Küreselleşme, Yoksulluk ve Tarım

Yazar: Gamze Saner, Figen Çukur, Simge Saner
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Üretim sistemlerinde yaşanan değişim ile ekonomik çıkarların ön plana çıkması, küreselleşme olgusunun gelişmesine neden olmuştur. Küreselleşme ekonomi, siyaset ve kültür alanlarını kapsayan çok boyutlu bir olgudur. Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusu ile mali ilişkilerin önem kazanması; küresel sermayenin çıkarları doğrultusunda işleyen ve temelinde işletmelerin dünyanın herhangi bir bölgesinde hiçbir engele maruz kalmadan tüm dünyada tek bir pazar gibi ticaret yapabilmesini destekleyen ekonomik tabanlı bir sürecin sonucudur. Ticaretin dünya genelinde tek bir pazar niteliğinde faaliyet gösterebilmesi ise gelişmiş ülkelerin oluşturdukları uluslar arası kurum ve örgütlerin ekonomik düzenlemeleri ile gerçekleşmektedir. Ülkelerin gümrük ile ilgili kısıtlamaları kaldırmaları için yapılandırılan çok uluslu ticaret anlaşmaları ile uluslar arası ticaretteki serbestlik düzeyi de artmaktadır. Bu sürecin neden olduğu rekabet ortamından en çok etkilenenler ise yerel pazarlarda ticaret yapan küçük işletmeler ve çok uluslu şirketlerin sermaye yatırımlarında kar oranını arttırmak için ucuz işgücüne yönelmesi ile baş gösteren istihdam sorunudur. Küresel bir kalkınma süreci olarak yapılandırılan politikaların ardında yabancı sermayenin çıkarları gözetilmekte ve yoksul kitlelerin sömürülmesine neden olan bu durum yoksulluk ile mücadele adına verilen hibeler ile artan satışları yine sermayenin lehine çevirmektedir. Küreselleşmenin gerek ulusal gerekse uluslararası boyutta yoksulluğu ve eşitsizlikleri büyüttüğü de ileri sürülmektedir. Yoksulluk, gelişmiş ülkeler içinde dahi sosyal bir yara haline gelmeye başlamış, dünya ölçeğinde gelir eşitsizlikleri dayanılmaz boyutlara varmış ve işsizlik artmıştır. Bu durum tarım sektörünü de etkilemiştir. Bu çalışmada küreselleşme olgusu, yoksulluk açısından incelenmiş ve tarım sektörü üzerindeki etkileri tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Yoksulluk ,tarım.
Araştırmayı İndir

Küresel Doğan İşletmeler Ve Uluslararasılaşma Süreci

Yazar: Ebrahim Haghighti, Mevhibe Albayrak
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım Ve Ticaret
Özet
Ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan küresel doğan işletmelerin yapısı ve işleyişinin Türkiye açısından araştırılması büyük önem taşımaktadır. Geleneksel uluslararasılaşma sürecine ilişkin yaklaşımların öngördüğü aşamalardan geçmeden uluslararasılaşan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin erken uluslararası pazarlara açılmasını küresel doğan işletme yaklaşımı açıklamaktadır. Çalışmanın amaçlarını küresel doğan işletme anlayışının ortaya çıkış nedenleri ve özelliklerini içeren kavramsal çerçevenin ortaya konulması, küresel doğan işletmelerde ve uluslararasılaşmada önemli etkisi olan yöneticilerin öznel ve nesnel özelliklerinin değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Küresel doğan işletmelerde yöneticilerin öne çıkan nesnel özellikleri: yaş, eğitim, mesleki deneyim, bilgi birikimi, etnik köken, yurt dışı yaşam, seyahatler, yabancı dil bilgisi ve şebeke ilişkileri olarak belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Küresel doğan işletmeler, uluslararasılaşma süreci, yönetici özellikleri, nesnel özellikler.

Araştırmayı İndir

Türkiye’nin Uçucu Yağ Sektörü Dış Ticareti

Yazar: Mustafa Öztürk, Mükremin Temel
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım Ve Ticaret
Özet
Uçucu yağlar doğru teşhis edilmiş aromatik bitkilerden standart bir işlemle elde edilen kokulu sıvılardır. Tıbbi ve aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağların sentetik yolla elde edilenlere nazaran etkisinin çok yönlü olması, çevre ve insan sağlığına zararlı etkilerinin olmaması, ilaç sanayi yanında, gıda ve meşrubat, parfüm ve kozmetik endüstrisi ile aromaterapi gibi pek çok alanlarda kullanılması nedeniyle, dünyada her geçen yıl tüketimi artmakta, buna paralel olarak ülkemizde de gelişmekte olan bir sektör konumunda bulunmaktadır. Türkiye uçucu yağ içeren bitkiler bakımından oldukça zengin bir floraya sahiptir ve yüzlerce farklı uçucu yağ bitkisi doğal olarak yetişmektedir. Türkiye’nin uçucu yağlar dış ticareti yıllar itibariyle dalgalanmalar göstermekte birlikte: sektör dış ticaret fazlası veren bir yapıya sahiptir. Türkiye’nin uçucu yağ ihracatı son 10 yıl içerisinde (2005-2014) %117,0’lik artışla 32 milyon 263 bin $’a yükselmiştir. Uçucu yağ ihracatında gül ve kekik uçucu yağları önemli bir paya sahip bulunmaktadır. Uçucu yağ ithalatımız 2005-2014 yılları arasında %174,4 oranında artış göstererek 23,3 milyon $’a ulaşmış olup: ithalatta nane, portakal ve limon uçucu yağları ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye’nin uçucu yağ ihracatının dış pazar istekleri ile kalite özellikleri belirlenmiş standart ve sürdürülebilir üretim modelinin hayata geçirilmesiyle ivme kazanması kaçınılmazdır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye, uçucu yağ, dış ticaret, ihracat, ithalat

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tavuk Eti Üretim Ve İhracat Projeksiyonu

Yazar: Zehra Çiçekgil, Burak Uzun
Yıl: 2016
Yayım Yeri: 12. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım Ve Ticaret
Özet
Sağlıklı beslenme konusunda her geçen gün daha da duyarlı davranmaya başlayan tüketiciler kırmızı ete alternatif olarak, daha az yağlı ve daha ucuz olan kanatlı etlerine yönelmişlerdir. Son 20 yıldır bütün dünyada kanatlı eti üretimi ve tüketimi sürekli bir artış eğilimi göstermektedir.
Türkiye’de 1980’li yıllarda sözleşmeli üretim modelinin uygulanması ile entegre tesislerin sayısında büyük artışlar olmuş, kanatlı sektörü önemli bir yapısal değişim göstermiştir. Bu değişimin sonucunda kanatlı sektörü üretim planlamasını yapabilen ve ülke ihtiyacını karşılayabilen önemli bir üretim dalı haline gelmiştir. 1990’lı yıllarda büyük yatırımlar yapılarak dünya standartları yakalanmış ve üretim miktarı sürekli artmıştır. Bugün tavuk etinin büyük bir bölümü son derece modern tesislerde üretilmektedir. Türkiye’de kanatlı et sektöründe tavuk eti üretimi en büyük paya sahiptir. Türkiye’de 2008 yılında 1,1 milyon ton olan tavuk eti üretimi 2015 yılında % 76 artışla 1,9 milyon tona ulaşmıştır. 2015 yılında tavuk eti ihracat miktarı ise 2008 yılına göre yaklaşık olarak 3 kat artarak 334 bin tona ulaşmıştır. Bu çalışmada Türkiye’de tavuk eti sektörünün mevcut durumu ortaya konulmuş, zaman serisi analizi kullanılarak geleceğe yönelik üretim ve ihracat tahminleri yapılmıştır. TÜİK ve FAO’dan alınan verilere ARİMA modeli kullanılarak analiz edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Tavuk eti, zaman serisi analizi, projeksiyon

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği ve Türkiye’de Süt Sektörü Verimliliklerinin Karşılaştırılması

Yazar: Göksel Armağan, Altuğ Özden
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet: Verimlilik, en dar anlamıyla üretimde kullanılan faktörler ile üretim arasındaki ilişki olarak tanımlanabilir. Daha geniş anlamıyla düşünülürse verimlilik, üretim süreci sonucunda meydana gelen ırklıların ve bu çıktıları elde çimek amacıyla üretim süreci boyunca kullanılan girdilerin oranıdır Az gelişmiş ülkelerde üretim hacminin artırılması ve rekabet gücünün geliştirilmesi için verimliliği artırma metotları üzerinde önemle durulmaktadır Verimliliği sektörel bazda ele altp sorunların da sektörel olarak değerlendirilmesi en akılcı yoldur. Bu araştırmada Avrupa Birliği ne üye 25 ülkeden 17 si (Almanya. Avusturya. Çek Cumhuriyeti. Danimarka. Finlandiya. Fransa. Hollanda. İngiltere. İrlanda. İspanya. İsveç. İtalya, Macaristan. Polonya. Portekiz. Slovakya. Yunanistan) ile Türkiye’de süt sektörünün teknik ve ekonomik verimlilikleri 1992-2002 döneminde karşılaştırılmışım Büyük baş hayvan birimi başına düşen süt miktarı esas alınarak yapılan teknik verimlilik hesaplamalarında 1992 yılı itibariyle sırasıyla İsveç, Danimarka ve Finlandiya en yüksek verimlilik düzeyine sahip ülkelerdir. çıktıların ve girdilerin. 1992 yılında Türkiye’ye göre indekslenmesi ve diğer yılların “Fisher İdeal Miktar İndeksi” yardımıyla hesaplanmasıyla bulunan, ekonomik verimlilik düzeyleri karşılaştırıldığında, verimlilik artışı en yüksek ülkeler, topluluğa yeni üye olan Kuzey ülkeleridir (Slovakya, Polonya ve Çek Cumhuriyeti).

Anahtar Kelimeler: Süt Sektörü, Sektörel Verimlilik, Fisher İndeksi

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye’de Mesleki Çiftçi Örgütlenmesinin Durumu: TZOB Örneği

Yazar: O. Murat Koçtürk, Necdet Özbilgin
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım Ve Ticaret
Özet: Ülkemizde tarım sektörünün ekonomi içerisindeki payı hala önemini korumaktadır. AB ’ye olası bir üyelik sürecinde en çok zorlanılacak sektörlerin başında tarım sektörü gelmektedir. Bunun temel nedeni ise. AB ülkelerindeki tarımsal işletme yapısı ile ülkemizdeki işletme yapısının büyüklüğü ve sayısıdır Ayrıca ülkemizde çok sayıda bulunan tarım işletmesi, ekonomik ve mesleki örgütlenmesini etkin bir şekilde sağlayamamıştır. Ülkemizde çok sayıda tarımsal amaçlı kooperatif ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği bulunmasına karşın hu kuruluşların tarım sektörüne ve ortaklarına yaptığı katkılar sınırlı kalmaktadır. AB ülkelerinde ise ekonomik ve mesleki amaçlı çiftçi örgütlenmesi en ileri düzeye ulaşmış ve ulusal boyutları aşan yatay ve dikey entegrasyonlarını birlik bazında gerçekleştirerek AB karar alma sürecinde aktif bir rol üstlenmişlerdir. Mesleki örgütlenme bazında halen tek resmi organizasyon olan Ziraat Odaları ve TZOB ‘nin AB ülkelerindeki benzerlerinin seviyesine getirilmesi için gerekli yasal ve yapısal düzenlemelerin yapılması zorunlu görülmektedir. Bu çerçevede öncelikle AB ülkelerindeki örgütlenme ile ilgili olarak seçilecek çiftçi önderlerinin yurtiçi ve yurtdışı eğilim programlarına alınmasının doğru olacağı düşünülmektedir. Ayrıca, üretici birlikleri yasasının kabulünden sonra kurulacak olan üretici birliklerinin mevcut kooperatiflerle koordineli bir şekilde çalışmasını sağlayıcı tedbirlerin alınması gerekli görülmektedir. Son olarak ta bir çok AB ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de Tarım Konseyi oluşturulmalıdır. Tarım Konseyi altında: Tarım Kooperatifleri, yeniden yapılandırılmış TZOB ve AB müktesebatına uygun ürün bazında örgütlenmiş Üretici Birlikleri Federasyonu yer almalıdır.
Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, çiftçi örgütlenmesi, üretici birliği, ziraat odaları.

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği Ülkelerinde Turunçgil Pazarı ve Yeni Üye Ülkelerin Katılımı Sonrasında Türkiye’nin Durumu

Yazar: Pervin Karahocagil, Renan Tunalıoğlu
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet: Turunçgil tarımı dünyada ekolojik şartların uygunluğu ölçüsünde geniş bir alana yayılmıştır. Dünyada 367 milyon ton olan yaş meyve ve sebze üretiminin yaklaşık % 2 5 ‘it iî turunçgiller oluşturmaktadır 133 ülkede yaklaşık 7 milyon hektarlık alanda 100 milyon ton üretimle en çok üretilen meyve gurubudur Dünya turunçgil üretiminin %65’i portakal, % 1 9 ‘u mandalina, %1 l ‘ i limon ve % 5 ‘ i altıntoptur. Diğer yandan dünya toplam turunçgil üretiminin %10’u AH ülkeleri tarafından karşılanmaktadır. Yeni katılan ülkelerde tarım dışı alternatif gelir yollarının ortaya çıkması ile alım gücü artacaktır. 13u artış gıda maddelerinin tüketiminde dc artışa yol açacaktır. Tüketimdeki artış; yeni üye ülkelerin hiçbirisinin – Kıbrıs hariç turunçgil üreticisi olmamaları nedeni ile ithalatla karşılanacaktır. İthalattaki hu artıştan Türkiye’nin en üst düzeyde yararlanabilmesi çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışma ile dünya toplam turunçgil üretiminin % l 1 * i n i karşılayan Avrupa Birliği Ülkelerinde mevcut turunçgil pazarı ile yeni üye ülkelerin katılımlarının A B ve Türkiye turunçgil pazarına muhtemel etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, turunçgil, yeni üye ülkeler

Araştırmayı İndir

Tarımsal Üretimde Pazarlama Riski Yönetiminin AB ve Türkiye’de Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi

Yazar: Handan Akçaöz,Burhan Özkan,Hatice Kızılay
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet: Tarımda riskin temel kaynakları: üretim riski, pazar ve fiyat riski, finansal risk, yasal risk ve insan kaynaklı risklerdir. Pazar ve fiyat riski ürünlerin satıcı ile ilgili olduğu kadar girdilerin alımı ile de ilgilidir. Girdi ve ürün fiyatlarındaki dalgalanmalar gelir artışlarına veya kayıplarına neden olur. Fiyatlarda ve faiz oranlarındaki değişkenlik tarımsal üretimde birçok kararı etkileyen risk faktörleridir. Çiftçiler pazar riskini kontrol edebilmek için çeşitli stratejiler uygulayabilir. Bu stratejiler, sözleşmeli üretim, vadeli sözleşmeler, seçenekli sözleşmeler, teslime bağlı sözleşmeler, satışların zaman içine yayılması, dikey entegrasyon, hükümet programlarına katılım, farklılaştırma olarak belirtilebilir. Bu çalışmada tarımsal üretimdeki pazar ve fiyat riski kaynakları ile risk yönelimi stratejileri teorik olarak incelenmiştir. Ayrıca. Türkiye, AB ve diğer bazı ülkelerde pazar riski kaynakları ve uygulanan risk yönetimi stratejileri karşılaştırılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Tarımsal Pzarlama,Risk Kaynakları,Risk Yönetimi,Risk Stratejileri

Araştırmayı İndir

Konya İli İlçesinde Yetiştirilmekte Olan Beyaz Kirazın Dış Ticareti ve İlçe Ekonomisine Getirisi

Yazar: Cennet Oğuz, Zühal Ünal
Yıl: 2004
Yayım Yeri: 6. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet: Araştırmada: Türkiye için yeni ticaret imkânı sağlanacak olan beyaz kiraz ele alınmıştır. Araştırma yöresi olarak yurtdışından yoğun talep görmekte olan ve dünyanın en kaliteli beyaz kirazının yetiştiği Konya İli Ereğli ilçesi sevilmiştir. İncelenen işletmelerde %40’lık bir oranın geçim kaynağının beyaz kirazdan karşılandığı ve yörede yetiştirilen diğer ürünlere karşı elde edilen GSÜD açısından % 78 ‘lik bir üstünlük sağladığı tespit edilmiştir İşletmeler ortalaması beyaz kiraz brüt karı 1 473 487 000 TL da olarak hesaplanmış olup GSÜD içindeki pay ı %86’dır. Ereğli de 2003 yılında beyaz kirazdan 1 milyon dolar girdi sağlanmıştır. Ülkenin bütün bölgelerinde yetişebilecek beyaz kirazın yetiştiriciliği Yaygınlaştırıldığında dış ticareti ile ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır.
Anahtar Kelimeler: Beyaz Kiraz,Dış Ticaret,Ereğli

Araştırmayı İndir