Gıda Güvenliği ve AB Uyum Sürecinde Türkiye’de Yaşanan Gelişmeler

Yazar: F. Handan Giray, Ayşegül Akın, Celile Özçiçek Dölekoğlu, Sema Gün
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Teknik yeniliklerin üretime yansıması sürecinde tüketicilerin sosyal ve ekonomik özellikleri ile birlikte tercihleri de değişmeye başlamıştır. 1980’li yılların başında tüketiciler ürünlerin fiyatları dışında sağlık, kalite, gıda güvenliği, diyet ve beslenme gibi kriterlere de dikkat etmeye başlamışlardır. Otoritelerin, araştırmacıların ve kamunun ilgisini öncelikle gıda güvenliği çekmiştir. Beslenme ve sağlık alanında yaşanan gelişmelere paralel olarak gıda güvenliği gündemdeki önemini korumuş ve son dönemde de Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde “gıda kalitesi” kavramı ön plana çıkmıştır. AB’de “tarladan çatala” prensibiyle özetlenebilen gıda politikaları benimsenmiş ve uygulamaya konulmuştur. Araştırma alanında ise tüketiciden üreticiye geri beslemenin önemine vurgu yapılması amacıyla söz konusu prensip “çataldan tarlaya” olarak yenilenmiştir. Her iki yaklaşımda da önemli olan ve değişmeyen olgu gerek araştırma gerekse de politika alanında uygulamaların merkezinde toplum ve birey sağlığının yer aldığıdır. Türkiye’de de gerek kendi iç dinamikleri ve gerekse AB’ye uyum süreci içindeki gelişmelerin bir yansıması olarak gıda alanında değişimler yaşanmaktadır. Bununla ilgili en önemli gelişme Gıda Yasa taslağının hazırlık çalışmalarıdır. Bu çalışmada, gıda güvenliği ve gıda kalitesi kavramları tartışılmış, Türkiye’deki gelişmeler AB’deki ilgili yasal mevzuat ve uygulamaları ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Gıda Güvenliği, Gıda Kalitesi.

Araştırmayı İndir

GAP Bölgesi’nde Tarımsal Girdi Kullanım Analizi

Yazar: F.Handan Giray, Nusret Mutlu, Mehmet Açıkgöz
Yıl: 2002
Yayım Yeri: 5. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Erzurum
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile sulamaya açılacak alanların genişliği göz önüne alındığında, hem GAP Bölgesi hem dc Türkiye için önemli düzeyde bir tarımsal üretim artışı gerçekleşecektir GAP ile sağlanacak tarımsal üretim artışı ile Türkiye pek çok tarımsal üründe kaybettiği “kendi kendine yeterli ülkeler orasında’1 olma Unvanını yeniden elde edebilme şansına sahip olacaktır Bu şansı iyi kullanması halinde Türkiye, ayrıca tarımsal ve tarıma dayalı sanayi ürünlerinin dışsatımı artırırken, dışa bağımlılığım da azaltabilecektir Bu beklentilerin bir kabusa dönüşmeden gerçekleştirilmesi için yerine getirilmesi gereken mutlak koşullardan bin de tarımsal girdilerin sağlanmasıdır Sulamayla birlikte, sulama suyu dahil tarımsal girdi kullanımının uygun düzeyde gerçekleştirilmesi için yeterli miktar ve kalitedeki tarımsal girdilerin, zamanında tüketiciye ulaştırılması sürdürülebilir tarımsal üretimin gerçekleştirilmesinin temelini oluşturmaktadır Bu çalışmada GAP Bölge Kalkınma Planı için önerilen ürün deseni (2010) değerleri göz önüne alınarak gereksinim duyulacak tarımsal girdi miktarları hesaplanmış ve bugünkü durum tartışılmıştır
Anahtar Kelimeler: Tarımsal girdiler. GAP

Araştırmayı İndir

İyi Tarım Uygulamaları: Isparta İli Örneği

Yazar: F. Handan Giray, Ayşe Karadağ Gürsoy, Özge Bayındır
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Bu çalışma, 2011-2012 üretim döneminde Isparta ilinde, üreticilerin “İyi Tarım Uygulamaları” (İTU) konusundaki bilgi ve ilgilerini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Isparta’da hali hazırda İTU yapmakta olan toplam 5 üretici ile görüşülerek elde edilen verilere “Bulanık Eşli Karşılaştırma” ve “Basit Sıralama” analizleri uygulanmıştır. Bu analizlerin ortak sonucu olarak üreticilerin İTÜ’yü tercih etmelerindeki en etkili faktörün “markalaşmaya katkı sağladığı” düşüncesi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, üreticiler fiyat farkının sağladığı avantaj nedeniyle İTU için ayırdıkları üretim alanlarını yakın gelecekte artırmayı planlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: İTÜ, iyi tarım uygulamaları, bulanık eşli karşılaştırma
Araştırmayı İndir

Kırsal Kalkınmada Yeni Perspektifler

Yazar: Fatma Handan Giray, Ayşegül Akın, Sema Gün
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet: Küreselleşen dünyada kırsal kalkınma politikaları da değişim göstererek, ortak payda olan kırsal toplumun refahı için tarım merkezli çok fonksiyonelli ve entegre yaklaşıma sahip politikalara dönüşmektedir. AB üye devletleri ve ABD gibi uluslararası anlaşmalara ve dünya ticaretine yön veren gelişmiş sanayi ülkeleri, yakın zamana kadar tarım sektörünü doğrudan destekleyen politikalar izlemişlerdir. Ancak uluslararası ticarette serbestleşme yaklaşımı çerçevesinde zaman içerisinde tarım destekleme politikaları, “ kırsal toplum” , “ kırsal alan” ve “ kırsal kalkınma” kalıpları kapsamında dolaylı olarak desteklemeye dönüşmüştür. Bu değişim sürecinde Türkiye de gelişmelerden payını almaktadır. DTÖ anlaşmasının Cenevre görüşmeleri sırasında alınan kararlar ile Türk tarım sektörünü sıkıntıya sokabilecek durum, Türkiye’nin bölgesel ihtiyaçları ve farklılıkları da göz önüne alınarak hazırlanacak bir Kırsal Kalkınma Programı ve DTÖ’nün akılcı yeşil kutu önlemlerinden yararlanılarak belli ölçülerde aşılabilecektir.

Anahtar Kelimeler: Kırsal kalkınma, sürdürülebilir geçimlik, katılımcılık

Araştırmayı İndir

Yoksulluk ve Gıda İsrafı Sarmalı

Yazar: C. Özdilek Dölekoğlu, S. Gün, F.Handan Giray
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
Dünya gıda arz-talep dengesinde yaşanan değişimlerle ortaya çıkan krizler, iklim değişikliğinin yarattığı baskı altında sürdürülebilirliğin risk altında olması ve yoksullukla mücadelede hedeflenen gelişmenin sağlanamaması tüm dünyada gıda güvenliği tartışmalarını artırmıştır. Bu tartışmalar içinde “gıda israfı” ve “gıda kaybı” ve de bunların y arattığı sosyal, ekonomik ve çevresel etkiler en yüksek sesle yerini almıştır. Gıda kaybı daha çok gelişmekte olan ülkelerde önemli boyutta iken gıda israfı gelişmiş ülkelerde daha yüksektir. Gelişmiş ülkelerde gelir artışı ve buna bağlı olarak tüketim miktar ve çeşidindeki artış, ev dışı tüketimin artması, alış veriş mecralarının çeşitlenmesi ve artması, pazarlama karması içinde tutundurmanın öne çıkması, kentleşme ile doğadan ve tarımdan uzaklaşma israfı artıran önemli faktörlerdir. Tüm gıda zincirinde yetersiz teknoloji, taşıma, depolama ve ambalajlama, saklama koşulları israfı etkileyen başka bir boyuttur. Dünyada her 3 tabaktan biri çöpe gitmektedir ve öte yandan her 1 dakikada 3 çocuk açlıktan ölmektedir. İsraf edilen gıdanın yüzde 60’ının yeniden kazanılabileceği gerçeği bu konunun önemini bir kez daha göz önüne sermektedir. Bu istatistikler tüm ülkeleri ve uluslararası kuruluşları önlem almaya yöneltmiş ve olumlu sonuçlar da ortaya çıkarmaya başlamıştır. Ancak bu önlemlerin hızı ve yaygınlığı eş zamanlı olmadığı takdirde iklim, su, toprak, çevrenin yanı sıra biyoçeşitlilik de risk altında kalacak ve dünya gıda arzında sürdürülebilirlik tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

Anahtar Kelimeler: Gıda israfı, Gıda kaybı, Yoksulluk.

Araştırmayı İndir

Isparta’da Lavanta Üretimi ve Pazarlaması

Yazar: Sıdıka Bozkıran, F.Handan Giray
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet:

Tıbbi ve aromatik bir bitki olan lavantanın diğer aromatik bitkilere göre çok daha yüksek oranlarda yağ içerdiği ve ekonomik yaşa ulaşmış 1 dekar lavanta tarlasından 20 kg kadar yağ üretildiği bilinmektedir. Lavanta yağı dünyada ticareti yapılan en önemli yağlardan biridir. Dünyada her yıl 1500 ton kadar lavanta yağı üretilmekte ve bu yağın 50 milyon dolar civarında pazarı bulunmaktadır. Dünya piyasalarında 1 kg lavanta yağı kalitesine göre 15 ile 60 dolar arasında alınıp satılmaktadır (Anonim, 2008). Isparta’da gülden sonra en fazla ekonomik öneme sahip kültürü yapılan tıbbi ve aromatik bitki lavanta olup, araştırma lavanta üretiminin yoğun olarak yapıldığı tespit edilen Keçiborlu’nun Kuyucak, Kuşçular, Çukurören köylerinde gerçekleştirilmiştir. Isparta İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün verilerine göre 2012 yılında toplam 475 da alanda lavanta üretimi yapılmıştır (Isparta İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, 2012). Üreticilerle direkt görüşülmüş lavantanın üretim ve ticareti hakkında bilgi elde edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Tıbbi ve Aromatik Bitkiler, Lavanta, Pazarlama.

Araştırmayı İndir

Lavanta İşletmelerinin Yapısal Analizi

Yazar: Sıdıka Bozkıran, Fatma Handan Giray
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu çalışmada Isparta’da lavanta üreten işletmelerin üretim ve pazarlama yapıları incelenmiştir. Araştırmada kullanılan birincil veriler, Isparta’da lavanta üretimi yapılan köylerdeki üreticiler, lavanta işleyen firmalar ve aktarlarla yüz yüze görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Görüşmeler 2013 yılında 63 lavanta üreticisi, 3 işleyici firma ve 5 aktar yerlerinde ziyaret edilerek gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerle yapılan analizlerde basit tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra lavanta üreten işletmelerin güçlü ve zayıf yanlarının belirlenmesi amacıyla SWOT analizi yapılmıştır. Lavantanın maliyetinin düşük olması ve lavanta yağının ihracatında herhangi bir sıkıntı yaşanmaması üreticiler tarafından seçilmesini etkileyen en önemli nedenlerdir. Zayıf yanları ise yeni pazar bulmada yaşanan sıkıntılar ve ürün bedelinin ödenmesinde yaşanan gecikmelerdir. Tüccarlar veya işleyiciler tarafından belirlenen fiyatın oluşumunda pazarlık güçleri olmaması nedeniyle üreticiler, verilen fiyata razı olmak zorundadır. Ayrıca, genel olarak lavanta yağının distilasyonunu gerçekleştirecek donanıma sahip olmamaları nedeniyle de lavanta üreticileri, lavanta işleyici firmalara bağımlıdır.
Anahtar Kelimeler: Lavanta, L. angustifolia, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler, SWOT Analizi, Isparta

Araştırmayı İndir

Süt Sığırcılığı İşletmecilerinin Ipard Proje Desteklerine İlişkin Düşünceleri

Yazar: Ayhan Koç, F.Handan Giray
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna sunulan IPARD projelerinin desteklenmesi için proje başvuru aşamasından hibe ödemesine kadar olan süreçte uyulması gereken bir dizi kurallar söz konusudur. Türkiye için yeni olan bu uygulamada, kuralların zorluk veya kolaylık algısı proje başvuru sayısını doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada, gelecek dönemlerdeki IPARD uygulamalarının daha etkili ve verimli olmasına katkı sağlayabilmesi amacıyla, IPARD desteğinden yararlanmak üzere sözleşme imzalamış süt sığırcılığı işletmelerinin algı ve görüşleri değerlendirilmiştir. On başvuru çağrı dönemi boyunca “süt üreten tarımsal işletmeler (101.1)” alt tedbirinde en yüksek miktarda IPARD hibesine hak kazanmış olan Yozgat ve Sivas illerindeki sözleşme imzalayan tüm süt sığırcılığı işletmeleri ile Kasım 2014-Ocak 2015 tarihlerinde tam sayım yöntemi kullanılarak mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlarda yatırımcılardan proje hazırlık sürecinden uygulamaya kadar pek çok konuda veri ve bilgi toplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, incelenen işletmelerin %83’ü IPARD proje kurallarının zor olduğunu ve %80’i proje kapsamında desteklenen uygun harcama kalemlerinin yetersiz olduğunu düşünmektedirler. İşletmelerin %93’nün ücret karşılığında danışmanlık hizmeti aldığı fakat alınan hizmetten %43’nün memnun kaldığı: proje başvuru aşamasında istenilen belgeler içerisinde en çok sorun yaşanan belgelerin “teklif alma” ile ilgili olduğu da çalışma sonucunda elde edilen bulgular arasındadır.

Anahtar Kelimeler: IPARD, Hibe, TKDK, Proje Danışmanlık Hizmeti, Süt Sığırcılığı.

Araştırmayı İndir

Gıda Arz Zinciri:Kavramsal Ve Analitik Çerçeve

Yazar: Fatma Handan Giray, Mehmet Tarakcıoğlu
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet
Hızlı şehirleşmeyle birlikte tüketicilerin, izlenebilirliğin ötesinde gıdaların nasıl yapıldığıyla yakından ilişkili olan menşesine yönelik ilgisi artmış ve ürün fiyatlarında ek prim oluşmaya başlamıştır. Konvansiyonel gıda arzının yanı sıra, yerel, yöresel/bölgesel, doğrudan satış, kısa gıda arz zincirli, coğrafi işaretli gıdalara dair özellikle etiketleme ve kalite kontrol düzenlemeleri de gıda politikalarının parçası haline gelmiştir. Söz konusu uygulamalar, aynı zamanda, kırsal alanlardaki sanayisizleşme ve insansızlaşma eğilimlerine karşı hükümetlerin ilgi göstermeye başladıkları önemli birer bölgesel gelişme araçları olarak görülmekte: öte yandan, firma düzeyindeki stratejileri (globalization, localization, glocalization) de bu değişiklikleri etkilemekte veya değişikliklerden etkilenmektedir. Bu durum, tarım ve gıda araştırmalarında geliştirilen çözümleme yaklaşımlarını da etkilemiş: bazen aynı zincir adlandırmaları kapsamında farklı sorunların değişik çözümleme yöntemleriyle ele alınmasına da yol açmıştır. Bu çalışmada, sürecin kavramsal ve analitik çerçevesi tartışılmakta, temel belirleyenleri ele alınarak bir değerlendirme zemini oluşturulmaktadır. Sonuçta, gıda arz zincirinin piyasalar ile etkileşimi kapsamında sürdürülebilirliğine dair dinamikler tartışılmakta ve politika önermeleri ortaya konulmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Gıda politikaları, coğrafi işaret, güvenilir gıda, gıda tedarik zinciri, kalite tercihi, kırsal kalkınma

Araştırmayı İndir

Tarım Danışmanlarının Gıda Güvenlik Algısı: Gap Örneği

Yazar: Celile Ö. Dölekoğlu, F.Handan Giray, Sema Gün, İlkay Dellal
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Diğer
Özet
Son yıllarda gıda güvenliği ve gıdaların kalitesi hem kamunun hem de araştırıcıların öncelikli ilgi alanları arasında yer almıştır. Gelişen teknoloji ile birlikte gıda ve tarım ürünlerinde riskler artmaya ve aynı zamanda ortaya çıkan tehlikeler bilimsel olarak daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. 1980’Ii yılların başında gıdalardan kaynaklanan sağlık risklerinin ortaya çıkması, son yıllarda da yaşanan deli dana (BSE), kuş gribi gibi gıda kaynaklı hastalıklar nedeni ile olumsuz sonuçların yaşanması ve de gıdaların üretim tüketim zinciri içinde tabi tutuldukları uygulamaların yaratabileceği risklerin basın yayın organlarında daha sık yer alması gıda güvenliği ve kalite konusuna araştırıcıların ve tüketicilerin ilgisini artırmıştır. AB uyum sürecinin gerektirdiği koşulların yanı sıra uluslararası pazarda güvenli gıdaya olan talep artışı kamunun bu konuda çalışmalarını hızlandırmıştır. İlgili kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri toplum bilinci yaratmaya yönelik çalışmalara ağırlık vermiştir. Ancak, bu çalışmalar kırsal alanda yeterli düzeyde yürütülememektedir. Bu durumda en önemli görev Tarım ve Köy işleri Bakanlığı taşra teşkilatı elemanları ve tarım danışmanlarına düşmekledir. Özellikle üretici ile daha yakın ilişkide bulunan, yörede yaşayan tarım danışmanlarının bilgi ve etkinliğinin artırılması gereklidir. Bu çalışmanın ana hedefi; kırsal alanda üreticiye en yakın konumda olan teknik elemanların gıda güvenliği ve kalitesi ile ilgili bilinç düzeylerini ve algılarını belirlemek ayrıca, faaliyet alanlarında bulunun üreticilerin gıda güvenliği ile ilgili uygulamalarını ve tarım danışmanlarının önerilerini uygulama gönüllülüklerini ortaya koymaktır. Hu amaçla, GAP Bölgesinde görev yapan 65 tarım danışmanı ile Şubat 20(>5’dc yüz yüze anket yapılmışın ancak, eksik veriler nedeni ile 7 anket kapsam dışı bırakıldığından 58 anket değerlendirmeye alınmıştır Anket verilerine göre tarım danışmanlarının yaş ortalaması 29 olup 49’u erkek 9’ıı kadındır Görüşülen tarım danışmanlarının 5 1 ’ı ziraat mühendisi ve 7 ‘si veteriner hekimdir. Danışmanların daha çok bölge üniversitelerindeki ilgili fakültelerden mezun oldukları belirlenmiştir (Harran Üniversitesi, Van 100. Yıl Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi). İş deneyimi olan 41 tarım danışmanın l i ’i tarım dışı sektörde çalışmıştır Çalışmada danışmanlara tarımsal faaliyette gıda güvenliği riski taşıyan konularda üreticilere getirdikleri öneriler ve bu önerileri üreticilerin dikkate alma durumu sorgulanmıştır. Buna göre tarım danışmanlarının 37’si üreticiler tarafından bazen dikkate alındıklarını; 21’i ise üreticilerin önerilerine uyduklarını belirtmiştir.

Anahtar Kelimeler: Gıda Güvenliği, Tarım Danışmanlığı, GAP Bölgesi

Araştırmayı İndir