhracatın geliştirilmesi yönünde daha etkili tarım politikalarına ihtiyaç olduğu görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Yerfıstığı, üretim, dış ticaret, trend analizi

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Arıcılık Faaliyetinin Mevcut Durumu Ve Trend Analizi Yöntemiyle Geleceğe Yönelik Beklentiler

Yazar: Oğuz Parlakay, Hilal Yılmaz, Baran Yaşar
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışmada, Türkiye’de arıcılık faaliyetinin mevcut durumunu değerlendirmek amacıyla, koloni sayısı, bal üretim miktarı ve dış ticareti verileri kullanılarak trend değerleri hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda, ele alınan tüm veriler için trend doğrusunun eğimi pozitif çıkmıştır. İncelenen dönemde koloni sayısı ve bal üretim miktarında artış olduğu ve gelecekte de bu artışın devam edeceği beklenmektedir. İhracat ve ithalat miktarlarında ise önemli ölçüde dalgalanmaların olduğu söylenebilir. Bal üretiminde yapılan hatalarının giderilmesine yönelik alınacak önlemlerle, ihracatın artacağı beklenmektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda bu üretim dalının geliştirilmesi ve iyileştirilmesine yönelik olarak arıcılara yayım ve eğitim hizmeti verilmesini amaçlayan örgütlenmeler desteklenmelidir.

Anahtar Kelimeler: Arıcılık, Bal, Koloni, Trend Analizi, Destekleme

Araştırmayı İndir

Adana İlinde Turunçgil Üreticilerinin İyi Tarım Uygulamalarına (İTU) Karşı Eğilimlerinin Belirlenmesi

Yazar: Hilal Yılmaz, Selcan Akkoyun, Mevlüt Gül
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Yayım ve Haberleşme
Özet
Türkiye’de tarımsal üretim artırılmasında ve ihracat miktarlarının dış pazarda rekabet edecek seviyeye ulaşmasında, İyi Tarım Uygulamalarının artması önemli rol oynayacaktır. Bu sayede dış pazara kaliteli ve güvenli ürün sunulurken, iç pazarda tüketicilerin sağlıklı ve güvenilir ürün tüketmeleri sağlanmış olacaktır. Bu çalışmanın amacı, Adana ilinde turunçgil üreticilerinin İyi Tarım Uygulaması eğilimleri üzerinde etkili faktörlerin belirlenmesidir. Bu çerçevede veriler, hazırlanmış anket formlarının 85 adet İTU yapan ve 85 adet İTU uygulaması yapmayan üreticiye uygulanması ile elde edilmiştir. Görüşme yapılan üreticilerin eğilimlerini etkileyen değişkenlerin belirlenmesinde Lojistik Regresyon modeli kullanılmıştır. Modelde kullanılan değişkenlere ait katsayılar birbirinden farklı ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bağımsız değişkenler, bağımlı değişkenin %63.1’ini açıklamaktadır. Üreticilerin yaşı, eğitimi, üye oldukları örgüt sayısı, yeniliklere karşı tutumu ve toplam geliri ile iyi tarım yapma eğilimi arasında pozitif ve istatistikî olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Üreticilerin mesleki deneyimi ve traktör sayıları ile iyi tarım yapma eğilimi arasında ters yönlü ve istatistikî olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: İyi tarım uygulaması, turunçgil, lojistik regresyon analizi

Araştırmayı İndir

Adana İlinde Kooperatifler Aracılığıyla Uygulanan Süt Sığırcılığı Projelerinin Genel Bir Değerlendirmesi

Yazar: Hilal Yılmaz, Aykut Gül
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Örgütlenme
Özet
Üreticilerimizin, üretim aşamasında meydana gelen riskleri paylaşmak, daha çok ve kaliteli üretmek, ürünlerini daha iyi pazarlayabilmek ve elde edecekleri gelirle hayat standartlarını yükseltmek amacıyla bir araya gelerek örgütlenmeleri gerekmektedir. Tarımda üretici örgütlenmesinin ana amacı, bu kesimde verimliliği yükseltmek ve üretimden tüketim aşamasına kadar tarımsal ürünlerin değerlendirilmesi suretiyle üreticinin gelirini ve pazardaki konumunu yükseltmektir. Üreticinin örgütlenmesi ve pazarda etkin bir konuma gelebilmesinde en önemli araç ise tüm gelişmiş ekonomilerde olduğu gibi kooperatiflerdir. Ülkemizde tarım işletmelerinin çoğunluğu küçük aile işletmesidir. Geçimlik düzeydeki bu işletmelerin gerek verimliliği arttırıcı girdi kullanımında, gerekse ürettiği ürünleri değerlendirmede sermayesi yeterli gelmemektedir. Ayrıca küçük işletmeler ürünlerin satısında pazara etkili olamamaktadır. Küçük tarım işletmelerinin bu olumsuzluklarını ortadan kaldırmak için kooperatifler aracılığıyla projeler geliştirilerek uygulanmakta, böylece küçük işletmelere büyük işletmelerin üretim, ürün değerlendirme ve pazarlamada sahip olduğu üstünlükler sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmada, kooperatifler aracılığıyla uygulanan süt sığırcılığı projelerinin genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. Çalışmada, ikincil verilerden faydalanılacaktır. Yapılacak çalışma ile ülkemiz hayvancılığının ve üretici örgütlenmesinin geliştirilebilmesi açısından uygulanan bu projelerin daha etkili ve başarılı olabilmesi için somut önerilerde bulunulması sağlanabilecektir.
Anahtar Kelimeler: Kooperatif, süt sığırcılığı projesi, örgütlenme

Araştırmayı İndir

Isparta İli Kentsel Alanda Ailelerin Meyve Suyu Tüketim Profili

Yazar: Mevlüt Gül, M.Göksel Akpınar, Tufan Bal, Hilal Yılmaz
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim ekonomisi
Özet
Türkiye’de çağdaş anlamda meyve suyu yatırımları 1969 haşladığı ve 1983’dcn sonra büyümeye ivmesi kazandığı görülmektedir. Günümüzde Türkiye’de 30 civarında firma bulunmakta ve 38 fabrikada üretim yapılmaktadır. Piyasada 27 adet tescilli meyve suyu markası bulunmaktadır. Türkiye’de 1970’li yılların başında 0.4 litre olan kişi başına meyve suyu tüketimi, 1970 yılına göre 10 katlık bir artışla, I996’da 3.9 litreye, 1998’de de 4.0 litreye, son yıllarda ise 5.3 litreye ulaşmıştır. Ancak bu değer gelişmiş ülkelerden oldukça düşüktür. Bu rakam Almanya’da 46, ABD’de 36, Kanada’da 25, Fransa’da 17, İtalya’da 8 litre düzeyindedir. Türkiye’de dana çok meyve nektarı tüketilmektedir. Bununla birlikte Avrupa ülkelerinde daha çok portakal ve elma suyu tüketilirken, ülkemizde şeftali ve vişne nektarı tercih edilmektedir. Türkiye’de yaş meyve tüketiminin göreceli olarak fazla olması, meyve suyu tüketimini olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir. Bununla birlikte yıllar itibariyle meyve suyu yurtiçi talebinin arttığı gözlenmektedir. Bu çalışmada, meyve suyu tüketimine ilişkin tüketici eğilimi araştırılmaktadır. Çalışmanın tüketici düzeyindeki alan çalışması İsparta ili kentsel alanında yürütülmektedir. Bu kapsamda toplam 400 hane halkı ile yüz yüze görüşme esasına dayalı olarak gerçekleştirilen anket uygulamasından elde edilen orijinal veriler değerlendirilecektir. Araştırmada, ailelerin meyve suyu tüketim profilinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu araştırma kapsamında, ailelerin meyve suyu tüketimi, harcama yapısı, meyve suyu çeşidi tercihi ve marka tercihi, çeşitli satın alma davranışları ile satın alma davranışları üzerinde etkili olan sosyo-ekonomik değişkenlerin belirlenmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Meyve Suyu, Tüketim, Harcama Yapısı.

Araştırmayı İndir

Gıda Güvenliği Açısından Mahalle Kasaplarının Mevcut Durumu; Adana İli Örneği

Yazar: Tufan Bal, Hilal Yılmaz
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Yeterli ve dengeli beslenme, sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesi açısından temel teşkil etmekledir. Sağlıklı beslenme açısından
kırmızı et önemli protein kaynağıdır ve proteinlerde hücrelerin ana maddesidir. Kırınızı et, hayvansal protein kaynakları içerisinde en çok demir
içeren gıda maddesinden biridir. Kişi başı günlük 90 gr. kırmızı et tüketiminin gerekli hayvansal proteini sağladığı düşünülecek olursa, kişi başı
yıllık tüketimin 33 kg. civarında olması gerekmektedir. Ancak ülkemizde kırmızı et tüketimi oldukça düşüktür. Bununla birlikte, halk sağlığı için risk teşkil eden gıdaların % 90 ı hayvan kaynaklı gıdalardır. Bu riskin giderilmesi ise “Ahırdan sofraya gıda güvenliği” yaklaşımı çerçevesinde
zincirin her halkasında veteriner hekim kontrolü ile mümkündür. Bunun yanısıra Gıda Güvenliği; FAOAVHO Codex Alimentarius Uzmanlar
Komisyonu tarafından sağlıklı ve kusursuz gıda üretimini sağlamak amacıyla gıdaların; üretim, işleme, muhafaza ve dağıtımları sırasında gerekli
kurallara uyulması ve önlemlerin alınması olarak tanımlanmıştır. Yapılan araştırmalar, et ve et ürünlerinden kaynaklanan sağlık problemlerinin
%10’unun hayvanların taşıdıkları hastalıklardan kaynaklandığını, %90’ının ise kesim sonrası işlemler esnasındaki hijyen ve sağlık prosedürlerinin
yeterince yerine getirilmeyişinden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Bunun anlamı etlerden kaynaklanan sağlık problemleri mezbaha ve sonrası
işlemler esnasında şekillenmektedir. Ülkemizde bu hizmetleri görenler içerisinde kasaplar da önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Adana ilinde mahalle kasaplarının kırmızı et muhafazası ve satışına yönelik uygulamalarını incelemek ve Gıda Güvenliği açısından mevcut durumu ortaya koymaktır. Veri toplama amacıyla mahalle kasapları ile anket uygulanmış ve sonuçları yorumlanmıştır. İncelenen kasapların ct satışlarını olumsuz etkileyen faktörler tespit edilmiştir. Ayrıca kasapların hijyenik kurallara uyma seviyeleri ve kullandıkları ekipmanlar ortaya konmuştur. Bu çalışma, gıda güvenliğinin öneminin arttığı günümüzde halkın başlıca et satın alma yerleri olan mahalle kasaplarının mevcut durumları, sorunları ve çözüm önerilerinin tespiti açısından önem arz etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Gıda Güvenliği, Mahalle Kasapları, Kırmızı Et Satımı

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tüketicilerin Bal Tüketiminde Gıda Güvenirliliği Bilincinin İncelenmesi : Adana İli Örneği

Yazar: Betül Bahadır, Hilal Yılmaz, Oğuz Parlakay
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet
Gıda güvenirliği ve halk sağlığı tüm ülkelerin stratejik öneme sahip konularının başında yer almaktadır. AB ülkeleri ile kıyaslandığında Türkiye’nin nüfus ve yüzölçümü bakımından büyük bir ülke olması, özellikle küçük çaplı üretim yapan kayıt ve kontrol dışı gıda işletmelerinin sayısının fazlalığı, gıda kontrol hizmetlerinin yetersiz oluşu, toplumun riskli sayılabilecek gıda tüketim alışkanlıklarının olması ve sosyo-ekonomik yapısı gıda güvenirliğini etkileyen olumsuzluklar arasında yer almaktadır. Gıda güvenirliği zincirinde en son halkayı tüketiciler oluşturmaktadır. Tüketicinin alım gücü ve bilinçli olması gıda güvenirliğini sağlamada önemli faktörlerden biridir. Tüketici potansiyelinin büyük bir çoğunluğunun alım gücü ve eğitim düzeyinin düşük olması, tüketici bilincinin oluşmaması, tüketicilerin gıda güvenirliği konusundaki bilgilerinin yeterli olmaması gıda güvenirliğinin sağlanması konusunda önemli toplumsal zayıflıklar olarak görülmektedir. Bu durum hem toplum sağlığını, hem de gıda endüstrisinin kaliteli ve güvenli gıda üretimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bal, yüksek enerjili ve karbonhidratlı bir madde olup, tadı, aroması ve diğer üstün özellikleri nedeniyle insanlar tarafından daha çok bir besin ve enerji kaynağı olarak tüketilmektedir. Ballarda diğer tarımsal ürünlerden nispeten farklı olarak daha denetimsiz koşullarda üretilip pazarlandıkları için gıda güvenirliği sorunu daha yoğun bir şekilde kendini hissettirmektedir. Balda gerek kalıntı sorunu gerekse şeker katkılı hileli bal olma endişesinden dolayı tüketiciler tarafından alınırken market yerine doğrudan üreticiden alma yönünde çaba sarf edildiği ve marketten yapılan alımlarda balın kalitesine büyük bir güvensizlik duyulduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’de bal tüketiminde gıda güvenirliğinde ne tür uygulamalar yapılmakta olduğu ve karşılaşılan sorunlar üzerinde durulacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise birincil verilere dayanılarak Adana ili kentsel alanda tüketicilerinin bal tüketiminde gıda güvenirliği konusunun ne derece önemli olduğu ve tüketicinin bu konudaki bilincinin ortaya konulması hedeflenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Bal, Gıda Güvenirliği, Tüketici Bilinci, Bal Tüketimi

Araştırmayı İndir

Yaş Meyve Sebze Tüketim Ve Harcama Yapısı: Adana İli Örneği

Yazar: Mevlüt Gül, Hilal Yılmaz, M. Göksel Akpınar
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet
Bu araştırmada. Adana ili kentsel alanında hanelerin yaş meyve sebze tüketim ve harcama profili ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda tüketicilerin yaş meyve sebze satın alma kararı, satın alma sıklığı, tedarik kanalı tercihi ve nedenleri, tüketim düzeyi ve harcama tutarı, kimyasal ilaç kalıntılarına ilişkin değerlendirmeleri irdelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; yaş meyve sebze satın alma kararında ürün tazeliği, tedarik kanalı seçiminde ise yakınlık en önemli kriterler olarak belirlenmiştir. Ayrıca tüketicilerin yaş meyve sebze tedarikinde çoğunlukla semt pazarlarından haftalık olarak gerçekleştirdikleri saptanmıştır. Hanelerin yaş meyve sebze harcamasının gıda harcamaları içerisindeki payı %29 olarak hesaplanmış olup kimyasal ilaç kalıntılarına ilişkin tüketici endişesi oldukça yüksek bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Yaş Meyve Sebze. Tüketici, Satın Alma Davranışı, Adana

Araştırmayı İndir