The Effects of Applying Biological Control Measures in Greenhouse Cultivation on the Production Efficiency in Kaş District of Antalya Province, Turkey

Yazar: Hatice Türkten, Çağatay Yıldırım, Vedat Ceyhan, Havva Soytoprak
Yıl: 2017
Yayım Yeri: European Journal of Sustainable Development
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Abstract
Nowadays, in vegetable production, biological pest control practices are recommended to prevent human health and environmental damage even though there has been lacking of economic information. Therefore, the study examined the economic dimension of biological and chemical control measure and aimed to reveal the link between production efficiency and biological pest control practice. Research data were collected from randomly selected 51 farms implemented chemical pest control practice, and 52 farms implemented biological pest control practice by using questionnaire. Cluster analysis was performed to select similar farms from two different groups. Data envelopment analysis (DEA) was used to calculate the efficiency measures such as technical efficiency, allocative efficiency and economic efficiency. Research results showed that farms implemented in biological pest control in pepper production had better technical efficiency and economic efficiency scores comparing to tomato ones, while the reverse was the case for allocative scores. Farms focused only pepper production, implemented biological pest control had better technical efficiency scores compared to chemical ones. Research results also showed that biological pest control in tomato was excessive net profit, biological control costs and pesticide use in greenhouse, while the reverse was the case for pepper. Farmers would increase their technical efficiency if they improve their skills via participating the extension and training programs.

Keywords: greenhouse cultivation, biological pest control, production efficiency, Antalya, DEA

Araştırmayı İndir

Mutasyon Teknikleriyle Geliştirilmiş Çeşitlerin Ekonomik Katkısı

Yazar: Ragıp Soner Silme, M.İlhan Çağırgan
Yıl: 2006
Yayım Yeri:  7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Son yetmiş yılda 2250’den fazla çeşit direkt olarak mutantlardan veya mutantların melezleme programlarında kullanımı ile geliştirilmiştir. Mutant çeşitlerin geliştirilmesinde radyasyonla mutasyon oluşturma en çok kullanılan metotlardan birisidir. Mutasyon esaslı ıslahın temel stratejisi, bölgeye adapte olmuş çeşitlerin üretkenliğini kısıtlayan veya kalite değerini artırmayı sağlayacak, bir veya iki önemli Özelliğini değiştirmektir. Mutasyon tekniklerini bitki ıslahında kullanmanın en büyük avantajı, yan etkilerden uzak arzu edilir bir mutant bulunduğunda ıslah süresinin yaklaşık olarak yarıya inmesidir. Bu çalışmada, mutant çeşitlerin gıda üretimine ve kalitesine etkisi değerlendirilerek ekonomik katkıyı ortaya koymak amaçlanmıştır. Pirinç, arpa, pamuk, yerfıstığı, baklagiller, ayçiçeği, kolza ve susam bitkilerinde ekonomik etkiye sahip mutant genotipler geliştirilmiştir veya çalışmalar sürdürülmektedir. Pek çok mutasyonla geliştirilmiş çeşitlerde, özellikler değiştirilmiş: verimi ve kaliteyi arttıran, zirai girdileri etkin kullanan, nöbetleşmeyi çeşitlendiren ve tüketici memnuniyetini arttıran sinerjistik etkiler oluşturulmuştur. Mevcut koruma altındaki bitki çeşitlerine veya germplazma ve onların kullanımı konusundaki artan kısıtlamaların tersine, oluşturulmuş mutantlar bitki ıslahı için serbestçe kullanılabilir. Pek çok mutantın, verim ve kalite artışı bakımından özellikle tohumla çoğaltılan bitkilerde etkisi uluslararası düzeyde olmuştur. Mutasyon oluşturma, yağ, protein ve nişasta kalitesi bakamından modifiye edilmiş, spesifik besin elementlerinin topraktan alımı arttırılmış, daha derin köklenme sistemine sahip, kurağa, hastalıklara ve tuzluluğa dayanıklılık gibi Özellikler taşıyan çeşitlerin oluşumunu sağlayarak çevre ile uyumlu ziraatın sürmesinde artan bir katkı ortaya konmuştur. Mutasyon oluşturma üzerine gelecekte yapılacak araştırmalar, pek çok gıda bitkisinin fonksiyonel genetiği alanında da önemli ilerlemelere olanak sağlayacaktır. Bu bakımdan dolaylı avantajlar da dikkate alındığında, mutant çeşitlerin gerçek ekonomik katkısını ortaya koymak kolay değildir ve ekonomik analizler yapılması gerekmektedir
Anahtar Kelimeler: Mutasyon Islahı, Değiştirilmiş Özellikler, Çeşit, Ekonomi

Araştırmayı İndir

Tarımda Su Kullanımının Doğal Kaynak Varlığına ve Sürdürülebilir Tarımsal Üretime Etkileri: Tuz Gölü Havzası Araştırması

Yazar: Bülent Gülçubuk, Mevhibe Albayrak, Erdoğan Güneş
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Sürdürülebilir tarım açısından doğal kaynaklardan biri olan suyun akılcı ve rasyonel kullanımı ile yönetimi stratejik bir boyut kazanmıştır. Su kaynakları canlıların temel içeceğini oluşturmaktadır. Bu nedenle sürdürülebilir bir yaşam ve çevre için suyun bütüncül ele alınması gerekmektedir. Bu çalışmada, sürdürülebilir tarım açısından suyun önemi ve Türkiye’de su varlığı açısından en yetersiz alan olan Tuz Gölü Alt Havzasındaki durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yörede tarımsal pazar değeri en yüksek ürün olan şekerpancarı, aynı zamanda en fazla su isteyen ürünlerin başında yer almaktadır. Havzada mevcut sulama sistemleri içerisinde özellikle salma sulama ile sürdürülebilir tarımsal üretimin geleceği sorgulanmaktadır. Bir yandan, işletmelerin gelir sağlama ve bunun sürdürülebilir olmasının isteği önemli iken, diğer yandan kaynakların sürdürebilirliği tartışılmaktadır. Bu çalışmada, Havzada tarımsal işletmelerin üretim yapısı, uygulanan sulama sistemleri ve üreticilerin sulama ve sürdürülebilir tarım konusundaki bilinç düzeyleri ortaya konulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Su Politikası, Sürdürülebilir Tarım, Su Kullanımı, Tuz Gölü

Araştırmayı İndir

Tarımda Konvansiyonel Üretim ile İyi Tarım Uygulamalarının Karşılaştırılması: Çanakkale İlinde Şeftali ve Kiraz Örneği

Yazar: D. Aktürk, F. Savran, Ö. Can Niyaz
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
İnsanoğlu, tüm ihtiyaçlarını doğadan karşılamasına rağmen, yine de doğayı en çok tahrip eden canlı olma özelliğine sahiptir. Son yıllarda doğa tahribatının giderek artması ve doğal kaynakların tükenme tehlikesi ile yüz yüze kalınması sebebi ile doğa dostu üretim sistemlerine ilgi artmıştır. Ayrıca insan sağlığını olumsuz etkilediği düşünülen yöntemler, yerini güvenli gıda üretimi sağlayan sistemlere bırakma eğilimindedir. Bu çalışma kapsamında, şeftali ve kirazda iyi tarım uygulamaları ile üretim yapan üreticiler ile konvansiyonel tarım yapan üreticilerin iyi tarım uygulamalarına yaklaşımları ve iyi tarım ürünleri üretimi ve ticaretinin geliştirilme olanakları ortaya konmuştur. Ayrıca, her iki üretim faaliyeti ve üretim yönteminin karşılaştırılması ile maliyetler hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda, iyi tarım uygulamaları ile üretim yapıldığında maliyetlerin arttığı, verimlerin ise azaldığı gözlenmektedir. İyi tarım uygulamalarının benimsenmesi için konvansiyonel üretimden daha yüksek kazanç sağlaması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: İyi tarım uygulamaları, Konvansiyonel üretim, Kiraz, Şeftali, Ekonomik analiz.

Araştırmayı İndir

Sürdürülebilir Ürün Yönetimi Açısından Bölge Bazlı Masraf Unsurlarının Değerlendirilmesi (Buğday – Arpa Örneği)

Yazar: A. Zan Sancak, D. Dönmez, A. Demir, E. Aygören, N. Yürekli Yüksel, S. Arslan
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Tarım işletmelerinin üretim masraflarının ve maliyetlerinin hesaplanması güç ve özen gösterilmesi gereken bir uğraştır. Tarım ürünlerinde standart maliyetlerden söz etmek genel olarak zordur. Çünkü maliyetler bölgeden bölgeye hatta işletmeden işletmeye önemli ölçüde değişim göstermektedir. Genel olarak maliyet kavramı: üretimi gerçekleştirmek üzere kullanılan- girdilerin parasal ifadesidir (Erkuş vd., 1995). Masraf unsurları içerisinde genel olarak üründen ürüne farklılıklar olmasına rağmen temelde genel mantık ürünün her bir aşamasındaki masraf unsurlarının maliyet cetvelinde yer almasıdır. Bitkisel üretimde masraf unsurları sabit ve değişken masraflar olarak sınıflandırılır. Bitkisel üretimde kullanılan ve üretim faaliyetinin genişliğine bağlı olarak artan ve azalan masraflar değişken, üretim faaliyetinin hacmine bağlı olmayan ve üretim faktörlerinin varlığından dolayı oluşan masraflar sabit masraflar olarak adlandırılır (Kıral vd., 1999). Bu çalışmanın temel amacı, bölgeler arası maliyet kalemleri arasındaki farklılıkların belirlenmesidir. Bu amaçla, Türkiye açısından buğday ve arpa üretimindeki üretim masraflarının durumu tespiti yapılmaya çalışılmıştır. Bu araştırma sonucunda, Türkiye genelinde 3 yıl ortalamasına göre buğday ve arpa üretimine yapılan değişen masraf kalemleri incelendiğinde: değişen masraf kalemleri açısından arpa üretimi buğday üretimine göre avantajlı görünmektedir. Toplam değişen masraflar ve sabit masraflar açısından ise arpa üretimi buğdaya göre düşük masraflı olduğu için daha avantajlı görünse de elde edilen gayri safi üretim değeri açısından buğday üretimi daha avantajlı görülmektedir. Bölgeler arası buğday ve arpa üretiminde brüt kar karşılaştırmasında, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri buğday üretiminde daha karlı iken, Marmara bölgesi arpa üretiminde daha karlı görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Maliyet, Değişen Masraf, Sabit Masraf, Brüt Kar, Nispi Kar, Gayri Safi Üretim Değeri, Tarımsal Maliyet, Maliyet Unsurları.

Araştırmayı İndir

Sürdürülebilir Tarım ve Çiftçi Hakları Açısından Türkiye’de Tohumluk Sorunu

Yazar: Tayfun Özkaya
Yıl: 2014
Yayım Yeri: 11. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Bu bildiride Türkiye’de yeni tohumculuk kanununun ve uygulanan tarım politikalarının sürdürülebilir tarım ve çiftçi hakları üzerine etkileri incelenmiştir. Konu ile ilgili araştırmalar, yayınlar ve doğrudan yer alınan alan çalışmaları çalışmanın materyalini oluşturmuştur. 2006 yılında yasalaşan “tohumculuk kanunu” ve bununla uyumlu tarım politikaları ülkemizde, yerel tohum kültürü, çiftçi hakları ve sürdürülebilir tarımın korunması ve geliştirilmesi için bazı önlemlerin alınmasını gerekli kılmaktadır. Tohumluk üretimi ve pazarlanmasında oluşan oligopollerin yerel tohumu ortadan kaldırıcı etkilerine karşı sadece tohum ve gen merkezlerinde koruma yapmak yeterli olmayacaktır. Çiftçinin yerel tohum ve bunlardan üretilen fideleri satmasının yasaklanması çiftçi haklarının ihlali anlamına gelmektedir. Yerel tohum ülkemizde daha çok dağ köylerinde veya aile için üretim yapan çiftçilerce ve daha çok da kadınların koruması altında sürdürülmektedir. Yerel tohumdan üretilen ürünlerin besin değerleri ve lezzetleri yüksek, sanayi girdisi kullanımı az, kuraklığa dayanıklılığı iyidir ve bu özellikler hem yeterince araştırılmamıştır hem de bu durum tüketiciler ve hatta çiftçiler tarafından bile yeterince takdir edilmemiştir. Sertifikalı şirket tohumlukların desteklenmesine karşı, yerel tohumluklar için hiçbir destek olmaması gibi uygulamalar değiştirilmelidir. Katılımcı ıslah, köylü pazarları, topluluk destekli tarım grupları ve tüketici kooperatifleri gibi uygulamalar yerel tohumların değerlenerek tarım sistemi içindeki yerini güçlendirecektir. Küresel ısınmanın üretimi tehdit ettiği, petrol ve petrole dayalı tarım girdilerinin pahalanacağınım anlaşıldığı bir döneme giren dünyada yerel tohumlara her açıdan büyük önem verilmesi ve kaybolmamalarının sağlanması gerekiyor.

Anahtar Kelimeler: Yerel tohum, sürdürülebilirlik, çiftçi hakları, tarım politikası, katılımcı ıslah.

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Tarım Ve C02Emisyonu Arasındaki İlişkinin Çevresel Kuznets Eğrisi Yaklaşımı İle Değerlendirilmesi

Yazar: Ahmet Özçelik, O. Orkan Özer, Selma Kayalak
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Bu çalışmada, Türkiye’de tarımın ve çevreye etkisi Çevresel Kuznets Eğrisi varsayımı çerçevesinde eş-bütünleşme analizi yardımıyla değerlendirilmiştir. Kuznets (1955) yılındaki çalışmasında, ekonomik gelişmeye bağlı olarak kişi başına düşen gelir miktarının arttığını ancak gelişmenin ilk safhasında gelir eşitsizliğinin de artmakta olduğunu belirtmiştir. Ayrıca artan gelir eşitsizliğinin ekonomik gelişmenin devam etmesiyle belirli bir dönüm noktasından sonra azalacağını ileri sürmüştür. Kuznets Eğrisi, 1990 yılların başında gelir düzeyi ve çevre kalitesi arasındaki ilişkiye göre tekrar yorumlanmıştır. Gelir dağılımın dengesiz ve yoksulluğun yoğun olduğu ülkelerde, insanlar kaynak kullanımında çevreye duyarlı olamamakta, bu durumda çevre kirliliğini bir kısır döngüye dönüştürebilmektedir. Ülkelerin kişi basına düşen gelir miktarları ve çevre kirliliği arasındaki ilişki irdelendiğinde, gelir artışı ile önce artan çevre kirliliğinin yaşam kalitesinin başlangıçta bozulduğunu ancak gelir artışının devam etmesiyle tekrar düzeldiğini gözlemişlerdir. Çalışmada, 1970-2010 yılları arasında, Türkiye’de kişi başına düşen CO2 emisyonu ile kişi başına düşen GSYİH, kişi başına düşen tarımsal üretim değeri ile işlenebilir arazinin 100 km2’ sine düşen traktör varlığının verileri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarıyla, kişi başına düşen C02 emisyonunu kişi başına düşen GSYİH’nin %1 artmasının %2,86 ve işlenebilir arazinin 100 km2’sine düşen traktör varlığının %1 artmasının ise %0,61 artırdığı bulunmuştur. Diğer taraftan kişi başına düşen tarımsal üretim değerinin %1 artmasının ise kişi başına düşen CO2 emisyonunu %1,70 azalttığı bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler:Çevresel Kuznets Eğrisi, CO2 emisyonu, Kişi Başına Düşen GSYİH, Kişi Başına Düşen Tarımsal Üretim Değeri, Eş Bütünleşme Analizi.
Araştırmayı İndir

Çevre Amaçlı Tarım Arazilerini Koruma Programı ve Bu Programı Uygulamada Görevli Personellerin Çevre Duyarlılıkları

Yazar: Mehmet Hasdemir,Mine Hasdemir
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, toprak ve su kalitesinin korunması, erozyonun önlenmesi ve tarımın olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla Çevre Amaçlı Tarımsal Arazilerin Korunması (ÇATAK) Programı yürütülmektedir. Bu çalışmada, ÇATAK programı kapsamında yıllar itibariyle yapılan desteklemeler ele alınmış, ayrıca uygulamadan sorumlu Bakanlık personelinin çevre duyarlılığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bakanlık personelinin çevre duyarlılığını belirlemek amacıyla Dunlap vd. (2000)’e göre Yeni Çevresel Paradigması Ölçeğinde hazırlanan sorular yardımıyla 70 personele anket çalışması yapılmıştır. Anket yapılan personel sayısı, ÇATAK uygulamasının yapıldığı 25 ilden oransal örnek hacmi yöntemine göre belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: ÇATAK, çevre duyarlılığı, yeni çevresel paradigma.
Araştırmayı İndir

Gıda Güvenliğini Sağlamada Ekolojik Önlemler

Yazar: Seher Ersoy Quadır, Hülya Karaman
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
Son zamanlarda pek çok uzman tarafından gıda güvensizliğinin temel nedeni, doğal kaynakların tahrip edilmesinden kaynaklanan çevresel faktörler olarak belirlenmiştir. Bu çevresel faktörlerin başında yeşil alanların azalması ve endüstriyel tarım nedeniyle oluşan erozyon, kuraklık ve beraberinde su kıtlığı gelmektedir. Ayrıca endüstriyel faaliyetler sonucu oluşan küresel ısınma ve beraberinde meydana gelen iklim değişiklikleri, bazı bölgelerde aşırı yağış ve selleri, bazı bölgelerde de kuraklığı meydana getirmektedir. Bu da tarımsal üretimi olumsuz etkilemektedir. Tarımda kimyasal gübre ve ilaç kullanılması, bitki ve hayvan genetiğinin değiştirilmesi, organik tarımda sertifikalı tohum kullanma zorunluluğu nedeniyle de yerel bitki örtüsü ve biyolojik çeşitlilik yok olmaya bağlamaktadır. Düzensiz kentleşmenin yanı sıra maden, kömür, petrol arama çalışmaları da toprağın yapısını bozmakta ve kullanılabilir tarım arazilerini azaltmaktadır. Üstelik doğal kaynakların aşırı kullanımı sonucu bitki örtüsünde meydana gelen bütün bu tahripler, vahşi hayatın tehlikeye girmesine neden olmaktadır. Bu nedenle bu araştırmada amaç, sürdürülebilir tarımsal kalkınma ve gıda güvenliği için tutarlı ve çok boyutlu bir farkındalığın önemini vurgulamaktır. Bu bağlamda, toplumların üretim ve tüketim faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ekolojik bozulmaların nedenleri ve alınması gereken önlemler tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: gıda güvenliği, doğal kaynak yönetimi, ekolojik bozulma, ekolojik önlemler
Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği ve Türkiye’de İnorganik Gübre Kullanım Düzeylerinin Karşılaştırılması: Bir Çevresel Kuznets Eğrisi Analizi

Yazar: Serkan Gürlük
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi
Özet
İnorganik gübre kullanımı tarımsal üretimde en önemli girdilerden biridir. Toprakta yeterli bitki besin maddesi bulunmadığında verim ve kalitede önemli kayıplar olurken: bu eksiklik gübreleme yolu ile giderilebilmektedir. Ancak fazla uygulanması halinde ise özellikle azot ve fosforlu gübrenin yıkanması ile taban ve yüzey sularının kirliliğine, azot oksit emisyonu ile hava kirliliğine neden olmaktadır. Ötrofikasyon ise yıkanan gübrenin durgun sularda istenmeyen alg türlerinin balık ve diğer canlı türleri ile oksijen için rekabete girmelerine neden olan önemli bir çevre problemidir. Ayrıca azotlu gübrelerin fazla kullanılması durumunda yapraktaki nitrat miktarı özellikle yaprağı yenen sebzelerde insan sağlığını tehdit edecek düzeye ulaşabilmektedir. Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE), çevre kalitesi düzeylerini ülke bazında gösteren önemli bir istatistik analiz türüdür. ÇKE analizi uzun-yıllar istatistik verilere dayanmaktadır. Bu araştırmada Avrupa Birliği-15 (AB-15) ülkelerinin ekilebilir arazi miktarı başına düşen inorganik gübre tüketim miktarları ile kişi başı Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla değerleri regresyon analizine tâbi tutulacaktır. Diğer açıklayıcı değişkenler ise Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın her yıl yayınladığı “İnsanî Gelişim İndeksi’nin parçalarından olan ortalama yaşam süresi ve toplam üretim değeridir. Analiz sonucunda ülkelerin ters-U tipli eğriye sahip olup olmadıkları ortaya çıkarılarak karşılaştırmalar yapılacaktır. Bir diğer sonuç ise ülkelerin inorganik gübre kullanımında dönüm noktalarına sahip olup olmadıklarının ortaya konmasıdır. Bu kapsamda ekonomik gelişmenin hangi aşamasında inorganik gübre kullanım düzeylerinin azaltıldığı incelenecektir.

Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Çevresel Kuznets Eğrisi, Ekonomik Büyüme, İnsani Gelişim İndeksi
Araştırmayı İndir