Türkiye’de Şeker Politikalarının Şekerpancarı Üretimine Etkileri: Ankara İli Polatlı İlçesi Araştırması

Yazar: Erdoğan Güneş, Sema Gün, Bülent Gülçubuk, Emine Olhan
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet: 1980’li yıllardan sonra uygulanan piyasa ekonomisi Türkiye tarımını doğrudan etkilemektedir Küreselleşme politikaları ışığında dünyaya entegre olabilmek için. Türk tarım politikalarında da köklü değişiklikler yapılmakladır. Değişikliklerden en çok etkilenen tarımsal ürünlerin başında sosyo-ekonomik ve kültürel önemi açısından şekerpancarı gelmekledir. Çünkü IMF ve Dünya Bankası’nın önerileri ile oluşturulan şeker politikaları, üreticinin yanı sıra işçiyi, işvereni, tüketiciyi ve ulusal ekonomiyi de etkilemektedir Bu politikalar şekerpancarının üretim, sanayi ve dış ticaret yapısını etkilemektedir. Bildiride, Türkiye’de son yıllarda izlenilen şeker politikalarının özellikle de Şeker Yasasının araştırma alanı olan Ankara Polatlı tarım işletmelerindeki etkilerinin ortaya konulması amaçlamakladır. Araştırma, bölgede 75 işletmeden toplanan verilerin değerlendirilmesine dayanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Şeker, tarım işletmeleri, özelleştirme, şeker fabrikaları, tarım politikası.

Araştırmayı İndir

Tarımsal İşletmelerin Su Konusundaki Çapraz Uyum Kriterlerine Uyum Durumu Kayseri Örneği

Yazar: B. Yüksel, E. Olhan
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Çapraz uyum, OTP kapsamında sağlanan desteklerle, çiftçilerin ilgili AB mevzuatına uyumunu ilişkilendiren ve Üye Devletler için 2005 yılından beri doğrudan ödemelerden yararlanmak isteyen tüm yararlanıcılar için zorunlu bir uygulamadır. AB’de çapraz uyumla ilgili ana kurallar, 1306/2013/AT sayılı Tüzükle düzenlenmiştir. 3 Ekim 2005 tarihinde AB’ye katılım müzakere süreci başlayan Türkiye ile AB arasında çapraz uyumla ilgili konular esas itibariyle Fasıl 11-Tarım ve Kırsal Kalkınma altında ele alınmaktadır. Bu çerçevede, Türkiye’de çapraz uyumla ilgili yasal mevzuatın uyumlaştırılmasıyla birlikte gerekli kontrol, yaptırım ve ödemelere ilişkin kesinti sisteminin oluşturulması ve bunlar için sorumlu kurumların belirlenerek, çiftçilere uyulacak şartlar ve standartların anlaşılır bir şekilde iletilmesi gereklidir. Türkiye’de çiftçilerin gelecekte çapraz uy um kriterlerini karşılayabilmelerine ilişkin mevcut durumun ortaya konması ve bu doğrultuda çeşitli politika önerileri geliştirilmesi amacıyla, Kayseri’de oransal örnekleme yöntemiyle seçilen bitkisel üretim ve bitkisel ve hayvansal üretimle uğraşan 137 tarımsal işletme araştırmanın popülasyonunu oluşturmuştur. Araştırmada anket soruları çiftçilere uygulandığı dönemde yürürlükte olan 73/2009/AT sayılı Tüzüğe göre düzenlenmiş ve 1306/2013 sayılı tüzüğe göre adapte edilerek değerlendirilmiştir. 1306/2013 sayılı Tüzüğün “çevre, iklim değişikliği, arazinin iyi tarım koşulu” alanı “su” ana konusu altında yer alan çapraz uyum şartlar ve standartlarına (YİŞ-1, İTÇK-1) çiftçilerin uyum seviyeleri belirlenmiştir. Araştırmada ayırt ediciliği en yüksek değişkenler tespit edilerek, çiftçilerin özellikleri ile çapraz uyum şartlar ve standartları arasındaki ilişkiler, doğrusal olmayan kanonik korelasyon analiziyle yorumlanmış ve bu çerçevede sorumlu makamlar için öneriler geliştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Çapraz Uyum, Doğrusal Olmayan Kanonik Korelasyon Analizi, Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Sistemi, OTP, Yasal İdari Şart, İyi Tarım ve Çevre Koşulu.

Araştırmayı İndir

İçme Suyu Havzalarında Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Nitrat Kirlenmeleri

Yazar: Yener Ataseven, Emine Olhan
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Tarımsal faaliyetler, genel olarak su kaynaklarının kirlenmesinde önde gelen faktörlerden birisi olarak kabul edilmektedir. Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanabilecek kirlenmeler arasında da nitrat kaynaklı kirlenmeler giderek önem kazanmaktadır. Tarımsal üretimde kullanılan üre, amonyum nitrat, sıvı gübreler ve diğer ticari karışık gübrelerden kaynaklanan kalıntılar nitrat kirlenmesinde en önemli etmenlerdir. Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan bu tür kirlenmeler, toplum sağlığı ve çevresel kaygılar açısından son derece önemli bir konudur. Azot, çok önemli bir besin maddesidir ve küresel ekosistem içerisinde hayat için gereklidir. Fakat son yıllarda dünyada tarımsal faaliyetlerden kaynaklı azotun göllerde ve nehirlerde ötrofikasyona, yeraltı sularında nitrat kirlenmelerine ve N2O (azot dioksit) yolu ile küresel ısınma gibi çevresel bozulmalara neden olduğu konusunda görüşler vardır. Buna karsın nitratın tarımda sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için gerekli bir girdi olduğunu da belirtmek gerekmektedir. Bu çalışmada, içme suyu havza alanlarında tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan nitrat kirlenmelerinin yaratabileceği riskler ve bu risklere karsı alınabilecek önlemler ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: tarımsal faaliyetler, içme suyu havzası, nitrat, kirlenme

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Reformlar Kapsamında Yoksullaşan Tarım Sektörü

Yazar: Emine Olhan
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Tarım, her ülkede stratejik önemi nedeniyle kendi ekonomik yapısına özgü tarım politikaları ile ülkenin olanakları ölçüsünde desteklenen bir sektördür. Tarım sektöründe uygulanmakta olan politikalarda temel amaç, kaynakların etkin kullanımının sağlanmasına yönelik olarak ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslararası gelişmeler boyutunu bütün olarak ele alan, örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir tarım sektörünün oluşturulmasıdır.
Son yıllarda, değişen ülkesel ve uluslararası koşullar tarım sektöründe farklı yaklaşımları ve reform gerekliliğini gündeme getirmiştir. Türkiye’de 1999 yılında başlatılan tarım reformu ile bütçeden yapılan harcamaların şekli değiştirilerek disiplin altına alınması hedeflenmiştir. Bu çalışma ile Türkiye’de 2000 yılı sonrasında uygulanan tarım politikalarının değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu kapsamda; tarım sektörüne aktarılan kaynaklar, GSMH’da ve tarım sektöründe büyüme, dış ticaretteki gelişmeler, girdi fiyatları ve girdi kullanımındaki gelişmeler ile çiftçi eline geçen fiyatlardaki gelişmeler ışığında kırsal alanda yoksulluk göstergelerindeki değişmeler değerlendirilecektir.

Anahtar Kelimeler: Tarım, Destekleme, Büyüme, Yoksulluk
Araştırmayı İndir

Türkiye’de Bitki Koruma Ürünlerinde Reçete Uygulaması

Yazar: Çiğdem Kurtar, Nevzat Birişik, Emine Olhan
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarım ve Gıda Politikası
Özet
Bitkisel üretim hayvansal üretim ve gıda üretimi için en önemli üretim halkasıdır. Türkiye’de bitkisel üretim esnasında kalite ve kantitite kayıplarına yol açan 575 zararlı organizma olup, bu zararlılar ile mücadele edilmediğinde %65 civarında ekonomik kayıp oluşmaktadır. Zararlılarla mücadelede bugün dünyada ve Türkiye’de en yaygın kullanılan yöntem kimyasal mücadeledir. Kimyasal mücadele esnasında uygulayıcıya, çevreye ve nihayetinde insan sağlığına yönelik riskler oluşmaktadır. Bu risklerin en aza indirilmesi uygulamanın doğru ve verimli şekilde yapılarak kalıntı riskinin azaltılması için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2009 yılında ilk kez reçeteli bitki koruma ürünü sistemine geçilmiştir. Bu uygulama zaman içerisinde geliştirilmiş ve 2014 yılında üretici kayıt defteri sistemi ile birleşmiştir. Bu çalışmada Türkiye’deki reçeteli bitki koruma ürünü satışı, sistemi, işleyişi ve sonuçları değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Bitki, zararlı organizma, pestisit, reçete

Araştırmayı İndir

Çiftçilik Sistemleri Araştırması ve Türkiye’deki Uygulamaları

Yazar: Hacer Çelik, İ.Coşkun Ceylan, Emine Olhan
Yıl: 1994
Yayım Yeri: 1. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal Yayım ve Haberleşme

Araştırmayı İndir

Biyogüvenlik Kapsamında Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar

Yazar: Emine Olhan, Yener Ataseven
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Biyoteknolojik yöntemlerle kendi türü haricinde bir türden gen aktarılarak belirli özellikleri değiştirilmiş bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara “Genetiği Değiştirilmiş Organizma” (GDO, CîMO) denilmektedir Modern biyoıeknoloji en geniş kullanım alanım tarım sektöründe bulmuştur Yüksek miktar ve kalitede ürün üretmek amacıyla geleneksel kültür çeşitlerinin veya bunların yabani akrabalarının genetik yapıları değiştirilmektedir. Üretimi 1996 yılında başlayan GDO’lartn ekim alanı günümüze kadar 67 kat artarak 17 milyon hektardan 114 milyon hektara ulaşmıştır. GDO’ların ekiminin yaygınlaşması bu ürünlerin risklerinin de yoğun olarak tartışılmasına neden olmuştur Modern biyoteknolojinın biyolojik çeşitlilik, insan sağlığı ve sosyo-ekonomik yapı üzerine olumsuz etkilerinin olacağı tartışılmaktadır. Bu olumsuzlukları önceden belirleyerek gerekli tedbirlerin alınması biyogüvenlik sistemini gerektirmektedir. Bu çalışmada, tarımda modern biyoteknolojinin kullanılmasının oluşturacağı riskler tartışıldıktan sonra Cartagena Biyogüvenlik Protokolü kapsamında GDO’ların kullanımına yönelik politikalar verilecek ve daha sonra Türkiye’nin biyogüvenlik politikaları tartışılacaktır.

Anahtar Kelimeler: GDO, Gıda Güvenliği, Risk

Araştırmayı İndir

AB Çevre Hukuku İçerisinde Tarımsal Çevre Politikalarının Yeri, Önemi ve Türkiye İle Karşılaştırılması

Yazar: Gülcan Eraktan, Wolfgang Winkler, Emine Olhan
Yıl: 2000
Yayım Yeri: 4. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Araştırmayı İndir

Avrupa Para Sistemi ve Tarıma Uygulanması

Yazar: Emine Olhan
Yıl: 1994
Yayım Yeri: Tarım Ekonomisi Dergisi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Mart 1979’da Avrupa Para Sistemi (APS)’nin kurulmasının altında yatan temel hedef ülke içinde ve dışında daha fazla istikrar sağlamaya yönelik politikalar yoluyla Avrupa’da bir parasal istikrar alanı oluşturmaktır. Bu hedefin gerçekleştirilmesi, Toplulukta daha fazla siyasi ekonomik bütünleşme elde etmek için sisteme katılan ülkeler arasında enflasyon kontrolüne yönelik olarak milli ekonomi ve para politikaları arasında daha fazla yakınlaşmanın olmasını gerektirmiştir. APS’ıı in temelini Avrupa Para Birimi (ECU) oluşturmaktadır. ECU, sabit miktardaki paralardan oluşmasına karşın farklı paraların sepetteki nispi payı, merkezi kurdaki değişme sonucu oynayabilmektedir. Topluluk tarım sektöründe ortaya çıkan parasal sorunları telafi etmek amacıyla yaratılan “Tarım-Para Sistemi” ve “Parasal Telafi Edici Tutarlar” OTP’nin bir parçası haline gelmiştir.

Araştırmayı İndir