Küçük ve Orta Ölçekli Un ve Yem Sanayi İşletmelerinin Pazarlama Yapısı (Van, Bitlis, Muş ve Hakkâri İlleri Örneği)

Yazar: Kenan Çiftçi, İbrahim Yıldırım
Yıl:2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Bu çalışmanın başlıca amacı un ve yem sanayi işletmelerinin pazarlama yapısını küçük ve ona ölçekli işletmeler bakımından karşılaştırmalı olarak incelemektir Çalışmanın verileri. Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) işbirliği ile 2003 yılı Mayıs ayında Van, Bitlis, Muş vc Hakkâri illerinde aktif olarak faaliyette bulunan 15 un ve yem sanayi işletmelerinden anket yöntemi ile toplanmıştır. İşletme başına düşen ortalama işçi sayısı küçük ölçekli işletmelerde 5.25 ve orta ölçekli işletmelerde 17 kişidir Ürün tanıtım aracı olarak, küçük ölçekli işletmeler kişisel satış yöntemini ağırlıklı olarak benimserken: orta ölçekli işletmeler kişisel satış ile birlikle reklâm ve fuar-sergi araçlarını yoğun olarak kullanmaktadır. Orta ölçekli işletmelerin hiçbiri pazarlama kanalı olarak tek başına doğrudan satış kanalını kullanmazken, küçük ölçekli işletmelerin 2 tanesi ürünlerini tüketicilere doğrudan satış yoluyla ulaştırmaktadır. Ürün fiyatlarının belirlenmesinde büyük ölçüde girdi maliyetleri ve rakip firmaların ürün fiyatları belirleyici olmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Pazarlama Yapısı, Un ve Yem Sanayi İşletmeleri.

Araştırmayı İndir

Gıda Sektöründe Yabancı Sermayeli Ortak Girişimler

Yazar: Sertaç Gönenç
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu:Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Türkiye 1950 yılından başlamak üzere gıda sektöründe yabancı sermaye yatırımlarına sahne olmuştur. Özellikle ülke ekonomisinin liberalleştiği 1980 sonrası dönemde çıkartılan yasalar, uluslararası anlaşmalar ve 90’lı yıllarda izlenen özelleştirme uygulamaları ülkeye yabancı sermaye girişini hızlandırmıştır. Yabancı sermayeli çok uluslu şirketler genellikle ortak girişim stratejilerini benimsemiş ve piyasalara daha kolay giriş yapmıştır. Çok uluslu şirketler kendi marka adlarını değişik stratejilerle yerleştirmiş ve birkaç yıllık bir süreçte yerel firmaları yutmuştur I990’lı yıllardan sonra ülkemizde gıda sektöründe piyasa yoğunlaşma oranlan artmış ve piyasalar aksak rekabet özelliği göstermeye başlamıştır. Artan yoğunlaşma oranı ve yabancı sermayeli şirketlerin hakimiyeti yerel küçük ve orta ölçekli firmaların rekabet gücünü zayıflatmıştır. Ülkemizde bir an önce yabancı sermaye girişlerini ve firmalardaki ortaklık payını sınırlayıcı düzenlemeler yapılmalıdır.
Anahtar Kelimeler: Yabancı Sermaye, Gıda Sektörü, Yoğunlaşma Oranı, Ortak Girişim

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği’nde Keten ve Kenevir Sektörü ve Türkiye’nin Uyumu

Yazar: Tamer Köse, A. Ahmet Yücer
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Türkiye’de 250 hektar alanda 55 ton/yıl keten ve 20 ilde kontrollü olarak 375 hektar alanda 600 ton/yıl kenevir üretimi yapılmaktadır. Yurt içi ihtiyaçları karşılamak amacıyla her yıl yaklaşık 1200 ton keten ve 675 ton kenevir ithal edilmektedir. Avrupa Birliği’nde, keten ve kenevir sektörüne ilişkin düzenlemeler Lif Yapımına Yönelik Keten ve Kenevir Yetiştiriciliği Ortak Piyasa Düzeni kapsamında yapılmaktadır. Çalışmada: Ortak Tarım Politikası kapsamında keten ve kenevir piyasasına ilişkin yürürlükteki Avrupa Birliği mevzuatı incelenerek Türkiye’nin yapması gereken düzenlemeler ortaya konulmuştur. Bu doğrultuda önce Türkiye ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin keten ve kenevir sektörden karşılaştırılmış: daha sonra Avrupa Birliğinde uygulanan Lif Yapımına Yönelik Keten ve Kenevir Yetiştiriciliği Ortak Piyasa Düzeni ve sektöre yönelik diğer düzenlemeler incelenmiştir. Ülkemizin keten ve kenevir politikasına değinilip Avrupa Birliğinin Lif Yapımına Yönelik Keten ve Kenevir Yetiştiriciliği Ortak Piyasa Düzenine Türk tarımının uyması için yapması gereken düzenlemeler belirtilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Keten ve Kenevir Ortak Piyasa Düzeni, Mevzuat Uyumu

Araştırmayı İndir

Dünya Zeytinyağı Piyasasında Rekabet Analizi: Türkiye ve AB Karşılaştırması

Yazar: Canan Abay, Berna Türkekul, Bülent Miran, Cihat Günden
Yıl: 2006
Yayım Yeri:7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Bu çalışmada, 1990/94 ile 2000/04 dönemleri arasında, önemli dışalıma ülkeler olan ABD, Avustralya, Kanadı, Brezilya ve Japonya pazarında, Türkiye ve AB zeytinyağı üreticisi ülkelerin rekabet düzeyinin belirlenmesi amacıyla Sabit Pazar Payı Analiz yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analizler ele alman dönemde hedef pazarda, İtalya’nın rekabet üstünlüğü sağladığını göstermektedir. Rekabet düzeyi açısından, İtalya’yı, sırasıyla Yunanistan ve Türkiye izlemektedir. Aynı donemde İspanya’nın hedef pazara yönelik dışsatım miktarı artmasına rağmen, pazar payındaki azalma nedeniyle rekabeti olumsuz etkilenmiştir. Türkiye’nin zeytinyağında, uluslararası rekabette sürdürülebilir ve kalıcı bir başarı yakalayabilmesi, uygulanacak üretim, örgütlenme ve dış ticaret politikalarına dayanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Zeytinyağlı, Rekabet, Sabit Pazar Payı.

Araştırmayı İndir

Türkiye’nin Bitkisel Sıvı Yağ Açığını Gidermede Kanola’nın Rolü

Yazar: Gökhan Unakıtan, Dilşat Unakıtan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Türkiye’nin bitkisel sıvı yağ üretimi 1 milyon ton civarında seyrelmektedir. Bu miktarın %40’ı iç piyasadan karşılanırken %60’ı ise yurt dışından tohum ve ham yağ ithalatı ile karşılanabilmektedir. Buna rağmen kişi başına bitkisel yağ tüketimi ortalama 19 kg civarında değişmektedir. Sağlıklı beslenme için bu rakamın 27 kg seviyelerine yükseltilmesi gerekmektedir. Kanola: uygun koşullarda dekara ortalama 250 kg/da verimi ve %40-45 ham yağ içeriği ile ayçiçeğinin önemli bir alternatifi durumundadır. Bu çalışmada, Türkiye’deki bitkisel yağ açığının giderilmesinde kanolanın nasıl bir rol oynayabileceği tartışılmaktadır. Bu amaçla, kanolanın ekim alanı ve verim modelleri oluşturulmuştur Modellerde kullanılan veriler 1961-2005 periyodunu kapsayan zaman serileridir. Modellerin tahmininde Box-Jcnkins yönetimi olarak bilinen ARIMA modellerinden yararlanılmıştır Ekim alanı modeli ARMA (1,3), verim modeli ise ARIMA (5,1,1) olarak tahmin edilmiştir. Ekim alanı modelinde açıklayıcı değişken olarak 1997 yılından sonraki ekim alanındaki artışı açıklamak üzere kukla değişken eklenmiştir ARIMA sonuçlarına göre 2015 yılında kanola veriminin 286 kg/da, ekim alanlarının 2062 hektar ve üretim miktarının ise 6000 ton civarında değişim göstereceği tahmin edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Kanola, Bitkisel Yağ, ARIMA

Araştırmayı İndir

Şanlıurfa ve Mardin İllerinde Buğday Yetiştiriciliği Yapan Çiftçilerin Sertifikalı Tohum Kullanımı ve Önerileri

Yazar: Ş. İpekçioğlu, Ş. Büyükhatipoğlu, M.Sami Bayraktar, T. Monis
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Buğday üretimi, dünyada ekonomik ve stratejik bir öneme sahiptir. Buğday: binlerce yıl beslenmenin temeli olmuş, toplumda kendine güvenin ve istikrarın esasını teşkil etmiştir. Türkiye’de üretimi yapılan tarım ürünleri içinde en büyük paya sahip olan önemli bir tarım ürünüdür. Buğday gerek insan beslenmesinde gerekse hayvan beslenmesinde temel bir gıda maddesidir. Buğdayın tüketimi ülkelere göre değişmekle beraber gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde temel besin maddesi olan ekmeğin ham maddesini oluşturması açısından büyük önem taşımaktadır. Buğday tüketiminin yıllık kişi başına 160 kg. olduğu Türkiye’de buğdayın ne kadar önemli bir ürün olduğu açıktır. Türkiye’de üretimi yapılan tahıl ürünleri içinde en büyük paya sahip olan buğday, Türkiye için önemli bir tarım ürünüdür. Bu araştırmanın amacı, Şanlıurfa ve Mardin illerinde buğday yetiştiriciliği yapan üreticilerin tohum temin şekilleri, çeşit seçiminde etkili olan etmenler, sertifikalı tohum kullanma durumu ayrıca normal tohum ile sertifikalı tohum arasındaki farkındalık durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Şanlıurfa ve Mardin bölgesinde buğday tarımı yapan 93 üreticiyle anket çalışması yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sertifikalı tohum, buğday, Şanlıurfa, Mardin.

Araştırmayı İndir

Gıda Sektörü Küresel Rekabette Güçlü Kriterlere Nasıl Sahip Olabilir?

Yazar: Gülsevim Yumuk, Yasemin Oraman
Yıl: 2006
Yayım Yeri:7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu:Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Dünyadaki gelişim ve değişim trendi tüm sektörlerde olduğu gibi gıda sanayinde de yoğun bir rekabet ortamını beraberinde getirmiştir. Artan bu rekabet ortamında müşterilerine sağlıklı, yüksek kaliteli, düşük maliyetli vb. kriterlere sahip ürün ve hizmetleri en hızlı ve yeterli çeşitlilikte sunabilen işletmeler kazançlı olmaktadır, özellikle uluslararası ticaret çevrelerinde gıda güvenliği, kalitesi ve halk sağlığından duyulan endişe gıda sektörünün uluslararası rekabet için çok iyi koşulara sahip olmasını gerekli kılmaktadır. Bu amaçla ülkemizde faaliyet gösteren gıda sektöründe tüm uygulama ve yasalar AB’nin gereksinimlerine göre yeniden düzenlenmektedir. Gerek bu düzenlemelere uyum sağlamak, gerekse küresel rekabetin en güçlü unsurlarıyla karşı karşıya kaldıklarında rekabet edebilecek koşullara sahip olabilme yönünde uygulayabilecekleri yöntem ve teknikler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilmeleri gıda sektörünün içinde bulunduğu konum itibariyle oldukça önemlidir. Bu çalışmada: gıda sanayinde kalite sistem karakteristikleri, etkileri, TKY’nin temel ilke ve hedeflerini hayata geçirmek amacıyla kullanılabilecek araç ve teknikler ve örnek uygulamalar (HACCP, GK4P (Good Aianafacturing Practice) uygulamaları, GHP (Good Hygiene Practice)) gibi gelişen ve sürekli değişen çağımızda ayakta kalabilmek ve başarılı olabilmek için başvurdukları teknikler değerlendirilmiştir. Ayrıca gıda ürünlerinde kalite geliştirmek ve kaliteden taviz vermeden maliyetleri aşağıya çekmek amacıyla kullanılabilecek kalite teknikleri örnek olaylarla analiz edilmiştir. Bunlara ilave olarak kalite araçlarının (beyin fırtınası, akış diyagramları, sebep sonuç diyagramları, çetele diyagramları, histogramlar, pareto analizi, dağılım diyagramları, kontrol kartları) gıda sektöründeki kullanım olanakları ortaya konmuştur
Anahtar Kelimeler: Gıda Sektörü. Küreselleşme, Kalite Araç Ve Teknikleri, Rekabet

Araştırmayı İndir

AB’ne Giriş Sürecinde Türk Gıda Sanayinin Gelişim Seyri ve Örgütlenme

Yazar: Semiha Kızıloğlu, Aslı Saklıca
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu:Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Gıda sanayi tüm dünya ülkeleri için gerekli ve en önemli sektörlerden biridir. Tarıma dayalı sanayi dayalı olan gıda sanayi Türkiye ekonomisi içinde çok önemli bir yere sahiptir. İmalat sanayi içinde yer alan gıda sanayinde işyeri sayısı 28 000 adet ve toplam kayıtlı işçi sayısı 100 000 kişiye yakındır. Yani istihdamın toplam imalat sanayii içindeki payı ise %13 00 düzeyindedir. Gıda sanayi, büyük işveren ve ihracatçı sektör olarak birliğin en önemli sanayi kolu durumundadır Avrupa Birliği‘nde 282 000 gıda şirketi mevcuttur. Sektördeki istihdam miktarı yaklaşık 4 000 000 kişidir. Bu çalışmada AB’ne giriş sürecinde, Türk gıda sanayinin mevcut yaptığı ve gelişim seyri istatistiki verilere göre incelenmiş, sorunları ele alınmış ve AB gıda sanayinin yapısı ortaya konmuştur. Ayrıca Türk gıda sanayinde mevcut sorunların çözümlenmesinde örgütlenmenin önemi ortaya konmaya çalışılmıştır
Anahtar Kelimeler:Gıda Sanayi, AB, Türkiye, Örgütlenme

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tarım ve Tarıma Dayalı Sanayi Ürünleri Dış Ticaretinde Yoğunlaşmanın Araştırması

Yazar: O. Orkan Özer, Altuğ Özden, Erdoğan Güneş
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Ticari yoğunlaşma, iki ülke arasındaki ticari ilişkinin karşılaştırılmasına dayanır. Yoğunlaşma endekslerinde ise yoğunlaşma düzeyi nicel olarak belirlenir. Bu araştırmada amaç, Türkiye’nin tarım ve işlenmiş tarım ürünleri ihracat ile ithalatının diğer ülkelerle karşılaştırılması ve bu ticaretteki yoğunlaşmanın ortaya konulmasıdır. Araştırmada Ticaret Yoğunlaşma Endeksinin (Trade Intensity Index), ortaya konulmasında 81 ülkeye ait 2000-2010 arası dönemdeki 11 yıllık Dünya Ticaret Örgütü, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu Veri tabanlarından elde edilen verilerden yararlanılarak hesaplamalar yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Türkiye’nin tarım ve tarıma dayalı sanayi ürünleri dış ticareti ve dış ticaret ilişkisi içinde bulunduğu ülkeler/ülke grupları değerlendirilmiş ve Türkiye’nin özellikle komşuları ve Ortadoğu ülkeleriyle ticaret yoğunlaşması içinde olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Tarım Ürünleri, Dış Ticaret, İhracat, İthalat, Ticaret Yoğunlaşma Endeksi
Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tarımın Sanayi İle Entegrasyonu Ortaya Çıkan Sorunlar Ve Çözüm Önerileri

Yazar: İbrahim Apaydın
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Tarımsal ve Tarıma Dayalı Sanayi
Özet
Ülkelerin ekonomik gelişmeleri için, ekonominin temelini oluşturan tarım ve sanayi sektörlerinin birbiriyle entegre olarak gelişmesi gerekmektedir.. Tarımın sanayi ile entegrasyonu sadece ülkelerin gelişmesi açısından değil, aynı zamanda üreticiler ve tarıma dayalı sanayi işletmeleri açısından da bir çok avantaj sağlamaktadır. Bu nedenle, Türkiye’de de tarım ve sanayi entegrasyonu ile ilgili uygulamaların geliştirilmesi gereklidir. Yaygın olarak kullanılan entegrasyon çeşitleri, sözleşmeli tarım ve kooperatifleşmedir. Ancak, Türkiye’de tarımın sanayiye entegrasyonunda tarım ve sanayi politikaları ile ilgili genel sorunlarla birlikte, alt sektörler itibariyle ve entegrasyon şekilleri açısından da bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, tarım sanayi entegrasyonu ile ilgili sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Tarım, Sanayi, Entegrasyon, Türkiye
Araştırmayı İndir