Harran Ovasında Tesviye Yapılan Arazilerde Kompost ve Yeşil Gübre Uygulamasının Pamuk Verimine Etkisi

Yazar: Halil Polat, Nesibe Devrim Almaca
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Araştırma 2000-2004 yılları arasında Harran Ovası’nda bulunan Sultantepe Köyü’nde; yörede üretimi yapılan pamuk, buğday, mısır artıklarından ve at gübresinden oluşturulan tarımsal artık kökenli kompost ve fiğ kullanılarak pamuktan istenilen verimin alınması amacıyla, tesadüf blokları deneme deseninde üç tekerrürlü ve çakılı olarak yürütülmüştür. Araştırmada şu konular uygulanmıştır: A0 0.0 ton/dekar kompost, A1 0.5ton/dekar kompost, A2 1.0 ton/dekar kompost, A3 1.5 tonu dekar kompost , A4 Yeşil gübre (fiğ). Tüm konulara 13 Kg-N/da ve 7 Kg -P2O5/da gübre verilmiştir. Araştırmada Stonville- 453 pamuk çeşidi kullanılmıştır. Araştırma sonunda, birleştirilmiş dört yıllık pamuk verimleri üzerinden yapılan varyans analizlerinde, konular arasında %1 seviyesinde istatistiksel anlamda farklılık belirlenmiştir. Dört yıllık verim ortalamalarında kontrol konusundan (klasik gübre uygulaması) 340 kg/da verim alınmıştır. Bu sebeple 4 yılda da en yüksek verimin alındığı ve 1 ton/da kompostla birlikte 13 Kg-N/da ve 7 Kg – P2O5/da’nın uygulandığı ve 494 kg/da verimin (yıllar ortalaması) alındığı A2 konusu tesviye edilen arazileri için önerilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Kompost, Harran, Yeşil Gübre, Pamuk

Araştırmayı İndir

Mali Küreselleşmenin Türk Vergi Sistemine Olası Etkileri ve Tarımın Geleceği

Yazar: Burcu Berke
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Küreselleşme süreci, üretim ve dağıtım ağlan, finansal kurumlar, ürünler ve işlemleri merkezileştirmekte ve hem özel hem de kamu sektörlerindeki politikalar ve uygulamalar üzerinde derin bir etki yaratmaktadır. Cari vergi sistemleri, her ülkenin kendi vergi politikasını düzenlediği ve ulusal ekonominin ihtiyaçlarım dikkate alarak oluşturduğu vergi sistemleridir. Oysa, küreselleşme süreci, vergileme seviyesi, vergilerin karışımı, belli vergilerin dizaynı ve bu vergilerin yönetim ve uygulanma biçimini değiştirmektedir. Bu olgu, hükümetlerin vergi toplama güçlerini azaltmaktadır. Emek ve sermaye ülkeler arasında hareketli iken faktörler yüksek vergi bölgelerinden düşük vergi bölgelerine kaydıkça bu faktörlerin vergilendirilmesi güçleşmekte ve vergi ödeyicileri kaybolmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, küreselleşmenin Türk ve Dünya vergi sistemlerine olan etkilerinin incelenmesi ve tarım politikalarına ilişkin bazı sonuçlar çıkarılmasıdır.
Anahtar Kelimeler: Mali Küreselleşme, Türk vc Dünya Ülkelerinin Vergi Politikaları, Tarımsal Politikalar

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği’ne Üyelik Sürecinde Türkiye’de Tarımsal Kredi Piyasasındaki Gelişmeler

Yazar :Erdoğan Güneş
Yıl:2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal Finansman
Özet
Günümüzün ve geleceğin stratejik sektörleri arasında yer alan tarım sektörünün gelişmesi ticaretle bütünleşmesine bağlıdır ve bu bütünleşme sektöre ilgiyi artırmaktadır T.C. Ziraat Bankası A.Ş tarım sektörüne verilen kredilerde ağırlıklı payını korumaktadır. Son yıllarda çeşitli kredi paketleriyle özel sektör bankacılığının payı da artmaktadır Tarımsal kredi piyasalarında 2001 yılında 10 milyon 542 bin YTL ile sınırlı olan özel bankaların kredi miktarı, 2004 yılında yaklaşık 10 kat artarak 108 milyon 248 bin YTL’ ye ulaşmıştır. Bankacılık sisteminin tarıma yönelmesi, kredi piyasasında rekabetin artmasını olanak sağlayarak, üreticiye alternatif seçenekler yaratacaktır. Özel bankalar, tarım işletmesi açmak, işletmesini modelimize etmek ya da nakit ihtiyacını gidermek isteyen üreticilere, uygun faiz ve vadelerle krediler açmaktadır AB’ye üyelik sürecinin Türk tarımında yeni yatırımları ve dolayısıyla Finansman ihtiyacını artırması, kredi piyasalarında özellikle bankaların tarım sektörüne yönelimini artırmıştır ve bu yönelim uyum sürecinde hızlanacaktır. Bu çalışmada, Türkiye’de tarımsal kredi piyasası, bu piyasa içerisinde özel sektör bankacılığının yönelimleri ve kredi uygulamaları araştırılmıştır. Bu gelişmelerden Türkiye tarım sektörünün yararlanma olanak ve sınırlılıkları ortaya konulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Tarımsal İşletme, Bankacılık, Kredi, Finans Piyasası

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği’ne Tam Üyelik Sürecinde Kredi Uygulamalarında Basel II Düzenlemeleri

Yazar: Dilara Altürk, Mehmet Bülbül
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal Finansman
Özet
Bankaların yönetimi diğer sektörlerde faaliyet gösteren firmaların yönetimine benzememektedir Bankaların bilançolarının değerlendirilmesi de farklılık göstermektedir. Diğer sektörlerdeki işletmeler kendi kaynaklan ile çalışırken, bankalar müşterilerinden topladıkları mevduatlarla çalışmaktadırlar Plasmanlarını ise bu kaynaklardan sağlamaktadırlar. Bu nedenle bankalar risk altındadır. Basel Sermaye Anlaşması (Basel-ll), bankaların sermaye yeterliliklerinin ölçülmesine ve değerlendirilmesine ilişkin olarak Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından yayımlanan ve 2006 yılı sonunda birçok ülkede yürürlüğe girmesi beklenen standartlar bütünüdür Basel-ll, bankalarda etkin bir risk yönetimim ve piyasa disiplinini geliştirmek, sermaye yeterliliği Ölçümlerinin etkinliğini artırmak ve bu sayede sağlam ve etkin hır bankacılık sistemi oluşturmak ve finansal istikrara katkıda bulunmak için sunulmuş Türkiye için dc önemli bir fırsattır Sermaye uzlaşmasında sermaye yeterlilik oram kredi riskine duyarlı bir şekilde oluşturulmuştur. “Sermaye Uzlaşması” ilk Önce uluslararası bankacılık sistemleri için geliştirilmiş fakat daha sonra gördüğü rağbetten dolayı Türkiye dahil çok sayıda ülke bunu kabul etmiştir. 2006 yılında Basel-II* ye uyum çalışmalarının tamamlanması beklenmektedir Bankacıların ve denetleyicilerin hızlı hareket etmeleri yeni bir denetim süreci açısından çok önemlidir. Bu zorlu süreçte, ülkemiz bankalarının eksiklerini tamamlayıp tarımsal kredi uygulamalarında da değişimlere hazır olmaları gerekmektedir. Bu hazırlıklar tarım sektörü dahil, kredi talebi olan bütün sektörlerin kredilendirilmesinde temel düzenlemeleri içerecektir. Sunulacak bildiride Basel-11 Anlaşmasının Türkiye bankacılık sistemine ve özellikle de tarımsal kredi uygulamalarına olası etkileri ortaya konacak ve tartışılacaktır
Anahtar Kelimeler: Basel-II, Risk, Kredi, Sermaye Uzlaşması

Araştırmayı İndir

Tokat İlinde Domates Yetiştiriciliği Yapan İşletmelerin Karşılaştıkları Riskler ve Risk Stratejileri Üzerine Bir Araştırma

Yazar: Orhan Gündüz, Kemal Esengül
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Çalışmanın amacı, üreticilerin karşılaştıkları risk faktörleri ve bunlara karşı geliştirilebilecek stratejilerin analiz edilmesidir. Araştırmada, Tokat ili merkez ilçede domates yetiştiren 77 işletmeden anket ile sağlanan veriler kullanılmıştır. Veriler Çok boyutlu Ölçekleme yöntemi ile analiz edilmiştir. Çok boyutlu ölçekleme analizi sonucu üreticiler açısından riske neden olan faktörlerden: ülke ekonomisindeki ve hükümet politikalarındaki değişimler, tarıma yönelik desteklemelerdeki değişimler ile hastalık ve zararlıların benzer etkiye sahip oldukları ve önem derecelerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Riske karşı geliştirilebilecek stratejilerden, hastalık ve zararlılar ile mücadele ve ürün fiyatlarının önceden belli olmasının üreticiler açısından çok önemli olduğu ve benzer etkiye sahip oldukları tespit edilmişti
Anahtar Kelimeler:Domates, Risk, Risk Stratejileri, Çok boyutlu Ölçekleme.

Araştırmayı İndir

Organik ve Geleneksel Sistemde Fındık Yetiştiren Üreticilerin Risk Tutumlarının Karşılaştırılması

Yazar: Kürşat Demiryürek, Vedat Ceyhan, Osman Uysal
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu çalışmada, Samsun ılı Terme ilçesinde organik ve geleneksel sistemde fındık yetiştiren üreticilerin risk tutumları belirlenmiş ve karşılaştırılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler inceleme alanında organik fındık üreten çiftçilerin tamamından ve geleneksel fındık üreticiler arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş M çiftçiden anket yoluyla toplanmıştır Risk tutumlarının belirlenmesinde olasılığa sübjektif yaklaşım benimsenmiş ve referans kuman ile tercih ölçeklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları, organik fındık yetiştiricilerinin %67’sinin ve geleneksel fındık yetiştiren çiftçilerin %42’sinin risk seven grubunda yer aldığını göstermiştir. İnceleme alanında geleneksel fındık üreticilerinin riske karşı olma derecelerinin, organik fındık üreticilerinden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlan ayrıca çiftçilerin risk tutumlarının organik tarımı benimsemede önemli bir faktör olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çiftçilerin risk tutumlarının belirlenmesini kolaylaştıracak kayıtların tutulmasının teşvik edilmesi ve risk tutumunu belirleyen faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla saptanması, organik olmayan fındık üreticilerinin organik tarıma geçişini kolaylaştırabilecektir.
Anahtar Kelimeler:Fındık, Organik Tarım, Risk Tutumu

Araştırmayı İndir

Türkiye’de Organik Tarım ve Geliştirme Olanakları (Toros Dağ Köyleri Örneği)

Yazar: Ufuk Gültekin, Onur Erkan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Türkiye’de 1980’li yılların ortalarında, İzmir merkezli olarak başlayan organik ürün üretimi, 2005 yılında yaklaşık 40 İle yayılmıştır. Ülkem iz bulunduğu ekolojik koşullar, tarımda çalışan nüfusun fazla olması, ürün çeşitliliği gibi faktörlerle organik tanın için uygun bir konumdadır. Son 15 yıllık dönemde önemli gelişmeler gösteren organik tarım, 1990 yılında 313 üretici ile 1.037 ha’lık alanda yapılırken, 2005 yılına gelindiğinde 9.427 üretici ile 175.073 ha alanda yapılmaya başlanmıştır. Ancak, tüm bu rakamsal artışlara rağmen organik tarımdaki mevcut gelişmelerin henüz yeterli olduğu da söylenemez Gerek üretim alanı gerekse üretilen ürünler açısından bakıldığında Ege bölgesi organik ürün üretiminde önemli bir yere sahiptir. Toplam ekolojik üretim alanı açısından ilk üç sırayı Ege, İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgeleri almaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar Akdeniz bölgesinin de organik ürün yetiştiriciliği açısından önemli potansiyele sahip olduğunu göstermektedir .Çalışmada, genel olarak ülkemizde organik tarımın göstermiş olduğu gelişim üzerinde durulmuş, özelde ise Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından desteklenen ve Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesine bağlı (Tarım Ekonomisi, Bahçe Bitkileri ve Bitki Korum a) bölümler tarafından yürütülen, “ Toros Dağ Köyleri Tarım İşletmelerinde Ekolojik Tarım ve Kuzu Göbeği Mantarı Yetiştirme Olanakları” başlıklı ve Toros dağ köylerinde organik tarımı yaygınlaştırmayı amaçlayan proje hakkında bilgi verilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Organik Tarım, Toros Dağ Köyleri, Türkiye

Araştırmayı İndir

Avrupa Birliği ve Türkiye’de Organik Tarım Uygulamaları

Yazar: Vedat Dağdemir, Hediye Kumbasaroğlu, Aslı Saklıca
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Tüm dünya ülkelerinde tarımsal üretimi ve verimi artırmak için, tarımsal üretimde kimyasal gübreler ve katkı maddeleri kullanılmıştır. Fakat kimyasal maddelerin doğal dengeyi ve insan sağlığını hızla bozduğu görülmüştür. Bu durumda daha doğal ve insan sağlığına zarar vermeyen organik tarım gündeme gelmiştir. Avrupa Birliği ülkelerinde organik tarım 1990lı yılların başından itibaren hızlı bir şekilde gelişmiştir. Ortak Tarım Politikası kapsamında ve sürdürülebilen kırsal kalkınma politikaları organik tarımı doğrudan ve dolaylı olarak etkilemiştir. 1991 yılında üretimi ve pazarlamayı yönlendirmek için 2092/91 sayılı Avrupa Birliği yönetmeliği yayınlanmıştır. 2004 yılında Avrupa Birliği’nde ortalama organik işletme genişliği yaklaşık 42.05 ha olup Türkiye ortalaması olan 17.41 ha’dan yaklaşık 2.5 kat daha büyüktür. Türkiye’de ihracata dayalı organik üretimin benimsenmesi üretim miktarının ve ürün çeşidinin dış talebe göre şekillenmesine neden olmaktadır. Bu durum iç pazarın gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye’de organik ürün ihraç eden firmalar bazı istisnalar dışında hem üretici hem de ihracatçı konumunda olup organik ürünler işleme sanayi gelişmemiştir. Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Türkiye’de organik tarım alanları, organik tarım yapan işletme sayılan karşılaştırılmış, ihracatta ve ithalattaki organik tarım ürünleri belirlenmiş ve pazarlamadaki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye’de Organik Tarım, Organik Ürünler, Organik Ürünler Pazarlaması

Araştırmayı İndir

Taşucu’nda Trol Tekne Balıkçıları ve Sosyo-Ekonomik Göstergeler

Yazar: Sevgi Rad, Şanser Delioğlan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Diğer
Özet
Mersin ili Taşucu limanına kayıtlı trol teknelerinin araştırma konusu olarak seçildiği bu çalışmada. 2005-2006 av sezonunda trol teknelerinin fiziksel ve teknik özellikleri ile trol tekne sahibi balıkçılının sosyo-demografik ve sosyoekonomik durumlarının saptanarak balıkçılık yönetimi için gerekli verilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla 12 trol tekne sahibi balıkçı ile yüz yüze anket yapmak suretiyle veriler toplanmıştır. Sosyo-demografik sonuçlara göre: balıkçıların yaş ortalaması 38.1 yıl, tamamı evli ve hane halkı sayısı ortalaması 3,8 kişidir. Sosyo ekonomik sonuçlara göre, mazot (S45.9) en önemli masraf unsurunu oluşturmaktadır. Bunu %10 ile işçilik masrafı izlemektedir. Tekne fiziksel verimliliği 34.109,20 kg. işgücü verimliliği 32 653.60 YTL olarak bulunmuştur. Fiziksel ve teknik sonuçlara göre teknelerin ortalama yaşı 21,7 yıl, motor gücü 364,2 bilindiği ve 19,5 m uzunluğunda olduğu saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Troller, Sosyo-Ekonomik Göstergeler, Taşucu/Türkiyc

Araştırmayı İndir

Trakya Bölgesinde Yetiştirilen Bazı Yem Bitkilerinin Üretim Girdi ve Maliyetleri

Yazar: Başak Aydın, Erol Özkan
Yıl: 2006
Yayım Yeri: 7. Türkiye Tarım Ekonomisi Kongresi Antalya
Konu: Tarımsal İşletmecilik
Özet
Bu bildirinin temelini oluşturan araştırma: Trakya Bölgesinde arpa, fiğ ve silajlık mısır üretiminde üretim girdi ve maliyetlerinin belirlenmesi amacıyla, bölgenin değişik yörelerindeki köylerde 2003-2005 yıllarında yürütülmüştür Arpada 82 işletme parselinde 1250,5 dekar alanda: kışlık fiğde 83 işletme parselinde 1062,5 dekar alanda: yazlık fiğde 40 işletme parselinde 326 dekar alanda: I. ürün silajlık mısırda 52 işletme parselinde 639 dekar alanda : II. ürün silajlık mısırda 54 işletme parselinde 523,5 dekar alanda çalışılmıştır. Araştırma süresince gerekli veriler kayıt ve anket yöntemiyle toplanmıştır. Değerlendirmelerde tek ürün bütçe analiz yöntemi ve alternatif maliyet unsuru yöntemi uygulanmış, ağırlıklı ortalama ve çeşitli yüzdelerden yararlanılmıştır
Anahtar Kelimeler: Arpa, Fiğ, Silajlık Mısır, Girdi, Maliyet

Araştırmayı İndir