Sürdürülebilir Ürün Yönetimi Açısından Bölge Bazlı Masraf Unsurlarının Değerlendirilmesi (Buğday – Arpa Örneği)

Yazar: A. Zan Sancak, D. Dönmez, A. Demir, E. Aygören, N. Yürekli Yüksel, S. Arslan
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Tarım işletmelerinin üretim masraflarının ve maliyetlerinin hesaplanması güç ve özen gösterilmesi gereken bir uğraştır. Tarım ürünlerinde standart maliyetlerden söz etmek genel olarak zordur. Çünkü maliyetler bölgeden bölgeye hatta işletmeden işletmeye önemli ölçüde değişim göstermektedir. Genel olarak maliyet kavramı: üretimi gerçekleştirmek üzere kullanılan- girdilerin parasal ifadesidir (Erkuş vd., 1995). Masraf unsurları içerisinde genel olarak üründen ürüne farklılıklar olmasına rağmen temelde genel mantık ürünün her bir aşamasındaki masraf unsurlarının maliyet cetvelinde yer almasıdır. Bitkisel üretimde masraf unsurları sabit ve değişken masraflar olarak sınıflandırılır. Bitkisel üretimde kullanılan ve üretim faaliyetinin genişliğine bağlı olarak artan ve azalan masraflar değişken, üretim faaliyetinin hacmine bağlı olmayan ve üretim faktörlerinin varlığından dolayı oluşan masraflar sabit masraflar olarak adlandırılır (Kıral vd., 1999). Bu çalışmanın temel amacı, bölgeler arası maliyet kalemleri arasındaki farklılıkların belirlenmesidir. Bu amaçla, Türkiye açısından buğday ve arpa üretimindeki üretim masraflarının durumu tespiti yapılmaya çalışılmıştır. Bu araştırma sonucunda, Türkiye genelinde 3 yıl ortalamasına göre buğday ve arpa üretimine yapılan değişen masraf kalemleri incelendiğinde: değişen masraf kalemleri açısından arpa üretimi buğday üretimine göre avantajlı görünmektedir. Toplam değişen masraflar ve sabit masraflar açısından ise arpa üretimi buğdaya göre düşük masraflı olduğu için daha avantajlı görünse de elde edilen gayri safi üretim değeri açısından buğday üretimi daha avantajlı görülmektedir. Bölgeler arası buğday ve arpa üretiminde brüt kar karşılaştırmasında, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri buğday üretiminde daha karlı iken, Marmara bölgesi arpa üretiminde daha karlı görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Maliyet, Değişen Masraf, Sabit Masraf, Brüt Kar, Nispi Kar, Gayri Safi Üretim Değeri, Tarımsal Maliyet, Maliyet Unsurları.

Araştırmayı İndir

Ab Sürecinde Türkiye’de Geleneksel Gıdaların Üretim Potansiyeli, Ekonomik Ve Sosyal Önemi: Ankara İlinin Gleneksel Tarım Ürünleri Açısından Değerlendirilmesi

Yazar: Gülşen Keskin, Haşim Özüdoğru, Alkan Demir
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet: 1990’11 yıllarda özellikle BSE (Deli Dana Hastalığı) krizi ile gündeme gelen gıda güvenliği sorunu, GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) ve bitkisel ürünlerdeki ilaç kalıntısı sorunu ile tüketiciler için gittikçe önemi artan konular haline gelmiştir. Günümüzde insanlar herhangi bir gıdayı tüketmek yerine gelir seviyelerine uygun olan ve aynı zamanda güvenle kendilerine ve aile bireylerine tükettirebilecekleri gıdaları temin yoluna gitmektedirler. Bu süreçte, doğal yollarla üretilmiş gıdalar ve özellikle de geleneksel tarım ürünleri ve bunlardan üretilmiş gıdaları tüketme isteği artmaktadır. Bunların dışında geleneksel ürünler ait olduğu ülkenin veya bölgenin tanıtımına ve dolayısı ile ekonomisine de katkı sağlamaktadır. Bu nedenlerle özellikle AB sürecinde farklı ve kendine özgü ürünler pazarda farklılaşmayı yaratan önemli bir unsur olarak da ortaya çıkmaktadır. Türkiye, geleneksel tarım ürünleri ve gıdalarda zengin bir çeşitliliğe ve üretim potansiyeline sahiptir. Ancak, bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar az sayıda olup, geleneksel gıda envanterinin çıkarılması çalışmaları ise halen
devam etmektedir. Bu süreçte, geleneksel gıdaların tescili ve pazarlanması da ekonomik olarak önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Ankara ilindeki geleneksel tarım ürünlerinin üretim potansiyeli ve bu ürünlerden üretilen geleneksel gıdalar ekonomik ve sosyal boyutu ile anlatılmaktadır. Bu ürünlerden bazıları Ankara ilinin adı ile tescil edilmiş bazıları da yöresel / bölgesel isimlerle tanınmaktadır. Yuva kavunu, Beypazarı kurusu, Kalecik karası bunlardan en çok bilinenlerdir.

Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Türkiye, Ankara, Geleneksel Gıdalar, Geleneksel Tarım Ürünleri.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Meyve Suyu Üretim Sektörü

Yazar: E. Aygören, A. Z. Sancak, E. Akdağ, M. Demirtaş, D. Dönmez, K. Sancak, A. Demir
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet:

Tarım ve tarıma dayalı sanayi ülkemiz ekonomisi açısından değişik yönleriyle çok büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda meyve ve meyve suyu sektörünün ülkemizde büyük bir potansiyeli bulunmaktadır. Türkiye ürettiği 18 milyon ton değişik türdeki meyve ile dünya üretiminde 6. sırada olup, dünya meyve üretiminin yaklaşık %2,8’ini karşılamaktadır. Ülkemiz, meyve suyu sanayisi tarafından işlenen başlıca meyvelerin dünya sıralamasına bakıldığında, bunların dünyada en üst sıralarda yer aldığı görülmektedir. Örneğin Türkiye, dünyada kayısı ve vişne üretiminde birinci, nar üretiminde üçüncü, elma ve domates üretiminde dördüncü ve şeftali ile üzüm üretiminde ise altıncı sırada yer almaktadır. Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (M EYED) verilerine göre: 2012 yılında meyve suyu sanayi sektörünün ekonomik büyüklüğü 2 milyar TL, ihracatı 214,4 milyon dolardır. Aynı sektörde işlenen meyve miktarı ise 1 milyon ton civarında seyretmektedir. Türkiye’de toplam meyve suyu ve benzeri ürünlerin tüketimi 2012 yılında yaklaşık 923,4 milyon litreye ulaşmıştır. Türkiye’nin meyve suyu ihracatında en önemli yeri teşkil eden ürün elma suyudur. Meyve suyu sektöründe ülkemizin ihracat kompozisyonuna ülkeler bağlamında bakıldığında, Avrupa Birliği ülkelerinin (Almanya, İngiltere ve Belçika) ağırlıklı olduğu görülmektedir. Türkiye’nin meyve suyu ithalatı 2012 yılında 26,4 milyon dolara ulaşmış olup, ithalat değeri bakımından ilk beşi oluşturan ülkeler sırasıyla Brezilya, İsrail, KKTC, Hollanda ve İran’dır. Türkiye meyve suyu sanayisi, ülkemizin tarıma elverişli coğrafi konumu, ihracat gücünü arttıran özel konumu, sahip olduğu iklimsel olanaklar, genç nüfusu, ekonomideki gelişmelere paralel olarak artan alım gücü, her geçen gün gelişen ve genişleyen dinamik iç pazarı açısından birçok avantaja sahiptir. Bu avantajların açtığı fırsat kapıları doğru şekilde kullanılabilirse, bu alandaki fırsat ve potansiyeller ülke ekonomisinin gelişmesine çok ciddi katkıda bulunacaktır. Bu nedenle bu sektörde uygulanacak politikalara yol göstermesi ve alınacak tedbirler açısından sektörün mevcut durumu incelenecektir. Bu araştırma bu alandaki karar alıcıların doğru karar almalarına yardımcı olacak doğru bilgilerin üretilmesini amaçlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Meyve Suyu, Üretim, Tüketim, İhracat, İthalat, M EYED.

Araştırmayı İndir

Dünyada Artan Gıda Fiyatları ve Yoksulluk

Yazar: Şevket Kalanlar, Alkan Demir, Deniz Dönmez
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Kırsal Kalkınma ve Yoksulluk
Özet
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), Gıda Fiyatları İndeksi 2011 Kasım ayında aylık bazda yüzde 1 oranında azalarak 215 puana yükselmiş yani dünya gıda fiyatları 2005 yılına göre son beş yılda %115 artmıştır. 2009 yılından günümüze en yüksek fiyat dalgalanmalarının şekerde olduğu görülmektedir. Artan gıda fiyatları, yoksulluğu körüklemektedir. Dünyadaki yoksul nüfusun üçte ikisi Asya’daki gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. Giderek yükselen gıda fiyatları Asya Kıtasında yaşayan yaklaşık 64 milyon insanı aşırı yoksulluğa itebilir.OECD ve FAO’nun ortak hazırladığı “Tarımsal Durum Tahmin Raporu 2011-2020” adlı raporuna göre, tüm dünyada gıda fiyatlarındaki artış önümüzdeki on yılda da istikrarlı bir şekilde devam edecektir. Dünyanın belli bölgelerinde %40’lara varan fiyat artışlarının önümüzdeki 10 yılda gözleneceği öngörülmektedir. Tüm bu veriler gıda fiyatlarının uluslararası alanda artmakta olduğunu göstermektedir. Ancak gelecek öngörülerinde en yüksek fiyat artışlarının etanol, biyodizel, tereyağı ve kanatlı etinde olacağı, en düşük fiyat artışlarının ise buğdayda olacağı tahmin edilmektedir. Dünya buğday, pirinç, mısır ve soya ürünlerinin 1961-2011 yılları arasındaki nominal ve gerçek fiyatlarla seyri incelendiğinde gıda fiyatlarının uluslararası alanda artmakta olduğunu görülmektedir. Gıda fiyatlarının artışı en çok yoksul kesimleri etkileyecek ve dünyadaki açların sayısını daha da arttıracaktır. Neticede ise; gıda üretemeyenler, gelecekte paraları olsa dahi gıdaya ulaşmada zorluk çekecektir. Bu nedenle Türkiye tarıma daha fazla önem vermelidir.

Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Dünya Gıda Fiyatları, Hububat Fiyatları, Zaman Serisi Analizi
Araştırmayı İndir

Türkiye’de Kanatlı Alt Sektörü Rekabet Analizi Ve Politika Önerileri

Yazar: Halit Çınar, Alkan Demir, Berrin Taşkaya Top
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Bursa
Konu: Tarımsal Pazarlama
Özet: Kanatlı eli üretimi teknolojik ilerlemesi ve büyüme hızı ile hayvancılık ali sektörü içerisinde dikkat çekmektedir. Bu çalışmada sektör yapısının analizi, üretim maliyetleri temelinde rekabet gücünün tespiti ve rekabet gücünün artırılmasına yönelik politika önerilerine dayanak oluşturacak GZIT analizi yapılmaya çalışılmıştır.

Araştırmayı İndir

Akdeniz Bölgesi’nde Su Ürünleri Avcılığı Yapan İşletmelerin Sosyo-Ekonomik Analizi

Yazar: Kemalettin Taşdan, S.Ahmet Çeliker, Hasan Arısoy, Yener Ataseven, Deniz Dönmez, Umut Gül, Alkan Demir
Yıl: 2010
Yayım Yeri: 9. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu araştırmanın amacı, Akdeniz Bölgesi’nde su ürünleri avcılığı yapan teknelerin/işletmelerin sosyo-ekonomik yapılarını ortaya koymak ve balıkçılığın ekonomik analizini yapmaktır. Araştırmada kullanılan veriler, bölgede faaliyet gösteren 140 balıkçı ile yapılan anketlerden elde edilen birincil verilerden oluşmaktadır. Araştırma sonuçları teknelerin teknik özellikleri, balıkçıların sosyo-ekonomik özellikleri, ekonomik faaliyet sonuçları ve balıkçıların avcılık faaliyetine ilişkin düşünce ve beklentileri baslıklarında toplanarak verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre bölgede balıkçılık ağırlıklı olarak küçük ölçeklidir ve ölçeğe bağlı olarak teknelerin teknik özelliklerinin yanı sıra gelir vb. ekonomik faaliyet sonuçları değişim göstermektedir. Bölgede balıkçılığın temel sorunlarının ise pazarlama, örgütlenme ve su ürünleri yönetimi konularında yoğunlaştığı görülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Su ürünleri ekonomisi, akdeniz bölgesi, sosyo-ekonomik analiz

Araştırmayı İndir

Balıkçıların Karadeniz Ve Ege’de Sürdürebilir Avcılık Ve Balıkçılık Geleceğine İlişkin Düşünceleri

Yazar: Umut Gül, Şeref Korkmaz, S. Ahmet Çeliker, Alkan Demir
Yıl: 2008
Yayım Yeri: 8. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Diğer
Özet
Bu çalışmada, Karadeniz ve Ege’deki 569 balıkçıya sürdürülebilir balıkçılıkla ilgili bazı sorular soruldu ve bu konulardaki görüşleri tespit edildi. Araştırma verileri, yüz yüze görüşme tekniğiyle anket formları kullanılarak toplandı. Karadeniz ve Ege bölgelerinden toplanan veriler, sürdürülebilir balıkçılığa ilişkin yönetsel tedbirlerde muhtemel balıkçı davranışlarını tespit etmek için analiz edildiler.

Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Balıkçılık, Karadeniz, Ege Denizi

Araştırmayı İndir