AB Sürecinde Türkiye Meyve Dış Ticaret Yapısı ve Gelişimi

Yazar: M.Göksel Akpınar, Mevlüt Gül, Erdal Dağıstan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Türkiye tarım ürünleri dış ticaret yapısı içerisinde ekonomik öneme sahip temel gruplardan birisi de meyvelerdir Çalışmada, Türkiye’nin meyve dış ticaret perspektifinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla, dış ticarete konu olan ve bu yönüyle de ekonomik önemlilik arz eden meyve türleri seçilmiştir. Bu bağlamda bu çalışma ile, Türkiye meyve dış ticaretinin gelişiminin incelenerek ülkemizin dünya meyve dış ticaretindeki konum ve genel seyrinin ortaya konulması amaçlanmıştır Tarımsal ürünler içerisinde meyveler, dünya ve Türkiye’nin dış ticaretinde önemli bu konumdadır İncelenen dönemde dünya meyve dış ticaretinde gerçekleşen artışın paralelinde Türkiye meyve dış ticaretinde de önemli artışlar olmuştur Türkiye dünyada önemli yaş meyve üreticilerinden birisi olmasına karşın dünya ihracatı içindeki payı düşük kalmaktadır, özellikle 1990’lı yıllarda ülkemiz yaş meyve ihracatında bir durgunlaşmanın, ithalatında ise yüksek bir artışın olduğu gözlenmektedir. Türkiye’de meyve üretimi miktar itibariyle önemli olmasına karşın, ihracata konu olan oranı düşüktür Bu çerçevede ürün bazında gelişmiş ülkelerdekine benzer üretici birlikleri veya konsey birlikteliğine gidilmesi, markalaşma, entegre mücadele yöntemlerinin uygulanmasına gereken önemin verilmesi, üretimi gerçekleştirilen meyve türlerinde ulusal ve uluslararası piyasalarda talebin dikkate alınması, soğuk hava deposundan kontrollü atmosferli sistemlere geçilmesi, paketleme tesisi gibi altyapı yatırımlarının geliştirilmesi üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir
Anahtar Kelimeler: Meyve, Ticaret, İhracat, İthalat, Dünya, Türkiye

Araştırmayı İndir

Hatay İlinde Kırsal Alanda Gelir Dağılımı ve Yoksulluk

Yazar: Erdal Dağıstan, Bekir Demirtaş, Aykut Gül, Yalçın Yılmaz, Nuran Tapkı
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Bu çalışma, Hatay ili kırsal alanında gelir dağılımını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Veriler, çeşitli köylerden 354 kişi ile yüz yüze görüşme yoluyla elde edilmiş olup 2010 yılına aittir. Gelir dağılımı % payları, Gini katsayı ve Lorenz eğrisi ölçekleri kullanılarak incelenmiştir. Sonuçlar bölgede gelirin çok adaletsiz bir şekilde paylaşıldığını göstermektedir. Bölgede en zengin % 20’lik grubun geliri, en yoksul % 20’lik grubun gelirinden 14,5 kat daha fazladır. Gini katsayısı 0,474 olup, hane halkının % 26’sı yoksulluk sınırının altında bir gelire sahiptir. Harcamaların % 35’i eğitim, % 34’ü gıda, % 16’sı sağlık ve % 15’i ulaşım harcamalarıdır.

Anahtar Kelimeler: Gelir dağılımı, Gini katsayısı, yoksulluk, Hatay, kırsal alan
Araştırmayı İndir

Doğu Marmara Bölgesi’nde Tarım ve Kırsal Kalkınma Destekleri

Yazar: Arif Semerci, Erdal Dağıstan
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Doğu Marmara Bölgesi (TR42) kapladığı alan bakımından Türkiye genelinde küçük bir yere sahip olmakla birlikte (%2.60), ülke kanatlı eti üretiminin %50.43’ünü, fındık üretiminin de %25’ini sağlamaktadır. Bölge mısır, kivi ve ayva üretimi yanında iç ve dış mekan süs bitkileri üretimi ve ticaretinde de ülke genelinde söz sahibi bölgelerden biridir.
Çalışmada, Doğu Marmara genelinde sulanabilir nitelikteki alanların %44.58’inin sulanabildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte ülke genelinde Çiftçi Kayıt Sistemi’nde kayıtlı alanlar toplam tarım alanlarının %62.20’sini oluştururken bu oran bölge için sadece %37.79’dur.
Doğu Marmara Bölgesi 2011 yılında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca verilen tarımsal destekleme tutarının %2.96’sın- dan faydalanmıştır. Bölgede 2008-2011 yılları arasında Ekonomi Bakanlığı’nca tarıma verilen desteklerin toplamı 80728027 TL’ye ulaşmıştır. 2011 yılı verilerine göre Doğu Marmara’da İl Özel İdareleri ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nca hazırlanan projeler kapsamında tarım sektörüne verilen destek tutarı ise 10653653.12 TL olmuştur.
2010 yılında TÜİK tarafından Doğu Marmara Bölgesi için hesaplanan Gini Katsayısı 0.328 olup, bu değer Türkiye geneline oranla (0.380) bölgede daha adil bir gelir dağılımı olduğunu göstermektedir.
Çalışma, Doğu Marmara Bölgesi’nde yoksulluğun azaltılması bağlamında, tarımsal üretime uygun olduğu halde kullanılmayan tarım alanlarının tekrar tarım sektörüne kazandırılması gerektiğini, özellikle sulanan alanların artırılarak ürün çeşitliliğine yönlenmesi ve büyük ölçekli işletmelerde tarımsal üretime ağırlıklı verilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Anahtar Kelimeler: MARKA, Kırsal, Kalkınma, Tarım, Destekleme.
Araştırmayı İndir

Tıbbi Ve Aromatik Bitkilerin Ekonomik Önemi

Yazar: Ahmet Mert, Erdal Dağıstan
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Tıbbi ve aromatik bitkiler özellikle insan sağlığı, ilaç sanayi ve gıda sanayinde kullanımı nedeniyle günümüzde önemi giderek artan tarım ürünleri arasında yer almaktadır. Gerek Türkiye ve gerekse Hatay hem endemik hem de çeşitlilik ve üretim potansiyeli bakımından oldukça yüksek bir tarımsal potansiyele sahiptir. Bu çalışmada, bazı önemli tıbbi ve aromatik bitki çeşitlerinin üretim, verim, kullanım alanı ve ticaretindeki gelişmeler incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda üretim miktarı giderek artmakla birlikte daha çok toplayıcılığa dayalı bir üretim sistemi mevcut olduğu belirlenmiştir. Maliyeti düşük olmakla birlikte üretim yetersizliğinden kaynaklı yüksek fiyatlar tüketimi olumsuz etkilemektedir. Özellikle medya üzerinden ekonomik değeri hızla artan ve tüketicileri suistimalin yaygınlaştığı bir sektör haline gelmektedir.

Anahtar Kelimeler: Hatay, endemik bitki, tıbbı bitkiler, aromatik bitkiler, ekonomik değer

Araştırmayı İndir

Suriyeli Sığınmacıların Bölge Tarımı Üzerine Etkileri

Yazar: Erdal Dağıstan, Oğuz Parlakay, Bekir Demirtaş, Arif Semerci, Ahmet D. Çelik, Tuğçe Kızıltuğ
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma
Özet
Suriye’de yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle bir göç hareketliliği yaşanmaktadır. Son üç yılda ülkemize yaklaşık 3.000.000 sığınmacı göç etmiş olup bu sayı giderek artmaktadır. Bu göç hareketliliğinin en önemli etkileri Hatay, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis ve Adana illerinde görülmüştür. Suriyeli sığınmacıların gelişi ilde her sektörde olduğu gibi tarım sektöründe de özellikle işgücü istihdamı bakımından nitel ve nicel olarak önemli değişikliklere yol açmıştır. Yoğun olarak sebze, zeytin ve endüstri bitkilerinin yetiştirildiği ve dolayısıyla işgücü maliyetlerinin yüksek olduğu düşünüldüğünde bu durum Hatay bölgesi için maliyetlerin düşürülmesi açısından olumlu sayılabilir. Bununla birlikte yerli istihdam ve üretim kalitesi olumsuz etkilenmektedir. Bu çalışmada göç hareketliliğinin tarım sektörü üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri irdelenmiştir. İstatistiki veriler ilgili kurumlardan temin edilmiş olup, sektör üzerindeki etkisi gözlemlere dayalı olarak belirlenmeye çalışılmıştır. Bu hareketlilik çeşitli sektörlere olumlu veya olumsuz katkılar yapmış olup en önemli etkiyi tarım sektöründe özelliklede işgücü istihdamına sağladığı söylenebilir.
Anahtar kelimeler: Sığınmacı, Göç hareketliliği, Suriye, Hatay, Tarım

Araştırmayı İndir

Süt Ve Süt Ürünleri Sanayi İşletmelerinin Yapısı Ve Geliştirme Olanakları : Konya-Ereğli ilçesi Örneği

Yazar: Bekir Demirtaş, Mevlüt Gül, M. Göksel Akpınar, Erdal Dağıstan
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet: Bu çalışma, son yıllarda süt ve süt ürünleri işletme sayısı ve işleme kapasitesi bakımından önemli bir gelişme gözlenen Konya/Ereğli ilçesinde yürütülmüştür. Çalışma verileri, Ağustos 2005 döneminde ilçede faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekteki 18 işletmeden yüz yüze görüşme yapılarak derlenmiştir. Çalışma kapsamında incelenen işletmelerin; üretim yapısı, kapasiteleri, üretim teknolojileri, personel istihdamı açısından mevcut yapısı ortaya konulmuştur. Ayrıca, işletmelerin hammadde temin yerleri ile ürün pazarlama yapıları incelenerek, ürün çeşitleri, marka ve pazarlama teknikleri belirlenmiştir. Çalışmada işletmelerin AB uyum sürecinde rakipleri karşısındaki konumları da değerlendirilerek alınması gereken önlemler işletmeler ve sektöre yön verecek kuruluşlar açısından saptanmıştır. Çalışma sonucunda, işletmelerin büyük çoğunluğunun 2000 yılı başlarında faaliyete başladığı ve henüz gelişme aşamasında oldukları gözlenmiştir. Sermaye, teknoloji kullanımı ve üretim kapasitesi olarak önde gelen işletmelerin daha eski işletmelerden oluştuğu ve bunlardan üretim kapasitesi olarak en önde gelen bir işletmenin ihracat yapmaya başladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, incelenen işletmeler için en önemli sorunlar; piyasada yeterince denetim olmaması, kalifiye eleman bulunamaması, yeterli hammadde temin edilememesi, hammadde ve yardımcı maddelerin fiyatlarının yüksekliği şeklinde olup, işletmelerin rakipleri karşısında piyasa paylarını artırabilmesi için teknoloji kullanımı ve ürün çeşitlerini geliştirmeleri buna bağlı olarak üretim maliyetlerini azaltmaları gerektiği ortaya çıkmıştır.
Anahtar Kelimeler: Süt Ürünleri Sanayi, İşletme Yapısı, Konya

Araştırmayı İndir

Organik Ürün Tüketim Eğilimi

Yazar: Erdal Dağıstan, Bekir Demirtaş, Yalçın Yılmaz, Nuran Tapkı
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tüketim Ekonomisi
Özet
Bu çalışmada Hatay ili merkez ilçede yasayan tüketicilerin organik tarım ürünlerine olan talep ve eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada kullanılan veriler 2009 yılında il merkezinde yasayan farklı gelir gruplarında yer alan 442 tüketici ile yüz yüze görüşme yoluyla elde edilmiştir. Anket çalışmasında tüketicilerin organik ürün hakkındaki bilgileri, tüketim durumları, satın alma yerleri, tüketimi yapılan başlıca bitkisel ve hayvansal organik ürünler ve organik ürün fiyatları gibi konulardaki bilgi düzeyleri ve davranışları gibi konular ele alınmıştır. Ayrıca, tüketicilerin gelirlerindeki artışa bağlı talep değişimleri ve bilgi kaynakları belirlenmiştir. Bu araştırmada elde edilen başlıca bulgulara göre tüketicilerin %57’si en az bir organik ürün tüketmiştir. Organik ürün tüketmeme nedenleri arasında bilgi eksikliği ve fiyatların yüksek (%70) olması basta gelmektedir. Tüketicilerin %28’inin organik ürünü marketten satın aldığı belirlenmiştir. Araştırma alanında organik olarak tüketilen başlıca ürünler, taze meyve-sebze, zeytinyağı ile kırmızı et ve süttür. En önemli bilgi kaynağı televizyon (%31)’dur.
Anahtar Kelimeler: Organik ürün, tüketim, tüketici tercihi, talep, Hatay

Araştırmayı İndir