Türkiye’de Kesme Çiçek Üretimi ve İhracat Potansiyelinin Değerlendirilmesi

Yazar: Bektaş Kadakoğlu, Bahri Karlı, Mevlüt Gül
Yıl: 2018
Yayım Yeri: V. International Multidisciplinary Congree of Eurasia
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Türkiye ekolojisi ve coğrafi konumu itibariyle süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahiptir. Süs bitkileri kendi içerisinde kesme çiçek, iç mekân süs bitkileri, dış mekân süs bitkileri ve çiçek soğanları olmak üzere dört farklı gruba ayrılmaktadır. Türkiye’de, 2017 yılında 50 089 dekar alanda süs bitkileri tarımı yapılmış ve yaklaşık 1 milyar 619 milyon adet süs bitkisi üretilmiştir. Aynı yıl itibariyle süs bitkileri ihracat değeri 85,5 milyon dolar, ithalat değeri ise 83 milyon dolardır. Kesme çiçek yetiştiriciliği diğer süs bitkilerine göre hem üreticiler açısından hem tüketiciler açısından daha fazla tercih edilmektedir. Dolayısıyla, Türkiye’de en fazla talep gören bitkiler arasındadır. Nitekim 2017 yılında Türkiye’de üretilen süs bitkilerinin %65,0’ini (1 milyar 050 milyon adet) ve toplam süs bitkileri ihracat değerinin %33,7’sini (28.8 milyon dolar) kesme çiçek oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’de kesme çiçek üretimi ile kesme çiçek dış ticaret yapısı irdelenmiş ve ihracat potansiyeli değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Süs Bitkileri, Kesme Çiçek, Dış Ticaret, Türkiye

Araştırmayı İndir

Dünyada ve Türkiye’de Pamuk Üretimi ve Dış Ticaret Yapısı

Yazar: Bahri Karlı, Bektaş Kadakoğlu, Mevlüt Gül
Yıl: 2018
Yayım Yeri: V. International Multidisciplinary Congree of Eurasia
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Pamuk, önemli bir endüstri bitkisidir. Yetiştirilen ülkelerin; tarımında, sanayisinde ve dış ticaretinde önemli rol oynamaktadır. Çünkü pamuk; diğer tarımsal ürünlere göre daha fazla istihdam sağlamakta, yüksek gayri safi üretim değeri oluşturmakta, daha fazla katma değere ulaşmakta ve ihracat geliri elde etmektedir. Aynı zamanda; insanoğlunun giyinme ihtiyacını karşılayabilmek için çeşitli şekillerde işlenerek tekstil sanayinde, beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için bitkisel yağ sanayinde ve hayvanların beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için yem sanayinde hammadde olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla, ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı (USDA) verilerine göre, Türkiye 2017-2018 üretim sezonunda; dünyada pamuk ekim alanları içinde dokuzuncu sırada, lif pamuk veriminde üçüncü, pamuk üretim miktarında yedinci, pamuk tüketimi ve ithalatında ise dördüncü sırada yer almaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2017 verilerine göre, Türkiye pamuk ihracat miktarı bir önceki yıla göre yaklaşık olarak %22 azalmış, ithalat miktarı ise %11 artmıştır. Son 6 yılda ise Türkiye pamuk ihracat miktarı yaklaşık %13 artarken, pamuk ithalat miktarı ise %50 oranında artış göstermiştir. Bu çalışmada; dünyada ve Türkiye’de pamuk ekim alanı, üretim miktarı, verim durumu ortaya konulmuş, dış ticaret yapısı irdelenmiş, Türkiye’de pamuk üretiminde ve dış ticaretinde uygulanan politikaların etkinliğinin artırılabilmesi için izlenmesi gereken yollar üzerinde durulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Pamuk, İhracat, İthalat, Türkiye, Dünya

Araştırmayı İndir

Aydın Yöresinde Zeytinyağı İşletmelerinin İhracat ve Ekonomik Performanslarının Belirlenmesi ve İhracata Yönelik Öneriler

Yazar: Göksel Armağan, Cemal Atıcı, Kezban Konak, Altuğ Özden
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Bu çalışmada Aydın bölgesindeki zeytinyağı işletmelerinin ekonomik ve ihracat performansları incelenmiştir. İncelenen işletmelerin büyük çoğunluğu küçük ölçekte zeytinyağı üreten işletmelerdir. Bu işletmeler teknolojiyi izleme ve ölçek ekonomilerinden yararlanabilecek üretim düzeyi açısından istenilen seviyeden oldukça uzaktır. Gerek üretim sürecinde gerekli hijyenik şartlara ve standartlara uyulmadığı ve gerekse üretim sonrasında oluşan atıkların yeterince arıtma sürecine tabi tutulmadan çevreye salındığı gözlenmiştir. İncelenen bu işletmelerin üretim yapılan itibariyle iç ve dış piyasalar açısından piyasada istenilen standartlara uygun, çevreye duyarlı ve AB sürecinde dış rekabete açık bir yapıda olmadıkları ve üyelik sürecinde oldukça fazla alanda sorun yaşayabilecekleri ortadadır. Bu sorunların giderilebilmesi için işletmelerin finansal kaynaklardan yararlanarak rekabet edebilir bir ölçek ekonomisine sahip olmaları ve işletmelerini standartlara uygun hale getirmeleri zorunludur. Ayrıca çevresel sorunlara neden olmamaları için etkin bir şekilde denetime tabi tutulmaları gerekmektedir. Dış pazarlarda rekabetçi konuma gelebilmeleri içinse dış pazarlar bulmayı kolaylaştırıcı, pazarlar konusunda bilgi sağlayıcı, teşviklerden etkin bir şekilde yararlanmayı sağlayıcı Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ) konusunda aydınlatılması ve bu tür bir yapılanmaya katılımları konusunda çaba gösterilmesi gerekmektedir. Bu şekilde bölgedeki işletmelerin verimli ve rekabet edebilir bir şekilde üretim yapabilmeleri sağlanabilir
Anahtar Kelimeler: Zeytinyağı, İhracat Potansiyeli, Sektörel Dış Ticaret Şirketi.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Sofralık Üzüm Dış Satımının Avrupa Birliği’ne Uyum Açısından Değerlendirilmesi

Yazar: Hülya Uysal, Gamze Saner
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Türkiye’nin AB’ye uyum süreci içerisinde en çok zorlanacağı sektörlerden biri tarımdır. Bu açıdan, tarım sektörü ve sektörü oluşturan alt sektörlerde AB’ye uyum ile ilgili gerekli çalışmaların yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma ile Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkelerine yönelik sofralık üzüm dış ticaretinde sağlıklı bir yapının kurulması, dış satım miktarı ve gelirlerinin arttırılması için sofralık üzüm dış satım yapısının incelenmesi, pazarlama sorunlarının ortaya konulması ve konuya ilişkin çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada Ege Bölgesinden sofralık üzüm pazarlayan Firmalardan elde edilen veriler kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yer alan sofralık üzüm Avrupa Birliğinde ‘’yaş meyve-sebze piyasa düzeni” içerisinde yer aldığı için, AB ve Türkiye’de meyve ve sebze sektörüne ilişkin politikalar ve uygulamalar incelenerek, AB’ye uyum açısından ortaya çıkan farklılık ve sorunlara ilişkin öneriler geliştirilmiştir. Çalışmada sofralık üzüm dış satım miktar ve değerinin artırılmasına yönelik olarak öncelikle kaliteli ürün elde eldesi bunun için de izlenebilir üretim tekniklerinden iyi tarım uygulamalarının üreticiye benimsetilmesi, dış alımcının talep ettiği şekilde üründe çeşitliliğe yönlenmesi, sözleşmeli üretim ve danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiği üzerinde durulmuştur.
Anahtar Kelimeler:Sofralık Üzüm Dış satımı, Avrupa Birliği, Türkiye

Araştırmayı İndir

AB Sürecinde Türkiye Meyve Dış Ticaret Yapısı ve Gelişimi

Yazar: M.Göksel Akpınar, Mevlüt Gül, Erdal Dağıstan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Türkiye tarım ürünleri dış ticaret yapısı içerisinde ekonomik öneme sahip temel gruplardan birisi de meyvelerdir Çalışmada, Türkiye’nin meyve dış ticaret perspektifinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla, dış ticarete konu olan ve bu yönüyle de ekonomik önemlilik arz eden meyve türleri seçilmiştir. Bu bağlamda bu çalışma ile, Türkiye meyve dış ticaretinin gelişiminin incelenerek ülkemizin dünya meyve dış ticaretindeki konum ve genel seyrinin ortaya konulması amaçlanmıştır Tarımsal ürünler içerisinde meyveler, dünya ve Türkiye’nin dış ticaretinde önemli bu konumdadır İncelenen dönemde dünya meyve dış ticaretinde gerçekleşen artışın paralelinde Türkiye meyve dış ticaretinde de önemli artışlar olmuştur Türkiye dünyada önemli yaş meyve üreticilerinden birisi olmasına karşın dünya ihracatı içindeki payı düşük kalmaktadır, özellikle 1990’lı yıllarda ülkemiz yaş meyve ihracatında bir durgunlaşmanın, ithalatında ise yüksek bir artışın olduğu gözlenmektedir. Türkiye’de meyve üretimi miktar itibariyle önemli olmasına karşın, ihracata konu olan oranı düşüktür Bu çerçevede ürün bazında gelişmiş ülkelerdekine benzer üretici birlikleri veya konsey birlikteliğine gidilmesi, markalaşma, entegre mücadele yöntemlerinin uygulanmasına gereken önemin verilmesi, üretimi gerçekleştirilen meyve türlerinde ulusal ve uluslararası piyasalarda talebin dikkate alınması, soğuk hava deposundan kontrollü atmosferli sistemlere geçilmesi, paketleme tesisi gibi altyapı yatırımlarının geliştirilmesi üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir
Anahtar Kelimeler: Meyve, Ticaret, İhracat, İthalat, Dünya, Türkiye

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği ve Türkiye’de Organik Kırmızı Et Üretimi ve Fiyatları

Yazar: Nursel Koyubende, Yusuf Konca
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Bu çalışmada Avrupa Birliği (AB)’nde ve Türkiye’de organik kırmızı et üretimi ve fiyatları ile ilgili gelişmeleri incelemek amaçlanmıştır. Gelişmiş ülkelerde bitkisel ürünlerde olduğu gibi, hayvancılıkta da organik üretim süreci başlamıştır. Günümüzde özellikle ABD, Kanada, Avusturya, Danimarka ve Almanya gibi ülkelerde organik hayvancılığa önemli ölçüde geçilmiştir. ABD’de organik et üretimi tavukçuluk ve sığırcılıkta yoğunlaşmış olup, bu oran toplam et üretiminin %64’ü dolayındadır. ABD’de organik et ve et ürünlerinin pazar payı 40 milyon dolar seviyelerindedir. AB ülkelerinden, Avusturya’da organik olarak yetiştirilen sığır oranı %17.7 iken, bunu %11.0 ile Çek Cumhuriyeti ve %10.5 ile Letonya’nın izlediği görülmektedir. Organik koyun yetiştiriciliğinde ilk sırayı Estonya (%47.3) alırken, bunu Litvanya (%27) ve Slovenya (%26) izlemektedir. Organik olarak yetiştirilen domuzun oranı ise, üye ülkelerin çoğunda % 1’den azdır. Türkiye’de hayvancılık alanında organik üretim oldukça yenidir ve genellikle arı ürünlerindedir. 2009 yılında toplam kırmızı et üretimi 411 594 ton iken organik kırmızı et üretimi sadece 6 252 tondur. Yani organik olarak üretilen kırmızı et, toplam et üretiminin %1.52’sini oluşturmaktadır. Türkiye’de organik kırmızı et üretiminde hayvan sayısı açısından koyun, et üretimi açısından sığır önem arz etmektedir. AB’nde organik ette üretici eline geçen fiyatlar 2002-2007 yılları arasında istikrarlı bir artış göstermiştir. AB’nde organik perakende et fiyatları, konvansiyonel et fiyatının %16 ila %65’i kadar daha yüksektir. Türkiye’de organik sığır eti üreten çiftçilerin eline geçen fiyat, konvansiyonel sığır eti üreten çiftçilerin eline geçen fiyattan %35 daha yüksektir. Ancak, tüketici fiyatları incelendiğinde, organik kırmızı et tüketici fiyatlarının, konvansiyonel tüketici fiyatlarının yaklaşık üç katı olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, Türkiye’de organik kırmızı et üretiminin toplam kırmızı et üretimi içindeki payı düşük (%1.52 ) iken, AB’de sığırın payı %17.7, koyunun payı %47.3’tür. Organik ve organik olmayan et arasında, perakende düzeyindeki fiyat farklılıkları ile çiftçi eline geçen fiyat farklılıkları karşılaştırıldığında, üretici fiyatlarının hem AB’nde hem de Türkiye’de iyileştirmesi gerekli olduğu söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: Organik kırmızı et, Avrupa Birliği, Türkiye
Araştırmayı İndir

Türk Zeytinyağı Sektörünün Küresel Rekabette Tercihleri

Yazar: Renan Tunalıoğlu, Ferit Çobanoğlu
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Zeytin ve zeytin ürünleri tarih boyunca insanların hizmetine sunulmuş en önemli ürün gruplarından biridir. Bu nedenle gelişen ve değişen dünyada önemlerini daima korumuşlardır. Zeytin ve zeytinyağı sektörü, 2000’li yıllardan itibaren dünyada büyük bir değişim göstermiştir. Bu değişim, ülkelerin ulusal ve uluslararası mevzuat düzenlemelerine uyum, yeni ülkelerin üretim döngüsüne katılımları ve büyük üreticilerin küresel rekabette üstlendikleri rol ile etkinleşmiştir. Dünya’da zeytin ve zeytinyağı üretim miktar ve kalitesi, yenilenen politikalarla artmakta iken gıda güvenliği konusu öncelikler arasında yer almaktadır. Türkiye, dünya zeytinciliğinde önemli bir konuma sahiptir. Bu konumun güçlendirilerek devamında ulusal bazda uygulanan politikalar yanında özel sektör ve birliklerin oluşturdukları dinamizm etkili olmaktadır. Türkiye’nin kaliteli ve sürdürülebilir üretim ve ticaretinin sağlanmasında bazı öncelikleri vardır. Bunlar, Kodeks Alimentarius’a uyum, Uluslararası Zeytin Konseyine tekrar üyelik, tadım panellerinin oluşturulması, coğrafi işaret uygulamaları, butik üretimin önemsenmesi vb. önceliklerdir. Bu çalışmada, Türk zeytinyağı sektörünün dünya ticaretindeki önceliklere uyumu ve küresel oyuncu olabilme başarısı incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Zeytinyağı, Küresel Rekabet, AB, UZK, Türkiye
Araştırmayı İndir

Dünya’da ve Türkiye’de Seçilmiş Tarım Ürünlerinde Arz ve Talep Değişimlerinin Zaman Serisi Analizi İle İncelenmesi

Yazar: Dilek Şimşek, Serkan Gürlük
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet
Günümüz dünyası, ekonomik krizler, iklim değişikliği, çevre kirliliği, yüksek enerji fiyatları, su sorunları, fosil yakıtların tükenmesi ve benzeri pek çok problemle mücadelesini sürdürürken: insanoğlunun beslenme sorunlarını henüz çözememiş olması yukarıda bahsedilen sorunları gölgede bırakmaktadır. Bu araştırmanın amacı, tarımsal mal grupları içerisinde önemli bir yeri olan tahıllardan buğday: yağlı tohumlardan ayçiçeği ve endüstri bitkilerinden şeker pancarı gibi başlıca ürünlerde geçmiş arz ve talep trendlerine dayanarak geleceğe yönelik öngörüler yapmaktır. Bu sayede hemen her bölgede ciddi beslenme sorunları yaşayan ülkelerin üretim ve tüketim eğilimleri hakkında bilgi sahibi olunabilecektir. Araştırma yöntemi olarak zaman serisi analizi seçilmiştir. Ülkelerin tarımsal mal gruplarına olan arz ve taleplerini etkileyebilecek pek çok faktörün etkili olabileceği düşünülse de her bir yıla ait değerlerin geçmiş yılların etkisinde kalabileceği varsayılmıştır. Zaman serisi modellerinden ardışık bağlanımlı, bütünleşik-hareketli ortalama metodu kullanılmıştır. Sonuçlara göre dünyada buğday üretiminin 2010-2020 yıllarında yaklaşık %13,3 oranında artacağı: tüketimin ise %12,3 oranında artacağı öngörülmüştür. Türkiye’de ise söz konusu öngörüler referans yıllar arasında sırasıyla %12,2 ve %11,07 oranındadır. Dünya ayçiçeği üretim ve tüketim öngörüsü ise 2010-2020 yılları arasında %38,8 ve %17 oranlarında artış şeklindedir. Türkiye’de ise söz konusu öngörüler referans yıllar arasında %66 ve %83’tür. Dünyada şeker pancarı üretiminin 2010-2020 yıllarında yaklaşık %6,4 oranında artacağı: tüketimin ise %8,2 oranında artış göstereceği öngörülmüştür. Türkiye’de ise söz konusu öngörüler referans yıllar arasında sırasıyla %41,8 ve %36,8 artış şeklindedir. Sonuçlara göre üretim ve tüketim miktarları arasında gelecekte oldukça az fark olan buğdayda ve tüketim oranımızın üretimden fazla olduğu ayçiçeğinde sorunlar yaşayacağımız: ancak şeker pancarında bir avantaja sahip olduğumuz söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: Tahıllar, Yağlı tohumlar, Şeker Pancarı, Ardışık Bağlanımlı Zaman Serisi Modelleri, Trend Analizi
Araştırmayı İndir

Tarımsal Dış Ticaret Politikalarının Klasik Refah Analizi: Türkiye Şeker Sektörü Örneği

Yazar: Fahri Yavuz, Mehmet Tarakçıoğlu, Ramazan Çakmakçı
Yıl: 2002
Yayım Yeri: 5. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Erzurum
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Anahtar Kelimeler: Tülkiyede şeker sektörü dış ticaret politikaları klasik refah analizleri

Araştırmayı İndir

Küreselleşme Sürecinde Türkiye’nin Pamuk Üretim ve Ticaretinde Rekabet Koşullarının Değerlendirilmesi

Yazar: İbrahim Yılmaz, Serpil Yılmaz
Yıl: 2002
Yayım Yeri: 5. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Erzurum
Konu: Uluslararası Tarım ve Ticaret
Özet: Türkiye pamuk üretimi açısından dünyada önemli ülkelerden bir tanesidir Pamuk, ihracatımızın Önemli bir bölümünü sağlayan tekstil ve konfeksiyon sanayinin girdisini oluşturmaktadır Bu yönü ile pamuk, Türkiye açısından stratejik bir ürün niteliğini kazanmıştır Bu çalışmada Türkiye’nin uluslar arası pamuk üretim ve ticaretindeki rekabet durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır Korumacı politikaların sınıflandırılmaya çalışıldığı küreselleşme sürecinde, Türkiye’nin pamuk dış ticaretindeki, tekstil ve konfeksiyon sanayindeki rekabet gücü, büyük ölçüde pamuk liretim maliyetine bağlıdır Bu nedenle. Türkiye’nin pamuk üretim maliyeti ve maliyet unsurlarının, pamuk tarımı ve dış ticaretinde önemli ülkeler ile karşılaştırılması ve sahip olduğu avantaj ve dezavantajların ortaya konulmasına çalışılmıştır Ayrıca, uluslararası rekabeti etkileyen politika uygulamaları da ana hatları itibariyle incelenmiştir
Anahtar Kelimeler: Uluslararası rekabet, Pamuk maliyetleri, Türk pamuk sektörü

Araştırmayı İndir