Türkiye’de Sofralık Üzüm Dış Satımının Avrupa Birliği’ne Uyum Açısından Değerlendirilmesi

Yazar: Hülya Uysal, Gamze Saner
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Türkiye’nin AB’ye uyum süreci içerisinde en çok zorlanacağı sektörlerden biri tarımdır. Bu açıdan, tarım sektörü ve sektörü oluşturan alt sektörlerde AB’ye uyum ile ilgili gerekli çalışmaların yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma ile Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkelerine yönelik sofralık üzüm dış ticaretinde sağlıklı bir yapının kurulması, dış satım miktarı ve gelirlerinin arttırılması için sofralık üzüm dış satım yapısının incelenmesi, pazarlama sorunlarının ortaya konulması ve konuya ilişkin çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada Ege Bölgesinden sofralık üzüm pazarlayan Firmalardan elde edilen veriler kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yer alan sofralık üzüm Avrupa Birliğinde ‘’yaş meyve-sebze piyasa düzeni” içerisinde yer aldığı için, AB ve Türkiye’de meyve ve sebze sektörüne ilişkin politikalar ve uygulamalar incelenerek, AB’ye uyum açısından ortaya çıkan farklılık ve sorunlara ilişkin öneriler geliştirilmiştir. Çalışmada sofralık üzüm dış satım miktar ve değerinin artırılmasına yönelik olarak öncelikle kaliteli ürün elde eldesi bunun için de izlenebilir üretim tekniklerinden iyi tarım uygulamalarının üreticiye benimsetilmesi, dış alımcının talep ettiği şekilde üründe çeşitliliğe yönlenmesi, sözleşmeli üretim ve danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiği üzerinde durulmuştur.
Anahtar Kelimeler:Sofralık Üzüm Dış satımı, Avrupa Birliği, Türkiye

Araştırmayı İndir

Ege Bölgesinde Besi Sığırcılığı Sektörünün Analizi ve Avrupa Birliği’ne Uyumu: İzmir İli Örnek Olayı

Yazar: Figen Çukur, Gamze Saner
Yıl: 2006
Yayım Yeri:  7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
AB’ye üyelik adamasında olan Türkiye’nin hayvancılık alt sektöründe stratejik önemi olan besi sığırcılığı sektörünün halen teknik ve ekonomik sorunları bulunmaktadır. Üyelik öncesinde bu sorunların çözümlenmesinin gerekliliği kaçınılmazdır. Bu çalışmada, Ege Bölgesi’nde İzmir ilinde yer alan besi sığırcılığı işletmelerinin üyelik öncesi mevcut durumu belirlenmiş ve AB’deki benzer işletmeler ile karşılaştırmıştır Ayrıca uyum yönünden günümüze kadar sektöre ilişkin yapılan çalışmalar ortaya konmuş, sorunlar ve önerilere yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler:Ege Bölgesi, Besi Sığırcılığı Sektörü, Avrupa Birliği

Araştırmayı İndir

Orta Karadeniz ve İç Anadolu Bölgelerinde Şaraplık Üzüm Üretimine Yönelik Ekonomik Karşılaştırmalar

Yazar: H. Uysal, G. Saner, F. Ateş, S. Karabat
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
2010-2012 yılları arasında gerçekleştirilen bu çalışmada bazı yerel şaraplık üzüm çeşitlerinin karşılaştırmalı ekonomik analizi yapılmıştır. Anketler Tokat, Nevşehir ve Ankara illerinde uygulanmıştır ve 105 üretici ile görüşülmüştür. Örnek hacmi, gayeli örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre dekara verim: Narince üzüm çeşidinde 829 kg, Kalecik Karası çeşidinde 657 kg, Emir çeşidinde ise 660 kg olarak belirlenmiştir. Dekara değişken masraflar ise: Narince üzüm çeşidinde 216 TL, Kalecik Karasında 213 TL, Emir çeşidinde ise 175 TL olarak belirlenmiştir. Bu verilerden yararlanılarak hesap edilen dekara brüt kar (marj) ise: Narince üzüm çeşidinde 298 TL, Kalecik Karasında 319 TL, Emir çeşidinde 241 TL olarak belirlenmiştir. Üzüm satış fiyatının düşük olması nedeniyle brüt kar genellikle düşük olarak bulunmuştur. Kalecik Karası üzüm çeşidinin fiyatı diğer çeşitlerin fiyatından daha yüksektir. Son yıllarda şaraplık üzüm satış fiyatının düşük olması, yeterli sayıda alıcının bulunamaması ve satılan üzümün parasının geç alınması üreticilerin karşılaştıkları başlıca sorunlardır. Ancak düşük üretim maliyetleri ve kaliteli şarap üretimi için öne çıkan bu yerel çeşitler ile Türkiye şarap dışsatımını arttırabilecek potansiyele sahiptir. Bu kapsamda kaliteli şarap yapımına elverişli bu çeşitlerin kendi yörelerindeki üretimlerinin desteklenerek teşvik edilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Şaraplık üzüm, Brüt Kar, Narince, Kalecik Karası, Emir.

Araştırmayı İndir

Kırsal Kalkınmada Kooperatifçiliğin Rolü “İzmir-Seferihisar Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi” Örneği

Yazar: Gamze Saner, Kubilay Uçar, H. Burak Ağır
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Örgütlenme
Özet
Kırsal kalkınmanın temel amacı kent ve kırsal alandaki ekonomik ve sosyo-kültürel farklılığı en aza indirmek ve kırsal nüfusu yerinde kalkındırmaktır. Bu amaçla kırsal kalkınmada istenilen hedefe ulaşmak için kullanılan araçlardan biri de kooperatiflerdir. Gelişmekte olan birçok ülkede kooperatifler, toplumsal gelişmenin yanı sıra bölgesel ve kırsal kalkınmanın da önemli bir aracı olarak kabul edilmektedir. Düzensiz göçü önlemek ve göçün etkilerini en aza indirmek için üreticiyi köyünde tutabilecek politikaların izlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle köylerde var olan üretim faaliyetlerinin canlandırılmasında kooperatifleşmeye gereksinim duyulmaktadır. Bu çalışmada, İzmir ili Seferihisar ilçesine bağlı Gödence köyünde ağırlıklı olarak zeytin-zeytinyağı üretim ve pazarlama faaliyetinde bulunan, 142 ortaklı Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin bölge kalkınmasına yaptığı katkılar ve üyelerine kazandırdığı yenilikler incelenmiş, köyde yaşayan ve kooperatif ortağı olan üreticilerin görüşlerine yer verilmiştir. Üreticilerin görüşleri yüzde olarak ve likert tutum ölçeği kullanılarak değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kırsal kalkınma, Tarımsal kooperatifler, Gödence köyü
Araştırmayı İndir

Türkiye’de Kırmızı Et Piyasası, İşleyiş Şekli ve Sorunları Üzerine Bir Değerlendirme

Yazar: Gamze Saner, Figen Kaya
Yıl: 2002
Yayım Yeri: 5. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Erzurum
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet: Dünya nüfusunun artışına paralel olarak, bitkisel ve hayvansal gıda maddelerinin stratejik önemi gün geçtikçe artmaktadır Hayvansal üretimin en önemli katkılarından biri insan beslenmesindeki rolü ve beslenmede protein sağlamadaki gerekliliğidir Buna rağmen Türkiye gibi birçok gelişmekte olan ülkede geçmişten bugüne değin beslenmede bitkisel ürünler ve özellikle tahıl ürünleri tüketimi ağırlıkta olmasına karşın, gelişmiş Ülkelerde hayvansal protein ağırlıklı beslenmenin önem kazandığı görülmektedir Oysaki, dengeli beslenmenin % 60’ı bitkisel ürünler, %40’ı hayvansal ürünler ağırlıklı olması gerekmektedir Türkiye’de Özellikle hayvansal protein açığından kaynaklanan yetersiz beslenme sorunu yaşanmaktadır Özellikle kırmızı el fiyatlarının yüksekliği, tüketicileri ya kırmızı et tüketimini azaltmaya ya da hiç talep etmemelerine neden olmaktadır Bu sorunların temelim hayvancılık alt sektöründe yaşanan pazarlama sorunlarına henüz kalıcı çözümler getirilememesi oluşturmaktadır Ayrıca, günümüzde büyük bir besin değeri olan kırmızı etin gerek dünyada gerekse Türkiye’de dengeli ve sağlıklı beslenmedeki önemini gelecekte de anan bir şekilde koruyacağı gerçeği, bu yöndeki araştırmaların arttırılmasını gerektirmektedir. Bu amaçla, kırmızı et piyasası ve işleyiş şeklinin belirlenip, aksayan yönlerinin belirlenmesi, bu konuda yapılabilecek iyileştirmelere yön verebilecek çözüm önerilerinin getirilmesi araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır

Anahtar Kelimeler: Kırmızı et, piyasa sorunları

Araştırmayı İndir

Ege Bölgesi Bağ İşletmelerinde İşgücü Varlığı ve Kullanım Durumu

Yazar: Hülya Uysal, Gamze Saner
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
İşgücü üretimin temel faktörlerinden biridir. İşgücü, nüfus ve ekonomik gelişmeler arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı Ege bölgesinde bağcılık işletmelerinin işgücü kullanımını incelemektir. Veriler Ege bölgesinde gayeli olarak seçilmiş 120 adet bağcılık işletmesinden elde edilmiştir. Anketler Manisa, Denizli İzmir illerinde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada işletmeler il ve bağ büyüklük gruplarına göre sınıflandırılarak değerlendirilmiştir. Ortalama olarak bağcılık işletmelerinde %45,18 oranında aile işgücü ve %54,82 oranında geçici işgücü kullanılmıştır. Aile işgücü potansiyeli ve bunun kullanımı incelendiğinde ise ortalama olarak aile işgücünün %35,24’ünün işletmede kullanıldığı görülmektedir. Bağcılıkta kullanılan aile işgücü oranı ise %22,01’dir. Aile işgücü potansiyelinin %64,76’sı ise atıl kalmaktadır. Açık ve gizli işsizliğin söz konusu olduğu bir ortamda işgücü yoğun çalışan bağcılık işletmelerinde atıl aile işgücünün üretimdeki kullanımı aktif hale getirilerek kırsal kalkınmaya yönelik ivme kazandırılabilir.

Anahtar Kelimeler: Bağcılık, İşgücü, Kırsal kalkınma
Araştırmayı İndir

Süt Sığırcılığının Geliştirilmesinde Birliklerin Rolü ve Önemi: Milas İlçesi Süt Üreticileri Birliği Örneği

Yazar: Figen Çukur, Gamze Saner
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Örgütlenme
Özet
Tarım sektörü gerek bitkisel gerekse hayvansal üretim faaliyetlerini içine alan bir sektördür. Tarımın en önemli alt sektörlerinden biri olan hayvancılık sektörü mikro ve makro düzeyde ülke ekonomisine yaptığı katkılar nedeniyle stratejik bir konumdadır. Geçmişten günümüze insanların beslenmesinde bitkisel üretimden elde edilen ürünlerin yanı sıra hayvansal ürünlerin de özellikle içerdikleri zengin protein içeriği nedeniyle önemli bir besin kaynağı olarak yer aldığı dikkati çekmektedir. Süt sığırcılığı faaliyetinden elde edilen ürünler hayvansal ürünler üretiminin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu bağlamda süt sığırcılığı üretim faaliyeti, üretimin ilk aşaması olan kırsal alanda yer alan işletmelerin geliştirilmesi, yeniden yapılandırılması ve beraberinde kırsal alandaki kalkınmaya hız vermesi açısından önem taşımaktadır. Kırsal alanda tarım sektörüne destek ve katkı veren paydaşlardan biri de Üretici Birlikleridir. Üretici Birlikleri bulundukları yörede bir yandan çeşitli konularda üreticilere hizmet götürülmesinde diğer yandan da örgütlenme bilincinin yaygınlaştırılmasında rehberlik görevini üstlenmektedir. Milas ilçesi tarımında süt sığırcılığı faaliyeti gerek işletme sayısı gerekse toplam sığır varlığı açısından önemli bir potansiyele sahip olup tarımsal üretimde lokomotif üretim faaliyetlerinden biri olma özelliğini sürdürmektedir. Bu çalışmada Milas ilçesinde süt sektörünün paydaşlarından biri olan Milas Süt Üreticileri Birliği’nin faaliyetleri çeşitli kriterler itibariyle ele alınmış, Birliğin etkin olup olmadığı tartışılmıştır. Bu kapsamda öncelikle Birliğin geçmişten günümüze kadar olan süreçteki faaliyetleri ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra Birliğin halen devam eden ve gelecekte süt sığırcılığına yapılması düşünülen çalışmaların katkıları irdelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Süt Sığırcılığı, Birlik, Tarım, Milas ilçesi
Araştırmayı İndir

Kırsal Alanda Alternatif Bir Faaliyet: Milas İlçesinde Tarla Balıkçılığı

Yazar: Tayfun Çukur, Gamze Saner
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Su ürünleri yetiştiriciliği, deniz, baraj, doğal göl, akarsu ve göletlerde ağ kafeslerde ve karada toprak havuzlarda yapılabilmektedir. Denizlerde, göl ve nehirlerde yapılmakta olan balıkçılık ve balık avcılığı dışında, insan eli altında kontrollü olarak havuzlarda veya bu amaçla kullanılabilecek yerlerde yapılan balık yetiştiriciliği ise tarla balıkçılığıdır. Milas ilçesi kültür balıkçılığı açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Özellikle ilçede tarla balıkçılığı son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiştir. Tarıma elverişli olmayan alanları değerlendirmesi, tesis kurulum maliyetinin düşük olması, fazla işgücü gerektirmemesi, balık hastalık ve zararlılarının yayılma oranının düşük olması, ulaşım kolaylığı, kontrol ve denetleme kolaylığı gibi unsurlar tarla balıkçılığının Milas ilçesinde hızlı bir gelişim göstermesinin nedenleri arasında sayılabilir. Diğer taraftan yöredeki yeraltı suyunun balıkçılığa uygun olması da Milas ilçesinde tarla balıkçılığının gelişmesindeki diğer bir önemli faktördür. Bu çalışmada tarla balıkçılığı hakkında genel bilgiler sunulmuş, tarla balıkçılığının yöre kırsalına ve ekonomisine katkısı SWOT analizi yoluyla değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Tarla balıkçılığı, Su ürünleri, Milas ilçesi
Araştırmayı İndir

Küreselleşme, Yoksulluk ve Tarım

Yazar: Gamze Saner, Figen Çukur, Simge Saner
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Üretim sistemlerinde yaşanan değişim ile ekonomik çıkarların ön plana çıkması, küreselleşme olgusunun gelişmesine neden olmuştur. Küreselleşme ekonomi, siyaset ve kültür alanlarını kapsayan çok boyutlu bir olgudur. Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusu ile mali ilişkilerin önem kazanması; küresel sermayenin çıkarları doğrultusunda işleyen ve temelinde işletmelerin dünyanın herhangi bir bölgesinde hiçbir engele maruz kalmadan tüm dünyada tek bir pazar gibi ticaret yapabilmesini destekleyen ekonomik tabanlı bir sürecin sonucudur. Ticaretin dünya genelinde tek bir pazar niteliğinde faaliyet gösterebilmesi ise gelişmiş ülkelerin oluşturdukları uluslar arası kurum ve örgütlerin ekonomik düzenlemeleri ile gerçekleşmektedir. Ülkelerin gümrük ile ilgili kısıtlamaları kaldırmaları için yapılandırılan çok uluslu ticaret anlaşmaları ile uluslar arası ticaretteki serbestlik düzeyi de artmaktadır. Bu sürecin neden olduğu rekabet ortamından en çok etkilenenler ise yerel pazarlarda ticaret yapan küçük işletmeler ve çok uluslu şirketlerin sermaye yatırımlarında kar oranını arttırmak için ucuz işgücüne yönelmesi ile baş gösteren istihdam sorunudur. Küresel bir kalkınma süreci olarak yapılandırılan politikaların ardında yabancı sermayenin çıkarları gözetilmekte ve yoksul kitlelerin sömürülmesine neden olan bu durum yoksulluk ile mücadele adına verilen hibeler ile artan satışları yine sermayenin lehine çevirmektedir. Küreselleşmenin gerek ulusal gerekse uluslararası boyutta yoksulluğu ve eşitsizlikleri büyüttüğü de ileri sürülmektedir. Yoksulluk, gelişmiş ülkeler içinde dahi sosyal bir yara haline gelmeye başlamış, dünya ölçeğinde gelir eşitsizlikleri dayanılmaz boyutlara varmış ve işsizlik artmıştır. Bu durum tarım sektörünü de etkilemiştir. Bu çalışmada küreselleşme olgusu, yoksulluk açısından incelenmiş ve tarım sektörü üzerindeki etkileri tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Yoksulluk ,tarım.
Araştırmayı İndir

Kırsal Kesimdeki Üreticilerin Gelirini Artırmak İçin Alternatif Olanaklar : Ege Bölgesinden Arıcılık Örnek Olayı

Yazar: Gamze Saner, Sait Engindeniz, Figen Çukur
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet: Türkiye’de arıcılık sürdürülebilir tarımda kırsal geliri arttırıcı bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de arıcılığın kırsal kesimde geliri artırıcı yönü irdelenmiş ve arıcılığın ekonomik avantajları belirlenmiştir. Buradan hareketle Muğla ve İzmir illerinde faaliyet gösteren 60 arıcılık işletmesinin ekonomik yönden analizi yapılarak, arıcılığın kırsal alandaki geliri artırmada nasıl bir alternatif olanak sunduğu ortaya konmuştur. Araştırmada 2002 dönemi esas alınmış ve arıcılık işletmeleri kovan sayısına göre 3 gruba (?100, 101-150, 150<) ayrılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; işletmelerde ortalama kovan sayısı 158,57’dir. Kovan başına ortalama verim 23.08 kg olarak saptanırken, iller itibariyle Muğla’da 24.85 kg, İzmir’de ise 16.22 kg olarak belirlenmiştir. Üretici eline geçen ortalama süzme bal fiyatı 2 566 793 TL/kg’dır. İller itibariyle bal fiyatı Muğla’da ortalama 2 426 786 TL/kg, İzmir’de ortalama 3 299 404 TL/kg’dır. İşletmelerde kovan başına yapılan toplam üretim masrafı 52 810 603.65 T L, balın kg maliyeti de ortalama 2 288 154.40 TL/kg olarak saptanmıştır. Kovan başına elde edilen net gelir ise 6 430 983.64 T L. iller bazında Muğla’da 5 891 179.32 T L iken, İzmir’de ise 10 172 062.63 T L olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda arıcılığın bazı önemli üretim ve pazarlama sorunlarına karşın, mutlak ve nispi kâr yönünden avantajlı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Arıcılık, kırsal kalkınma, işletme ekonomisi, ekonomik analiz

Araştırmayı İndir