Türkiye Tarımında Özelleştirme Uygulamaları: Süt Endüstrisi Kurumu Örneği

Yazar: Erkan Rehber Sertaç Duman
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet: Türkiye’de özelleştirme uygulamaları 1985 yılından sonra aktif olarak başlamıştır. Pek çok tarımsal Kamu İktisadi Teşebbüsü (KIT), yeterli altyapı sağlanmadan ve gerekli tedbirler alınmadan özelleştirilmiştir. Teorik gerekçelerinden m ad e, dış borçlar ve bütçe açıkları, IMF ve diğer organizasyonların da tavsiyesi ile özelleştirme hareketini hızlandırmıştır. Özelleştirilen tarımsal KİT’lerden biri de Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu dur (TSEK). Yapılan ampirik çalışma, TSEK nun özelleştirmesinin süt sektörü üzerinde olumsuz etkiler yaptığını ortaya koymuştur. Pazar konsantrasyonu yükselmiş, tüm bölgelerde üretici fiyatları düşmüş ve genel olarak süt ürünleri tüketici fiyatları yükselmiştir.
Anahtar Kelimeler: Özelleştirme, Kamu İktisadi Kuruluşu, Süt Endüstrisi, Anova Modeli

Araştırmayı İndir

Dünya Gıda ve Açlık Sorunu

Yazar: Erkan Rehber
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Gıda temel bir insan gereksinimi ve insan hakkıdır. Gıda insanoğlu için yaşamsal olup, sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşabilmek her yaşayanın temel hakkıdır. Bu özelliği ile gıda stratejik öneme de sahiptir. Bu konu uzun süreden beri dünya gündeminde olmasına karşın, Birleşmiş Milletler (UN) tarafından gıda krizi olarak adlandırılan açlık ve yetersiz beslenme çağımızın temel sorunlardan biri olma özelliğini korumaktadır. Gelişmiş ülkelerde bir grup insan obeziteye ve gıda kaynaklı hastalıklara yol açan fazla gıda tüketme sorunu yaşarken, gelişmekte olan ülkelerin önemli bir bölümü ve hatta gelişmiş ülkelerdeki yoksullar, açlık ve yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıyadır. 2010 yılı verilerine göre dünyada 925 milyon yoksul insan yetersiz beslenmektedir. En acısı her altı saniyede, bir çocuk açlığa bağlı hastalıklardan ölmektedir (FAO 2010).
Gıda güvenliği, gıda güvencesi, gıda egemenliği gıda konusunda üzerinde durulan temel sorunlardır. Ancak “herkese gıda hakkı” dikkate alındığında, bu kavramların tüm sorunları kapsamadığı görülecektir. Dördüncü bir kavrama gereksinim vardır. Tüm uğraşılara karşın çağımızın pazar ekonomisi odaklı yaklaşımlarının yıllardır dile getirilen, tüm insanlara yeterli ve sağlıklı gıda bulma konusunda başarılı olamadığı yadsınamaz bir gerçektir. Dördüncü kavram olarak “gıda paylaşılabilirliği” kullanılabilir.
Dünyadaki açlık sorunu, çoğu kez iddia edildiği gibi gıda üretiminin yetersizliğinden kaynaklanmamaktadır. Açlık sorununun temel nedeni insanların yeterli gıdayı satın alamamaları, yani yoksulluktur. Bu nedenle, dünyada yoksul insanların temel gıda gereksinimlerinin karşılayacak bir gelire sahip olmaları için, küresel olarak gelir dağılımında adaleti sağlamadan açlık sorununa çözüm bulmak, sosyal barışı sağlamak olanaklı değildir. Bu açıdan insanların yeterli ve sağlıklı gıdaya ulaşmalarındaki adaletsizliğin üzerinde önemle durulmalıdır. Unutulmamalıdır ki tüm insanlık aynı kayık içindedir.
Gerçekte bu kavramlar birbirlerinin tamamlayıcısı niteliğindedir. Gıda güvenliği ve paylaşılabilirliği, tüm insanların sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşmalarında başarılı olamayan çağdaş piyasa ekonomilerine karşı kavramlardır.
Bu bildiri de kısaca açıklanacak olan bu dört kavramın; İngilizce karşılıklarına göre (security, safety, sovereignty, and shareabil- ity of food), “dört S, bir F” “Four Ss with one F” şeklinde kısaca ifadesinin yaşanan gıda ve açlık sorunlarının bir bakışta anlaşılmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Gıda güvencesi, güvenliği, egemenliği ve paylaşılabilirliği
Araştırmayı İndir