Mali Küreselleşmenin Türk Vergi Sistemine Olası Etkileri ve Tarımın Geleceği

Yazar: Burcu Berke
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Küreselleşme süreci, üretim ve dağıtım ağlan, finansal kurumlar, ürünler ve işlemleri merkezileştirmekte ve hem özel hem de kamu sektörlerindeki politikalar ve uygulamalar üzerinde derin bir etki yaratmaktadır. Cari vergi sistemleri, her ülkenin kendi vergi politikasını düzenlediği ve ulusal ekonominin ihtiyaçlarım dikkate alarak oluşturduğu vergi sistemleridir. Oysa, küreselleşme süreci, vergileme seviyesi, vergilerin karışımı, belli vergilerin dizaynı ve bu vergilerin yönetim ve uygulanma biçimini değiştirmektedir. Bu olgu, hükümetlerin vergi toplama güçlerini azaltmaktadır. Emek ve sermaye ülkeler arasında hareketli iken faktörler yüksek vergi bölgelerinden düşük vergi bölgelerine kaydıkça bu faktörlerin vergilendirilmesi güçleşmekte ve vergi ödeyicileri kaybolmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, küreselleşmenin Türk ve Dünya vergi sistemlerine olan etkilerinin incelenmesi ve tarım politikalarına ilişkin bazı sonuçlar çıkarılmasıdır.
Anahtar Kelimeler: Mali Küreselleşme, Türk vc Dünya Ülkelerinin Vergi Politikaları, Tarımsal Politikalar

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Organik Tarım ve Geliştirme Olanakları (Toros Dağ Köyleri Örneği)

Yazar: Ufuk Gültekin, Onur Erkan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Türkiye’de 1980’li yılların ortalarında, İzmir merkezli olarak başlayan organik ürün üretimi, 2005 yılında yaklaşık 40 İle yayılmıştır. Ülkem iz bulunduğu ekolojik koşullar, tarımda çalışan nüfusun fazla olması, ürün çeşitliliği gibi faktörlerle organik tanın için uygun bir konumdadır. Son 15 yıllık dönemde önemli gelişmeler gösteren organik tarım, 1990 yılında 313 üretici ile 1.037 ha’lık alanda yapılırken, 2005 yılına gelindiğinde 9.427 üretici ile 175.073 ha alanda yapılmaya başlanmıştır. Ancak, tüm bu rakamsal artışlara rağmen organik tarımdaki mevcut gelişmelerin henüz yeterli olduğu da söylenemez Gerek üretim alanı gerekse üretilen ürünler açısından bakıldığında Ege bölgesi organik ürün üretiminde önemli bir yere sahiptir. Toplam ekolojik üretim alanı açısından ilk üç sırayı Ege, İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgeleri almaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar Akdeniz bölgesinin de organik ürün yetiştiriciliği açısından önemli potansiyele sahip olduğunu göstermektedir .Çalışmada, genel olarak ülkemizde organik tarımın göstermiş olduğu gelişim üzerinde durulmuş, özelde ise Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından desteklenen ve Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesine bağlı (Tarım Ekonomisi, Bahçe Bitkileri ve Bitki Korum a) bölümler tarafından yürütülen, “ Toros Dağ Köyleri Tarım İşletmelerinde Ekolojik Tarım ve Kuzu Göbeği Mantarı Yetiştirme Olanakları” başlıklı ve Toros dağ köylerinde organik tarımı yaygınlaştırmayı amaçlayan proje hakkında bilgi verilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Organik Tarım, Toros Dağ Köyleri, Türkiye

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği ve Türkiye’de Organik Tarım Uygulamaları

Yazar: Vedat Dağdemir, Hediye Kumbasaroğlu, Aslı Saklıca
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Tüm dünya ülkelerinde tarımsal üretimi ve verimi artırmak için, tarımsal üretimde kimyasal gübreler ve katkı maddeleri kullanılmıştır. Fakat kimyasal maddelerin doğal dengeyi ve insan sağlığını hızla bozduğu görülmüştür. Bu durumda daha doğal ve insan sağlığına zarar vermeyen organik tarım gündeme gelmiştir. Avrupa Birliği ülkelerinde organik tarım 1990lı yılların başından itibaren hızlı bir şekilde gelişmiştir. Ortak Tarım Politikası kapsamında ve sürdürülebilen kırsal kalkınma politikaları organik tarımı doğrudan ve dolaylı olarak etkilemiştir. 1991 yılında üretimi ve pazarlamayı yönlendirmek için 2092/91 sayılı Avrupa Birliği yönetmeliği yayınlanmıştır. 2004 yılında Avrupa Birliği’nde ortalama organik işletme genişliği yaklaşık 42.05 ha olup Türkiye ortalaması olan 17.41 ha’dan yaklaşık 2.5 kat daha büyüktür. Türkiye’de ihracata dayalı organik üretimin benimsenmesi üretim miktarının ve ürün çeşidinin dış talebe göre şekillenmesine neden olmaktadır. Bu durum iç pazarın gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye’de organik ürün ihraç eden firmalar bazı istisnalar dışında hem üretici hem de ihracatçı konumunda olup organik ürünler işleme sanayi gelişmemiştir. Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Türkiye’de organik tarım alanları, organik tarım yapan işletme sayılan karşılaştırılmış, ihracatta ve ithalattaki organik tarım ürünleri belirlenmiş ve pazarlamadaki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye’de Organik Tarım, Organik Ürünler, Organik Ürünler Pazarlaması

Araştırmayı İndir

Taşucu’nda Trol Tekne Balıkçıları ve Sosyo-Ekonomik Göstergeler

Yazar: Sevgi Rad, Şanser Delioğlan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Mersin ili Taşucu limanına kayıtlı trol teknelerinin araştırma konusu olarak seçildiği bu çalışmada. 2005-2006 av sezonunda trol teknelerinin fiziksel ve teknik özellikleri ile trol tekne sahibi balıkçılının sosyo-demografik ve sosyoekonomik durumlarının saptanarak balıkçılık yönetimi için gerekli verilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla 12 trol tekne sahibi balıkçı ile yüz yüze anket yapmak suretiyle veriler toplanmıştır. Sosyo-demografik sonuçlara göre: balıkçıların yaş ortalaması 38.1 yıl, tamamı evli ve hane halkı sayısı ortalaması 3,8 kişidir. Sosyo ekonomik sonuçlara göre, mazot (S45.9) en önemli masraf unsurunu oluşturmaktadır. Bunu %10 ile işçilik masrafı izlemektedir. Tekne fiziksel verimliliği 34.109,20 kg. işgücü verimliliği 32 653.60 YTL olarak bulunmuştur. Fiziksel ve teknik sonuçlara göre teknelerin ortalama yaşı 21,7 yıl, motor gücü 364,2 bilindiği ve 19,5 m uzunluğunda olduğu saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Troller, Sosyo-Ekonomik Göstergeler, Taşucu/Türkiyc

Araştırmayı İndir

Sulak Alanların Korunmasında Kontrollü Tarımsal Üretim

Yazar: Ahmet Kubaş, Harun Hurma
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Önemli düzeyde flora ve faunaya sahip olan sulak alanlar, çeşitli canlı ve organizmalara barınma beslenme ve çöpten ortamı sağlayarak doğal dengenin korunmasına yardımcı olmaktadır Genelde hassas ve kırılgan bir yapı gösteren bu alanların korunması gerektiği Ramsar sözleşmesi ile uluslararası kabul görmüştür. Çeşitli sosyo-ekonomik aktiviteler yıllıdır sulak alanlar üzerinde baskı oluşturmaktadır Özellikle sulak alanlardaki su kaynaklarının başka amaçlarla kullanılman veya bu alanların kurutularak tarımsal üretim için kullanılması en önemli sorunların başında gelmektedir Sulak alanların birçok fonksiyonu bulunmaktadır Bu nedenle son yıllarda sulak alanların kurutulmaması gerektiği ortaya çıkmıştır Sulak alanların çevresinde yapılan tarımsal üretim bu alanlar üzerinde çeşitli çevresel etkilere neden olmaktadır. Bunların başında kimyasal gübre ve ilaçlardan kaynaklanan su kirliliği sulak alanların doğal yapısı üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır AB uya ülkeler sulak alanların çevresinde yapılan tarımsal üretim konusunda, bu alanların alıcı ortam kapasitelerim dikkate alan kontrollü üretim yöntemini benimsemişlerdir. Örneğin çeltik üreticileri: kullanacakları su, kimyasal gübre ve kimyasal ilaçların niceliği ve niteliği konusunda umanların önerilerini dikkate almaktadırlar. Çeltik üreticileri elde ettikleri üretim için sertifika atmaktadır. Bu belge, üretim aşamalarında doğal kaynakların korunmasına özen gösterildiği konusunda tüketicileri bilgilendirmektedir Sulak alanların korunması biyolojik çeşitliliğin korunması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle kaynaklar koruma-kullanma dengesi sürdürülebilir bir yaklaşım içerisinde olmalıdır.
Anahtar Kelimeler:Sulak alan, Kontrollü Üretim, Biyolojik Çeşitlilik, Sürdürülebilir Üretim, Çevre

Araştırmayı İndir

Erzurum İli Hayvancılık İşletmelerinin AB Muhasebe Sistemine Göre Sınıflandırılması ve Değerlendirilmesi; Karayazı, Tekman ve Çat İlçeleri Örneği

Yazar: Murat Külekçi, Semiha Kızıloğlu
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Bu araştırmanın amacı, Erzurum İli hayvancılık işletmelerini AB tarımsal muhasebe sistemine göre ekonomik büyüklükleri belirlemektir. Bu amaçla, Erzurum ilinde hayvancılığın yoğun olarak gerçekleştirildiği 3 ilçe ve bu ilçelere bağlı 25 köyde basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre toplam 121 anket yapılarak veriler toplanmıştır. Ekonomik büyüklüklere göre işletmelerin sınıflandırılması 5 gruba göre yapılmıştır. Hayvancılık işletmelerinin %46,28’i I grup (<2 ESU), %28,10’u II. grup (2-4 ESU), %14,05’i III. grup (4-6 ESU), %6,61’i IV. grup (6-8 ESU) ve %4,96’sı V, grup (8-12 ESU) işletme sınıfında yer aldığı belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: FADN, İşletmelerin Sınıflandırılması, Hayvancılık İşletmeleri, Erzurum

Araştırmayı İndir

AB FADN Sistemine Türkiye’nin Uyumu

Yazar: Taner Kıral, Neslihan Köse, Cihan Nazlı
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
AB Ortak Tarım Politikasında, karar alma ve politika oluşturmada, üye ülkelerin tarım işletmeleri ile ilgili ekonomik ve mali verilerin ortak bir veri tabanı üzerinden kayıt altına alınması ve birbirine uyumlaştırılması amacıyla 1965 yılında 79/65 sayılı Konsey Tüzüğü ile Tarım Muhasebesi Veri Ağı (FADN) oluşturulmuştur. FADN, tarım işletmelerinin yıllık faaliyet sonuçlarının ve Ortak Tarım Politikasının tarım işletmelerine olan etkilerinin ölçülmesine olanak veren bir organizasyondur. Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde, FADN sistemi içerisinde yer almasının kaçınılmaz olmasına rağmen, bu dönemde yapılan çalışmaların yeterli olduğu söylenemez. Bu nedenle, öncelikle FADN sisteminin ortaya konulması ve ülkemizde uygulanabilmesi için gerekli alt yapının oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmada, AB FADN sistemi çeşitli yönleriyle incelenerek, Türkiye’nin AB’ne uyum sürecinde Çiftçi Kayıt Sistemi ve benzeri düzenlemelerin FADN çerçevesinde değerlendirilmesi ile FADN sisteminin uygulanabilirliği ortaya konulmaya çalışılacaktır
Anahtar Kelimeler: Tanm Muhasebesi Veri Ağı (FADN), Standart Brüt Kâr (SBK), işletme Tipolojisi, Çiftçi Kayıt Sistemi, AB’ye Uyum Süreci.

Araştırmayı İndir

Tarım Topraklarının Korunması

Yazar: Sema Gün, Mehmet Kılıç
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Toplumsal ve ekonomik kalkınmanın en önemli öğelerinden olan doğal kaynakların, planlı ve sistemli bir şekilde kullanılarak korunması için kalıcı politikaların oluşturulması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Türkiye’de oluşturulan tarım politikalarında bu zorunluluğun yeterince benimsenmediği görülmektedir. Yapılan çalışmalar, Türkiye’nin mevcut tarımsal toprak varlığının yıllar itibariyle azalma gösterdiğini, 1999 yılında toplam 70.994 ha olan tarım toprağının 2003 yılında yaklaşık %2,5’lik bir azalma ile 69.270 ha düştüğünü ortaya koymaktadır. Tarımsal toprak varlığının her geçen gün bu şekilde azalması, diğer doğal kaynaklar gibi tarım topraklarının da bilinçsiz kullanıldığını göstermektedir. Tarım topraklarının amacına uygun ve planlı bir şekilde kullanılarak her türlü olumsuz müdahalelere karşı korunması, anayasal bir yükümlülük olarak devlete yükletilmesine karşın bu konunda alınan önlemler yetersiz kalmaktadır. Plansız ve bilinçsiz yapılaşma, turizm, karayolları, demiryolları vb. yatırımlar ile açık maden ocakları, tuğla-kiremit ocakları ve fabrikaları gibi faaliyetler, tarım alanlarının hızlı bir şekilde yok edilmesine neden olmaktadır Tarım topraklarının korunmasını sağlayacak hukuki düzenlemeler ise oldukça yetersiz olup, bu konuda yetkili kuruluşların belirlenememesi de önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu hükümleri de henüz uygulamaya getirilemediğinden, sürdürülebilir kalkınma ve gıda güvenliği ilkeleri kapsamında, geleceğin güvencesi olan tarım toprakların korunmasını sağlayacak etkili hukuki düzenlemelerin ve uygulayıcısı olan kamu kuruluşlarının yapılanmasının zaman kaybetmeksizin oluşturulması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler: Doğal Kaynaklar, Tarım Topraklarının Korunması, Sürdürülebilir Kalkınma

Araştırmayı İndir

AB’ne Uyum Sürecinde Türk Tarım Hukukunda Son Gelişmeler

Yazar: Mehmet Kılıç
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Toprakla insan arasındaki ilişkileri düzenleyen ve bu yönüyle arazi hukukunun bir dalı olarak değerlendirilen klasik tarım hukuku, son yıllardan itibaren tarımsal faaliyetlerdeki gelişmeler doğrultusunda kapsam ve sınırları genişleyerek gelişen modem bir hukuk dalı niteliğini kazanmıştır Modem tarım hukuku anlayışının, arazi kavramı yerine tarımsal işletme kavramını esas alması, bu alanın, klasik hukuk düzenlemeleri dışında özel kanunlarla düzenlenmesi zorunluluğunu doğurmuştur Tüm dünyada ve özellikle AB’nde Ortak Tarım Politikası kapsamında tarım kesiminde ortaya çıkan her türlü ilişkileri özel kanunlarla düzenleyen modem bir tarım hukuku anlayışı geliştirilmiştir. AB’ne uyum sürecinde, Ortak Tarım Politikasına yapısal uyumun sağlanabilmesi, öncelikle tarım hukuku alanında yapılacak düzenlemelerin sistemli ve modem bir anlayışla oluşturulmasına bağlıdır AB Ortak Tarım Politikasına uyum sürecinde özellikle mevzuat uyumu kapsamında değişik hukuki düzenlemelerin kabul edilmesi veya mevcut düzenlemelerin değiştirilmesi uyum sağlanabilmesi bakımından önemli çalışmalardır. Ancak anılan düzenlemelerin yapılması kadar, bu düzenlemelerin uygulayıcısı konumundaki siyasi otoritenin kararlılık ve etkinliği de bunların hayata geçirilmesi bakımından büyük bir role sahiptir AB’nin uzun yıllar süren çalışmalar sonucu oluşmuş, karmaşık ve başlangıcından günümüze kadar birçok değişikliğe uğramış tarım hukukuna ilişkin düzenlemelere uyumun sağlanması, sadece yeni kanunların kabul edilmesi veya mevcut düzenlemelerin değiştirilmesi ile gerçekleşebilecek bir olgu değildir. Anılan çalışmalarla birlikte, bu çalışmalara hayata geçirebilecek niteliğe sahip kurumsal yapıların oluşturulması kaçınılmazdır. Bu bakımdan, çalışmada, AB’ne uyum sürecinde Ortak Tarım Politikası kapsamında yapılan tarım hukukuna ilişkin çalışmaların karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Tarım Hukuku, Avrupa Birliği, Ortak Tarım Politikasına Uyum

Araştırmayı İndir

Üreticilerin Tarım Sigortası Konusunda Talep ve Eğilimlerinin İncelenmesi: Çanakkale İli Lapseki İlçesi Örneği

Yazar: Sibel Tan, Bengül Erverest, Ayşe Özen
Yıl: 2012
Yayım Yeri: 10. Tarım Ekonomisi Kongresi
Konu: Diğer
Özet
Tarım sektörünün geliştiği veya potansiyel olarak gelişebileceği ülkelerde üretici gelirini ve refah seviyesini yükseltecek çeşitli destekleme politikaları ile birlikte risk paylaşım yöntemi olan tarım sigortacılığının aktif bir hale getirilmesi önemlidir.
Mevcut tarımsal sigortacılık sisteminin yeniden düzenlenmesi amacıyla 14 Haziran 2005 tarihli Resmi Gazete’de 5363 Sayılı “Tarım Sigortaları Kanunu” yayınlanmıştır.
Bu çalışmada Çanakkale İli Lapseki İlçesi’ndeki üreticilerin TARSİM konusundaki bilinç düzeyi, talep ve eğilimleri incelenmiştir. Anket yapılan üreticilerin %31’inin tarım sigortası yaptırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan Lojistik Regresyon Analizi sonuçlarına göre üreticilerin sigorta yaptırma kararı üzerinde yaş, bu konuda eğitim almış olma, kooperatife üyelik ve daha önce herhangi bir doğal afetle karşılaşma durumu gibi faktörler istatistiki olarak anlamlı çıkmıştır. Diğer taraftan ailedeki fert sayısı, üreticilerin internet kullanma durumları, ihracat yapma durumları, tarım sigortası ile ilgili daha önce eğitim alma durumları ve geçmişte herhangi bir doğal felaketle karşılaşmış olmaları üreticilerin bundan sonra sigorta yaptırma kararları üzerinde etkili faktörlerdir.

Anahtar Kelimeler: Tarım, Risk Yönetimi, Tarım Sigortası, Çanakkale.
Araştırmayı İndir