Tekirdağ İli Bağcılığında Küçük İşletmelerin Önemi ve Geliştirme Olanakları

Yazar: Hasan Güngör, Günay Güngör, Mehmet Ali Kiracı, Mehmet Uğurlu
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Tekirdağ İli şaraplık üzüm üretimine son derece uygun ekolojik koşullara sahip bir yöredir. Bağcılık halkın en önemli geçim kaynaklarından biri durumundadır. Bununla beraber son beş yıllık süreç içerisinde şaraplık üzüm üretim alanlarında yaklaşık %44 gibi önemli düzeyde bir azalma olmuştur. Bunun başlıca nedeni olarak, Tekel’in özelleştirilmesine kadar pazarlama sıkıntısı olmayan üreticilerin bu tarihten sonra ürünlerini elden çıkarmada uzun süre ciddi bir darboğaza girmeleridir. Ayrıca şaraba getirilen yüksek vergi oranları da bunda etkili olmuştur. Bu araştırmanın amacı, üreticilerin yeni koşullara nasıl uyum gösterebildikleri: mevcut bağlarını kaliteli ve talep gören çeşitlerle değiştirme çabalarını, bu süreçte karar alma mekanizmasını etkileyen çeşitli faktörleri ortaya koyup tartışmaktır. Ayrıca üretici gelirlerinin artırılması ve yeter gelirli işletmeler haline dönüştürülmesi olanakları da tartışılmıştır. Araştırma bulguları, 2011 üretim sezonunda üreticilerle yüz yüze yapılan görüşmelerle doldurulan anket formlarından elde edilen orijinal verilerden oluşmaktadır. Araştırma alanında 25 dekardan küçük işletmeler anket kapsamına alınmış ve tabakalı örnekleme yöntemine göre seçilen 95 üretici ile anket uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre: 2004-2011 (Tekel’in özelleştirilmesi) yılları arasında şarap işletmelerinin son derece düşük fiyat önermeleri nedeniyle (sofra 250-300 TL/Kg), kalite (500-600 TL/Kg) üreticiler öncelikle sofralık üzüm olmak üzere, zeytin tesisine yönelmişler ve tatmin edici fiyat düzeyi ile üzümlerini pazarlamayı başarmışlardır. Ancak, adı geçen dönemde artan sofralık üzüm üretimi ve azalan şaraplık bağ alanları 2011 yılında çarpıcı bir ekonomik gerçeği ortaya çıkarmıştır. Sofralık üzüm fiyatları yaklaşık %40 civarında düşerken: artan şarap talebi (özellikle “her şey dahil” sistemi uygulayan Akdeniz Bölgesi otellerinden gelen yüksek talep düzeyi, rakip ürünler olan rakı ve bira fiyatlarındaki yüksek artışlar) düşen şaraplık üzüm arzı nedeniyle tersine bir oluşuma neden olmuştur. Sofra şarabına uygun çeşitlerin fiyatları üç kat, kalite şaraplık çeşitlerin fiyatları iki kat artış göstermiştir. Bu gelişmeler, üreticileri tekrar yeni arayışlara yöneltmiştir. Üreticiler gelirlerini maksimize edebilmek için sofralık/ şaraplık üzüm üretiminden hangisini seçeceği konusunda zorlanmaktadırlar.

Anahtar Kelimeler: Tekirdağ İli , Bağcılık İşletmeleri, Pazarlama, Kırsal Kalkınma.
Araştırmayı İndir

Marmara Bölgesindeki Tayfaların Sosyo-Ekonomik Profili ve Yaşam Standartlarının İyileştirilmesi İçin Öneriler

Yazar: Günay Güngör, Celal Demirkol, Hasan Güngör
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Bu araştırma, Marmara Denizine kıyısı olan yedi ilde balıkçı teknelerinde çalışan tayfaların demografik ve sosyo-ekonomik yapılarını ortaya koymak, sorunlarını belirlemek ve yaşam koşullarını iyileştirici öneriler sunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın ana materyalini, 2009-2010 av sezonu sırasında tayfalarla karşılıklı görüşmeler yoluyla doldurulan anket formlarından elde edilen orijinal veriler oluşturmaktadır. Toplam 133 tayfa ile gerçekleştirilen anketlerde hane halkı profili, mesleki özellikleri ve mesleki profili ile yaşam standardını belirlemeye yönelik sorulara yer verilmiştir. Hane halkı profili ile ilgili sorular yaş,eğitim,doğum yeri,aile kökeni,ikinci meslek vb. ile ilgili soruları içerirken, tayfaların bu mesleği tercih etme nedenleri, ilk olarak tayfacılığa ne zaman, kaç yılında başladığı, sosyal güvencesi olup olmadığı, mesleki bir sağlık sorunu olup olmadığı, tayfacılık ile ilgili herhangi bir eğitim alıp almadığı gibi sorulardan oluşmaktadır. Yaşam standartlarını belirlemeye dönük sorular ise: yaşadığı evin niteliği, en fazla para harcanan şeyler, av sezonunda balığa çıkılmadığı zamanlarda neler yapıldığı, av sezonunun dışında ne tür iş yaptığı, tayfacılıktan elde ettiği gelir, tayfacılık dışında balıkçılık geliri ve balıkçılık dışındaki diğer gelirler ve çalışma yaşamı ile ilgili karşılaştıkları belli başlı sorunları kapsamaktadır. Araştırma sonucu belirlenen önemli bazı bulgular şu şekilde sıralanabilir tayfaların ortalama yaşları, 35.6 olarak hesaplanırken, %59.4’ü evlidir, eğitim düzeyleri son derece düşük olan tayfaların %53.4’ü ilkokul ve %28.6’sı ise ortaokul mezunudur. %39’u mübadele sonucunda gelen Selanik kökenli olup, %43’ü tek katlı müstakil evlerde oturmaktadır. Tayfaların %44’ü sosyal güvenlik hakkından yoksun iken, sosyal güvencesi olanların %70.3’ünün primlerini kendilerinin yatırdıkları görülmektedir. Tayfaların işlerinde yaşadıkları başlıca sıkıntıları sırasıyla düşük ücret, teknedeki yaşam koşulları, uykusuzluk, sosyal güvencenin olmaması ve ailelerinden uzak kalma olarak belirtmişlerdir. Bu meslekten giderek uzaklaşma ve başka iş arayışlarına girme eğilimi yüksektir. Özellikle av sezonunun dışında istihdam sorunu yaşayan tayfalara devletin sahip çıkması ve işsizlik sigortası ödenmesi önemli bir güvence olabilecektir.

Anahtar Kelimeler: Marmara Denizi, Tayfalar, Sosyo-ekonomik Yapı, yaşam standardı.
Araştırmayı İndir

Trakya Bölgesindeki Köylerin Gelişmişlik Göstergeleri Ve Kırdan Kente Göçe Etkisi

Yazar: Günay Güngör, Deniz Çağla Turan, Sema Konyalı
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
Trakya Bölgesi, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli illerinin tamamı ile İstanbul ve Çanakkale illerinin bir bölümünü içine alan bölgenin yüzölçümü 24.378 km2 olup, Türkiye topraklarının %2,99’unu meydana getirmektedir. Toplam 683 adet köye ait veriler önce ilçe sonra il ve en sonunda Trakya bazında birleştirilerek çizelgeler haline getirilmiştir. Verilerin elde edilmesinde yerel yönetimlerin resmi internet sitelerinden yararlanılmıştır. Türkiye’nin nüfusu giderek artarken kırsal kesimdeki nüfus giderek azalmış ve şehirlere yoğun bir göç yaşanmıştır. Araştırma alanında kırsal nüfusun payı %47,7 iken, %31,6’ya gerilemiştir. Bir yandan tarımsal gelirin düşüklüğü, altyapının yetersizliği, sosyal hayatın tekdüzeliği gibi kırsal kesimdeki itici etkenler, diğer yandan kentlerdeki daha iyi yaşam koşulları ve eğitim, daha kaliteli sağlık hizmetleri, konutlar vb çekici etkenler kırsal nüfusu göçe zorlamaktadır. Köyler, gelişmişlik göstergeleri itibariyle incelendiğinde köylerin sadece %15,5’inde bir sağlık hizmeti, %17,1’inde PTT olanakları ve %19’unda okul bulunmaktadır. Böylece köylerin itici özellikleri artmakta ve göç hızlanmakta, göç hızlandıkça da köylere hizmet götürme olgusu yavaşlayarak köyden kente göç konusunda bir kısır döngü oluşturmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Yaşam kalitesi, göç, kent, kır

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Kuruyemiş Sektörü ve Tüketicilerin Satınalma Davranışları: Tekirdağ İli Örneği

Yazar: D. Çağla. Turan, H. Güngör, G. Güngör
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet:

Kuruyemişcilik, gıda sanayi alt sektörleri arasından sebze ve meyve işleme sanayi içinde yer alır. Kuruyemiş sektörü, tarım sektöründen sağladığı: fındık, fıstık, ceviz, badem, ay çiçeği, nohut gibi ürünleri, işlenmiş ya da yarı işlenmiş olarak piyasaya sunmaktadır. Son yıllarda tüketicilerin sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmesi ve bu doğrultuda ambalajlı kuruyemişe yönelmesi, markalı kuruyemiş sektörünün hızlı bir büyüme trendine girmesine sebep olmuştur. Türkiye’de kuruyemiş sektörü, özellikle yurt dışından artan taleplere bağlı olarak büyük bir gelişme potansiyeline sahiptir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de kuruyemiş sektörünün genel yapısını ve Tekirdağ İli Merkez ilçedeki kuruyemiş tüketim eğilimlerini ortaya koymaktır. Tekirdağ ilinde hane halklarının kuruyemiş tüketim davranışlarının yanı sıra, ailelerin sosyo-ekonomik özellikleri ve kuruyemiş satın alım tercihleri de analiz edilmiştir. Bu amaçla %99 olasılık ve %10 hata payına göre: uygulanan basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak örnek sayısı 167 olarak bulunmuştur. Orjinal veriler yüz yüze anket çalışması yapılarak elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, tüketiciler gün içinde atıştırmalık olarak kuruyemişleri (%33,53) tercih etmektedir. Gelir düzeyine göre sınıflandırıldığında yüksek gelir düzeyine sahip tüketicilerin sırasıyla Antep fıstığı (% 15,0), fındık (% 13,1) ve badem (% 10,0) tercih ederken: düşük gelirli tüketicilerin ise düşük satış fiyatları nedeniyle genellikle ay çekirdeği (%30) ve leblebiyi(% 17,5) tercih etmektedirler. Tüketicilerin kuruyemiş satın alırken en çok dikkat ettiği kriterler sırasıyla: tazelik (% 24), kalite (% 22) ve ulaşılabilir fiyat (%20) şeklinde sıralanmaktadır. Türkiye’de kuruyemiş sektörü, özellikle yurt dışından artan taleplere bağlı olarak büyük bir gelişme potansiyeline sahiptir.
Anahtar Kelimeler: Kuruyemiş, Türkiye’de Kuruyemiş Sektörü, Tüketici Eğilimleri.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Kesme Çiçek Sektörü, Pazarlama Organizasyonları Ve Tüketici Eğilimleri

Yazar: G. Güngör, B. Gencer, H. Güngör
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet:

Dünyada kesme çiçek üretimi 20. yüzyıl başlarında önem kazanmaya başlamıştır. Küreselleşme ve bunun gelire olan etkisine bağlı olarak dünya üzerinde birçok ülkede kişi başına düşen kesme çiçek tüketimi giderek artış göstermiştir. Dünya’da süs bitkileri ticaret hacminin 50 milyar doları aştığı bunun yaklaşık olarak yarısının kesme çiçek olduğu çeşitli raporlarda yer almaktadır. Türkiye’nin payının binde 2 civarında olduğu ifade edilmektedir. Türkiye kesme çiçek üretiminin %73’ü seralarda, %27’si ise açık alanlarda yapılmaktadır. Türkiye’de serada kesme çiçek üretimi en fazla Antalya’da yapılmakta olup (%39,2), ikinci sırada İzmir (%29,6) ve üçüncü sırada Yalova (%18,7) yer almaktadır. Seralarda yapılan üretimin çoğunluğu ihracata yöneliktir. Açık tarla üretiminde ise Isparta birinci (%57,3), Burdur (%14,3) ikinci sırada yer almaktadır. Türkiye’de kesme çiçek tüketimi kişi başına diğer ülkelere göre oldukça düşük bulunmuştur. Kişi başı tüketime harcanan bedel 2012 yılı itibariyle 3 $ civarında iken aynı değer Avrupa’da ortalama 65 – 80 $ civarında, Danimarka, Belçika ve İsviçre gibi ülkelerde ise 100 $’a yaklaşmaktadır. Bu araştırmanın amacı: Türkiye’de Kesme çiçek pazarlama organizasyonlarını ve kesme çiçek borsalarını (mezatlar, auctions vb.) incelemek ve ülkemizdeki kesme çiçek tüketim eğilimlerini ölçmektir. Tüketici boyutunda Türkiye’yi temsil etme özelliği en yüksek olan ve en büyük tüketim merkezi konumundaki İstanbul ili araştırma kapsamına alınmıştır. İstanbul’da hane halklarının sosyal sınıflara dağılımı yapılmış ve İstanbul ilinden tabakalı örnekleme yöntemi ile 258 örnek çekilmiştir. Bulgular yüz yüze görüşmeler yoluyla elde edilen orijinal verilerden oluşmaktadır. Araştırma sırasında edinilen bulgulara göre tüketicilerin çiçek satın alma eğilimleri eğitim ve gelir durumlarına göre oldukça önemli farklılıklar göstermektedir. Kesme çiçek tüketim eğilimi hem gelir düzeyi ve hem de eğitim düzeyi arttıkça artış göstermekte ve alım sıklığı da önemli ölçüde artmaktadır. En fazla tercih edilen kesme çiçek türü ise güldür.
Anahtar Kelimeler: kesme çiçek, t üketim eğilimi, mezat sistemi.

Araştırmayı İndir

İstanbul İli Su Ürünleri İşleme Tesislerinin Genel Yapısı Ve İşleyişi

Yazar: Günay Güngör, Fatma Sağlam
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
İnsanların sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi, güvenilir gıda tüketimi ile mümkün olmaktadır. Değerli bir besin kaynağı olan su ürünlerinde sudan çıktığı andan itibaren başlayan bozulma süreci, doğru taşıma, işleme ve pazarlama organizasyonlarının diğer gıdalara göre çok daha önemli olmasına yol açmaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, su ürünlerinin üretim alanı 26 milyon hektardır. Üretim 607,5 bin ton (2013), üretimin yaklaşık olarak % 55,8’i deniz balıklarından, %5.8’i iç su ürünlerinden ve % 38.4’ü ise yetiştiricilikten elde edilmektedir. Avcılıkta giderek azalma ve yetiştiricilikte ise artış olmaktadır. Bu araştırma, 2013 yılında, en büyük iç tüketim merkezi İstanbul İli sınırları içindeki, faal durumda olan 16 işleme tesisi ile yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda elde edilen orijinal verilerden oluşmaktadır. Araştırma sırasında: tesislerin sayısı, kuruluş yeri, kuruluş yılları ve kapasiteleri, tesislerin hukuki yapıları, ürün yelpazeleri, pazarlama organizasyonları incelenerek, belirlenen sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur.
Anahtar Kelimeler: İşleme tesisi, gıda güvenliği, işleme tekniği.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Üretim-Tüketim Zincirinde Pirinç Pazarlama Kanallarının Yapısı: Edirne İli Örneği

Yazar: Günay Güngör, Ahmet Şapaloğlu
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Ürünlerin, üretimlerinden itibaren içinden aktıkları ve işleme, depolama, paketleme ve dağıtım gibi olaylarla karşılaştıkları yollara genel olarak ‘pazarlama kanalları’ ismi verilmektedir (Güneş, 1996). Malları, üretildikleri yerlerden tüketilecekleri yerlere zamanında, uygun şartlarda ve minimum maliyetle göndermek son derece önemlidir. Özellikle, tüketici adedinin fazla ve ülke çapında çok dağınık bulunması, ürünün pazarlanmasında çeşitli pazarlama kanallarının kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Araştırma: Türkiye çeltik ekilişinin % 41’inin yapıldığı, Edirne iline bağlı 7 ilçede, 2013 üretim sezonunda gerçekleştirilmiştir. 138 çiftçi, 45 adet fabrika ile 3 toptancı ve 15 perakendeciyle yüz yüze görüşmeler yapılarak gerekli verilere ulaşılmıştır. Araştırmada TMO de bir pazarlama kanalı olarak ayrıca incelenmiştir. Araştırma sonucunda: Edirne ilinde üretilen pirincin pazarlanmasında etkinlikleri başlıca pazarlama kanalları belirlenmiştir. Bunlar: üreticiler, TMO, çeltik işleme fabrikaları, tüccar aracılar, yardımcı aracılar ve diğer kanallar olarak sıralanmıştır. Bu kanalların etkinliklerini belirleyen başlıca sebepler ise: yıllık rekolte, ithalat kotaları, siyasi politikalar ve tüketici talebi olarak sıralanabilir.
Anahtar Kelimeler: Çeltik, pirinç, pazarlama kanalları, pazarlama marjları

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tarımsal Kredi Kaynakları Ve Kredilerde Denetim Sorunu

Yazar: Burçin Başaran , Veysel Tolga Atik , Günay Güngör
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Finansman
Özet
Tarım sektöründe doğal, sosyal ve ekonomik nedenlerden kaynaklanan genel sermaye yetersizliği finansmanda işletme dışı kaynaklara başvurulmasını zorunlu kılmaktadır. Tarım sektörünün gelişmesi açısından yaşamsal önemi olan tarımsal krediler, bu kredileri kullandıran kurumlaşmış kredi kaynaklarının büyük risklerle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Riskin yüksek olduğu bir alanda ise denetim daha fazla ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada tarımsal kredilerin tespit edilmesi ve kullandırılması sırasında karşılaşılan sorunlar üzerinde durularak sözü edilen kredilerin sağlıklı bir biçimde denetlenmesinin önündeki engellere dikkat çekilmiştir. Bu bağlamda kurumlaşmış kredi kaynakları arasında yer alan bankalar ve tarım kredi kooperatiflerinin kullandırdığı tarımsal kredilerle ilgili bilgiler verilmiş, bu kurumların denetim faaliyetlerini yürütürken karşılaştıkları sorunlar tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal kredi, denetim, banka, kooperatif.

Araştırmayı İndir

İstanbul İli (Marmara Denizi Sahil Şeridi) Deniz Balıkçılığında Faaliyette Bulunan Tekne Sahiplerinin Sosyo-Ekonomik Yapıları

Yazar: H.Güngör, G. Güngör, K. Benli
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: İstanbul, Marmara Bölgesi’nde balıkçılığın yoğun olarak yapıldığı illerden birisidir. Bu araştırma 2007/2008 avlanma sezonunda, İstanbul İli Deniz Balıkçılığında tekne sahiplerinin sosyo-ekonomik durumunun belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. İstanbul İlinde faaliyette bulunan 768 balıkçı teknesi, boylarına göre gruplandırılmıştır. ‘‘Tabakalı Tesadüfî Örnekleme Yöntemi’ ’ne göre I. gruptan 28, II. gruptan 10, III. gruptan 4, IV. gruptan 4 adet olmak üzere toplam 46 adet balıkçı teknesiyle anket yapılmıştır. Balıkçı teknelerinin teknik özellikleri, ağ donanımları, avcılık aletleri incelenmiştir. Balıkçıların eğitim düzeyinin düşük olmayıp okuma yazma bilmeyenlerin oranının %4,34 olması, balıkçıların %47,82’sinin babasının da balıkçı olması, Marmara Bölgesi İstanbul ili avlanma filosunun ortalama boy aralığının 19,55m, ortalama ömrünün 16,21 olduğu, teknelerin %10,87’sinin tekne sigortasına sahip olduğu, balıkçılarının %76,09’u komisyonculara, bankalara ve tersanelere borçlu durumda olmaları, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna ve sosyal güvenceye tabi olan balıkçı oranının %84,78 olması, çalıştırılan tayfa sayısının 1-25 kişi arasında değişebildiği sonuçlardan bazılarıdır. Balıkçılık Bakanlığının yokluğu, denetimlerin yetersiz ve etkisiz olması, balıkçılık ekipmanlarının pahalılığı, pazarlama sisteminin gelişmemiş olması gibi sorunlar tespit edilmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur.
Anahtar Kelimeler:İstanbul, Balıkçılık, Sosyo-Ekonomik Yapı, Tekne Sahipleri.

Araştırmayı İndir

Trakya Bölgesinde Kırsal Kesimin Sosyo-Ekonomik Profili: Şehirli Çiftçiler

Yazar: Günay Güngör, Sema Konyalı, Deniz Çağla Turan
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
Dünyada, tüm insanların mutlu ve refah içinde yaşadığı bir ortam dileği ve stratejisi ile kırsal alanlarda yaşayanlara yönelik kalkınma arayışları hızlanmıştır. Özellikle Türkiye gibi hızla değişmekte olan ülkelerde, kırsal kalkınma çabaları ve çiftçilerin toplumsal statülerinin yükseltilmesi büyük önem taşımaktadır. Spesifik özelliklere sahip bu sektördeki kişilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve kırsal kalkınmanın sağlanabilmesi için yoksullukla mücadele politikalarının etkinliği de oldukça önemlidir. Bu nedenle başlıca sosyo-ekonomik gelişmişlik göstergelerinin bölgelere ve işletme büyüklük gruplarına göre ele alınması ve irdelenmesi kaçınılmaz bir olgu olmaktadır. Bu araştırmada: Trakya bölgesindeki bitkisel üretimin % 95,4’ünü oluşturan tarla bitkileri yetiştiriciliği yapan üreticilerin başlıca gelişmişlik göstergelerinin ve yaşadıkları toplumsal değişimin analizi hedeflenmiştir. Araştırmada yöntem olarak, Seçkisiz olmayan (yargısal) (non-probability) örnekleme yöntemi benimsenmiştir. İlçelerin tarla bitkileri üretim miktarları oransal olarak dikkate alınarak üreticilerle, her ilden 48’er anket olmak üzere toplam 144 anket gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda: çiftçilerin, %74,3’ünün köy dışında da evi bulunduğu,% 52’sinin apartman dairelerinde ikamet ettiği, % 57,7’sinin kaloriferli evlerde yaşadığı, kısaca çiftçilerin büyük bölümünün köylerde değil şehirlerde yaşadığı ve aslında şehir ile köy hayatını birlikte ahenk içinde yürütebildikleri belirlenmiştir. Bu bağlamda Trakya bölgesinde tarımsal üretimi gerçekleştiren kesimde, şehirlerde ve köylerde yaşamlarını sürdüren iki farklı çiftçi profili belirlenmiştir. Bu iki farklı grup biraz daha ayrıntılı olarak incelendiğinde ise sosyo-ekonomik açıdan birbirinden son derece farklı üç ayrı yaşam biçimi ortaya çıkmaktadır: küçük ölçekli arazi işleyen memur, işçi veya esnaf şehirli çiftçiler, orta büyüklükte arazi işleyen köylü çiftçiler ve büyük ölçekli arazi sahipleri şehirli çiftçiler.
Anahtar Kelimeler: Yaşam kalitesi, işletme büyüklüğü, yaşam biçimi.

Araştırmayı İndir